Arzu Kök - Şair ve Yazar
Köşe Yazarı
Arzu Kök - Şair ve Yazar
 

Düşünürler Türkiye Halkına Neler Söylerdi? -21-

PİR SULTAN ABDAL Konuşuyor Pir Sultan Abdal, 16. yüzyılda yaşamış, Anadolu Alevi-Bektaşi geleneğinin en güçlü ozanlarından, düşünürlerinden ve halk önderlerinden biridir. O sadece bir şair değil; adaletsizliğe karşı sözüyle direnen bir yol insanıdır. Bakalım Pir Sultan Abdal günümüzde Türkiye’de yaşasaydı bizlere neler söylerdi: Ey canlar… Ey yoldaşlar… Ey bu toprağın yükünü omuzlayanlar… Ben sözü dağdan alırım, dereden dinlerim. Sözü saraydan değil, tarladan sorarım. Ben size gökten inmiş söz getirmedim. Benim sözüm, insanın içinden gelir. Çünkü Hak, insandan ayrı bir yerde değildir. Hak, insana düşmeyen yerde aranmaz.   Ben Pir Sultan’ım. Yolum soruyla başlar, korkuyla bitmez. Bana dediler ki: ‘Sus, yaşa.’ Ben dedim ki: ‘Konuşmazsam yaşadığımı nereden bileyim?’   Ben bu çağda gelseydim, Beni ne tekke sustururdu ne darağacı. Bu çağda insanı susturan, Borçtur, korkudur, ekrandır.   Eskiden zulüm buyruğunu padişahtan alırdı, Bugün sayıdan, tablodan, istatistikten alıyor. Ama açlık yine aynı açlık, Haksızlık yine aynı haksızlık.   Ey halk! Size “birlik” dediler, ama rızayı unuttular. Oysa rıza yoksa yol yoktur. Rıza; zorla olmaz, korkuyla kurulmaz. İnsanın gönlü razı değilse, O düzenin adı nizam değil, baskıdır.   Benim inancımda insan kutsaldır. İnsanı hor gören, Hakk’ı anlayamaz. Kadını eksik sayan, Yoksulu kader diye susturan, Genci itaatle terbiye eden Hak yolunda değildir, Adını ne koyarsa koysun.   Ey halk! Size büyüme dediler, Ama sofranız küçüldü. Size sabır dediler, Ama sabrı hep yoksuldan istediler. Zengin için af, Yoksul için kader yazdılar.   Ben sorarım: Bir ülkede emek değersizse, Adalet gecikiyorsa, Gençler geleceği başka diyarlarda arıyorsa O ülkede sorun “ahlak” değil, Sorun düzendir.   Eskiden sözümü meydanda söyledim, Bugün sözü kesiyorlar; Yorumda, haberde, mahkemede… Hakikat artık zincire vuruluyor, Yalan ise özgürce dolaşıyor.   Ey yönetenler! Ben size düşman değilim, Ama biat etmem. Devlet kutsal diye, İnsanı çiğneyemezsiniz. Güvenlik deyip adaleti askıya alamazsınız. Kanun, güçlüye kalkan, Zayıfa sopa olursa O kanun yol olmaz.   Devlet, halktan büyük değildir. Kanun, vicdandan üstün değildir. Sizin gücünüz mühürden gelir, Ama meşruiyetiniz halkın rızasından. Rıza gitti mi, Taht yerinde durur ama altı boştur.   Ben dara durmayı bilirim. Ama dara durmak, Boyun eğmek değildir. Dara durmak, Sözünün arkasında durmaktır. Bugün de sorarım: Kim sözünün arkasında? Kim aynaya bakınca kendini tanıyor?   Kadınlar öldürülüyorsa, Doğa talan ediliyorsa, Çocuklar korunamıyorsa Bu düzen kendini savunamaz.   Benim yolumda kadın eksik değildir, Doğa mal değildir, Genç susmaz. Benim yolumda rıza vardır, Paylaşım vardır, Hesap sorma vardır.   Ey gençler! Size korkuyu miras bıraktılar, Umudu ertelediler. Ama bilin: Bu toprak, susanların değil Direnenlerin ayak iziyle doludur. Gitmek çözüm olabilir, Ama kalıp değiştirmek bir yoldur. Yol zordur, Ama insanı insan yapan da odur.   Size “git” diyen çok olacak. Ben size şunu derim: Gitmek bir tercih. Ama kalıp yüzleşmek bir haktır. Bu ülke sizin yükünüz değil, Sizin söz hakkınızdır.   Benim isyanım kin değildir. Benim isyanım adalet içindir. Zalime karşı durmayan, Mazluma dost olamaz. Tarafsızlık dedikleri şey, Çoğu zaman zalimin tarafıdır.   Unutmayın canlar: Hak, güçlüden yana olmaz; Haklıdan yana olur. Ve haklı olmak, Kalabalık olmaktan daha değerlidir.   Ey canlar! Bizi ayırdılar: inançla, dille, kimlikle… Oysa ben yetmiş iki millete Bir göz ile bakarım. Çünkü insan, insan olduğu için değerlidir. Birinin acısı ötekinin sessizliğiyle büyür. Bir yerde çocuk açsa, Öteki yerde sofra haramdır.   Ben Pir Sultan’ım. Beni astılar ama sözümü asamadılar. Çünkü söz, rızadan doğarsa ölmez.   Ben Pir Sultan’ım. Bugün yaşasaydım, Şiiri sadece sazla değil Vicdanla yazardım. Benim isyanım yıkmak için değil, İnsanı ayağa kaldırmak içindir.   Bugün de derim ki: Korkmayın. Sormaktan vazgeçmeyin. İnsanı merkeze koymayan hiçbir düzen Uzun sürmez.   Şunu bilin canlar: Hak, er ya da geç konuşur. Susturulan her söz, Bir gün daha gür döner.   Yol bir, sürek bin olabilir. Hak birdir, İnsan birdir, Adalet birdir.   Yol hâlâ burada. Yürümek isteyen için. Korkmadan, Rızayla, İnsan kalarak…
Ekleme Tarihi: 03 Ocak 2026 -Cumartesi

Düşünürler Türkiye Halkına Neler Söylerdi? -21-

PİR SULTAN ABDAL Konuşuyor

Pir Sultan Abdal, 16. yüzyılda yaşamış, Anadolu Alevi-Bektaşi geleneğinin en güçlü ozanlarından, düşünürlerinden ve halk önderlerinden biridir. O sadece bir şair değil; adaletsizliğe karşı sözüyle direnen bir yol insanıdır. Bakalım Pir Sultan Abdal günümüzde Türkiye’de yaşasaydı bizlere neler söylerdi:

Ey canlar…

Ey yoldaşlar…

Ey bu toprağın yükünü omuzlayanlar…

Ben sözü dağdan alırım, dereden dinlerim.

Sözü saraydan değil, tarladan sorarım.

Ben size gökten inmiş söz getirmedim.

Benim sözüm, insanın içinden gelir.

Çünkü Hak, insandan ayrı bir yerde değildir.

Hak, insana düşmeyen yerde aranmaz.

 

Ben Pir Sultan’ım.

Yolum soruyla başlar, korkuyla bitmez.

Bana dediler ki: ‘Sus, yaşa.’

Ben dedim ki: ‘Konuşmazsam yaşadığımı nereden bileyim?’

 

Ben bu çağda gelseydim,

Beni ne tekke sustururdu ne darağacı.

Bu çağda insanı susturan,

Borçtur, korkudur, ekrandır.

 

Eskiden zulüm buyruğunu padişahtan alırdı,

Bugün sayıdan, tablodan, istatistikten alıyor.

Ama açlık yine aynı açlık,

Haksızlık yine aynı haksızlık.

 

Ey halk!

Size “birlik” dediler, ama rızayı unuttular.

Oysa rıza yoksa yol yoktur.

Rıza; zorla olmaz, korkuyla kurulmaz.

İnsanın gönlü razı değilse,

O düzenin adı nizam değil, baskıdır.

 

Benim inancımda insan kutsaldır.

İnsanı hor gören, Hakk’ı anlayamaz.

Kadını eksik sayan,

Yoksulu kader diye susturan,

Genci itaatle terbiye eden

Hak yolunda değildir,

Adını ne koyarsa koysun.

 

Ey halk!

Size büyüme dediler,

Ama sofranız küçüldü.

Size sabır dediler,

Ama sabrı hep yoksuldan istediler.

Zengin için af,

Yoksul için kader yazdılar.

 

Ben sorarım:

Bir ülkede emek değersizse,

Adalet gecikiyorsa,

Gençler geleceği başka diyarlarda arıyorsa

O ülkede sorun “ahlak” değil,

Sorun düzendir.

 

Eskiden sözümü meydanda söyledim,

Bugün sözü kesiyorlar;

Yorumda, haberde, mahkemede…

Hakikat artık zincire vuruluyor,

Yalan ise özgürce dolaşıyor.

 

Ey yönetenler!

Ben size düşman değilim,

Ama biat etmem.

Devlet kutsal diye,

İnsanı çiğneyemezsiniz.

Güvenlik deyip adaleti askıya alamazsınız.

Kanun, güçlüye kalkan,

Zayıfa sopa olursa

O kanun yol olmaz.

 

Devlet, halktan büyük değildir.

Kanun, vicdandan üstün değildir.

Sizin gücünüz mühürden gelir,

Ama meşruiyetiniz halkın rızasından.

Rıza gitti mi,

Taht yerinde durur ama altı boştur.

 

Ben dara durmayı bilirim.

Ama dara durmak,

Boyun eğmek değildir.

Dara durmak,

Sözünün arkasında durmaktır.

Bugün de sorarım:

Kim sözünün arkasında?

Kim aynaya bakınca kendini tanıyor?

 

Kadınlar öldürülüyorsa,

Doğa talan ediliyorsa,

Çocuklar korunamıyorsa

Bu düzen kendini savunamaz.

 

Benim yolumda kadın eksik değildir,

Doğa mal değildir,

Genç susmaz.

Benim yolumda rıza vardır,

Paylaşım vardır,

Hesap sorma vardır.

 

Ey gençler!

Size korkuyu miras bıraktılar,

Umudu ertelediler.

Ama bilin: Bu toprak, susanların değil

Direnenlerin ayak iziyle doludur.

Gitmek çözüm olabilir,

Ama kalıp değiştirmek bir yoldur.

Yol zordur,

Ama insanı insan yapan da odur.

 

Size “git” diyen çok olacak.

Ben size şunu derim: Gitmek bir tercih.

Ama kalıp yüzleşmek bir haktır.

Bu ülke sizin yükünüz değil,

Sizin söz hakkınızdır.

 

Benim isyanım kin değildir.

Benim isyanım adalet içindir.

Zalime karşı durmayan,

Mazluma dost olamaz.

Tarafsızlık dedikleri şey,

Çoğu zaman zalimin tarafıdır.

 

Unutmayın canlar:

Hak, güçlüden yana olmaz;

Haklıdan yana olur.

Ve haklı olmak,

Kalabalık olmaktan daha değerlidir.

 

Ey canlar!

Bizi ayırdılar: inançla, dille, kimlikle…

Oysa ben yetmiş iki millete

Bir göz ile bakarım.

Çünkü insan, insan olduğu için değerlidir.

Birinin acısı ötekinin sessizliğiyle büyür.

Bir yerde çocuk açsa,

Öteki yerde sofra haramdır.

 

Ben Pir Sultan’ım.

Beni astılar ama sözümü asamadılar.

Çünkü söz, rızadan doğarsa ölmez.

 

Ben Pir Sultan’ım.

Bugün yaşasaydım,

Şiiri sadece sazla değil

Vicdanla yazardım.

Benim isyanım yıkmak için değil,

İnsanı ayağa kaldırmak içindir.

 

Bugün de derim ki:

Korkmayın.

Sormaktan vazgeçmeyin.

İnsanı merkeze koymayan hiçbir düzen

Uzun sürmez.

 

Şunu bilin canlar:

Hak, er ya da geç konuşur.

Susturulan her söz,

Bir gün daha gür döner.

 

Yol bir, sürek bin olabilir.

Hak birdir,

İnsan birdir,

Adalet birdir.

 

Yol hâlâ burada.

Yürümek isteyen için.

Korkmadan,

Rızayla,

İnsan kalarak…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Merve filizcan
(03.01.2026 12:15 - #4450)
Bugünü sabırsızlıkla bekliyorum... O kadar güzel hissettiriyor ki... Kalemine sağlık hocam harikasın...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.