Safiye Özşener - Araştırmacı, Yazar
Köşe Yazarı
Safiye Özşener - Araştırmacı, Yazar
 

A!Normal

Ana muhalefet lideri, 31 Mart Yerel Seçimleri sonrası attığı normalleşme adımından sonra, onlarca Belediye Başkanı içeri alınmamış gibi, yönünü yeniden, “normalleşmeye” çevirdi. “Kavga dilini bırakarak normalleşmeyi sürdürmeliyiz.” Diyor!.. Sahi, kavgalı biz miyiz? Kavga dili? Normal miyiz ki, sürdürelim… Çok derine inmeden; Ev kirasını ödeyemeyen emekli; otel odası, pansiyon, metro, hastanelerde geceliyor… Çocuklar okula aç gidiyor üstelik, kör karanlıkta… 11-12 yaştan sonra MESEM’lerde ucuz iş gücü oluyor hatta, ölüyor… Memleketin gençlerinin çoğu, o da şanslı olup da iş bulabilenler, asgari ücrete çalışıyor. Kadınlar; ev, sokak, cadde her yerde öldürülmeye devam ediyor… Gıdasızlıktan gelecek nesilde bodurluk ve IQ de düşüş bekleniyor… Gözümüzü açtığımız her güne; çetelerden tutun, uyuşturucusuna, yolsuzluğuna operasyon yapılıyor… Sesini çıkarana, olmaz, bu böyle gitmez diyene, “gözünün üstünde kaşın var" Gözaltı, tutuklamaları yapılıyor… Adalet ve hukuk sistemimiz öyle bir halde ki, ülkeye güven endeksi yerlerde. Bırakın yabancı sermayenin ülkeye girişini, yerli sermaye dışarı kaçıyor… Ekonomi öyle ki, bu gözler; gramla, taneyle biber alanı görüyor… Yetmez gibi, vatandaşın iradesiyle seçilenler, kendisini seçen iradeyi bırakıp, hop bir oraya bir buraya takım değişir gibi parti değişiyor… Üniversitelerin içi boşaltılmış, akademi ayaklar altında. Buna sanata ve sanatçıya yapılanlar eşlik ediyor… Ekonomik çöküntünün diğer sonuçları olan; sosyal ve kültürel çöküş, toplumsal çürümeye yol açıyor. Öyle ki; toplum sağlığı öfke patlamalarıyla ne noktada olduğumuzu gösteriyor. Mesela; daha bir iki gün önce bir restoranta giren bir şahıs, istediği ürün verilmeyince çıkarıp silahını oracığı bir güzel tarıyor. Üstelik bir husumeti yok, kimseyi tanımıyor. Sonuç: iki can kaybı… Özel hastane skandallarından tutun her gün envayi çeşit skandalla memleket çalkalanıyor… Ve tüm bu olanlar politiktir, diyen herkes suçlu ilan ediliyor… Ama doğru, biz normaliz ve bu normalleşmeyi sürdürmemiz lazım… Yanı başımızda; Suriye ve İran’da yaşanan gelişmeleri ve bölgenin memlekete etkilerine… NATO ülkesi olarak, ABD’nin, insan hak ve hürriyetleri ile birlikte ulusların yönetimine gayri resmi müdahalesini ve sonuçlarına değinmedik bile… Bir de sokak canları durumu var ki; vay ki vay halinize. Hiçbir muhalefet belediyesi bu karara uymayacak, yaşatmayı seçecek dediniz. Uygulamada; egemenlerin belediyelerinden cevval çıktınız. Normal… Normalim… Normalsin… Normaller… Normaliz… Bu kadar normallik yeter. Muhalefet olarak toplumsal bir refleks verecekseniz verin. Vermeyecekseniz, bu halkın vereceği refleksleri, “normalleşme” adı altında sönümlendirmeyin… Vatandaş aç, aç… Kulağınızı açın, yükselen feryadı duyun… 25 yıldır; her olup biteni normalleştirmekten, A!normal olduk, sayın muhalefet… Yeter…. Normalleşmeyi bırakın. Kan ağlayan vatandaşa, çözüm için politika üretin…
Ekleme Tarihi: 08 Ocak 2026 -Perşembe

A!Normal

Ana muhalefet lideri, 31 Mart Yerel Seçimleri sonrası attığı normalleşme adımından sonra, onlarca Belediye Başkanı içeri alınmamış gibi, yönünü yeniden, “normalleşmeye” çevirdi.

“Kavga dilini bırakarak normalleşmeyi sürdürmeliyiz.” Diyor!..

Sahi, kavgalı biz miyiz?

Kavga dili?

Normal miyiz ki, sürdürelim…

Çok derine inmeden;

Ev kirasını ödeyemeyen emekli; otel odası, pansiyon, metro, hastanelerde geceliyor…

Çocuklar okula aç gidiyor üstelik, kör karanlıkta…

11-12 yaştan sonra MESEM’lerde ucuz iş gücü oluyor hatta, ölüyor…

Memleketin gençlerinin çoğu, o da şanslı olup da iş bulabilenler, asgari ücrete çalışıyor.

Kadınlar; ev, sokak, cadde her yerde öldürülmeye devam ediyor…

Gıdasızlıktan gelecek nesilde bodurluk ve IQ de düşüş bekleniyor…

Gözümüzü açtığımız her güne; çetelerden tutun, uyuşturucusuna, yolsuzluğuna operasyon yapılıyor…

Sesini çıkarana, olmaz, bu böyle gitmez diyene, “gözünün üstünde kaşın var" Gözaltı, tutuklamaları yapılıyor…

Adalet ve hukuk sistemimiz öyle bir halde ki, ülkeye güven endeksi yerlerde.

Bırakın yabancı sermayenin ülkeye girişini, yerli sermaye dışarı kaçıyor…

Ekonomi öyle ki, bu gözler; gramla, taneyle biber alanı görüyor…

Yetmez gibi, vatandaşın iradesiyle seçilenler, kendisini seçen iradeyi bırakıp, hop bir oraya bir buraya takım değişir gibi parti değişiyor…

Üniversitelerin içi boşaltılmış, akademi ayaklar altında. Buna sanata ve sanatçıya yapılanlar eşlik ediyor…

Ekonomik çöküntünün diğer sonuçları olan; sosyal ve kültürel çöküş, toplumsal çürümeye yol açıyor.

Öyle ki; toplum sağlığı öfke patlamalarıyla ne noktada olduğumuzu gösteriyor.

Mesela; daha bir iki gün önce bir restoranta giren bir şahıs, istediği ürün verilmeyince çıkarıp silahını oracığı bir güzel tarıyor. Üstelik bir husumeti yok, kimseyi tanımıyor.

Sonuç: iki can kaybı…

Özel hastane skandallarından tutun her gün envayi çeşit skandalla memleket çalkalanıyor…

Ve tüm bu olanlar politiktir, diyen herkes suçlu ilan ediliyor…

Ama doğru, biz normaliz ve bu normalleşmeyi sürdürmemiz lazım…

Yanı başımızda; Suriye ve İran’da yaşanan gelişmeleri ve bölgenin memlekete etkilerine…

NATO ülkesi olarak, ABD’nin, insan hak ve hürriyetleri ile birlikte ulusların yönetimine gayri resmi müdahalesini ve sonuçlarına değinmedik bile…

Bir de sokak canları durumu var ki; vay ki vay halinize. Hiçbir muhalefet belediyesi bu karara uymayacak, yaşatmayı seçecek dediniz. Uygulamada; egemenlerin belediyelerinden cevval çıktınız.

Normal…

Normalim…

Normalsin…

Normaller…

Normaliz…

Bu kadar normallik yeter.

Muhalefet olarak toplumsal bir refleks verecekseniz verin.

Vermeyecekseniz, bu halkın vereceği refleksleri, “normalleşme” adı altında sönümlendirmeyin…

Vatandaş aç, aç…

Kulağınızı açın, yükselen feryadı duyun…

25 yıldır; her olup biteni normalleştirmekten,

A!normal olduk, sayın muhalefet…

Yeter….

Normalleşmeyi bırakın.

Kan ağlayan vatandaşa, çözüm için politika üretin…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.