Prof.Dr. KEMAL DURUHAN
Köşe Yazarı
Prof.Dr. KEMAL DURUHAN
 

**Akçura, Gökalp, Arsal’dan Atatürk Milliyetçiliğine 'Açılım Garabetine Cevap'**

Tarihin bazı dönemleri vardır; fikirler yalnızca yazılmaz, devletin kaderine dönüşür. Osmanlı’nın çözülme süreci de böyle bir dönemdir. Bu dönemde üç ayrı zihin, aynı soruya farklı açılardan cevap vermeye çalıştı: Devlet nasıl ayakta kalır?   Yusuf Akçura bu soruya en sert yerden yaklaştı. Ona göre mesele duygusal değil, varoluşsaldı. Çok kimlikli imparatorluk yapısı çözülüyordu ve geriye kalan seçenekler arasında en rasyonel olanı Türk kimliği etrafında siyasi birlikti. Bu, bir ideal değil, bir zorunluluk tespitiydi.   Ziya Gökalp ise aynı dağılmayı daha geniş bir çerçeveden okudu. Onun dünyasında mesele yalnızca devletin değil, toplumun nasıl yeniden kurulacağıydı. Bu yüzden milliyetçiliği tek katmanlı bir aidiyet olarak değil, farklı düzlemlerin birlikte işlediği bir yapı olarak düşündü: millet kültürle, ümmet ahlaki bağla, medeniyet ise evrensel bilgiyle temsil ediliyordu. Gökalp’in yaptığı şey, dağınık kimlik parçalarını birbirine düşman değil, birbirini tamamlayan halkalar gibi görmeye çalışmaktı.   Sadri Maksudi Arsal ise bu düşünsel zemini hukukun içine taşıdı. Millet artık sadece hissedilen bir aidiyet değil, vatandaşlık ve hukuk düzeniyle kurulan somut bir yapıya dönüşmeliydi. Böylece fikir, kurum haline geldi.   Mustafa Kemal Atatürk bu üç hattın kesiştiği noktada durur. Onun milliyetçiliği ne sadece kültürel bir tanım ne de yalnızca siyasi bir stratejidir. Daha çok, dağılmış bir dünyanın içinde yeniden kurucu bir akıldır. Akçura’nın gerçekçiliğini, Gökalp’in toplumsal mimarisini ve Arsal’ın kurumsal çerçevesini aynı tarihsel iradede birleştirir.   Bugün “açılım” adı altında yürütülen bazı siyasal yaklaşımlar ise bu tarihsel birikimi tersinden okuma riskini taşımaktadır. Kimliği parçalayarak bütünlük kurmak, tarihin hiçbir döneminde sürdürülebilir bir model olmamıştır. Çok kimlikli devlet denemelerinin en çarpıcı örneklerinden biri Yugoslavya’dır. Farklı etnik ve kültürel unsurların ortak bir siyasi çatı altında tutulmaya çalışıldığı bu yapı, güçlü bir kurucu kimlik ve ortak bilinç üretilemediği için çözülmüş; sonuç, parçalanma ve çatışma olmuştur. Bu örnek, kimlik siyasetinin zayıf zeminde nasıl bir kırılmaya dönüşebileceğini açık biçimde göstermektedir.
Ekleme Tarihi: 04 Mayıs 2026 -Pazartesi

**Akçura, Gökalp, Arsal’dan Atatürk Milliyetçiliğine 'Açılım Garabetine Cevap'**

Tarihin bazı dönemleri vardır; fikirler yalnızca yazılmaz, devletin kaderine dönüşür. Osmanlı’nın çözülme süreci de böyle bir dönemdir. Bu dönemde üç ayrı zihin, aynı soruya farklı açılardan cevap vermeye çalıştı: Devlet nasıl ayakta kalır?
 
Yusuf Akçura bu soruya en sert yerden yaklaştı. Ona göre mesele duygusal değil, varoluşsaldı. Çok kimlikli imparatorluk yapısı çözülüyordu ve geriye kalan seçenekler arasında en rasyonel olanı Türk kimliği etrafında siyasi birlikti. Bu, bir ideal değil, bir zorunluluk tespitiydi.
 
Ziya Gökalp ise aynı dağılmayı daha geniş bir çerçeveden okudu. Onun dünyasında mesele yalnızca devletin değil, toplumun nasıl yeniden kurulacağıydı. Bu yüzden milliyetçiliği tek katmanlı bir aidiyet olarak değil, farklı düzlemlerin birlikte işlediği bir yapı olarak düşündü: millet kültürle, ümmet ahlaki bağla, medeniyet ise evrensel bilgiyle temsil ediliyordu. Gökalp’in yaptığı şey, dağınık kimlik parçalarını birbirine düşman değil, birbirini tamamlayan halkalar gibi görmeye çalışmaktı.
 
Sadri Maksudi Arsal ise bu düşünsel zemini hukukun içine taşıdı. Millet artık sadece hissedilen bir aidiyet değil, vatandaşlık ve hukuk düzeniyle kurulan somut bir yapıya dönüşmeliydi. Böylece fikir, kurum haline geldi.
 
Mustafa Kemal Atatürk bu üç hattın kesiştiği noktada durur. Onun milliyetçiliği ne sadece kültürel bir tanım ne de yalnızca siyasi bir stratejidir. Daha çok, dağılmış bir dünyanın içinde yeniden kurucu bir akıldır. Akçura’nın gerçekçiliğini, Gökalp’in toplumsal mimarisini ve Arsal’ın kurumsal çerçevesini aynı tarihsel iradede birleştirir.
 
Bugün “açılım” adı altında yürütülen bazı siyasal yaklaşımlar ise bu tarihsel birikimi tersinden okuma riskini taşımaktadır. Kimliği parçalayarak bütünlük kurmak, tarihin hiçbir döneminde sürdürülebilir bir model olmamıştır. Çok kimlikli devlet denemelerinin en çarpıcı örneklerinden biri Yugoslavya’dır. Farklı etnik ve kültürel unsurların ortak bir siyasi çatı altında tutulmaya çalışıldığı bu yapı, güçlü bir kurucu kimlik ve ortak bilinç üretilemediği için çözülmüş; sonuç, parçalanma ve çatışma olmuştur. Bu örnek, kimlik siyasetinin zayıf zeminde nasıl bir kırılmaya dönüşebileceğini açık biçimde göstermektedir.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Nevzat
(04.05.2026 10:25 - #5540)
Türk fikir hayatının en önemli isimleri üzerinden çok güzel bir inceleme. Elinize sağlık Hocam.
Kemal Duruhan Nevzat bey çok teşekkür ederim, selamlar.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Kemal Duruhan
(05.05.2026 19:26 - #5557)
Değerli okurlarım: İdam ipinden kravat, yaftadan statü. Millet yanında boş ve değersiz, hatta saçma sapan hikayeler, inanmayın. Bakın Hürmüz Boğazında o kılçık var ya. ABD de, açılım da oraya takıldı. Orayı geçemez 1, Meterolojideki Karargahtepeye takılır 2. orayı da geçemez, yani Atatürkün Ankara'daki ruhunu.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.