Halit Suiçmez - Ekonomist/Yazar
Köşe Yazarı
Halit Suiçmez - Ekonomist/Yazar
 

SİYASETİN BU MU DÜNYA?..

Dünyada, Türkiye’de “siyaset”i beğeniyor musunuz? Biz Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde (Mülkiye) siyaseti, “halka hizmet” diye okuduk. Toplumu geliştiren, refaha götüren, insanın potansiyelini keşfedip ilerleten ve bireyi toplumsal yapı içinde güçlendiren bir olgudur siyaset… Ya bugün, dünyada ve ülkemizde? Ölümler, savaşlar, Abd-İran-İsrail- Rusya- Ukrayna- Suriye, bombalar, füzeler, binlerce çocuk, yaşlı, çaresiz insanlara eziyetler, bitmez acılar… Halka hizmet etmesi gereken siyaset tam anlamıyla “tekelleşiyor”, Trump'un, Putin’in, Netenyahu’nun emrinde, ya da arkalarındaki güçlü silah sanayilerinin, finans devlerinin, tekelci sermayenin çıkarlarına hizmet ediyor. Siyasette bir “leviathan= mitolojik canavar) durumu söz konusudur. Kim halk için bir şeyler yapmaya kalkışırsa canavar onu yutmaya çalışıyor. Siyaset bilimciler, düşünürler; Hobbes, Lord Acton bunları çok önceden söylemişlerdir. “Güç bozar, mutlak güç mutlaka bozar” diye belirtmişler. Rantiyecilik, emeğe karşı saldırganlıklar, dayanılmaz hayat pahalılıkları, satın alma güçlerini yitirmiş paralar, inşaata dayalı yeni zenginlikler… Ve inanılmaz bir gelir dağılımı bozulmuşluğu. Dışa bağımlılıklar derinleşerek artmıştır. Hem ekonomide hem siyasette önü alınamaz bir tekelleşme söz konusudur. O halde bugün dünyada ve ülkelerde tekelci kapitalizm ve emperyalizm kavranmadan politika yapılamaz, hemen hiçbir şeyin temeli anlaşılamaz. Demokratik siyasetin, hukuk mücadelesinin önü tıkanmamalıdır. Yasal yollar tıkanırsa halkın direnme hakkı meşru hale gelir. Partiler demokratik siyasi hayatın vazgeçilemez unsurlarıdır. Siyasetin kendisinden önce felsefesi gelir. Siyaset felsefesi; politikanın kim için, nasıl, hangi araçlarla yapılacağı üzerine kafa yorar. Siyaset ve ekonomide çok seslilik, değişik bakış açıları olmalıdır. Demokrasi de zaten farklı kesimler, sınıflar, sesler, meslekler, katmanlar arasındaki tartışmalarla, görüş alışverişleriyle, özgür mücadelelerle gelişip güçlenir. Son sözü her zaman halk ve onun özgür iradesi söyler. Lütfen bu yönelimden sapmayalım. Anadolu'muz tarihsel olarak demokrasinin, laikliğin, cumhuriyetin beşiğidir. Likya Birliği, Selçuklular, Ankara Ahi Cumhuriyeti bu alandaki ilk ve güzel örneklerdir. Kendi öz değerlerimize yeniden sarılmanın tam zamanıdır. Sevgiyle üretkenlikle kalınız.
Ekleme Tarihi: 10 Haziran 2026 -Çarşamba

SİYASETİN BU MU DÜNYA?..

Dünyada, Türkiye’de “siyaset”i beğeniyor musunuz?

Biz Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde (Mülkiye) siyaseti, “halka hizmet” diye okuduk.

Toplumu geliştiren, refaha götüren, insanın potansiyelini keşfedip ilerleten ve bireyi toplumsal yapı içinde güçlendiren bir olgudur siyaset…

Ya bugün, dünyada ve ülkemizde?

Ölümler, savaşlar, Abd-İran-İsrail- Rusya- Ukrayna- Suriye, bombalar, füzeler, binlerce çocuk, yaşlı, çaresiz insanlara eziyetler, bitmez acılar…

Halka hizmet etmesi gereken siyaset tam anlamıyla “tekelleşiyor”,

Trump'un, Putin’in, Netenyahu’nun emrinde, ya da arkalarındaki güçlü silah sanayilerinin, finans devlerinin, tekelci sermayenin çıkarlarına hizmet ediyor.

Siyasette bir “leviathan= mitolojik canavar) durumu söz konusudur.

Kim halk için bir şeyler yapmaya kalkışırsa canavar onu yutmaya çalışıyor.

Siyaset bilimciler, düşünürler; Hobbes, Lord Acton bunları çok önceden söylemişlerdir.

“Güç bozar, mutlak güç mutlaka bozar” diye belirtmişler.

Rantiyecilik, emeğe karşı saldırganlıklar, dayanılmaz hayat pahalılıkları, satın alma güçlerini yitirmiş paralar, inşaata dayalı yeni zenginlikler…

Ve inanılmaz bir gelir dağılımı bozulmuşluğu.

Dışa bağımlılıklar derinleşerek artmıştır.

Hem ekonomide hem siyasette önü alınamaz bir tekelleşme söz konusudur.

O halde bugün dünyada ve ülkelerde tekelci kapitalizm ve emperyalizm kavranmadan politika yapılamaz, hemen hiçbir şeyin temeli anlaşılamaz.

Demokratik siyasetin, hukuk mücadelesinin önü tıkanmamalıdır.

Yasal yollar tıkanırsa halkın direnme hakkı meşru hale gelir.

Partiler demokratik siyasi hayatın vazgeçilemez unsurlarıdır.

Siyasetin kendisinden önce felsefesi gelir.

Siyaset felsefesi; politikanın kim için, nasıl, hangi araçlarla yapılacağı üzerine kafa yorar.

Siyaset ve ekonomide çok seslilik, değişik bakış açıları olmalıdır.

Demokrasi de zaten farklı kesimler, sınıflar, sesler, meslekler, katmanlar arasındaki tartışmalarla, görüş alışverişleriyle, özgür mücadelelerle gelişip güçlenir.

Son sözü her zaman halk ve onun özgür iradesi söyler.

Lütfen bu yönelimden sapmayalım.

Anadolu'muz tarihsel olarak demokrasinin, laikliğin, cumhuriyetin beşiğidir.

Likya Birliği, Selçuklular, Ankara Ahi Cumhuriyeti bu alandaki ilk ve güzel örneklerdir.

Kendi öz değerlerimize yeniden sarılmanın tam zamanıdır.

Sevgiyle üretkenlikle kalınız.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Nevzat
(10.06.2026 07:38 - #5797)
Teşekkürler Hocam size bu mükemmel yazı için.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.