Halit Suiçmez - Ekonomist/Yazar
Köşe Yazarı
Halit Suiçmez - Ekonomist/Yazar
 

EDEBİYAT ve HUKUK...

İkisi de birer üst yapı kurumu olarak politik iktisatla etkileşimlidir. Edebiyat-hukuk ve ekonomi politik… Politik ekonomi elbette son çözümlemede belirleyici olabilir, hepsinin temelinde diyalektik felsefe bulunur. Edebiyatta daha çok romanlar üzerinden gidebiliriz. Edebiyat tarihine bakalım: Bazı romanlar büyük toplumsal etkiler yaratmıştır. Bu etkilerle bazan doğrudan yasalar çıkmış, ya da mevcut yasalar değişmiş, iyileştirilmiştir. Örneğin; Upton Sinclair’in Şikago Mezbahaları romanı… Bu romanda, hijyen skandalları anlatılır. İşçi sömürüsü anlatılır. Başkan Roosevelt soruşturma açtırıp iki temel gıda güvenliği yasası çıkarılmasını sağladı. Amerika’da, “Et Denetimi Yasası” (1906) ve “Saf Gıda ve İlaç Yasası” (1906)’nın çıkmasında doğrudan etkili olmuştur. Stowe’nin Tom Amca’nın Kulübesi, (1852), kölelik karşıtı hareketi güçlendirerek 1865’te onun kaldırılmasına katkı vermiştir. Charles Dickens'in Oliver Twist romanı. (1838) İngiltere’de “yoksullar yasası” nın yeniden düzenlenmesinde etkisi oldu. Yoksul evi sisteminin acımasızlığı vurgulanır. Roman toplumsal baskı yarattı ve yoksul yasasındaki bazı maddeleri yumuşatmıştır. Dickens'in Zor Zamanlar romanı (1854). Çalışma saatleri, kadın ve çocuk işçiliği konularında yasalara zemin hazırladı. Zola’nın Germinal romanı. (1885) Madendeki sömürüyü anlatır. Fransa’daki işçi hareketinin güçlenmesine ve işçilerin çalışma koşullarının iyileşmesine katkısı olmuştur. Steinbeck’in Gazap Üzümleri (1939) romanı. Tarım işçilerinin hakları konusunda düzenlemeler yapılmasına katkı vermiştir. Türkiye’de bir romanın etkisiyle doğrudan bir yasa çıkmamıştır, ancak bazı eserler toplumsal farkındalık yaratarak bazı yasal değişiklik süreçlerine etki etmişlerdir. Tarım işçiliği konusunda Bereketli Topraklar Üzerinde, isimli roman. Taşra yönetimlerindeki keyfilik konusunda, Kuyucaklı Yusuf. Reşat Enis’in Toprak Kokusu romanı da toprak ve tarım reformu tartışmalarında çok etkin olmuş, öyle ki, roman yasaklanmış, reform yasası reddedildikten sonra kitabın basımına izin verilmiştir. Ölü Canlar (1842) 1861’de serfliğin kaldırılmasında etkisi olan bir romandır. Suç ve Ceza (1866), ceza hukuku, suçun psikolojisi, infaz ve ıslah sistemi gibi konuların anlaşılıp düzenlenmesinde etkileri oldu. Ana romanı (1906), işçi hareketi, ifade özgürlüğü konularında katkı sağlamıştır. Tolstoy’un Diriliş romanı da 1903 ceza kanunu ve infaz düzenlemelerinde çok işe yaramıştır. Sessiz Bahar, 1962'de Rachel Carson tarafından yazılmış bir kitaptır. Tarım ilaçlarının öldürücü etkisine dikkat çekmesi ve aldığı tepkilere rağmen elde ettiği başarısı ile "Çevre" konusunda bir dönüm noktası olmuştur. Uçurum İnsanları isimli roman (1903), Jack London kitabı. İngiltere’de yoksulluk ve düşük ücret konularında etkili olan bir belgesel romandır. Fontamara (1933) romanı İtalya’da toprak reformu yasaları için kamuoyu oluşmasına yaramıştır. Suyun ve toprağın isyanı olarak nitelendirilir bu roman. (30.06.2020, Cumhuriyet) Ignazio Silone (1900-1978) toplumcu gerçekçidir. Fontamara güneyli fakir köylülerin dramını anlatır. Mütegallibe sultasında inleyen köylülere faşizmin de saldırısıyla bilinçlenme başlar. “Her gün başka, her gün yeni bir kanun çıkıyor…kanunlar ne kadar çoğalırsa sefalet de o kadar artıyor…” Kanun, koku (pis koku, çürümüşlük kokusu) ve korku anlatılıyor… “Her gün efendiler lehine yeni kanunlar çıkıyor…köylülerin lehine olanlar da kaldırılıyor…” Sabahattin Ali’nin nefis çevirisi olan bu roman yeniden okunmalı. Edebiyatın ve romanların toplumsal duyarlılığı arttırarak yasaların çıkmasına ve iyileştirilmesine katkısı olmuştur, özgürlük ortamını ve insan haklarını düzenleyen yasaların da sanatın ve edebiyatın gelişmesinde payı bulunmaktadır.
Ekleme Tarihi: 24 Aralık 2025 -Çarşamba

EDEBİYAT ve HUKUK...

İkisi de birer üst yapı kurumu olarak politik iktisatla etkileşimlidir.

Edebiyat-hukuk ve ekonomi politik…

Politik ekonomi elbette son çözümlemede belirleyici olabilir, hepsinin temelinde diyalektik felsefe bulunur.

Edebiyatta daha çok romanlar üzerinden gidebiliriz.

Edebiyat tarihine bakalım:

Bazı romanlar büyük toplumsal etkiler yaratmıştır.

Bu etkilerle bazan doğrudan yasalar çıkmış, ya da mevcut yasalar değişmiş, iyileştirilmiştir.

Örneğin; Upton Sinclair’in Şikago Mezbahaları romanı…

Bu romanda, hijyen skandalları anlatılır. İşçi sömürüsü anlatılır. Başkan Roosevelt soruşturma açtırıp iki temel gıda güvenliği yasası çıkarılmasını sağladı.

Amerika’da, “Et Denetimi Yasası” (1906) ve “Saf Gıda ve İlaç Yasası” (1906)’nın çıkmasında doğrudan etkili olmuştur.

Stowe’nin Tom Amca’nın Kulübesi, (1852), kölelik karşıtı hareketi güçlendirerek 1865’te onun kaldırılmasına katkı vermiştir.

Charles Dickens'in Oliver Twist romanı. (1838)

İngiltere’de “yoksullar yasası” nın yeniden düzenlenmesinde etkisi oldu. Yoksul evi sisteminin acımasızlığı vurgulanır.

Roman toplumsal baskı yarattı ve yoksul yasasındaki bazı maddeleri yumuşatmıştır.

Dickens'in Zor Zamanlar romanı (1854). Çalışma saatleri, kadın ve çocuk işçiliği konularında yasalara zemin hazırladı.

Zola’nın Germinal romanı. (1885)

Madendeki sömürüyü anlatır. Fransa’daki işçi hareketinin güçlenmesine ve işçilerin çalışma koşullarının iyileşmesine katkısı olmuştur.

Steinbeck’in Gazap Üzümleri (1939) romanı.

Tarım işçilerinin hakları konusunda düzenlemeler yapılmasına katkı vermiştir.

Türkiye’de bir romanın etkisiyle doğrudan bir yasa çıkmamıştır, ancak bazı eserler toplumsal farkındalık yaratarak bazı yasal değişiklik süreçlerine etki etmişlerdir.

Tarım işçiliği konusunda Bereketli Topraklar Üzerinde, isimli roman.

Taşra yönetimlerindeki keyfilik konusunda, Kuyucaklı Yusuf.

Reşat Enis’in Toprak Kokusu romanı da toprak ve tarım reformu tartışmalarında çok etkin olmuş, öyle ki, roman yasaklanmış, reform yasası reddedildikten sonra kitabın basımına izin verilmiştir.

Ölü Canlar (1842) 1861’de serfliğin kaldırılmasında etkisi olan bir romandır.

Suç ve Ceza (1866), ceza hukuku, suçun psikolojisi, infaz ve ıslah sistemi gibi konuların anlaşılıp düzenlenmesinde etkileri oldu.

Ana romanı (1906), işçi hareketi, ifade özgürlüğü konularında katkı sağlamıştır.

Tolstoy’un Diriliş romanı da 1903 ceza kanunu ve infaz düzenlemelerinde çok işe yaramıştır.

Sessiz Bahar, 1962'de Rachel Carson tarafından yazılmış bir kitaptır. Tarım ilaçlarının öldürücü etkisine dikkat çekmesi ve aldığı tepkilere rağmen elde ettiği başarısı ile "Çevre" konusunda bir dönüm noktası olmuştur.

Uçurum İnsanları isimli roman (1903), Jack London kitabı.

İngiltere’de yoksulluk ve düşük ücret konularında etkili olan bir belgesel romandır.

Fontamara (1933) romanı İtalya’da toprak reformu yasaları için kamuoyu oluşmasına yaramıştır.

Suyun ve toprağın isyanı olarak nitelendirilir bu roman. (30.06.2020, Cumhuriyet)

Ignazio Silone (1900-1978) toplumcu gerçekçidir. Fontamara güneyli fakir köylülerin dramını anlatır.

Mütegallibe sultasında inleyen köylülere faşizmin de saldırısıyla bilinçlenme başlar.

“Her gün başka, her gün yeni bir kanun çıkıyor…kanunlar ne kadar çoğalırsa sefalet de o kadar artıyor…”

Kanun, koku (pis koku, çürümüşlük kokusu) ve korku anlatılıyor…

“Her gün efendiler lehine yeni kanunlar çıkıyor…köylülerin lehine olanlar da kaldırılıyor…”

Sabahattin Ali’nin nefis çevirisi olan bu roman yeniden okunmalı.

Edebiyatın ve romanların toplumsal duyarlılığı arttırarak yasaların çıkmasına ve iyileştirilmesine katkısı olmuştur, özgürlük ortamını ve insan haklarını düzenleyen yasaların da sanatın ve edebiyatın gelişmesinde payı bulunmaktadır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.