AVRUPA PARLAMENTOSU BAŞKANINA BİR E-POSTA GÖNDERDİM
Mehmet Arif DEMİRER
Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Sayın Roberta Metsola’ya yedi eki olan bir E-posta gönderdim.
Ekler şöyle idi:
- Özgeçmiş
- 1987-2022 arasında kabul edilen 6 AP kararında Ermeni Soykırımı konusu (EK - 1)
- 3 Haziran 1961 t. Cambridge Varsity yazımda belirttim, Türkiye bir köprüdür. (EK - 2)
- ‘Ermeni Soykırımı’ndan Sağ Kurtulanlar, Mağdurlardan çok daha fazla!’ başl kitabım.
- ULUS Gazetesi yazım: ‘AP’ye Açık Davet’ 4 Ocak 2026
- Parlamento Başkanlarına gönderilen 30 Ekim 2025 tarihli E-posta
- Ermenistan Cumhuriyeti’nin Başbakanı Paşinyan ve AP Başkanı R. Metsola (EK - 3)
Resmî web sitesindeki fotoğraftan anladığıma göre Sayın Metsola 2 Ekim 2025 günü Ermenistan Cumhuriyeti’nin Başbakanı Paşinyan’ı ağırlamış ve kendisi ile uzun bir görüşme yapmıştır. Bu görüşmede Paşinyan, AP Başkanı’na Ermeni Soykırımı hakkında Ermeni görüşlerini açıklamıştır: “Türkler 1915 yılında 1.5 milyon masum Ermeni öldürdü.”
15 Nisan 2015 tarihli Avrupa Parlamentosu Kararında şu ifade vardı:
“Osmanlı İmparatorluğu döneminde katledilerek yok olan bir-buçuk-milyon-masum-Ermeni’nin anısını, yüzüncü yıl dönümü arifesinde saygıyla yad eder.”
Görüldüğü gibi Sayın Metsola, Paşinyan’ın beyanından aylarca önce zaten “bir-buçuk-milyon-Ermeni’nin ‘perished’ (katledilerek yok olmak) olduğunu” ilan etmişti.
Bu e-postanın amacı AP’nu; 1915 yılındaki sevk ve iskân işlemleri sonrasında yalnızca hayatını kaybettiği iddia edilen 1,5 milyon kişiyi değil, aynı zamanda hayatta kalan Osmanlı Ermenilerini de inceleyecek uluslararası bir tarihçiler komitesinin kurulmasını başlatmaya davet etmektir.
Böyle bir komite ilk kez 24 yıl önce, AP’nun 28 Şubat 2002 tarihli açıklamasında, cinayet şüphelisinden (Türkiye) suçluluğunu kanıtlamasının talep edilmesi suretiyle gündeme getirilmişti.
Ancak bu yaklaşım, şu temel hukuk ilkesine aykırıdır:
“Ei incumbit probatio qui dicit, non qui negat.” (İddia eden ispatla yükümlüdür; inkâr eden değil.)
Günümüzde Hristiyan egemenliğinin hâkim olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu dünyada, savcıların; Hristiyan Ermeniler, savunmacıların ise Müslüman Türkler olması hâlinde temel hukukun ilkesi geçerli değil.
‘Avrupa Parlamentosu’nun ve bazı Üye Devletlerin Ermeni Soykırımı’nı tanıması ile, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Türk yönetiminin söz konusu olaylardan sorumlu olan bazı kişileri ağır şekilde cezalandırmış olması gerçeği, Avrupa Birliği’nin bu meselenin ele alınışına ilişkin olarak Türkiye’ye yapıcı öneriler sunması için bir temel teşkil etmelidir. Bu öneriler arasında, örneğin, 1915 Ermeni Olayları konusunda çok taraflı uluslararası bir tarihçiler komitesinin kurulması yer alabilir.’
Özetle AP Başkanı’na şu somut öneriyi sundum:
‘1915-1916 olayları ile ilgili olarak; mağdur oldukları iddia edilen Ermeniler sayılsın ancak hayatta kaldıkları itiraz edilemeyecek belgelerle kanıtlanmış ‘HAYATTA KALAN ERMENİ’leri araştıracak Uluslararası bir komite’ kurulmasını sağlamak üzere ilk adımı siz atınız. Türk, Ermeni ve ABD dışında istediğiniz Hristiyan ülkeden konuyla ilgilenmiş 3 Akademisyen Tarihçiden oluşan bir komite kurunuz.’
Sayın Metsola herhangi bir yanıt göndermedi.
Gelirse ULUS Gazetesine yayımlanmak üzere göndereceğim.
Eğer herhangi bir yanıt gelmezse;
AP’nun 1987-2022 arasındaki 6 bildirisi YOK hükmünde olur. Bize demokrasi dersi vermeye çalışan AP’nun gerçek ANTİ DEMOKRATİK kimliği ortaya çıkmış olur.
Bizi üyelik için kırk küsur yıldır bekletirlerken asıl gerekçe işte budur:
‘Türkiye’nin Ermeni soykırımını tanıması çağrısında bulunur ve bu tanımayı Avrupa Birliği’ne üyelik için bir ön koşul olarak görür…’ (AP Kararı 28 Eylül 2005 bkz. EK-1)
