Damla Kumul / Astrolog-Araştırmacı-Yazar- Sanatçı
Köşe Yazarı
Damla Kumul / Astrolog-Araştırmacı-Yazar- Sanatçı
 

TERAZİ BURCU VE SEMBOLİZMİ

23 Eylül'de uyum, denge, diplomasi ve güzelliğin burcu teraziye giriş yapıyoruz. Terazi burcu, Venüs'le yönetilir ve harmoniyi, sanatı, politikayı sembolize eder. Mars ile yönetilen koç burcunun karşıtı olan terazi, koçun "ben" odağına karşı "öteki ve ben", "sendeki ben" der. Koç burcunun kendini ortaya koyarak var etme sanatına karşın, terazi kendini başkalarının gözlerinden bir aynaya bakar misali izler ve gereken odalarda, gereken aynaların karşısında kendini baştan yaratır. Formları görüp algılar, ait olduğu hava elementi gibi değişir ve yeniden şekillenir. Bu nedenle de Terazi burcunun gölgesinde başkalarını memnun etme arzusu, kimlik karmaşası, kararsızlık ve kendi benliğini hissetmek için onaylanma ihtiyacı yatabilir. TÜRKİYE'NİN HARİTASI VE POLİTİK ASTROLOJİ Ülkemiz Türkiye'nin doğum haritasına baktığımızda Mars'ın terazi burcunda olduğunu görüyoruz. Bu da Atatürk'ün vefatından beri içinde olduğumuz politik çatışmaları, asla eşitlenmeyen iki kefeli dualite ve savaşları, bunlar üzerinden yaratılan imaj ve formları, başka ülke ve paktları memnun edip ikili oynayarak siyasal varlığını sürdürmeyi amaçlayan politikacıları net bir şekilde yansıtmaktadır. Türkiye'nin terazi burcundaki Mars'ın olduğu 4.ev; ülke astrolojisinde yurt, toprak, vatan sevgisi, milli güvenlik, halkın değer algısı ve toplumsal vefa temalarını yönetmektedir. Bu etkinin, Türkiye'de sürekli olarak terör ve militarizm üzerinden hissettiğimiz vicdani duyguları anlattığını görebiliriz. Mars bir haritada nasıl hayatta kalıp nelerden güç aldığımızı gösterir. Türkiye'de bu gezegenin terazi burcunda ve 4.evde olması; politik dinamiğimizi, sınırları korumak, toplumsal vicdan uyandırmak ve değer algısını ahlaki etikler üzerinden şekillendirmek üzerine belirlediğini görebiliriz. Aynı zamanda 4. ev güven alanlarımızı, yuvamızı da yönetmektedir. Bu gösterge Türkiye'de savaş ve çatışmaya hem politik hem de bireysel değerlerimiz konusunda "alıştığımız" ve "kabullendiğimiz"i göstermektedir. TÜRKİYE'DE BİR ALIŞKANLIK OLARAK İMAJ KAYGISI VE ÖFKE YİTİMİ Gerek ülkemizin astrolojik haritasındaki bu etkilerin, gerekse toplumsal alışkanlıklarımızın, ülkemizde sosyal bir çürümeye alan açtığı âşikâr. Plüton'un kova burcuna, Uranüs'ün ise ikizlere geçişi ile internet ile haberleşme, toplumsal sorunlara tepkilerin teknolojik kanallarla yaşanmasına ve internetin ahlak ve değer algılarının yüzeysel bir ölçüde "trend" olmasına zemin hazırlıyor. Her ne kadar bu konumlar çok büyük potansiyeller taşısa da her potansiyel güç gibi, bu kanallarda da yüzeyselleşme, yanında güç zehirlenmesine bağlı olarak kolaya kaçma, görmezden gelme ve çürüme getirir. Türkiye'nin konfor alanını yöneten 4.evde acı ve savaşı içselleştirdiğimiz, normalleştirdiğimiz ve benimsediğimiz gözükmekte. Terazi burcundaki Mars ise vicdani tepkilerimizi ortaya koyarken yazının başında bahsettiğim onaylanma, ait hissetme ve bir akımın diplomatik bir parçası olmaya hizmet etmekte. Vicdani tepkilerimiz bir onay ve iyi gözükme ihtiyacından geldiğinde, bu kargaşa, samimiyetsizlik ve iç savaş yaratır. Acı, haksızlık ve savaşı benimseme; adalet algısı ve öfke gerektiren durumlara karşı yozlaşma, uyuşma ve yorgunluk yaratır. Konfor alanlarımızda sonsuz bir diplomasi ve imaj kaygısı, gerçekten rahat olmamız için gereken tepkiyi ortaya koymamızı engelliyor olabilir mi? Kefeleri ne zaman ayna olarak görmeyi bırakıp gerçekten adalet için kullanacağız?
Ekleme Tarihi: 22 Eylül 2025 -Pazartesi

TERAZİ BURCU VE SEMBOLİZMİ

23 Eylül'de uyum, denge, diplomasi ve güzelliğin burcu teraziye giriş yapıyoruz.

Terazi burcu, Venüs'le yönetilir ve harmoniyi, sanatı, politikayı sembolize eder. Mars ile yönetilen koç burcunun karşıtı olan terazi, koçun "ben" odağına karşı "öteki ve ben", "sendeki ben" der. Koç burcunun kendini ortaya koyarak var etme sanatına karşın, terazi kendini başkalarının gözlerinden bir aynaya bakar misali izler ve gereken odalarda, gereken aynaların karşısında kendini baştan yaratır. Formları görüp algılar, ait olduğu hava elementi gibi değişir ve yeniden şekillenir. Bu nedenle de Terazi burcunun gölgesinde başkalarını memnun etme arzusu, kimlik karmaşası, kararsızlık ve kendi benliğini hissetmek için onaylanma ihtiyacı yatabilir.

TÜRKİYE'NİN HARİTASI VE POLİTİK ASTROLOJİ

Ülkemiz Türkiye'nin doğum haritasına baktığımızda Mars'ın terazi burcunda olduğunu görüyoruz. Bu da Atatürk'ün vefatından beri içinde olduğumuz politik çatışmaları, asla eşitlenmeyen iki kefeli dualite ve savaşları, bunlar üzerinden yaratılan imaj ve formları, başka ülke ve paktları memnun edip ikili oynayarak siyasal varlığını sürdürmeyi amaçlayan politikacıları net bir şekilde yansıtmaktadır.

Türkiye'nin terazi burcundaki Mars'ın olduğu 4.ev; ülke astrolojisinde yurt, toprak, vatan sevgisi, milli güvenlik, halkın değer algısı ve toplumsal vefa temalarını yönetmektedir.

Bu etkinin, Türkiye'de sürekli olarak terör ve militarizm üzerinden hissettiğimiz vicdani duyguları anlattığını görebiliriz. Mars bir haritada nasıl hayatta kalıp nelerden güç aldığımızı gösterir. Türkiye'de bu gezegenin terazi burcunda ve 4.evde olması; politik dinamiğimizi, sınırları korumak, toplumsal vicdan uyandırmak ve değer algısını ahlaki etikler üzerinden şekillendirmek üzerine belirlediğini görebiliriz.

Aynı zamanda 4. ev güven alanlarımızı, yuvamızı da yönetmektedir. Bu gösterge Türkiye'de savaş ve çatışmaya hem politik hem de bireysel değerlerimiz konusunda "alıştığımız" ve "kabullendiğimiz"i göstermektedir.

TÜRKİYE'DE BİR ALIŞKANLIK OLARAK İMAJ KAYGISI VE ÖFKE YİTİMİ

Gerek ülkemizin astrolojik haritasındaki bu etkilerin, gerekse toplumsal alışkanlıklarımızın, ülkemizde sosyal bir çürümeye alan açtığı âşikâr. Plüton'un kova burcuna, Uranüs'ün ise ikizlere geçişi ile internet ile haberleşme, toplumsal sorunlara tepkilerin teknolojik kanallarla yaşanmasına ve internetin ahlak ve değer algılarının yüzeysel bir ölçüde "trend" olmasına zemin hazırlıyor.

Her ne kadar bu konumlar çok büyük potansiyeller taşısa da her potansiyel güç gibi, bu kanallarda da yüzeyselleşme, yanında güç zehirlenmesine bağlı olarak kolaya kaçma, görmezden gelme ve çürüme getirir.

Türkiye'nin konfor alanını yöneten 4.evde acı ve savaşı içselleştirdiğimiz, normalleştirdiğimiz ve benimsediğimiz gözükmekte. Terazi burcundaki Mars ise vicdani tepkilerimizi ortaya koyarken yazının başında bahsettiğim onaylanma, ait hissetme ve bir akımın diplomatik bir parçası olmaya hizmet etmekte. Vicdani tepkilerimiz bir onay ve iyi gözükme ihtiyacından geldiğinde, bu kargaşa, samimiyetsizlik ve iç savaş yaratır. Acı, haksızlık ve savaşı benimseme; adalet algısı ve öfke gerektiren durumlara karşı yozlaşma, uyuşma ve yorgunluk yaratır.

Konfor alanlarımızda sonsuz bir diplomasi ve imaj kaygısı, gerçekten rahat olmamız için gereken tepkiyi ortaya koymamızı engelliyor olabilir mi?

Kefeleri ne zaman ayna olarak görmeyi bırakıp gerçekten adalet için kullanacağız?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.