17 Ocak: Venüs Kova Burcu'na geçiyor
Kova, aşk, ilişkiler ve maddi zevklerin gezegeni Venüs'ün ağır şekerli tadından uzak; bağımsız bir burçtur. Tekâmül yolculuğunda evrilmiş kova enerjisi, sevginin yalnızca romantik ilişkiler ile sınırlı olmadığını masaya getirir. Belki aradığınız ve idealize ettiğiniz bağlarda size sunulmayan sevgi, gözden kaçırdığınız insancıl alanlardadır. Arkadaşlıklar, sosyal projeler, gruplar masada olacak. Özgürce sevmek ve sevgi bağları konusunda denenmemiş yollar keşfetmek gündem haline gelebilir. İnsanları hayatınızdaki rolleri ile sevmek, sadece bir sevgili, dost, aile bireyi oldukları için hürmet etmek şüphesiz ki oldukça tüketici bir zihnin perspektifidir. Venüs kova, bize insanları "insan" oldukları için sevmeye yönelik hümanitaryen bir bilgelik getiriyor.
Toplumdan, büyük kitlelerden bağımsız olmayan Venüs kova; ikili ilişkilerimizin toplumdaki rolümüzü nasıl şekillendirdiğine ışık tutuyor. Lakin hazzın ve dünyevi zevklerin her zaman iyi olmadığını; kovanın da internet gruplarını da yönettiğini unutmamak gerek. Yapay zekâ ile kadınların izin almaksızın erotik çizimlerini yaratan X kullanıcıları, deepfake'çiler ve pedofililer gündemde. 23 ve 24 Ocak'taki büyük kova stelyumu ve Ay Koç-Jüpiter Yengeç açıları bu konuda oluşabilecek krizlere karşı bizi uyararak vicdani uyanışı tetikliyor.
26 Ocak: Neptün Koç Burcu'na Geçiyor.
Neptün, geçtiğimiz 14 yılda hayallerin, illüzyonların ve rüyaların burcu olan, kendi yerleşkesi Balık burcundaydı.
Bu süreç adeta Rumi'nin ''Dünya, gerçek olduğunu sandığımız bir rüyadan ibarettir.'' sözünü yansıtıyordu. İnsanlar yarattılar, manipüle ettiler; kitlesel psikozlar ve umutlar yaşandı, sosyal medyanın yaygınlaşması ile birlikte ekrandan yansıyan illüzyonlar birilerinin ikna edildiğinin farkında olmadığı hayalleri oldu. ''Situationship'' kavramı lügatımıza girdi, ne olduğu bilinmeyen fakat arzulanan, belirsiz ilişkiler normalleşti. Neptün, ruhaniliği de yönettiğinden, inanç hem yaşanan krizlerle çok önemli ve özel bir noktaya geldi; hem de sis bulutları yaratmak için kullanıldı. Kitlesel sezgisel uyanışlar yaşandı, ''manifest etmek'' (hayal ettiği kavramları gerçek hayata tezahür ettirmek'' günlük dilin ve hayatın bir parçası oldu.
Bu 14 yıllık döngü biterken Neptün, Koç burcuna giriyor. Yani artık hayallerin bulanık bir deniz değil, gerçekliğimizi yarattığımız bir araç olacağı bir döneme. Kolektiften kendimize dönüyoruz. İç içe geçen yaşamlardan uzaklaşarak benlik algımızı nasıl şekillendirebileceğimiz ile alakalı karmik bir sürece giriyoruz. Bu süreçte ruhani pratiklerin zihinden ziyade fiziksel bedende yaşanması yaygınlaşabilir; kolektif bir sağlık bilinci geliştirebiliriz. Kendini arayan insanların sesi yükselebilir, Plüto'nun da Kova burcuna geçmesinin yarattığı ani gelişmeler ve inovasyonlar ile insanlar şu ana kadar oturttukları kimliklerini yeni teknolojiye ve dünyaya uyumu perspektifinde sorgulayıp kimlik krizleri yaşayabilir, kendilerini yeniden yaratma ihtiyacı hissedebilirler.
