Ankara Gazi Lisesi 1966 yılı mezunları her hafta Salı Günü bir araya gelerek arkadaşlıklarını sürdürür ve sosyal konularda sohbet ederler. Geçen Salı günkü toplantıda, gelecek toplantı için Adil ŞAHİN Bey’in Kazan İlçesindeki Güvenç Köyüne gidip, orada mangal ziyafeti yapmaya karar verilmişti.
Ben de bu toplantıya gitmeyi düşünürken okulumuz mezunlarından tanınmış Tenör Şakir İlyasoğulları 13 Ekimin Ankara’nın Başkent oluşunun 103. yıldönümü olduğunu, bu amaçla Ankara Palas’ta bir toplantı düzenlediğini, konuşmacının da en kıdemli Gazili Dr. Bülent ARINÇ olduğunu söyledi. Ben de bu bilgiyi edinince Ankara Palas’a gitmeye karar verdim. Toplantı saat 14:00 başlayacaktı, ben de toplantıya yetişebilmek için Çayyolundaki evimizden 12:30 da dolmuşa binerek yola çıktım. Toplantıya tam zamanında yetiştim.
Toplantı bahçede Seymenlerin bir gösterisi ile başladı. Sonra konuşmacıyı ve günün önemini anlatan bir sunum yapıldı. Sonra kürsüye Dr. Bülent Arınç davet edildi. Dr. Bülent Arınç eski Ankara eşrafından Kalıpçızadeler soyundan geliyordu. İlk öğrenimini Kale semtinde At Pazarına yakın bir yerde olan Ulus İlk Okulunda yaptı. Orta Öğrenimi ardından Gazi Lisesinde okudu, daha sonra TIP öğrenimi gördü. İlk görev yaptığı yer Merzifon oldu. Daha sonra Ankara’da bir arkadaşıyla birlikte Anafartalar Polikliniğini kurdu. Dört kardeştiler. Babasını 9 Kasım 1938 de kaybetti. Bir gün sonra da Atatürk vefat etmişti. Hem babasının hem Atatürk’ün ölümünden dolayı birbirinden farksız acılar yaşadı. Atatürk’ü görmek için özel gayret gösterdi. Bunun için Atatürk’ün en çok geçtiği yer olan Saman Pazarı’nda Meclisin toplantıya başlayacağı vakitlerde bekledi. Bir gün Gençlik Parkı yakınlarında Atatürk’ü üstü açık bir araçta ayakta halkı selamlar vaziyette gördü. Çocukluk zamanında pek az kişinin saati vardı. Zamanı At Pazarındaki saat kulesine bakarak öğrenirlerdi. Evlere suyu mahalle çeşmelerinden getirirlerdi. Halka ve simitten başka çerez bilmezlerdi. Hanka 1 kuruş, simit 5 kuruşa satılırdı.
Ankara’nın Başkent yapılması Kurtuluş Savaşına desteği ve İstanbul’a nazaran daha emniyetli bir yer olmasından dolayı idi. Bütün Avrupa ülkeleri Ankara’nın Başkent olmasını kabul etmişlerdi. Ama İngilizler biraz direndiler.
Bu bilgileri Dr. Bülent Arınç’ın ağzından duymak çok keyifli oldu. Sohbetten sonra salona geçilip çay içildi. Toplantıdan sonra metroyla eve döndüm.
