İlk bakışta aşkla, bilim bağdaşmaz sanılır. Hatta aşkı bütünüyle ahlaksızlık sayanlar da az değil. Ancak aşk olmasa kişi kendisini bir başkası yerine koyabilir miydi? Aşk olmasa kendinden başkasını anlamak ve sezmek için bir uğraş verebilir miydi?
Dar anlamda ahlak kendimize yapılmasını istemediğimiz davranışları başkasına yapmamaktır. Daha geniş anlamıyla başkalarına yapılan haksızlıklara da karşı çıkmaktır. Hatta çağdaş anlamıyla bize yapıldığı zaman sevinebileceğimiz iyilikleri başkalarına da yapmak. İnsanların sevinip üzüleceğini, hoşlanıp güceneceğini sezmek ona göre davranmak ancak kişinin kendisini başkalarının yerine koymasıyla mümkün. Kişinin kendisini başkasının yerine koyması sadece aşkla sağlanabileceğine göre aşksız ahlak düşünülebilir mi? Bu durumda en çağdaş anlamıyla ahlak aşktır diyebiliriz.
Edebiyat, konusu genellikle aşk olan bir sanat dalıdır. Edebiyat sözcüğü edeb kökünden gelir, isminden de anlaşılabileceği gibi romanlar, öyküler, şiirlerle ahlakı öğretme bilimidir. Bu durumda edebiyat aşktır diyebiliriz.
Aşk sadece kelimelere dökülmez. Çeşitli biçim ve görünüşlere kolaylıkla girebilir. Kimi zaman renk, kimi zaman ses, kimi zaman tad, kimi zaman uyum, kimi zaman karşıtlık olarak,severek yapacağımız her uğraşta vardır. Bu durumda sanat aşkdır diyebiliriz.
Freud, insanda engellenen cinsel enerjinin eğitimle yönlendirilmesiyle yücelme olayının gerçekleştiğini vurgular. Yücelme olayı yönüne göre, müziği, resmi, heykeli, şiiri ve bilimi yaratır. Yönelme bilinmeyenlere doğru olduğunda, veri olarak karşımıza bilgi çıkar. Bu durumda bilim aşktır diyebiliriz.
Aşkın bize sezgiyi, hoşgörüyü, anlayışı, daha doğrusu kendimizi başkalarının yerine koymayı öğrettiğini söylemiştik. Bunlar yanında başarılı olduğumuz her işi öncekilere eklememiz gerekli. Çünkü başarılı olduğumuz her iş severek yaptıklarımızdır. Bu durumda başarı aşkdır. Bir düşünürün "kendimizi ne kadar çok başkalarının yerine koyabiliyorsak o kadar uygar oluruz" sözünü hatırladığımızda uygarlığın aşk olduğunu da söyleyebiliriz.
Sevdanın en iyi öğretmen olduğunu bir şiirimde dile getirmiştim. O şiiri size sunuyorum.
EN İYİ HOCA
Ömür akar gider,
Durdurulamaz zaman,
Hayaller, rüyalar, okullar,
Hepsi birer yalan,
Eğer dayanabiliyorsan,
Sevdan olur,
En iyi hocan.
Fuzuli'nin belirttiği gibi "Aşk imiş her ne varsa alemde-ilm bir kıyl-ü kâl imiş ancak", insanı ve uygarlığı aşk yaratmıştır, aşk geliştirecektir. Aşkın gerçekleştiremeyeceği hiçbir amaç çözemeyeceği hiçbir sorun yoktur. Çağdaş şairlerimizden Melih Cevdet Anday'ın söylediği gibi;
Esiri aşkın olmuşum cana
Kafamın ye kolumun gücü senden
Ben fakir şair doğmuşum
Ne dilersen dile benden
