Prof.Dr. KEMAL DURUHAN
Köşe Yazarı
Prof.Dr. KEMAL DURUHAN
 

SOYGUN ve HAK ARASINDA VERGİLER -Devlet, Toplum ve Birey-

KDV, ÖTV, Motorlu Taşıtlar Vergisi, Trafik Sigortası, Menkul ve Gayri Menkul alım satımın her türünde notere ödenen vergiler, yol geçiş ücretleri, araç muayene ücreti, köprü geçiş ücretleri… Bunların hepsi vergi kalemleridir. Bu vergileri devlet tahsil eder.   Enflasyonda tükettiklerinizin pahalanması ve maaşınız, gelirleriniz sabit kalırken cebinizden gider kalemleri açısından para çıkması da fiilen bir vergi gibidir. Tek farkla bu “verginin” büyük kısmı oligarklara gitmektedir.   Devlet Deli Dumrul olamaz, Baba olmalıdır. Soygunla hak arasındaki ayrımı belirleyen bu rolü oynamak ve gereklerini yerine getirmek zorundadır.   Yerli ya da yabancı otomobil satıp, bir de üstüne otomobilin fiyatı kadar vergi koyarsanız, bu hak olmaz.   Temel yaşam gereklerine; domatese, bibere, soğana, süte, çocuk bezine, kitaba, kaleme, deftere, kışın giyilen paltoya, monta, ayakkabıya fahiş vergiler koyarsanız, bu hak olmaz.   Üretim ve tüketimde gider artışlarının müsebbibi olan; kamyoncunun, çiftçinin traktöründe kullandığı motorine bindirilen zam ve vergiler hak olmaz.   Asgari ücretliden vergi alınması adil değildir. Senede iki üç defa otomobili için çeşitli vergiler veren vatandaşın ayrıca yol ve köprü ücretleri ödemesi adil değildir. Temel yaşam giderlerine fahiş ödeme ve vergiler adil değildir.   Ankara’da, İstanbul’da 100 gram döner porsiyon gülünçtür; hele buna ödenen 500 TL, soygunun ta kendisidir.   Bakın, inceleyin: Türkiye’deki bugünkü pahalılık, arzın dar, talebin yoğun olmasından değildir. Pazarlarda Allah’a şükür her şey vardır. O hâlde bu pahalılık neden?   Biz bırakalım; Deli Dumrul, Dede Korkut hikâyelerinde kalsın.   Anadolu toprağı ANA, devlet de BABA olsun; vatandaşlarını gözetsin.   Sözüm cümle meclis içredir; gereği acilen ve mutlaka yerine getirilmelidir.   Tarihsel, Felsefi ve İktisadi Arka Plan   Tarih boyunca vergi, meşruiyetini adaletten almıştır. Antik Yunan’da Aristoteles, devletin amacını “iyi yaşamın mümkün kılınması” olarak tanımlar. Vergi bu amaca hizmet ediyorsa meşrudur; etmiyorsa tiranlığa dönüşür. Orta Çağ’daki angaryalar, aşar vergileri ve nihayet Fransız Devrimi’nin “vergide adalet” talebi, bu gerçeğin tarihsel kanıtlarıdır.   Dede Korkut’taki Deli Dumrul anlatısı da boşuna değildir. Geçmeyenden bile haraç alan iktidar, halkın vicdanında zulmün sembolüdür. Devlet, tahsildar değil; koruyucu olmak zorundadır.   John Locke’a göre devletin varlık nedeni, bireyin yaşamını ve mülkiyetini korumaktır. Devlet, emeği aşırı vergilerle cezalandırmaya başladığında meşruiyetini yitirir. Jean-Jacques Rousseau ise genel iradenin halkı yoksullaştırarak zenginleşemeyeceğini açıkça söyler.   İktisat cephesinde Adam Smith’in koyduğu temel ilke nettir: Vergi, ödeme gücüne göre alınmalıdır. Dolaylı vergilerin ağırlıkta olduğu, temel tüketimin yüksek oranda vergilendirildiği bir yapı adil değildir. Enflasyon ise sabit gelirliyi ezen, görünmez ama en ağır vergidir. Milton Friedman’ın ifadesiyle, enflasyon parasal bir olgudur; ancak sonuçları sosyal bir yıkımdır.   Bugün yaşanan pahalılık, arzın yokluğundan değil; maliyetlerin, vergilerin ve fiyatlama gücünün yanlış ellerde toplanmasındandır. Üretici mazotla, tüketici dolaylı vergilerle, çalışan enflasyonla ezilirken; kazanç, dar bir kesimde birikmektedir.   Devletin gücü, kasasının doluluğuyla değil; vatandaşının sofrasındaki ekmekle ölçülür. Vergi, yaşamı kolaylaştırıyorsa haktır; yaşamı zorlaştırıyorsa soygundur.   Biz, Deli Dumrul’un köprüsünde değil; adaletin terazisinde yaşamak istiyoruz.   Anadolu ANA ise, devlet de BABA olmak zorundadır.
Ekleme Tarihi: 23 Ocak 2026 -Cuma

SOYGUN ve HAK ARASINDA VERGİLER -Devlet, Toplum ve Birey-

KDV, ÖTV, Motorlu Taşıtlar Vergisi, Trafik Sigortası, Menkul ve Gayri Menkul alım satımın her türünde notere ödenen vergiler, yol geçiş ücretleri, araç muayene ücreti, köprü geçiş ücretleri… Bunların hepsi vergi kalemleridir. Bu vergileri devlet tahsil eder.
 
Enflasyonda tükettiklerinizin pahalanması ve maaşınız, gelirleriniz sabit kalırken cebinizden gider kalemleri açısından para çıkması da fiilen bir vergi gibidir. Tek farkla bu “verginin” büyük kısmı oligarklara gitmektedir.
 
Devlet Deli Dumrul olamaz, Baba olmalıdır. Soygunla hak arasındaki ayrımı belirleyen bu rolü oynamak ve gereklerini yerine getirmek zorundadır.
 
Yerli ya da yabancı otomobil satıp, bir de üstüne otomobilin fiyatı kadar vergi koyarsanız, bu hak olmaz.
 
Temel yaşam gereklerine; domatese, bibere, soğana, süte, çocuk bezine, kitaba, kaleme, deftere, kışın giyilen paltoya, monta, ayakkabıya fahiş vergiler koyarsanız, bu hak olmaz.
 
Üretim ve tüketimde gider artışlarının müsebbibi olan; kamyoncunun, çiftçinin traktöründe kullandığı motorine bindirilen zam ve vergiler hak olmaz.
 
Asgari ücretliden vergi alınması adil değildir.
Senede iki üç defa otomobili için çeşitli vergiler veren vatandaşın ayrıca yol ve köprü ücretleri ödemesi adil değildir.
Temel yaşam giderlerine fahiş ödeme ve vergiler adil değildir.
 
Ankara’da, İstanbul’da 100 gram döner porsiyon gülünçtür; hele buna ödenen 500 TL, soygunun ta kendisidir.
 
Bakın, inceleyin: Türkiye’deki bugünkü pahalılık, arzın dar, talebin yoğun olmasından değildir. Pazarlarda Allah’a şükür her şey vardır. O hâlde bu pahalılık neden?
 
Biz bırakalım; Deli Dumrul, Dede Korkut hikâyelerinde kalsın.
 
Anadolu toprağı ANA, devlet de BABA olsun; vatandaşlarını gözetsin.
 
Sözüm cümle meclis içredir; gereği acilen ve mutlaka yerine getirilmelidir.
 
Tarihsel, Felsefi ve İktisadi Arka Plan
 
Tarih boyunca vergi, meşruiyetini adaletten almıştır. Antik Yunan’da Aristoteles, devletin amacını “iyi yaşamın mümkün kılınması” olarak tanımlar. Vergi bu amaca hizmet ediyorsa meşrudur; etmiyorsa tiranlığa dönüşür. Orta Çağ’daki angaryalar, aşar vergileri ve nihayet Fransız Devrimi’nin “vergide adalet” talebi, bu gerçeğin tarihsel kanıtlarıdır.
 
Dede Korkut’taki Deli Dumrul anlatısı da boşuna değildir. Geçmeyenden bile haraç alan iktidar, halkın vicdanında zulmün sembolüdür. Devlet, tahsildar değil; koruyucu olmak zorundadır.
 
John Locke’a göre devletin varlık nedeni, bireyin yaşamını ve mülkiyetini korumaktır. Devlet, emeği aşırı vergilerle cezalandırmaya başladığında meşruiyetini yitirir. Jean-Jacques Rousseau ise genel iradenin halkı yoksullaştırarak zenginleşemeyeceğini açıkça söyler.
 
İktisat cephesinde Adam Smith’in koyduğu temel ilke nettir: Vergi, ödeme gücüne göre alınmalıdır. Dolaylı vergilerin ağırlıkta olduğu, temel tüketimin yüksek oranda vergilendirildiği bir yapı adil değildir. Enflasyon ise sabit gelirliyi ezen, görünmez ama en ağır vergidir. Milton Friedman’ın ifadesiyle, enflasyon parasal bir olgudur; ancak sonuçları sosyal bir yıkımdır.
 
Bugün yaşanan pahalılık, arzın yokluğundan değil; maliyetlerin, vergilerin ve fiyatlama gücünün yanlış ellerde toplanmasındandır. Üretici mazotla, tüketici dolaylı vergilerle, çalışan enflasyonla ezilirken; kazanç, dar bir kesimde birikmektedir.
 
Devletin gücü, kasasının doluluğuyla değil; vatandaşının sofrasındaki ekmekle ölçülür. Vergi, yaşamı kolaylaştırıyorsa haktır; yaşamı zorlaştırıyorsa soygundur.
 
Biz, Deli Dumrul’un köprüsünde değil; adaletin terazisinde yaşamak istiyoruz.
 
Anadolu ANA ise, devlet de BABA olmak zorundadır.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Nevzat
(23.01.2026 20:19 - #4661)
Değerli Hocam elinize, gönlünüze sağlık, o derin birikiminin bereket dilerim.
Kemal Duruhan. Nevzat bey "ok te#kkür ederim. Atatürk'ün gazetesini, kalemimizle okuyucuya ulastırmak bizim için bir onurdur. İyi ki varsınız.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.