Prof.Dr. KEMAL DURUHAN
Köşe Yazarı
Prof.Dr. KEMAL DURUHAN
 

21. YÜZYILDA KÖLELİK: ADI DEĞİŞTİRİLEN SUÇ

Tarih bazen ilerlemez; bazen yalnızca daha utanmaz olur. Bugün Afganistan’da olan budur.   Taliban yönetimi, “kültür”, “inanç” ve “gelenek” gibi kelimelerin arkasına saklanarak, insanlığın en eski suçunu yeniden sahneye koymaktadır: Kölelik.   Bu noktada net olalım: Kölelik bir “yönetim tercihi” değildir. Kölelik bir “iç hukuk meselesi” değildir. Kölelik, hangi adla gelirse gelsin, insanlığa karşı suçtur.   Ve insanlığa karşı suçlar yasalaşamaz.   ABD’NİN TARİHSEL İRONİSİ Amerikan İç Savaşı’ndan sonra ABD, köleliği kaldırdı. Bunun bedelini kanla ödedi, ama insanlık tarihine doğru taraftan geçti.   Şimdi sormak gerekir: Ne oldu? Pişman mı olundu?   ABD’nin Afganistan’da iktidara taşıdığı ve sonra “biz karışmıyoruz” diyerek geride bıraktığı yapı:   Kast sistemine benzer bir toplumsal hiyerarşi kuruyor   Kadını hukuken değil, fiilen mülk statüsüne indiriyor   İnsanları etnik, cinsiyet temelli ve inanç üzerinden hak dışına itiyor   Bu, bir devletin “egemen tercihi” olarak görülemez. Bu, hegemonik kayıtsızlığın sonucudur.   İNSAN HAKLARI PAZARLIK KONUSU DEĞİLDİR Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi açık ve nettir:   Hiç kimse kölelik veya kulluk altında tutulamaz.   Burada “ama” yoktur. “Şartlar” yoktur. “Yerel hassasiyetler” yoktur.   Bir yönetim, insan haklarını sistematik biçimde ortadan kaldırıyorsa:   Meşru değildir   Tanınmayı hak etmez   Normalleştirilemez   TÜRKİYE VE TÜRK DÜNYASI İÇİN AÇIK UYARI Bu sadece Afganistan meselesi değildir. Bu, insanlığın sınavıdır.   Eğer:   Türk soylu bir birey   Ya da herhangi bir insan   köleliğe, zorla alıkonmaya veya insanlık dışı muameleye maruz kalıyorsa, bu uluslararası hukukun ihlalidir.   Ve uluslararası hukukta bunun adı bellidir: Devlet sorumluluğu doğuran suç.   Türkiye Cumhuriyeti’nin, Türk dünyasının ve bölge ülkelerinin sessiz kalması:   Diplomasi değil   Sağduyu değil   Ahlaki çöküştür   SON SÖZ: İNSANLIK YA VARDIR YA YOKTUR İnsanlık, bazı coğrafyalarda askıya alınamaz. Kadın özgürlüğü, “kültürel bir ayrıntı” değildir. Kölelik, çağdaş dünyada “yeniden yorumlanamaz”.   Eğer dünya bu olanları sineye çekerse, birer devlet olmaktan önce birer insan olma vasfını kaybeder.   Bugün susmak, yarın “bilmiyorduk” demeyi kurtarmaz.   Çünkü bu kez herkes biliyor.   Bakalım bizim siyasetin iktidarıyla muhalefetiyle Afganistan kapalımını görmeleri nasıl, açılımla uğraşırken, dibimizde kapananları da görebiliyorlar mı,   GÖRECEĞİZ...
Ekleme Tarihi: 02 Şubat 2026 -Pazartesi

21. YÜZYILDA KÖLELİK: ADI DEĞİŞTİRİLEN SUÇ

Tarih bazen ilerlemez; bazen yalnızca daha utanmaz olur.
Bugün Afganistan’da olan budur.
 
Taliban yönetimi, “kültür”, “inanç” ve “gelenek” gibi kelimelerin arkasına saklanarak, insanlığın en eski suçunu yeniden sahneye koymaktadır:
Kölelik.
 
Bu noktada net olalım:
Kölelik bir “yönetim tercihi” değildir.
Kölelik bir “iç hukuk meselesi” değildir.
Kölelik, hangi adla gelirse gelsin, insanlığa karşı suçtur.
 
Ve insanlığa karşı suçlar yasalaşamaz.
 
ABD’NİN TARİHSEL İRONİSİ
Amerikan İç Savaşı’ndan sonra ABD, köleliği kaldırdı.
Bunun bedelini kanla ödedi, ama insanlık tarihine doğru taraftan geçti.
 
Şimdi sormak gerekir:
Ne oldu?
Pişman mı olundu?
 
ABD’nin Afganistan’da iktidara taşıdığı ve sonra “biz karışmıyoruz” diyerek geride bıraktığı yapı:
 
Kast sistemine benzer bir toplumsal hiyerarşi kuruyor
 
Kadını hukuken değil, fiilen mülk statüsüne indiriyor
 
İnsanları etnik, cinsiyet temelli ve inanç üzerinden hak dışına itiyor
 
Bu, bir devletin “egemen tercihi” olarak görülemez.
Bu, hegemonik kayıtsızlığın sonucudur.
 
İNSAN HAKLARI PAZARLIK KONUSU DEĞİLDİR
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi açık ve nettir:
 
Hiç kimse kölelik veya kulluk altında tutulamaz.
 
Burada “ama” yoktur.
“Şartlar” yoktur.
“Yerel hassasiyetler” yoktur.
 
Bir yönetim, insan haklarını sistematik biçimde ortadan kaldırıyorsa:
 
Meşru değildir
 
Tanınmayı hak etmez
 
Normalleştirilemez
 
TÜRKİYE VE TÜRK DÜNYASI İÇİN AÇIK UYARI
Bu sadece Afganistan meselesi değildir.
Bu, insanlığın sınavıdır.
 
Eğer:
 
Türk soylu bir birey
 
Ya da herhangi bir insan
 
köleliğe, zorla alıkonmaya veya insanlık dışı muameleye maruz kalıyorsa,
bu uluslararası hukukun ihlalidir.
 
Ve uluslararası hukukta bunun adı bellidir:
Devlet sorumluluğu doğuran suç.
 
Türkiye Cumhuriyeti’nin, Türk dünyasının ve bölge ülkelerinin sessiz kalması:
 
Diplomasi değil
 
Sağduyu değil
 
Ahlaki çöküştür
 
SON SÖZ: İNSANLIK YA VARDIR YA YOKTUR
İnsanlık, bazı coğrafyalarda askıya alınamaz.
Kadın özgürlüğü, “kültürel bir ayrıntı” değildir.
Kölelik, çağdaş dünyada “yeniden yorumlanamaz”.
 
Eğer dünya bu olanları sineye çekerse,
birer devlet olmaktan önce
birer insan olma vasfını kaybeder.
 
Bugün susmak,
yarın “bilmiyorduk” demeyi kurtarmaz.
 
Çünkü bu kez herkes biliyor.
 
Bakalım bizim siyasetin iktidarıyla muhalefetiyle Afganistan kapalımını görmeleri nasıl, açılımla uğraşırken, dibimizde kapananları da görebiliyorlar mı,
 
GÖRECEĞİZ...
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.