"Ankara, Batı ile küresel güney arasında"

Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | 06.07.2026 - 12:06, Güncelleme: 06.07.2026 - 12:06 339 kez okundu.
 

"Ankara, Batı ile küresel güney arasında"

"Ankara, Batı ile küresel güney arasında"
Başlıktaki ifadeyi kullanan Rus basını, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde Türkiye’nin ittifak içindeki rolünü ve Cumhurbaşkanı  Erdoğan’ın izlediği denge politikasını analiz ediyor. Buna göre Erdoğan, zirve öncesinde kendisini “başlıca arabulucu” rolünde konumlandırırken Ukrayna krizinin müzakereler yoluyla çözülmesi ve uluslararası güvenlikte yeni yaklaşımlar geliştirilmesi çağrısı yapıyor. ABD ile Avrupa arasındaki görüş ayrılıklarının NATO içinde ciddi bir bölünme yarattığı, buna karşılık Batı’nın Türkiye’yi Rusya’ya karşı oluşturulacak yeni güvenlik mimarisine daha fazla dahil etmeye çalıştığı yorumlar arasında. Rusya diplomatik çevreleri, Ankara’daki zirvenin Türkiye açısından önemli bir güç gösterisi olduğunu, “NATO’nun Ankara zirvesi sadece bir toplantı değil, Ankara’nın gücünün gösterine dönüştüğü Erdoğan’ın Rusya ile Batı arasında denge kurmaya çalıştığını, Türkiye’nin krizleri pozisyonunu güçlendirmek için kullandığı değerlendirmesinde bulunuyorlar. Analizlerde, Türkiye’nin savunma sanayisindeki yükselişi, insansız hava araçlarından hava savunma sistemlerine kadar yerli üretim kapasitesini artırması ve NATO içinde Avrupa güvenliğinde daha önemli bir aktör haline gelmesi de ayrıca vurgulanıyor. Ancak buna rağmen Ankara’nın Batı ile ilişkilerinde temel sorunların devam ettiği, Türkiye’nin NATO üyesi olmasına rağmen Avrupa Birliği’nin savunma projelerine tam erişim sağlayamadığı belirtilirken, Ankara’nın vize serbestisi, Gümrük Birliği’nin yenilenmesi ve Avrupa ile daha derin ekonomik entegrasyon beklentileri ayrıca analizlerde hatırlatılıyor. Bazı yorumcular da, AB’nin Türkiye’ye yaklaşımını eleştirerek, “Türkiye Cumhuriyeti çok şey istiyor, Avrupa’nın onun silahlarına ve gücüne ihtiyacı olduğunu hissediyor. Brüksel elbette bunları vaat edecek ama her zamanki gibi yerine getirmeyecek. Batı için Türkiye, ne kadar isterse istesin hiçbir zaman Avrupa olmayacak” ifadelerini kullanıyor. Rus uzmanlar, Türkiye’nin uzun süredir yürüttüğü çok yönlü dış politika giderek daha zor bir aşamaya girdiğini de vurgulayarak, ABD’nin Türkiye’nin NATO’daki ikinci büyük ordusuna ve jeopolitik konumuna ihtiyaç duyduğunu ancak bağımsız bir Ankara istemediğini belirtiyorlar.  
"Ankara, Batı ile küresel güney arasında"

Başlıktaki ifadeyi kullanan Rus basını, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde Türkiye’nin ittifak içindeki rolünü ve Cumhurbaşkanı  Erdoğan’ın izlediği denge politikasını analiz ediyor. Buna göre Erdoğan, zirve öncesinde kendisini “başlıca arabulucu” rolünde konumlandırırken Ukrayna krizinin müzakereler yoluyla çözülmesi ve uluslararası güvenlikte yeni yaklaşımlar geliştirilmesi çağrısı yapıyor.

ABD ile Avrupa arasındaki görüş ayrılıklarının NATO içinde ciddi bir bölünme yarattığı, buna karşılık Batı’nın Türkiye’yi Rusya’ya karşı oluşturulacak yeni güvenlik mimarisine daha fazla dahil etmeye çalıştığı yorumlar arasında.

Rusya diplomatik çevreleri, Ankara’daki zirvenin Türkiye açısından önemli bir güç gösterisi olduğunu, “NATO’nun Ankara zirvesi sadece bir toplantı değil, Ankara’nın gücünün gösterine dönüştüğü Erdoğan’ın Rusya ile Batı arasında denge kurmaya çalıştığını, Türkiye’nin krizleri pozisyonunu güçlendirmek için kullandığı değerlendirmesinde bulunuyorlar. Analizlerde, Türkiye’nin savunma sanayisindeki yükselişi, insansız hava araçlarından hava savunma sistemlerine kadar yerli üretim kapasitesini artırması ve NATO içinde Avrupa güvenliğinde daha önemli bir aktör haline gelmesi de ayrıca vurgulanıyor.

Ancak buna rağmen Ankara’nın Batı ile ilişkilerinde temel sorunların devam ettiği, Türkiye’nin NATO üyesi olmasına rağmen Avrupa Birliği’nin savunma projelerine tam erişim sağlayamadığı belirtilirken, Ankara’nın vize serbestisi, Gümrük Birliği’nin yenilenmesi ve Avrupa ile daha derin ekonomik entegrasyon beklentileri ayrıca analizlerde hatırlatılıyor.

Bazı yorumcular da, AB’nin Türkiye’ye yaklaşımını eleştirerek, “Türkiye Cumhuriyeti çok şey istiyor, Avrupa’nın onun silahlarına ve gücüne ihtiyacı olduğunu hissediyor. Brüksel elbette bunları vaat edecek ama her zamanki gibi yerine getirmeyecek. Batı için Türkiye, ne kadar isterse istesin hiçbir zaman Avrupa olmayacak” ifadelerini kullanıyor.

Rus uzmanlar, Türkiye’nin uzun süredir yürüttüğü çok yönlü dış politika giderek daha zor bir aşamaya girdiğini de vurgulayarak, ABD’nin Türkiye’nin NATO’daki ikinci büyük ordusuna ve jeopolitik konumuna ihtiyaç duyduğunu ancak bağımsız bir Ankara istemediğini belirtiyorlar.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.