Hasan Servet Öktem - E.Büykelçi
Köşe Yazarı
Hasan Servet Öktem - E.Büykelçi
 

Ermenistan yolcuları

Ermeni seçmeni 7 Haziran günü sandık başına gidecek ve hür iradesiyle ülkenin geleceğini belirleyecek. Barış, refah ve demokrasi istiyorsa doğru adres Paşinyan'ın partisidir. Ermenistan'ın Rusya'nın otlağı olarak kalmasını isteyenler Karapetyan’a oy versinler. 26-30 Nisan tarihleri arasında doğu cephesinden komşumuz Ermenistan'a gittik. Eş, dost, arkadaş, herkes, bu seyahati duyar duymaz,  “Allah  Allah!”, “Ermenistan da nereden çıktı?”, “ Gidecek başka yer bulamadınız mı?” türünden tepkiler verdiler. Uyarılara aldırmayarak bildiğimizi okuduk. Sabiha Gökçen'den Pegasus Havayolları’yla gittik, geldik. Her şey güzel geçti, başkent  Erivan'ın ilginç yerlerini dolaştık, birkaç saat uzaklıkta görülmeye değer turistik yöreleri gezerek fikir sahibi olduk. ODTÜ mezunu Samson Özararat her konuda bize yardımcı oldu, kendisine müteşekkiriz. Bizimle görüşlerini paylaşan eski cumhurbaşkanı danışmanlarından Gerard Libaridian, eski dışişleri bakanı Zohrab Mnatsakanyan ve Karabağ’ın son dışişleri bakanı Karen Mirzoyan'a da bu vesileyle teşekkür ederiz. Yegane aksilik arkadaşım ve meslektaşım Hasan Göğüş'ün e-vizesinin sorgulanması oldu. 2-3 saat havaalanı eziyeti çekti emekli büyükelçi. Ayrıntıları kendisi kaleme aldı, ondan duymanız/okumanız daha uygun düşer.  Erivan'da kırmızı ışıkta kimse geçmiyor  Başkent Erivan’ın nüfusu 1 milyondan biraz fazla. Başka bir deyişle ülke nüfusunun üçte birinden fazlası orada yaşıyor. Cumhuriyet Meydanı adeta başkentin kalbi. Taksim’in 2 katı büyüklüğünde bir meydan düşünün, çevreleyen binaların tamamı tarihi binalar, hepsi alımlı ve gösterişli yapılar. Bu meydandan çeşitli yönlerde 15-20 dakika yürüme mesafesi dahilinde bulunan semtler, Taksim-Şişli arasındaki yerleşimler gibi, bakımlı, temiz, düzenli binalar ve mağazalar. Öte yandan yeni inşaatlar devam ediyor, çok sayıda inşaat vinçleri yükseliyor şehirde. İnşaatları oligarklar mı yapıyor soruma "hayır, yerli girişimciler" diye cevap verildi. Caddeler de tertemiz, halk trafik lambalarına ve işaretlerine tam riayet ediyor, araçlar da öyle. Yerlerde sigara izmariti göremezsiniz. Her tarafta ağaçlar, geniş parklar, pratik su çeşmeleri. Şehircilik itibariyle İstanbul'dan bir kaç adım önde. Kaskad adlı ilginç semtte Fernando Botero'nun sigara içen kadın heykeline rastlayınca doğrusu şaşırdım biraz da kıskandım; İstanbul'da bile bulunmayan bir ayrıcalık b Ağrı Dağı manzaralı evler daha pahalı  Erivan yüksek rakımlı tepelerle çevrili. Bir tepede devasa boyutlarda bir “anavatan” heykeli mevcut. Heykelin etrafında, 2. Dünya Savaşı ve 1960'lara  ait tank, uçak, füze gibi SSCB ürünü askeri teçhizat açık havada sergileniyor. Bu tepeden şehre baktığımızda, arkalarda, bizim Ağrı Dağı'nın heybetli biçimde göğe doğru yükseldiği dikkat çekiyor. Bizim dağımız ama onların başkentine 50-60 kilometre mesafede, çıplak gözle görülüyor. Bana Ağrı Dağı manzaralı evlerin daha pahalı ve kıymetli oldukları da söylendi. Kaldığımız otelin adı “Hotel Ararat” idi. En meşhur Ermeni konyağının markası da Ararat. Biz de, hep eleştirdiğimiz Yunanlı komşularımızın Makedonya'ya yaptıklarını yaparak yerli-milli maddi manevi değerlerimizi kullanmalarını yasaklasak mı acaba?  Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve Soykırım Anıtı  Bir başka tepede yeşillikler arasında “Soykırım Anıtı ve müzesi” var. Burası her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını hem ilgilendiriyor hem rahatsız ediyor. Ben sadece alanı görmek ve fikir sahibi olmak istedim. Anıta da müzeye de uzaktan bakmakla yetindim. 42 yıl önce Asala saldırısına maruz kalmış, arkadaşlarını ve meslektaşlarını Ermeni terörüne kurban vermiş bir Türk diplomatı olarak, 1915 olaylarını Ermeni gözünden tek yanlı yansıtan müzeye adım atmamamı anlayışla karşılasın Ermeni tarafı. Biz, olanlar ortak tarih komisyonu tarafından araştırılsın, gerçekler ortaya çıksın diyoruz, onlar 'araştırılacak bir şey yok, Türkler bir sabah kalkıp Ermenileri kesmiştir, bunu böyle kabul edin' diyorlar. Böyle normalleşme olmaz. Kanaatime göre Türkiye-Ermenistan dostluğu önündeki en büyük engel bu ülkenin damarlarına kadar sirayet etmiş soykırım sosyolojisidir. Biz ortak acılara saygı göstermeye hazırız. Bize 'sizin acınız yok veya sizin acılarınız bizi ilgilendirmiyor' derseniz uygun düşmez. Komşular böyle yapmaz. Ermeni pastırması mı, Kayseri pastırması mı? Sevenlerimiz bize “Ermenistan'da aranızda Türkçe konuşmayın” diye öğütler vermeyi ihmal etmediler. “Sizi Ermeni KGB’si takip eder muhakkak, dikkatli olun” yönünde uyarı ve ikazlar da aldık çoluk çocuktan. Tabiatıyla biz bildiğimizi okuduk, güzel dilimizi konuşmaktan geri durmadık. Rağbet bile gördük, bazı mekan sahipleri veya çalışanları bizimle Türkçe konuşmaktan pek  memnun kaldılar. Bu arada belirteyim Erivan'da yeme-içme İstanbul ve Ankara’dan daha ucuz. Yemeklerde hiç zorlanmadık: Dolma, sarma, köfte, içli köfte, sucuk, pastırma, lahmacun, Özbek pilavı ve mantı, ortak kültürün ürünleri, ortak tadlar. Muhakkak unuttuklarım vardır.  Bağımsızlık Bildirgesi (1990): Barışın önündeki son engel  Siyasi durumları şöyle özetleyebiliriz. Son yıllarda Ermenistan'ın barış ve bölgesel işbirliği istikametinde ilerlediğini memnuniyetle izliyoruz. Rusya'dan uzaklaşan ve yönünü batıya çeviren Ermenistan, doğru yönde isabetli adımlar atıyor. Başbakan Paşinyan'ın ülkesini çamurdan çıkarmak üzere olduğunu hep birlikte izliyoruz. Bilindiği üzere Azerbaycan ile barış anlaşması parafe edildi. İmza için Anayasa'nın giriş paragrafında bulunan Bağımsızlık Bildirgesi'ne atıfın kalkması bekleniyor. Paşinyan'ın seçimlerin ardından bu son pürüzü halledeceğine inanılıyor. Bu husus Ankara açısından da önemli zira Türkiye de aynı bildirgenin 11. maddesinden (21 şubat tarihli T24 makalemde ayrıntılar mevcut) rahatsız. Artık bir yandan Ermeni ve Azeri heyetleri sınır konularını doğrudan müzakere ederken, diğer yandan Türk ve Ermeni heyetleri Kars-Gümrü demiryolunun yeniden kullanıma açılmasını teminen ortak çalışma grubu toplantıları gerçekleştiriyor. Bütün bunlar Kafkaslar’da gerginlik ve çatışma döneminin yerini barışa ve bölgesel işbirliğine bıraktığına işaret ediyor.  Paşinyan muhtemelen seçimlerin galibi  Ermenistan'da haziran ayında seçimler var. Paşinyan'ın kurduğu Sivil Sözleşme adlı parti, muhtemelen seçimlerden galip çıkacak. Paşinyan'ın karşısında 3 temel güç/rakip var. 1- Yukarı Karabağ kökenli Taşnak Partisinin hiçbir şansı yok, oy oranları yüzde 1-2 seviyesine indi. Bunlar Ermenistan'ı felaketlere sürükleyen çatışmacı Ermeni milliyetçileri.  2- Ermeni kilisesi de Paşinyan'ın barışçı politikalarına karşı geliyor. Paşinyan'ın ülkesini tarihinden koparmaya çalıştığını iddia ediyor. Bu açıdan Taşnak partisinden farksız, Kilise halkın nabzını tutamıyor. 3- Rusya en başından bu yana Paşinyan'ın karşısında. Rusya'da para kazanarak milyarder olan Ermeni işadamı Samuel Karapetyan halen Paşinyan'ın en büyük rakibi. Kurduğu “Güçlü Ermenistan” adlı partiyle Ermeni seçmene cazip taahhütlerde bulunuyor (1 milyon kişiye iş, 20 bin konut, ilaçlarda indirim vs.) Reklam panolarında sık sık onun fotoğrafı karşınıza çıkıyor. Ermeni seçmeni  7 Haziran’da Avrupa veya Rusya tercihi yapacak Ermeni seçmeni 7 Haziran günü sandık başına gidecek ve hür iradesiyle ülkenin geleceğini belirleyecek. Barış, refah ve demokrasi istiyorsa doğru adres Paşinyan'ın partisidir. Ermenistan'ın Rusya'nın otlağı olarak kalmasını isteyenler Karapetyan’a oy versinler. Türkiye, Azerbaycan ile barış anlaşması imzalayan komşusu Ermenistan'a dostluk elini uzatmaya, sınırları açmaya, diplomatik ilişkileri başlatmaya velhasıl normalleşmeye hazır beklemektedir. Paşinyan'ın önderliğindeki Ermenistan yönünü Avrupa'ya çevirecek, bölgesel işbirliğine dahil olacak, komşularıyla iyi ilişkiler tesis edecektir. Bir yanda Ermenistan seçimlerini uzaktan izleyen seçmen iradesine saygılı Türkiye ve Avrupa ülkeleri durmakta, diğer tarafta doğu Avrupa ve Kafkaslarda tüm seçimlere karışan, seçmeni piyon olarak gören otoriter Rusya var. Takdir Ermenistan seçmenine aittir. Her şeyin hayırlısı.  
Ekleme Tarihi: 07 Mayıs 2026 -Perşembe

Ermenistan yolcuları

Ermeni seçmeni 7 Haziran günü sandık başına gidecek ve hür iradesiyle ülkenin geleceğini belirleyecek. Barış, refah ve demokrasi istiyorsa doğru adres Paşinyan'ın partisidir. Ermenistan'ın Rusya'nın otlağı olarak kalmasını isteyenler Karapetyan’a oy versinler.

26-30 Nisan tarihleri arasında doğu cephesinden komşumuz Ermenistan'a gittik. Eş, dost, arkadaş, herkes, bu seyahati duyar duymaz,  “Allah  Allah!”, “Ermenistan da nereden çıktı?”, “ Gidecek başka yer bulamadınız mı?” türünden tepkiler verdiler. Uyarılara aldırmayarak bildiğimizi okuduk. Sabiha Gökçen'den Pegasus Havayolları’yla gittik, geldik. Her şey güzel geçti, başkent  Erivan'ın ilginç yerlerini dolaştık, birkaç saat uzaklıkta görülmeye değer turistik yöreleri gezerek fikir sahibi olduk. ODTÜ mezunu Samson Özararat her konuda bize yardımcı oldu, kendisine müteşekkiriz. Bizimle görüşlerini paylaşan eski cumhurbaşkanı danışmanlarından Gerard Libaridian, eski dışişleri bakanı Zohrab Mnatsakanyan ve Karabağ’ın son dışişleri bakanı Karen Mirzoyan'a da bu vesileyle teşekkür ederiz. Yegane aksilik arkadaşım ve meslektaşım Hasan Göğüş'ün e-vizesinin sorgulanması oldu. 2-3 saat havaalanı eziyeti çekti emekli büyükelçi. Ayrıntıları kendisi kaleme aldı, ondan duymanız/okumanız daha uygun düşer. 

Erivan'da kırmızı ışıkta kimse geçmiyor 

Başkent Erivan’ın nüfusu 1 milyondan biraz fazla. Başka bir deyişle ülke nüfusunun üçte birinden fazlası orada yaşıyor. Cumhuriyet Meydanı adeta başkentin kalbi. Taksim’in 2 katı büyüklüğünde bir meydan düşünün, çevreleyen binaların tamamı tarihi binalar, hepsi alımlı ve gösterişli yapılar. Bu meydandan çeşitli yönlerde 15-20 dakika yürüme mesafesi dahilinde bulunan semtler, Taksim-Şişli arasındaki yerleşimler gibi, bakımlı, temiz, düzenli binalar ve mağazalar. Öte yandan yeni inşaatlar devam ediyor, çok sayıda inşaat vinçleri yükseliyor şehirde. İnşaatları oligarklar mı yapıyor soruma "hayır, yerli girişimciler" diye cevap verildi. Caddeler de tertemiz, halk trafik lambalarına ve işaretlerine tam riayet ediyor, araçlar da öyle. Yerlerde sigara izmariti göremezsiniz. Her tarafta ağaçlar, geniş parklar, pratik su çeşmeleri. Şehircilik itibariyle İstanbul'dan bir kaç adım önde. Kaskad adlı ilginç semtte Fernando Botero'nun sigara içen kadın heykeline rastlayınca doğrusu şaşırdım biraz da kıskandım; İstanbul'da bile bulunmayan bir ayrıcalık b

Ağrı Dağı manzaralı evler daha pahalı 

Erivan yüksek rakımlı tepelerle çevrili. Bir tepede devasa boyutlarda bir “anavatan” heykeli mevcut. Heykelin etrafında, 2. Dünya Savaşı ve 1960'lara  ait tank, uçak, füze gibi SSCB ürünü askeri teçhizat açık havada sergileniyor. Bu tepeden şehre baktığımızda, arkalarda, bizim Ağrı Dağı'nın heybetli biçimde göğe doğru yükseldiği dikkat çekiyor. Bizim dağımız ama onların başkentine 50-60 kilometre mesafede, çıplak gözle görülüyor. Bana Ağrı Dağı manzaralı evlerin daha pahalı ve kıymetli oldukları da söylendi. Kaldığımız otelin adı “Hotel Ararat” idi. En meşhur Ermeni konyağının markası da Ararat. Biz de, hep eleştirdiğimiz Yunanlı komşularımızın Makedonya'ya yaptıklarını yaparak yerli-milli maddi manevi değerlerimizi kullanmalarını yasaklasak mı acaba? 

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve Soykırım Anıtı 

Bir başka tepede yeşillikler arasında “Soykırım Anıtı ve müzesi” var. Burası her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını hem ilgilendiriyor hem rahatsız ediyor. Ben sadece alanı görmek ve fikir sahibi olmak istedim. Anıta da müzeye de uzaktan bakmakla yetindim. 42 yıl önce Asala saldırısına maruz kalmış, arkadaşlarını ve meslektaşlarını Ermeni terörüne kurban vermiş bir Türk diplomatı olarak, 1915 olaylarını Ermeni gözünden tek yanlı yansıtan müzeye adım atmamamı anlayışla karşılasın Ermeni tarafı. Biz, olanlar ortak tarih komisyonu tarafından araştırılsın, gerçekler ortaya çıksın diyoruz, onlar 'araştırılacak bir şey yok, Türkler bir sabah kalkıp Ermenileri kesmiştir, bunu böyle kabul edin' diyorlar. Böyle normalleşme olmaz. Kanaatime göre Türkiye-Ermenistan dostluğu önündeki en büyük engel bu ülkenin damarlarına kadar sirayet etmiş soykırım sosyolojisidir. Biz ortak acılara saygı göstermeye hazırız. Bize 'sizin acınız yok veya sizin acılarınız bizi ilgilendirmiyor' derseniz uygun düşmez. Komşular böyle yapmaz.

Ermeni pastırması mı, Kayseri pastırması mı?

Sevenlerimiz bize “Ermenistan'da aranızda Türkçe konuşmayın” diye öğütler vermeyi ihmal etmediler. “Sizi Ermeni KGB’si takip eder muhakkak, dikkatli olun” yönünde uyarı ve ikazlar da aldık çoluk çocuktan. Tabiatıyla biz bildiğimizi okuduk, güzel dilimizi konuşmaktan geri durmadık. Rağbet bile gördük, bazı mekan sahipleri veya çalışanları bizimle Türkçe konuşmaktan pek  memnun kaldılar. Bu arada belirteyim Erivan'da yeme-içme İstanbul ve Ankara’dan daha ucuz. Yemeklerde hiç zorlanmadık: Dolma, sarma, köfte, içli köfte, sucuk, pastırma, lahmacun, Özbek pilavı ve mantı, ortak kültürün ürünleri, ortak tadlar. Muhakkak unuttuklarım vardır. 

Bağımsızlık Bildirgesi (1990): Barışın önündeki son engel 

Siyasi durumları şöyle özetleyebiliriz. Son yıllarda Ermenistan'ın barış ve bölgesel işbirliği istikametinde ilerlediğini memnuniyetle izliyoruz. Rusya'dan uzaklaşan ve yönünü batıya çeviren Ermenistan, doğru yönde isabetli adımlar atıyor. Başbakan Paşinyan'ın ülkesini çamurdan çıkarmak üzere olduğunu hep birlikte izliyoruz. Bilindiği üzere Azerbaycan ile barış anlaşması parafe edildi. İmza için Anayasa'nın giriş paragrafında bulunan Bağımsızlık Bildirgesi'ne atıfın kalkması bekleniyor. Paşinyan'ın seçimlerin ardından bu son pürüzü halledeceğine inanılıyor. Bu husus Ankara açısından da önemli zira Türkiye de aynı bildirgenin 11. maddesinden (21 şubat tarihli T24 makalemde ayrıntılar mevcut) rahatsız. Artık bir yandan Ermeni ve Azeri heyetleri sınır konularını doğrudan müzakere ederken, diğer yandan Türk ve Ermeni heyetleri Kars-Gümrü demiryolunun yeniden kullanıma açılmasını teminen ortak çalışma grubu toplantıları gerçekleştiriyor. Bütün bunlar Kafkaslar’da gerginlik ve çatışma döneminin yerini barışa ve bölgesel işbirliğine bıraktığına işaret ediyor. 

Paşinyan muhtemelen seçimlerin galibi 

Ermenistan'da haziran ayında seçimler var. Paşinyan'ın kurduğu Sivil Sözleşme adlı parti, muhtemelen seçimlerden galip çıkacak. Paşinyan'ın karşısında 3 temel güç/rakip var.

1- Yukarı Karabağ kökenli Taşnak Partisinin hiçbir şansı yok, oy oranları yüzde 1-2 seviyesine indi. Bunlar Ermenistan'ı felaketlere sürükleyen çatışmacı Ermeni milliyetçileri. 
2- Ermeni kilisesi de Paşinyan'ın barışçı politikalarına karşı geliyor. Paşinyan'ın ülkesini tarihinden koparmaya çalıştığını iddia ediyor. Bu açıdan Taşnak partisinden farksız, Kilise halkın nabzını tutamıyor.
3- Rusya en başından bu yana Paşinyan'ın karşısında. Rusya'da para kazanarak milyarder olan Ermeni işadamı Samuel Karapetyan halen Paşinyan'ın en büyük rakibi. Kurduğu “Güçlü Ermenistan” adlı partiyle Ermeni seçmene cazip taahhütlerde bulunuyor (1 milyon kişiye iş, 20 bin konut, ilaçlarda indirim vs.) Reklam panolarında sık sık onun fotoğrafı karşınıza çıkıyor.

Ermeni seçmeni  7 Haziran’da Avrupa veya Rusya tercihi yapacak

Ermeni seçmeni 7 Haziran günü sandık başına gidecek ve hür iradesiyle ülkenin geleceğini belirleyecek. Barış, refah ve demokrasi istiyorsa doğru adres Paşinyan'ın partisidir. Ermenistan'ın Rusya'nın otlağı olarak kalmasını isteyenler Karapetyan’a oy versinler. Türkiye, Azerbaycan ile barış anlaşması imzalayan komşusu Ermenistan'a dostluk elini uzatmaya, sınırları açmaya, diplomatik ilişkileri başlatmaya velhasıl normalleşmeye hazır beklemektedir. Paşinyan'ın önderliğindeki Ermenistan yönünü Avrupa'ya çevirecek, bölgesel işbirliğine dahil olacak, komşularıyla iyi ilişkiler tesis edecektir. Bir yanda Ermenistan seçimlerini uzaktan izleyen seçmen iradesine saygılı Türkiye ve Avrupa ülkeleri durmakta, diğer tarafta doğu Avrupa ve Kafkaslarda tüm seçimlere karışan, seçmeni piyon olarak gören otoriter Rusya var. Takdir Ermenistan seçmenine aittir. Her şeyin hayırlısı.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.