Bulgar halkı ikide bir sandık başına koşmaktan yorulduğundan ve siyasilere olan güvenini yitirdiğinden komşumuzda seçimlere katılım yüzde 40 civarında geziniyor. Ancak aynı Bulgar halkı yolsuzluklara karşı hassasiyetini muhafaza ediyor, siyasetçiler kırmızı çizgileri aştıklarında, gençlerin önderliğinde sokaklara çıkıyor, meydanları dolduruyor ve hükümetleri deviriyor
Komşu Bulgaristan 2007 yılı başında Avrupa Birliği üyesi oldu. Halen birliğin en fakir ülkesi konumunda olmasına karşın 2026 başında gerekli kriterleri karşılamak suretiyle ortak para birimi Euro'ya geçti. Neredeyse 20 yıldır AB üyesi olan komşumuz Avrupalı değerleri ne ölçüde benimsedi? demokrasiyi ne kadar içine sindirdi? Bunlar tartışmalı hususlar. Bulgaristan'ın en büyük sorunu yolsuzluklar. Bu açıdan AB ülkeleri arasında Macaristan ile el ele en öndeler. Avrupa Birliği taraftarı partiler, reformcu partiler ve diğerleri, mevcutların hiçbiri yolsuzluklara karşı başarılı olamadı; bu sebeple, hükümetler ya istifa etti ya da düşürüldü. Bulgaristan'da gelecek hafta yine seçimler var, son 5 yıl içinde Bulgar seçmeni 8. kez sandık başına çağrılıyor. 19 Nisan parlamento seçimleri sonucunda siyasetçilerin bir türlü çözmeye muvaffak olamadıkları siyasi istikrar sorunu geride kalacak mı? Evet, belki de, zira bu defa sıra dışı bir aday mevcut, Cumhurbaşkanı Rumen Radev seçmenin karşısına bu kez başbakan adayı olarak çıkıyor.
Bulgar halkı ve gençleri iki kez hükümet düşürdü
Bulgar halkı ikide bir sandık başına koşmaktan yorulduğundan ve siyasilere olan güvenini yitirdiğinden komşumuzda seçimlere katılım yüzde 40 civarında geziniyor. Ancak aynı Bulgar halkı yolsuzluklara karşı hassasiyetini muhafaza ediyor, siyasetçiler kırmızı çizgileri aştıklarında, gençlerin önderliğinde sokaklara çıkıyor, meydanları dolduruyor ve hükümetleri deviriyor. 2020 yılında ve 2025 sonunda, yaygın protestolar neticesinde hükümetlerin geri adım atarak istifa ettiklerini izledik. Z kuşağının öne çıktığı geçen seneki protestolar sırasında özellikle iki politikacı hedefe konuldu. Bunlar eski Başbakan Boyko Borisov ile Türk Azınlığın Partisi HÖH kanalıyla Meclis'e giren oligark Delyan Peevski. Bu iki isim Z kuşağı nezdinde “yolsuzluk ve mafya” anlamına geliyor. Bakalım 19 Nisan seçimlerinde bu ikili ve yönettikleri partiler ne yapacaklar?
İki dönem cumhurbaşkanı şimdi başbakan adayı
Rumen Radev ülkenin eski hava kuvvetleri komutanı. 2016 yılı cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bağımsız aday oldu ve oyların yüzde 60'ını toplayarak göreve geldi. O dönemde başbakanlık koltuğunda oturan GERB lideri Boyko Borisov'un desteklediği Meclis başkanı hanım adayı yenerek cumhurbaşkanı seçilen Radev, Avrupa Birliği ve NATO taraftarı olmakla birlikte, Rusya'ya yönelik yaptırımları desteklemeyen ve Rusya ile iyi ilişkileri savunan bir politikacı. Diğer yandan göçmen karşıtlığı ve yolsuzluklara karşı mücadele taahhüdü ile seçmeni cezbettiği biliniyor. Halk nezdinde güçlü lider imajı inşa eden Radev’in 2021 yılında GERB muhalifi partilerin desteğini almak suretiyle ve oyların yüzde 67’sini elde ederek ikinci kez cumhurbaşkanı seçilmesi sürpriz sayılmadı.
Birinci parti olacağı kesin ama hükümet kurabilecek mi?
Rumen Radev'in cumhurbaşkanı koltuğundan istifayla kurduğu Progressive Bulgaria'nın (İlerici Bulgaristan) 19 Nisan seçimlerinden birinci parti olarak çıkacağı hususunda tereddüt yok. Ancak 240 sandalyeli Meclis’te çoğunluğu ele geçirebilir mi, çoğunluğu bulamaz ise uygun koalisyon ortakları bulup istikrarlı bir hükümet kurabilir mi? Bu defaki seçimlerin püf noktası işte bu husus. Seçimlere bir hafta kala yeni partinin kamuoyu yoklamalarında halk desteği yüzde 30 ila 35 arasında. Son 5 yıl içinde 8 kez sandık başına çağrılan Bulgar seçmeninin siyasetten ve siyasetçilerden usanmış halde olduğunu biliyoruz. Ancak bu defa Radev'in yarattığı yeni heyecan ve ümit ışığı çerçevesinde, daha fazla seçmen oy kullanırsa ve katılım yüzde 60 seviyesine yaklaşırsa, belki de Komşumuzda siyasi açıdan istikrarlı dönem başlar.
Kulvar değiştirmek için mükemmel zamanlama
Rumen Radev'in en büyük şansı/başarısı, zamanlaması yanında ülke siyasetinin içinde bulunduğu acınası konjonktür. Neredeyse tüm siyasetçilerin halk nezdinde puan kaybettikleri ve seçmenin ülkenin kurumlarına olan inancının eksilere indiği bir atmosferde, görevinin son aylarına giren ve anayasa gereği bir daha seçilmesi mümkün olmayan cumhurbaşkanı Rumen Radev, Bulgar siyaset sahnesine adeta kurtarıcı sıfatıyla ve helikopterle iniverdi dersek abartmış olmayız. “Ülkenin geleceğini koruma duygusuyla istifa ettiğini”, “Bulgaristan'da demokrasinin yolsuz politikacılar ve suç ortaklarının ellerinde yaşayamayacağını” beyanla siyasette kulvar değiştiren Rumen Radev'in partisine, Moskova sempatizanlarına ilaveten siyaset dışı isimlerden de rağbet var. Ülkenin bugüne kadar siyasete karışmamış popüler bazı spor simalarının geçtiğimiz haftalarda İlerici Bulgaristan partisini tercih ederek kampanyaya dahil olmaları Radev'in oylarını daha yukarılara taşıyacak.
Bulgaristan'da SSCB nostaljisi GERB yüzünden gelişti
20 yıldır AB üyesi olan Bulgaristan'da siyaset kurumunun bu denli gözden düşmesinin ve her 3 seçmenden birinin oy kullanmayı reddetmesinin birinci sorumlusu hiç şüphesiz son 17 yılın güçlü partisi Boyko Borisov liderliğindeki GERB'dir (Bulgaristan'ın Avrupalı Geleceği Girişimi). GERB'in hükümranlığına son vermek üzere kurulan ve sözde değil özde AB yanlısı Kiril Petkov’un Değişime Devam partisi ise yanlış koalisyon ortaklıkları yanında, etkisiz muhalefetinden ötürü halk nezdinde itibar yitirmiş yüzde 10-15 seviyelerine düşmüş durumdadır. Bu iki partinin başarısız icraatları sebebiyle Komşumuzda SSCB nostaljisi arttı, Rusyacı partiler her sene biraz daha serpildiler ve toplam oyları bugün neredeyse yüzde 25 civarına ulaştı. İşte bu koşullarda, Rumen Radev’in, milliyetçi ve Rusya yanlısı partilerin oylarını toplamak, yüzen gezen oylara sahip çıkmak ve sandığa dargın konumdaki seçmeni ayaklandırarak oylarını cezbetmek suretiyle, 19 Nisan seçimlerinden muzaffer biçimde çıkacağına inanılıyor. Hükümet kurmakta zorlanır ise Bulgaristan Sosyalist Partisi ve Rusçu Revival partisinden destek araması, yine de yeterli rakama ulaşmaz ise Kiril Petkov ile masaya oturarak sonuca ulaşması muhtemeldir.
Soydaşlarımızın Delyan Peevski desteği sebebiyle mahcubum
Bulgaristan seçimlerini, biz T.C. vatandaşları, Türklerin partisi olarak kabul edilen HÖH'ün 19 Nisan günü ne yapacağı açısından da merak ediyoruz. Bildiğiniz üzere batı dünyasında mafya ve oligark kabul edilen Delyan Peevski'nin partiye dahil olmasıyla HÖH oylarında ciddi artış yaşandı ancak parti bütünlüğünü koruyamayarak ikiye bölündü. Bulgaristan'ın en yozlaşmış ilk 2-3 politikacısı arasında gösterilen Delyan Peevski'nin ele geçirdiği eski Türk partisinin (HÖH-Yeniden Doğuş) bu seçimlerden üçüncü veya dördüncü parti olarak çıkacağı söyleniyor. Kurucu lider Ahmet Doğan'ın demokrat çizgisini koruyan orijinal HÖH ise pek muhtemelen yüzde 4 barajının altına düşerek Meclis dışında kalacak. Soydaşlarımızın Hayri Sadıkov liderliğindeki Ahmet Doğan çizgisindeki Hak ve Özgürlükler İttifakı’na değil de oligarkın çaldığı/ele geçirdiği “HÖH-Yeniden Doğuş”a teveccüh göstermeleri hem üzücü hem de mahcup edici.
Rumen Radev, Viktor Orban, Aleksandar Vuçiç
Peki Bulgaristan'ın Rusya'ya sempatiyle bakan müstakbel başbakanı Rumen Radev ülkeyi yolsuzluk çamurundan çıkarır mı? İnşallah bu yönde elinden gelen gayreti gösterir, diye kaçamak cevaplayayım. Bulgar demokrasisinin yolsuzlukları aşmak üzere henüz katetmesi gereken uzun yolu var. Yolsuzluk ve Rus müdahalesi Balkan ülkelerinin ortak sorunu olmaya maalesef devam edecek. Rusya'nın halen Bulgaristan seçimlerine (geçen sene Romanya’da vuku bulduğu gibi) karışmakta olduğu yönünde Brüksel kaynaklı iddialar medyaya yansımış vaziyette. Bölgedeki liderlerden Victor Orban ile Aleksandar Vuçiç de iktidara gelirken yolsuzlukları sona erdireceklerini iddia etmişlerdi ; ancak onların döneminde yolsuzlukların ikiye katlandığına şahit olduk. Rumen Radev'in, Viktor Orban kadar Brüksel’den uzaklaşması ve Moskova'ya yakınlaşması beklenilmemeli. Tahminim Vuçiç gibi hem Avrupa Birliği'ni hem de Rusya'yı bir arada idare etmek isteyecektir. Yolsuzlukla mücadele alanında Vuçiç'den daha iyi performans gösterebilirse memnun kalsın Komşumuzun seçmeni.
