Günün Getirdikleri - Ertuğrul MAT - E.Milletvekili
Köşe Yazarı
Günün Getirdikleri - Ertuğrul MAT - E.Milletvekili
 

KADINLAR,HER ZAMAN ÇARE SİZSİNİZ!

Sen elimi tuttuğun, beni hayata tutundurduğun için kadınsın.. Ne ırkın, ne dinin, ne de rengin bunu değiştirebiliyor.. Doğururken, doğurduğunun gıdasını kendi bedeninde oluşturup, O'na sunarken, O'nun altını değiştirirken, O'nu ayağında sallarken, sırtına usul usul vurup gazını çıkarırken, sen kadınsın.. O' nu okuturken, alfabeyi onunla beraber ezberlerken, elinden tutup O' nu okula götürürken, oynarken kirlettiği giysilerini yıkarken, O'nu büyütürken sen kadınsın.. Ne ırkın, ne dinin, ne de rengin bu olağanüstü fedakârlığı değiştirebiliyor.. Biz erkekler, anlamıyoruz bunu.. Doyururken duyduğun mutluluğu, büyütürken çektiğin sıkıntıyı, okuturken çektiğin güçlüğü anlayamıyoruz.. Hayat değişirken, dünya değişirken, sen bizim unuttuğumuz kadınsın.. Biz medeni dünyadaki gelişmelere ayak uydurmaya çalışırken, seni geride bırakmışız.. Biz kravat takıp, sana peçe taktırmışız.. Biz ceket giyip, sana çarşaf giydirmişiz.. Biz pantolon giymiş, sana şalvarı layık görmüşüz. Biz kafada değil; kılıkta 21 inci yüzyıla sıçrarken, sizi 6 ıncı yüzyılda unutmuşuz. Hiç utanmamışız.. Şimdi,iktidardakiler, ne kadar inkâr ederlerse etsinler, yaşam tarzımıza, özellikle de kadımızın çağdaşlık arzusuna müdahale ediyorlar. Bize, daha çok da kamusal alanda insafsızca size kendi hayatlarını dayatıyorlar. Ve,” su- i misal “ , emsâl olurmuş gibi diyorlar ki, "Siz de bize kendi hayat tarzınızı dayatmadınız mı?" Bunun için, yaşadığımız coğrafyada ne ırkını, ne ufkunu, ne inanışını , ne de rengini dikkate alıyorlar. Ey beni doğuran , ey çocuğumu doyuran, ey hayatın manâsını bana öğreten kadın! Bu ülkenin, bu coğrafyanın kaderini değiştirmek sana düşüyor. Sen ayaklanıp yollara düşeceksin; rengini de , inanışını da, ırkını da, siyasi tercihlerini de önemsemeyeceksin. Her şeyi unutacaksın ve diyeceksin ki, “Tek dava, yaşamıma yapılan müdahaledir.” En önemlisi bu; çünkü, bu müdahale, seni, laiklikten de, medeni dünyadan da, evrensel insan haklarından da mahrum bırakıyor. Bırakın siyasi liderleri.. Bırakın rey verdiğiniz partileri.. Onlar konuşup dursunlar.. Onlar erkeklerin egemenliğine gönül vermişler.. Hiçbir seçimde, kadınlar bu kadar siyasetin dışına itilmemişti. Siz düşün yollara, biz erkekler çuvalladık, insan olduğumuzu, insanlığımızın sizinle beraber manâ kazandığını unuttuk. Yükseltin sesinizi, el ele veriniz , size 6. yüzyılın hayatını lâyık görenleri gömün tarihin karanlıklarına. Neşet Ertaş’ın : “Kadın insandır; erkek insan oğludur..” Sözleri marşınız olsun.
Ekleme Tarihi: 08 Mart 2026 -Pazar

KADINLAR,HER ZAMAN ÇARE SİZSİNİZ!

Sen elimi tuttuğun, beni hayata tutundurduğun için kadınsın..

Ne ırkın, ne dinin, ne de rengin bunu değiştirebiliyor..

Doğururken, doğurduğunun gıdasını kendi bedeninde oluşturup, O'na sunarken, O'nun altını değiştirirken, O'nu ayağında sallarken, sırtına usul usul vurup gazını çıkarırken, sen kadınsın..

O' nu okuturken, alfabeyi onunla beraber ezberlerken, elinden tutup O' nu okula götürürken, oynarken kirlettiği giysilerini yıkarken, O'nu büyütürken sen kadınsın..

Ne ırkın, ne dinin, ne de rengin bu olağanüstü fedakârlığı değiştirebiliyor..

Biz erkekler, anlamıyoruz bunu..

Doyururken duyduğun mutluluğu, büyütürken çektiğin sıkıntıyı, okuturken çektiğin güçlüğü anlayamıyoruz..

Hayat değişirken, dünya değişirken, sen bizim unuttuğumuz kadınsın..

Biz medeni dünyadaki gelişmelere ayak uydurmaya çalışırken, seni geride bırakmışız..

Biz kravat takıp, sana peçe taktırmışız..

Biz ceket giyip, sana çarşaf giydirmişiz..

Biz pantolon giymiş, sana şalvarı layık görmüşüz.

Biz kafada değil; kılıkta 21 inci yüzyıla sıçrarken, sizi 6 ıncı yüzyılda unutmuşuz.

Hiç utanmamışız..

Şimdi,iktidardakiler, ne kadar inkâr ederlerse etsinler, yaşam tarzımıza, özellikle de kadımızın çağdaşlık arzusuna müdahale ediyorlar.

Bize, daha çok da kamusal alanda insafsızca size kendi hayatlarını dayatıyorlar.

Ve,” su- i misal “ , emsâl olurmuş gibi diyorlar ki, "Siz de bize kendi hayat tarzınızı dayatmadınız mı?"

Bunun için, yaşadığımız coğrafyada ne ırkını, ne ufkunu, ne inanışını , ne de rengini dikkate alıyorlar.

Ey beni doğuran , ey çocuğumu doyuran, ey hayatın manâsını bana öğreten kadın!

Bu ülkenin, bu coğrafyanın kaderini değiştirmek sana düşüyor.

Sen ayaklanıp yollara düşeceksin; rengini de , inanışını da, ırkını da, siyasi tercihlerini de önemsemeyeceksin.

Her şeyi unutacaksın ve diyeceksin ki, “Tek dava, yaşamıma yapılan müdahaledir.”

En önemlisi bu; çünkü, bu müdahale, seni, laiklikten de, medeni dünyadan da, evrensel insan haklarından da mahrum bırakıyor.

Bırakın siyasi liderleri..

Bırakın rey verdiğiniz partileri..

Onlar konuşup dursunlar..

Onlar erkeklerin egemenliğine gönül vermişler..

Hiçbir seçimde, kadınlar bu kadar siyasetin dışına itilmemişti.

Siz düşün yollara, biz erkekler çuvalladık, insan olduğumuzu, insanlığımızın sizinle beraber manâ kazandığını unuttuk.

Yükseltin sesinizi, el ele veriniz , size 6. yüzyılın hayatını lâyık görenleri gömün tarihin karanlıklarına.

Neşet Ertaş’ın :

“Kadın insandır; erkek insan oğludur..”

Sözleri marşınız olsun.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.