Sevgili okurlarım; Konuşan toplum yaratmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Önce mevcut olan il temsilciliklerimizi güçlendiriyoruz. Sonrasında illerde mesleki dayanışma gecelerini düzenliyoruz. Demokratik kitle örgütleri, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partileri ziyaret ediyoruz. Derneğimizin düzenlediği etkinliklere davet ediyoruz. Bizler de kendilerinin düzenledikleri toplantılara davet ediliyoruz. Böylece mesleğimizi ve derneğimizi, tanıtma fırsatını buluyoruz.
YIL 1989
Teknik Besicilik ve Yetiştiriciler Derneği ile Ankara Ticaret Borsası tarafından ortaklaşa düzenlenen “Sığır Besiciliği 89 sempozyumuna” davet ediliyoruz. Toplantıda gündem dışı söz alarak, mesleğimizin ve hayvancılığımızın sorunlarına yönelik çözüm önerilerimizi; aşağıda görüldüğü gibi açıklıyoruz.
ADNAN KORKMAZ
Değerli dostlar;
Birazdan, besicilerimizin sorunları ve karşılaştıkları güçlükler tartışılacak. Sayın konuşmacılarımızın gündeme getirecekleri konular yeni olmayıp, yıllar öncesinde tartışılan konular olacak. Tartışılacak konuların iyileştirilmesi konusunda, bugüne kadar besicilerimizi memnun edecek bir gelişmeyi göremiyoruz.
Hayvancılık sektörüne götürülen hizmetlerden daha iyi neticenin alınamamasının nedeni, uygulanan yanlış tarım ve hayvancılık politikalarından kaynaklandığına vurgu yapmamız gerekiyor.
Hükümetimizin yani Tarım Orman ve Köy işleri Bakanlığı’nın, 3161 sayılı teşkilat kanunu; hayvan üreticilerine götürülecek hizmetlerde, önemli ölçüde kolaylıklar sağladığını görüyoruz. Fakat bunu da söylememiz gerekir. Sistemi uygulayan, yani tarım ve hayvancılığı yöneten bürokratlarımızın; mevki, makam uğruna sürdürdükleri sürtüşmeler yüzünden hayvan yetiştiricilerimizi zora girdiğini görüyoruz.
Veteriner Sağlık Teknisyenleri Derneği olarak; Yıllardır; iki meslek arasında süren sen, ben kavgasına artık son verilmesini istiyoruz. Ülke ekonomisine önemli katkısı olan bu önemli sektöre, sahip çıkılmasını istiyoruz.
Bu nedenle, toplantımızda tespit edilecek sorunların ilgililere somut bir şekilde aktarılmasını istiyoruz. Hatta bu önemli konuların yine zaman geçirilmeden TBMM gündemine taşınmasını gerektiğini söylüyoruz.
Değerli dostlar;
Eğer bu söylediklerimizle ilgili yeterli çalışmalar yapılmaz ise; bugünlerde emeği sömürülen hayvan yetiştiricilerimizin emeği, yarınlarda da sömürülmeye devam edecektir. Tıpkı veteriner sağlık teknisyenlerin emeğinin sömürüldüğü gibi!
Günümüzde bunun tipik örneğini, 3285 sayılı Hayvan Sağlık Zabıtası Kanun’un 17. Maddesinin (b) fıkrasında yer alan düzenlemede görüyoruz.
Bilindiği gibi veteriner sağlık teknisyenlerin asıl görevlerden birisi de hayvanlara aşı tatbik etmektir. 3285 sayılı kanunda; aşı tatbikatını, veteriner hekim sorumluluğuna terk edilmiş olması, sizce de antidemokratik bir uygulama değil mi?
Bu tür antidemokratik düzenlemelerle, veteriner sağlık teknisyenlerinin, yasal kazançlarına ambargo konulmaktadır. Daha açık söylemek gerekirse; kazançlarından hisse alınarak sömürülmektedir!
Yasalar, veteriner sağlık teknisyenlerini ve hayvan yetiştiricilerini daha fazla sömürülmesi için mi hazırlanıyor? Kanımca böyle olmaması gerekirdi. Buradan bir kez daha sesleniyoruz. Hayvan yetiştiricileriyle birlikte meslektaşlarımızı zora sokacak olan 3285 sayılı Hayvan Sağlık Zabıtası Kanun’un 17. maddesinin (b) fıkrasında yer alan düzenlemenin ivedilikle değiştirilmesini istiyoruz.
Buradan hukukçu olan Sayın Tarım Orman ve Köy işleri Bakanımıza da sesleniyoruz. Mesleğimizi ve hayvan yetiştiricilerimizi yakından ilgilendiren bu önemli sorunun zaman geçirilmeden giderilebilmesini öneriyoruz. Bu düşüncemizin gerçekleşmesi durumunda; hayvancılık sektörüne hizmet götüren diğer meslek gruplarını da mutlu edecektir.
Eğer sözü edilen kanunun bu maddesine çözüm getirilmez ise; hayvan üreticilerine götürülen hizmetlerde çok büyük sorunlar yaşanacaktır.
Sözü edilen 3285 sayılı Kanunun gerek hazırlanış aşamasında, gerekse TBMM Tarım Komisyonunda görüşülmesi aşamasında, ortaya çıkacağını ilgili kuruluşlarımıza defalarca anlattık. Fakat Tarım Bakanlığındaki; Veteriner Hekim bürokratları ve Türkiye Büyük Millet Meclisindeki Veteriner Hekim kökenli Milletvekillerini bir türlü aşamadık
Örneğin; hayvan yetiştiricisi (besici) Bakanlığımızın ilgili kuruluşlarına müracaat eder. İlçe müdürü veteriner hekim ve iş kazançlı ise, bu istek hemen veteriner hekim tarafından yerine getirilir. Eğer iş kazançlı değil ise bu göreve veteriner sağlık teknisyeni gönderilir.
İlçe müdürü ziraat mühendisi ise işler değişiyor. Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığının; Taşra Teşkilatı Kuruluşu, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelikte yer alan, “veteriner sağlık teknisyenleri ancak veteriner hekim sorumluluğunda hayvanlara aşı tatbik edebilir” maddesi öne konulur. Diğer deyişle 3285 sayılı Hayvan Sağlık Zabıtası Kanunun 17. Maddesi (b) fıkrası hatırlatılır. Sorumluluk kabul edilmediğinde; hayvan yetiştiricilerimizin isteği yerine getirilemez.
Değerli dostlar;
Bu yanlış ve hukuksuz düzenlemeler ile milyonlarca değerindeki hayvanlarımız telef oluyor, yok oluyor!
Bir de 3285 sayılı Hayvan Sağlık Zabıtası Kanunun uygulamasını gösteren Yönetmelik 15 Mart 1989 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararı ile yayınlandı. Yönetmeliğin 47. Maddesinin 2. Bendinde de yanlışlar vardır. Şimdi bu düşüncemize de kısa bir açıklama yapalım.
Besicilerimiz hayvanlarını aşılatmak veya ilaçlatmak için veteriner hekimlerimizin göstereceği yere getirmeleri istenmektedir! Şimdi buradan Kanun’u düzenleyenlere sesleniyoruz. 400 - 500 baş hatta daha fazla sığırı olan bir besici, her biri 700- 800 kg. olan hayvanlarını; aşılatmak veya ilaçlatmak için veteriner hekimin göstereceği yere nasıl ve ne şekilde getirecektir? Bu önemli konunun da toplantımızda tartışılmasında yarar vardır.
Uygulanması mümkün olmayan bu tür Kanun ve Yönetmeliklerin kapalı kapıların arkasında; nasıl ve kimler tarafından hazırlandığını biliyoruz. Ülke ekonomisini ve hayvan yetiştiricilerimizi düşündüğümüz için, tarihi görevimizi yerine getirdik. Bu konudaki derneğimizin görüşlerini Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığına ilettik.
Hükümetimiz, Avrupa Ekonomik Topluluğuna gireceğimiz daha önceden ilan etmişti. Ülkemizde hayvancılık sektörümüzün yapısı nasıl? Topluluk ülkelerinde yapı nasıl? Bu önemli konunun da sempozyumda tartışılması gerekmektedir. Bu konuda derneğimizin yaptırmış olduğu araştırmalarda orta çıkan bazı verileri sizlere aktarmak isterim.
- Türkiye ile topluluk arasında en önemli fark uygulanan hayvancılık politikasında görülmektedir.
- Toplulukta üreticiler belirli bir fiyat ve pazar garantisi altında korunurken, Türkiye’de bu durum, serbest piyasa koşullarına terk edilmiştir.
- Avrupa Ekonomik Topluluğu’nda, hayvansal ürünler devletçe desteklenmektedir.
- Türkiye’de ise hayvansal ürünlerin tüketimini artırmaya yönelik hiçbir çaba gösterilmemektedir.
- Avrupa Ekonomik Topluğunda hayvansal ürünlerin tüketimi özel yollarla desteklenirken, Türkiye’de ise desteklenmemektedir.
- Avrupa Ekonomik Topluluğu bütçenin yüzde 70’ini kapsayan FEOGA’nın (tarımsal garanti ve yönlendirme fonun) yaklaşık yüzde 50’nin hayvansal ürünlere harcamış olması; topluluğun hayvancılık sektörüne ne ölçüde önem ve destek verdiği ortaya çıkmaktadır.
- Türkiye’de hayvan üreticilerinin desteklenmediği TC Ziraat Bankası kredilerinin çok düşük olduğu (yüzde 10’un) altındadır.
- Avrupa Ekonomik Topluluğunda hayvancılık sektöründe örgütlenme vardır. Türkiye’de ise birkaç derneğin dışında örgütlenme yoktur.
- Üretici sorunu olarak; bakım, beslenme ve sağlık sorunu olarak görmekteyiz. Yem rasyonlarının kalitesiz kaba yemlerden oluşması hem besi sığırcılığımızı, hem de süt sığırcılığını olumsuz yönde etkilemektedir.
- Pazarlama ve organizasyondan kaynaklanan yetersizlikler ve düşük fiyat, hayvan yetiştiricilerini zora sokmaktadır.
Değerli arkadaşlarım;
Yukarıda belirtildiği gibi Kanunlarla getirilen fiili engeller nedeniyle, istediğiniz hizmetlere cevap veremediğimiz için üzgünüz. Bu tür yanlış ve hukuksuz düzenlemelerle hayvan yetiştiricilerimizin sorunlarına çözüm getirilemeyeceğini belirtmek isterim.
Öneri:
Hayvan üreticilerimizin kuracakları kooperatifler veya dernekler çatısı altında örgütlenmelidir. Eğer bu konuda destek istenirse; Veteriner Sağlık Teknisyenleri Derneği, her zaman sizlerin yanınızda olacaktır. Sevgi ve saygılarımla
Sonrasında neler oldu? Devamı gelecek sayıda… Yararlanılan Kaynak: Veteriner Sağlık Teknisyenleri Dergisi YIL 1989 Sayı 3-4
