Nobel Ödüllü Ekonomist Daron Acemoğlu: Yapay zeka güç ve serveti merkezileştiriyor
Nobel Ödüllü Ekonomist Daron Acemoğlu: Yapay zeka güç ve serveti merkezileştiriyor
Acemoğlu, zaman içinde bilgisayarların insan zekasını aşacağına dair güçlü bir inancın teknoloji sektöründe hakim hale geldiğini söyledi. "Yapay zekayı ve insan yeteneklerini tamamlayıcı olarak kullanmak hem verimlilik açısından hem de toplumsal açıdan çok daha iyi sonuçlar doğurur" dedi.
Nobel Ekonomi Ödülü sahibi ekonomist Daron Acemoğlu, yapay zekanın geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde, teknolojinin bugünkü gelişim yönünün ciddi ekonomik ve toplumsal riskler taşıdığı uyarısında bulundu.
Koç Üniversitesi'nin mezuniyet töreninde yaptığı konuşmasında "Yapay zeka nereye gidecek? Geleceğimizi nasıl etkileyecek?" sorularına odaklanan Acemoğlu, ABD ve Çin dahil olmak üzere dünyanın büyük ekonomilerinde yapay zekanın üretkenlik üzerinde henüz belirgin bir etkisinin görülmediğini ifade etti.
"Makroda baktığınız zaman Amerika da dahil olmak üzere Çin de dahil olmak üzere yapay zekanın ne verimliliğe bir etkisini görebiliyoruz ne de daha başka büyük yaratıcılığının hayatımıza tam aktığını görebiliyoruz" diyen Acemoğlu, eğitim ve iletişim gibi alanlarda ise yeni sorunların ortaya çıktığını belirtti.
Acemoğlu, yapay zeka alanında merkezileşme ve otomasyon olmak üzere iki temel eğilimin öne çıktığını vurguladı.
Teknolojinin giderek daha fazla ekonomik, siyasi ve sosyal gücü belirli şirketlerin ve devletlerin elinde topladığını söyleyen Acemoğlu, bunun tarihte benzeri görülmemiş bir gelişme olduğunu savundu.
"Amerika'da yedi teknoloji şirketi şu anda Nasdaq endeksinin yüzde 60'ını oluşturuyor. Bu şirketlerin her birinin reel gelirleri, 19. yüzyıl ortasındaki İngiliz İmparatorluğu'nun gayrisafi milli hasılasının yaklaşık iki katı" ifadelerini kullandı.
Yapay zeka yatırımlarının büyük bölümünün otomasyon odaklı ilerlediğini belirten Acemoğlu, otomasyonun insan emeğinin yerini makineler, algoritmalar ve sermayenin alması anlamına geldiğini söyledi.
"Otomasyon kendi başına kötü bir şey değil" diyen Acemoğlu, tehlikeli ve ağır işlerin makineler tarafından yapılmasının önemli kazanımlar sağladığını vurguladı.
Ancak otomasyonun teknoloji politikalarının tek amacı haline gelmesinin sorun yarattığını belirten Acemoğlu şöyle konuştu:
"Her sene yapılan işlerin yüzde 1'ini otomatize etseniz ve burada yüzde 20-30 verimlilik elde etseniz bile bunun makroekonomik etkisi çok büyük değil. Buna karşılık çalışanların üretkenliğini artırabilirseniz bunun etkisi 90 kat daha fazla olabilir."
Ekonomik tarihin başarılı dönemlerinde yalnızca otomasyonun değil, aynı zamanda yeni işlerin yaratılmasının ve çalışanlara yeni fırsatlar sunulmasının belirleyici olduğunu söyleyen Acemoğlu, "Ücretlerin arttığı, eşitsizliğin kötüleşmediği ve verimliliğin yükseldiği dönemlerde otomasyonun yanında yeni işler yaratmak çok daha önemliydi" dedi.
Acemoğlu, otomasyonun gelir dağılımını bozucu etkilerine de dikkat çekti.
"İşgücü yerine sermayeye daha fazla önem verirseniz sermayenin payı artar, işgücünün payı azalır" diyen Acemoğlu, bunun özellikle ücret gelirleriyle geçinen kesimleri olumsuz etkilediğini söyledi.
Otomasyonun farklı çalışan gruplarını farklı biçimlerde etkilediğini belirten ekonomist, bazı işlerin makineler tarafından devralınmasının ücretler üzerinde baskı yarattığını ve işçiler arasındaki eşitsizliği artırdığını ifade etti.
Acemoğlu, zaman içinde bilgisayarların insan zekasını aşacağına dair güçlü bir inancın teknoloji sektöründe hakim hale geldiğini söyledi.
"Bu ideoloji şu anda tamamen Silikon Vadisi'nde egemen bir hale gelmiş durumda. Yapılan yatırımları ve sektörün dinamiklerini etkiliyor" ifadelerini kullandı.
Konuşmasının devamında yapay zeka ile insan zekasının birbirinden çok farklı sistemler olduğunu vurgulayan Acemoğlu, bu nedenle teknolojinin insanları ikame etmek yerine tamamlayıcı bir araç olarak kullanılabileceğini söyledi.
"Yapay zekanın yaptığı bazı şeyleri insanlar yapamaz. Ama insanların yaptığı birçok şeyi de yapay zeka yapamaz" diyen Acemoğlu, insanların öğrenme süreçlerinin yaratıcılık, sosyal etkileşim ve deneyim üzerine kurulu olduğunu belirtti.
"Yapay zekayı ve insan yeteneklerini tamamlayıcı olarak kullanmak hem verimlilik açısından hem de toplumsal açıdan çok daha iyi sonuçlar doğurur" dedi.
Acemoğlu yapay zekanın en önemli kullanım alanlarından birinin çalışanlara yeni beceriler ve yeni iş alanları kazandırmak olması gerektiğini söyledi.
"Bugün insanların yaptığı işlerin yaklaşık yüzde 50'si 70 yıl önce yoktu" diyen Acemoğlu, ekonomik büyümenin büyük ölçüde bu yeni iş alanlarından kaynaklandığını söyledi.
Yapay zekanın çalışanların problem çözme kapasitesini artırabileceğini ve yeni fırsatlar yaratabileceğini belirten ekonomist, bunun için teknolojinin çalışan merkezli geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yapay zekanın yönünün yalnızca şirketler veya devletler tarafından belirlenemeyeceğini savunan Acemoğlu, toplumun sürece katılması gerektiğini ifade etti.
Gençlere seslenerek konuşmasını tamamlayan Acemoğlu, yapay zekanın geleceğinin kendiliğinden şekillenmeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Demokrasi kendi başına güçlenmeyecek. Yapay zekanın geleceği kendi başına doğru olmayacak. Daha adaletli bir dünya kendi başına ortaya çıkmayacak. Bunun sorumluluğu hepimizin omuzlarında, ama en çok da sizin omuzlarınızda."
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
