Renklerin insan psikolojisi ve hatta fizyolojisi üzerine olan etkilerini hiç düşündünüz mü? Kültürden kültüre değişmekle birlikte eski çağlardan beri birçok renge bazı anlamlar atfedilmiştir. İlk teoriler 1666 yılına uzanır. (Newton)
Şimdi gelin renklerin tarih boyunca ne anlam ifade ettiklerine bir bakalım.
Kırmızı, elbette ki öncelikle aşkın rengidir. Canlılık verirken, aynı zamanda olumsuz düşünceleri uzaklaştırabilir. İskoçya ve İrlanda ‘da kırmızı yün kumaş, ağrıları geçirmek için kullanılmıştır. Turuncu (ki benim en sevdiğim renktir kendisi) heves uyandırır ve iştah açar. Affetme duygusunu harekete geçirir. Sarı, kararlılık ve güveni ifade ederken, bir yandan da vefasızlık ve hastalık anlamına da gelebilir. Yeşil, göz için en sakinleştirici renk olarak bilinir. Sükûnet duygusu verir ve yeniden canlanmayı, doğayı temsil eder. En çok tonu olan renktir.
Mavi, tabi ki huzuru, barışı ve geceyi anlatır bize. Sakinleştirir. Mor renge gelince, krallık, liderlik, zenginlik ve güç demektir. Sinir hastalıklarında psikiyatrik bakım amaçlı kullanılır. Sevgili siyaha gelelim, erdem, akıl, gizem, sessizlik ve yas demektir. Beyaz ise saflık, iyilik, masumiyet kelimeleri ile ifade edilir. Bir teoriye göre umutsuzluk ve duygusal şoku tedavi eder.
Konu böyle uzar gider. Duygularımızı bu denli etkileyen renklerin hayatımıza hep güzellikler getirmesi dileği ile...
