Erdal TEKİN - AB Uzmanı - Siyasal İletişimci
Köşe Yazarı
Erdal TEKİN - AB Uzmanı - Siyasal İletişimci
 

Almanya Alternativ Partisi (AfD) Almanya'da topluma ne vaat ediyor?

AfD net bir şekilde, ideolojik olarak aşırı sağcı bir parti. Bu çerçevede bir tartışma yok. Tartışma, seçmenin tamamının AfD kadar 'aşırı sağda' olup olmaması ki değiller. Son yıllarda sürekli yükselişinin ardında Eyalet ve Federal düzeydeki seçim başarısının arkasında yalnızca protesto oylarının olduğunu mu düşünüyorsunuz? Oysa ki secim ve parti programlarına baktığımızda Siyasetten-Ekonomiye, Sığınmacılar-Demografik yapıya, Özelleştirmeden-Kamulaştırmaya, Eğitimden-Kültür Politikalarına, Rusya - Ukrayna Savaşının sonlandırılması ve Aile kurumunun güçlendirilmesine kadar birçok başlıkları görebiliyorsunuz. Yani kısacası partinin programı Almanya' da kökten değişimi hedefliyor. En önemlisi de programlarındaki ifadeyle ülkeye gelen "düzensiz, kontrolsüz göç" ve Alman Kimlik vurgusu. Sığınmacılar ve Göçmen Politikaları ; AfD, daha fazla sınır dışı, sınır dışı gözaltı kapasitesinin artırılması ve Hükümetler ile Belediyeler arasında özel çalışma grubu kurulmasını vaat ediyor. Sığınmacılara çalışma zorunluluğu getirilirken, sosyal yardımlarda ciddi kısıtlamalara gidileceği belirtiliyor. Parti programlarında "remigration" kavramını kullanılıyor, ancak bunu birçok sert başlıklarla toplumsal uyumun sağlanması ile olabileceğini net şekilde ifade ediyorlar. Mülteci ailelerin çocukları için ayrı sınıfların oluşturulması ve okullarda özel güvenlik sisteminin kurulmasını sağlayacaklarını belirtiyorlar. Alman kimliği yaşamın tüm alanlarında net ve yüksek bir şekilde vurgulanması isteniliyor. Bunun da devlet kontrolü altında yapılacağını söylüyor. Bundan amaç " Alman kimliğinin güçlendirilmesi"nin sağlanması hedeflenmektedir. Aile müessesinin güçlendirilmesi ve desteklenmesi, çocuk sahibi ailelere ek mali teşviklerin sağlanması hedefi ile beraber çocuk sahibi olunmasının teşviki, ülkenin demografik yapısının değişmemesi için önemi belirtiyorlar. Rusya - Ukrayna savaşında, Almanya ve Avrupa Birliği'nin yanlış politikaları sonucu yaşanan birçok krize son vermek, bu savaşın bitmesi için caba ve gayretin gösterilmesi sağlanacak, Rusya'ya yaptırımlar kaldırılacak vaadinde bulanmaktadırlar. Kamu kaynaklarında tasarrufa gidilmesi ve birçok kamu programlarında kısıtlama yapılıp devlet organizasyonunda "küçülmeye gitme" politikasını hayata geçirmek. Bakıldığında AfD programında yalnızca vaat de bulunmuyor. Aynı zamanda sisteme, Müesses Nizam'a da karşı tavır alıyor. Birçok alanda vaat ettikleri "Evrensel Değerler" ile bağdaşmasa da devlet ve dolayısıyla toplumu yeniden şekillendirmeyi vaat ediyor. Bundan yalnızca sistemi ve sistem partilerinin protesto edeni bir AfD olarak  bakmak doğru bir yaklaşım olmaz. Derinlere inmemiz ve seçmen karşılığındaki gücü iyi ve sağlıklı bir şekilde analiz etmemiz gerekiyor. AfD'yi sistemin dışına  itmek partiye kazandırıyor. Seçmen benim irademe saygı duy diyor. Sol - Sosyalist düşünce yapısı altında yıllarca yaşamını sürdüren bir bölge toplumu (Eyalet) nasıl oluyor da bir gece de "Aşırı Sağcı" partiye oy veriyor. Bunu hepimiz kendimize sormalıyız. AfD'nin yükselişini secim sonuçlarına bakarak yalnızca "tepki oyları" olarak görürsek yükselişini ve iktidar olmasının önüne geçilmesini sağlamak hiç de mümkün görünmüyor. Diğer siyasi partiler AfD”nin yükselişini yine bu partinin söylem ve eylemlerini uygulamalakla önleyemezler. AfD nin ülke siyasetini esir aldığı politikaları takip etmek yerine kendi siyasal gündemlerine dönemleri ve ülke sorunlarının çözümlerine yönelik master planlı politikalarını topluma sunmalıdırlar.
Ekleme Tarihi: 08 Eylül 2026 -Salı

Almanya Alternativ Partisi (AfD) Almanya'da topluma ne vaat ediyor?

AfD net bir şekilde, ideolojik olarak aşırı sağcı bir parti. Bu çerçevede bir tartışma yok. Tartışma, seçmenin tamamının AfD kadar 'aşırı sağda' olup olmaması ki değiller.

Son yıllarda sürekli yükselişinin ardında Eyalet ve Federal düzeydeki seçim başarısının arkasında yalnızca protesto oylarının olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Oysa ki secim ve parti programlarına baktığımızda Siyasetten-Ekonomiye, Sığınmacılar-Demografik yapıya, Özelleştirmeden-Kamulaştırmaya, Eğitimden-Kültür Politikalarına, Rusya - Ukrayna Savaşının sonlandırılması ve Aile kurumunun güçlendirilmesine kadar birçok başlıkları görebiliyorsunuz.

Yani kısacası partinin programı Almanya' da kökten değişimi hedefliyor.

En önemlisi de programlarındaki ifadeyle ülkeye gelen "düzensiz, kontrolsüz göç" ve Alman Kimlik vurgusu.

Sığınmacılar ve Göçmen Politikaları ; AfD, daha fazla sınır dışı, sınır dışı gözaltı kapasitesinin artırılması ve Hükümetler ile Belediyeler arasında özel çalışma grubu kurulmasını vaat ediyor. Sığınmacılara çalışma zorunluluğu getirilirken, sosyal yardımlarda ciddi kısıtlamalara gidileceği belirtiliyor. Parti programlarında "remigration" kavramını kullanılıyor, ancak bunu birçok sert başlıklarla toplumsal uyumun sağlanması ile olabileceğini net şekilde ifade ediyorlar. Mülteci ailelerin çocukları için ayrı sınıfların oluşturulması ve okullarda özel güvenlik sisteminin kurulmasını sağlayacaklarını belirtiyorlar.

Alman kimliği yaşamın tüm alanlarında net ve yüksek bir şekilde vurgulanması isteniliyor. Bunun da devlet kontrolü altında yapılacağını söylüyor. Bundan amaç " Alman kimliğinin güçlendirilmesi"nin sağlanması hedeflenmektedir.

Aile müessesinin güçlendirilmesi ve desteklenmesi, çocuk sahibi ailelere ek mali teşviklerin sağlanması hedefi ile beraber çocuk sahibi olunmasının teşviki, ülkenin demografik yapısının değişmemesi için önemi belirtiyorlar.

Rusya - Ukrayna savaşında, Almanya ve Avrupa Birliği'nin yanlış politikaları sonucu yaşanan birçok krize son vermek, bu savaşın bitmesi için caba ve gayretin gösterilmesi sağlanacak, Rusya'ya yaptırımlar kaldırılacak vaadinde bulanmaktadırlar.

Kamu kaynaklarında tasarrufa gidilmesi ve birçok kamu programlarında kısıtlama yapılıp devlet organizasyonunda "küçülmeye gitme" politikasını hayata geçirmek.

Bakıldığında AfD programında yalnızca vaat de bulunmuyor. Aynı zamanda sisteme, Müesses Nizam'a da karşı tavır alıyor. Birçok alanda vaat ettikleri "Evrensel Değerler" ile bağdaşmasa da devlet ve dolayısıyla toplumu yeniden şekillendirmeyi vaat ediyor.

Bundan yalnızca sistemi ve sistem partilerinin protesto edeni bir AfD olarak  bakmak doğru bir yaklaşım olmaz. Derinlere inmemiz ve seçmen karşılığındaki gücü iyi ve sağlıklı bir şekilde analiz etmemiz gerekiyor.

AfD'yi sistemin dışına  itmek partiye kazandırıyor. Seçmen benim irademe saygı duy diyor. Sol - Sosyalist düşünce yapısı altında yıllarca yaşamını sürdüren bir bölge toplumu (Eyalet) nasıl oluyor da bir gece de "Aşırı Sağcı" partiye oy veriyor. Bunu hepimiz kendimize sormalıyız.

AfD'nin yükselişini secim sonuçlarına bakarak yalnızca "tepki oyları" olarak görürsek yükselişini ve iktidar olmasının önüne geçilmesini

sağlamak hiç de mümkün görünmüyor.

Diğer siyasi partiler AfD”nin yükselişini yine bu partinin söylem ve eylemlerini uygulamalakla önleyemezler. AfD nin ülke siyasetini esir aldığı politikaları takip etmek yerine kendi siyasal gündemlerine dönemleri ve ülke sorunlarının çözümlerine yönelik master planlı politikalarını topluma sunmalıdırlar.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.