Yeni eğitim yılı başladı, yaklaşık 17 milyon öğrenci ders başı yaptı
Yeni eğitim yılı başladı, yaklaşık 17 milyon öğrenci ders başı yaptı
Yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen için 2026-2027 eğitim öğretim yılı bugün başladı.
Yeni dönem, müfredat ve sınıf içi uygulamalarda bazı değişiklikleri beraberinde getiriyor. Ancak yeni eğitim yılının gündemi yalnızca sınıflardaki düzenlemelerden oluşmuyor. Okul güvenliği, personel ihtiyacı, PISA sonuçları, eğitim maliyetleri ve öğrencilerin beslenmesi de yeni dönemin öne çıkan başlıkları arasında.
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), yeni eğitim öğretim yılının temasını "Maarifin Kalbinde Oyun" olarak belirledi.
Bakanlık bu temayla, oyunu öğrencilerin öğrenme, gelişim ve sosyalleşme süreçlerinin daha merkezi bir parçası hâline getirmeyi ve geleneksel çocuk oyunlarını sınıf içi etkinliklerde daha fazla kullanmayı hedefliyor. Bu doğrultuda müfredata yeni seçmeli dersler de ekleniyor: Yapay zekâ (AI) uygulamaları, robotik kodlama, dijital sanatlar ve medya okuryazarlığının yanı sıra afet bilinci, hukuk ve adalet ile oyun etkinlikleri artık öğrencilerin seçebileceği dersler arasında.
Değişiklik yalnızca müfredatla sınırlı kalmıyor. 12. sınıf öğrencileri bu yıl "Hedef Temelli Destek Eğitimi" adı verilen yeni bir uygulamayla tanışacak. Ders seçimlerinin öğrencilerin bireysel ihtiyaç ve hedefleri gözetilerek 14-18 Eylül tarihleri arasında yapılması planlanıyor.
Öte yandan, 2024-2025'te kademeli olarak devreye giren "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" de kapsamını genişletiyor: Ana sınıfı ve uygulama sınıflarının yanı sıra ilkokul 1, 2 ve 3. sınıflar, ortaokul 5, 6 ve 7. sınıflar ile ortaöğretim hazırlık, 9, 10 ve 11. sınıflarda da uygulanmaya başlayacak. MEB, bu model kapsamında finansal okuryazarlık, tasarruf kültürü ve yerli üretim-tüketim bilincine yönelik faaliyetlere ağırlık verilmesini istedi.
Bakanlık bu yıl, okul öncesinden mesleki eğitime kadar 2 bin 25 farklı ders için 283 milyon 354 bin 674 ücretsiz ders kitabı hazırladı. Okul öncesi ve birinci sınıf öğrencilerine yönelik "Çocuğumla Okula İlk Adım Defteri" dağıtılırken, temel eğitim ve ortaöğretim öğrencileri için Türk dünyası temalı yeni materyaller de ilk kez kullanıma sunuluyor.
Eğitim yılını etkileyen bir diğer değişiklik ise okul güvenliği alanında. MEB'in genelgesine göre, okullarda giriş-çıkışların kontrollü hale getirilmesi, yaya ve araç trafiğinin birbirinden ayrılması, kör noktaların aydınlatılması ve acil tahliyeyi kolaylaştıracak bakım-onarım çalışmalarının tamamlanması isteniyor.
Veli görüşmeleri de artık Okul Randevu Sistemi üzerinden yapılacak; randevusuz ziyaretlere izin verilmeyecek ve öğrencinin velisi ya da vasisi olmayan kişilerin okula girişi engellenecek.
Yeni dönemde geçen yıldan devralınan bazı uygulamalar da devam edecek.
Öğrencilerin sınıfta cep telefonu bulundurmaması ve öğretmenlerin ders sırasında telefon kullanmaması yönündeki uygulama bu yıl da aynen sürüyor.
MEB ayrıca öğrencilerin dijital bağımlılık, dijital mahremiyet, siber güvenlik ve dijital etik konularında bilinçlendirilmesine yönelik rehberlik çalışmalarının güçlendirilmesini istiyor. Öğretmenlerin sosyal medya kullanımına ilişkin sınırlamalar da devam ediyor; ödev ve duyurularda yalnızca Bakanlığın belirlediği dijital platformların kullanılması bekleniyor.
Türkiye, PISA sonuçlarında fen bilimleri ve okumada OECD ortalamasının üzerinde, matematikte ise OECD ortalamasına yakın bir performans sergiledi. Türkiye, 2022 yılına kıyasla üç alanda da puanını artırdı.
Ancak eğitim sistemindeki bazı eksiklikler devam ediyor.
Öğretmen eksikliğinin eğitimi aksattığı okullardaki öğrenci oranı yüzde 8'e geriledi. Bu oran 2022'de yüzde 16 seviyesindeydi. Buna karşın yardımcı personel eksikliği hâlâ öğrencilerin yüzde 43'ünü etkiliyor.
Ders materyali eksikliği yaşanan okullardaki öğrenci oranı ise aynı dönemde yüzde 15'ten yüzde 24'e yükseldi.
Yeni eğitim yılı aileler açısından da artan maliyetlerle başladı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ağustos ayında tüketici fiyatları yıllık yüzde 31,51 artarken, eğitim grubundaki yıllık artış yüzde 53,44'e ulaştı.
MEB ise okulların velilere ek mali yük getirecek uygulamalardan kaçınmasını ve ailelerin belirli marka ya da yüksek maliyetli ürünlere yönlendirilmemesini istedi. Genelgede, okullara kayıt sırasında zorunlu ücret talep edilmemesi gerektiği de belirtildi.
Ancak enflasyon verileri ve okul alışverişlerine ilişkin araştırmalar, eğitim harcamalarının aile bütçelerindeki ağırlığını korumaya devam ettiğine işaret ediyor.
Böylece 2026-2027 eğitim öğretim yılı, müfredat ve sınıf içi uygulamalardaki değişikliklerin yanı sıra okul güvenliği, dijital kullanım, eğitimdeki kaynak ihtiyacı ve artan maliyetlerin belirlediği bir gündemle başlamış oldu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
