Türk'ün büyük zaferi Sakarya Meydan Muharebesi'nin 105. yıl dönümü

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 13.09.2026 - 14:00, Güncelleme: 13.09.2026 - 13:44 259 kez okundu.
 

Türk'ün büyük zaferi Sakarya Meydan Muharebesi'nin 105. yıl dönümü

Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde 22 gün süren yoğun çatışmaların ardından zaferle sonuçlanan Sakarya Meydan Muharebesi, "Türk'ün zaferi" olarak tarihe geçti.
ANKARA (AA) - AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Atatürk'ün 105 yıl önce "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır." emrini verdiği muharebe tarihin akışını değiştirdi.Anadolu'nun düşman işgalinde olduğu İstiklal Harbi sürecinde, Türk ordusu Eskişehir Muharebesi sonrası 100 kilometre geri çekilerek Sakarya Nehri'nin doğusuna konuşlandı.Bu çekilmenin ardından bölgeye Yunan güçlerinin gelmesi, halk arasında umutsuzluğa, Meclis'te ise sert tartışmalara yol açtı.Durumun önlenebilmesi için harekete geçen Meclis, Türk milletinin kaderini belirleyecek savaşta Mustafa Kemal Atatürk'ü 5 Ağustos 1921'de "Türk Orduları Başkomutanı" olarak görevlendirdi.Sakarya Meydan Muharebesi öncesi ordunun ihtiyacını karşılamak amacıyla kanunla kendisine verilen yetkiyi kullanan Mustafa Kemal Paşa, tüm halkı fedakarlığa çağırarak, "Tekalif-i Milliye Emirleri"ni çıkardı.Böylece, kaynakların önemli bir kısmının Sakarya Cephesi'ne aktarılmasını sağlayan Atatürk, 12 Ağustos 1921'de Batı Cephesi'ne giderek, düşmanın muhtemel hareketlerine yönelik stratejileri de belirledi.13 Ağustos'ta ileri saldırıya başlayan Yunan kuvvetleri, 23 Ağustos'tan itibaren ağırlık merkezi Sakarya mevzisinin güney kanadı olmak üzere taarruza geçti.Yaklaşık 100 kilometrelik cephede başlayan, büyük çarpışmaların yaşandığı savaş, tarihin önemli meydan muharebeleri arasında yer aldı.  "Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanı ile ıslanmadıkça terk olunamaz"Düşmanın üstün kuvvet ve silahlarla yaptığı taarruzlar, Sakarya mevzisinde zaman zaman çekilmelere yol açtı.Bu süreçte, kuşatmayı karşılamak için manevralar yapan Türk ordusu büyük kayıplar verdi.Yunan ordusunun, Türk savunma hatlarını zaman zaman kırdığı böyle bir ortamda Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 26 Ağustos'ta çizgiye bağlı cephe sistemini değiştiren o tarihi emrini verdi: "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanı ile ıslanmadıkça terk olunamaz."Başkomutan'ın bu emrini alan Türk ordusu ile Yunan ordusu arasında takip eden günlerde çarpışmalar bütün şiddetiyle sürdü.Emrin ardından geri çekilmek zorunda kalan birçok birlik, ilk tutunabildiği yerde durmaya, yeniden çarpışmaya başladı. Türk ordusunun birçok neferi bu süreçte mevzilerini savunma çabası içinde son nefesini verdi.Düşman birlikleri hezimete uğradıTürk ordusunun "çelikten bir kale" gibi düşmanın karşısına çıktığı bu süreçte, Mehmetçik şehit oldu ancak vatan savunmasını bırakmadı.Canla başla savaşan Türk kuvvetlerini, 23-30 Ağustos'taki yoğun saldırılarına rağmen kuşatamayan Yunan birlikleri, bu sefer şansını Haymana istikametinden denemeye çalıştı.Bu taarruzda da başarılı olamayınca, bulunduğu hatları savunarak buralarda kalmaya çalışan Yunan kuvvetleri, Türk ordusunun 10 Eylül'de başlattığı genel karşı taarruz ile ağır bir hezimete uğradı.22 gün 22 gece devam eden Sakarya Meydan Muharebesi, 13 Eylül 1921'de Yunan ordusunun Sakarya Nehri'nin batısına çekilmesiyle sonuçlandı.Türk'ün esarete izin vermeyeceği tescillendiBozgun halinde kaçan Yunan askerleri, Sakarya Nehri'nde boğuldu.Tarihin akışını değiştiren bu zafer, Türk halkının esarete izin vermeyeceğini bir kez daha dünyaya ilan etti.Bu büyük başarı üzerine 19 Eylül 1921 günü TBMM tarafından Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'ya "Mareşal" rütbesi ve "Gazi" ünvanı verildi.  Muhabir: Yasemin Kalyoncuoğlu
Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde 22 gün süren yoğun çatışmaların ardından zaferle sonuçlanan Sakarya Meydan Muharebesi, "Türk'ün zaferi" olarak tarihe geçti.

ANKARA (AA) - AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Atatürk'ün 105 yıl önce "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır." emrini verdiği muharebe tarihin akışını değiştirdi.

Anadolu'nun düşman işgalinde olduğu İstiklal Harbi sürecinde, Türk ordusu Eskişehir Muharebesi sonrası 100 kilometre geri çekilerek Sakarya Nehri'nin doğusuna konuşlandı.

Bu çekilmenin ardından bölgeye Yunan güçlerinin gelmesi, halk arasında umutsuzluğa, Meclis'te ise sert tartışmalara yol açtı.

Durumun önlenebilmesi için harekete geçen Meclis, Türk milletinin kaderini belirleyecek savaşta Mustafa Kemal Atatürk'ü 5 Ağustos 1921'de "Türk Orduları Başkomutanı" olarak görevlendirdi.

Sakarya Meydan Muharebesi öncesi ordunun ihtiyacını karşılamak amacıyla kanunla kendisine verilen yetkiyi kullanan Mustafa Kemal Paşa, tüm halkı fedakarlığa çağırarak, "Tekalif-i Milliye Emirleri"ni çıkardı.

Böylece, kaynakların önemli bir kısmının Sakarya Cephesi'ne aktarılmasını sağlayan Atatürk, 12 Ağustos 1921'de Batı Cephesi'ne giderek, düşmanın muhtemel hareketlerine yönelik stratejileri de belirledi.

13 Ağustos'ta ileri saldırıya başlayan Yunan kuvvetleri, 23 Ağustos'tan itibaren ağırlık merkezi Sakarya mevzisinin güney kanadı olmak üzere taarruza geçti.

Yaklaşık 100 kilometrelik cephede başlayan, büyük çarpışmaların yaşandığı savaş, tarihin önemli meydan muharebeleri arasında yer aldı.

 

 

"Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanı ile ıslanmadıkça terk olunamaz"

Düşmanın üstün kuvvet ve silahlarla yaptığı taarruzlar, Sakarya mevzisinde zaman zaman çekilmelere yol açtı.

Bu süreçte, kuşatmayı karşılamak için manevralar yapan Türk ordusu büyük kayıplar verdi.

Yunan ordusunun, Türk savunma hatlarını zaman zaman kırdığı böyle bir ortamda Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 26 Ağustos'ta çizgiye bağlı cephe sistemini değiştiren o tarihi emrini verdi: "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanı ile ıslanmadıkça terk olunamaz."

Başkomutan'ın bu emrini alan Türk ordusu ile Yunan ordusu arasında takip eden günlerde çarpışmalar bütün şiddetiyle sürdü.

Emrin ardından geri çekilmek zorunda kalan birçok birlik, ilk tutunabildiği yerde durmaya, yeniden çarpışmaya başladı. Türk ordusunun birçok neferi bu süreçte mevzilerini savunma çabası içinde son nefesini verdi.

Düşman birlikleri hezimete uğradı

Türk ordusunun "çelikten bir kale" gibi düşmanın karşısına çıktığı bu süreçte, Mehmetçik şehit oldu ancak vatan savunmasını bırakmadı.

Canla başla savaşan Türk kuvvetlerini, 23-30 Ağustos'taki yoğun saldırılarına rağmen kuşatamayan Yunan birlikleri, bu sefer şansını Haymana istikametinden denemeye çalıştı.

Bu taarruzda da başarılı olamayınca, bulunduğu hatları savunarak buralarda kalmaya çalışan Yunan kuvvetleri, Türk ordusunun 10 Eylül'de başlattığı genel karşı taarruz ile ağır bir hezimete uğradı.

22 gün 22 gece devam eden Sakarya Meydan Muharebesi, 13 Eylül 1921'de Yunan ordusunun Sakarya Nehri'nin batısına çekilmesiyle sonuçlandı.

Türk'ün esarete izin vermeyeceği tescillendi

Bozgun halinde kaçan Yunan askerleri, Sakarya Nehri'nde boğuldu.

Tarihin akışını değiştiren bu zafer, Türk halkının esarete izin vermeyeceğini bir kez daha dünyaya ilan etti.

Bu büyük başarı üzerine 19 Eylül 1921 günü TBMM tarafından Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'ya "Mareşal" rütbesi ve "Gazi" ünvanı verildi.
 


 

Muhabir: Yasemin Kalyoncuoğlu

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.