Kalp krizinin uyarı işareti, göz çevresinde ortaya çıkabilir
Kalp krizinin uyarı işareti, göz çevresinde ortaya çıkabilir
Göz kapakları ve çevresinde ortaya çıkan sarımsı yağ birikintileri, yalnızca kozmetik bir sorun olmayabilir.
Yeni bir araştırma, "ksantelazma" adı verilen oluşumlara sahip kişilerin kalp krizi, inme ve geçici iskemik atak geçirme riskinin daha yüksek olabileceğini gösterdi.
Araştırmacılar, göz çevresindeki sarı plakların özellikle aterosklerozla ilişkili olabilecek görünür bir işaret olarak kullanılabileceğini düşünüyor.
Ksantelazma, genellikle göz kapaklarının iç köşelerine yakın bölgelerde ortaya çıkan sarı veya sarımsı, hafif kabarık plaklara verilen isim.
Bu oluşumlar, makrofaj adı verilen bağışıklık hücrelerinin kolesterol ve diğer yağlarla dolması sonucu meydana geliyor.
Ksantelazma çoğu zaman yüksek kolesterolle ilişkilendirilse de, kan yağları normal olan kişilerde de görülebiliyor.
Bu nedenle araştırmacılar uzun süredir ksantelazmanın yalnızca ciltteki yerel bir yağ birikimi mi, yoksa vücuttaki daha yaygın damar hastalığının bir göstergesi mi olduğunu araştırıyor.
Ateroskleroz ise atardamarların duvarlarında yağ, kolesterol ve diğer maddelerin birikmesi sonucu plakların oluşmasıyla gelişiyor.
Bu plaklar zaman içinde damarları daraltarak kan akışını kısıtlayabiliyor veya yırtılarak pıhtı oluşumuna yol açabiliyor.
Ateroskleroz, kalp krizlerinin ve iskemik inmelerin başlıca nedenlerinden biri.
Hastalık, yıllarca hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. Bu nedenle bilim insanları, ateroskleroz riskini daha erken gösterebilecek basit ve görünür işaretlerin peşinde.
Stanford ekibi de göz çevresindeki ksantelazmanın bu işaretlerden biri olup olamayacağını araştırdı.
Çalışmada ksantelazma tanısı almış 17 bin 925 kişi, aynı sayıda kontrol grubuyla karşılaştırıldı.
Kontrol grubuna presbiyopi, yani yaşla birlikte yakını görmenin bozulması tanısı bulunan kişiler dahil edildi.
Bu grup özellikle seçildi çünkü bu kişilerin göz muayenesinden geçmiş olması, ksantelazmalarının bulunmadığının daha güvenilir biçimde belirlenmesini sağladı.
Araştırmacılar iki gruptaki kalp krizi, inme ve geçici iskemik atak oranlarını yıllar boyunca karşılaştırdı.
İlk bir yıllık takip döneminde ksantelazması olanların yaklaşık yüzde 1'i, yani 178 kişi kalp krizi geçirdi.
Kontrol grubunda ise bu oran yaklaşık yüzde 0,35 oldu; 63 kişide kalp krizi görüldü.
İnme açısından da benzer bir fark ortaya çıktı.
Ksantelazma grubunda ilk yıl inme oranı yüzde 0,95, kontrol grubunda ise yüzde 0,3'tü.
Geçici iskemik atak, diğer adıyla "mini inme" oranı ise ksantelazması olanlarda yüzde 0,6, kontrol grubunda yüzde 0,19 oldu.
Mutlak oranlar düşük olsa da, olayların ksantelazması bulunan kişilerde birkaç kat daha sık görülmesi dikkat çekti.
Araştırmacılar da ksantelazmayı kalp-damar ve beyin-damar hastalıkları açısından risk sınıflandırmasında kullanılabilecek klinik bir işaret olarak değerlendiriyor.
Ksantelazmanın avantajlarından biri, herhangi bir ileri görüntüleme veya laboratuvar testi olmadan gözle fark edilebilmesi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
