Somali'de yeni seçim sistemi ülke tarihinde dönüm noktası oluyor

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 12.06.2026 - 12:00, Güncelleme: 12.06.2026 - 11:52 181 kez okundu.
 

Somali'de yeni seçim sistemi ülke tarihinde dönüm noktası oluyor

Somali’de federal hükümetin uzun yıllardır uygulanan 4.5 kabile temelli dolaylı seçim sisteminden, istikrar ve güçlü devlet yapısı vadeden “tek kişi tek oy” modeline geçiş hedefi, ülke tarihinde yeni bir dönüm noktası oluşturuyor. ​​​​​​​
MOGADİŞU (AA) - Yaklaşık 20,3 milyon nüfusa sahip Doğu Afrika ülkesi Somali’de siyasi sistem federal parlamenter cumhuriyet modeliyle yönetiliyor.İdari sistem Puntland, Jubaland, Güneybatı (South West), Galmudug, Hirshabelle, yeni oluşturulan Kuzeybatı eyaletleri ile tek taraflı bağımsızlık iddiasında bulunan Somaliland'den oluşuyor.Ülkede uzun süredir uygulanan dolaylı ve kabile temelli "4,5 sistemi"nden "bir kişi, bir oy" esasına dayalı doğrudan seçim sistemine geçiş, tarihi bir adım olarak nitelendiriliyor.Kabile sisteminde halk doğrudan oy kullanamıyorÜlke, 1991'de başlayan iç savaşın ardından uzun yıllar "4,5 sistemi" olarak bilinen kabile temelli temsil modeliyle yönetildi.Somali'nin dört büyük aşireti olarak bilinen Hawiye, Darod, Dir ve Digil-Mirifle siyasi yönetimde tam katsayı olan 1'er paya sahipken, geriye kalan tüm diğer azınlık aşiretleri ve gruplar ortaklaşa "yarım" pay ile temsil ediliyor.Bu sistemde vatandaşlar doğrudan oy kullanamıyor; milletvekilleri kabile delegeleri tarafından seçiliyor, cumhurbaşkanı ise bu milletvekilleri tarafından belirleniyor.Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud yönetimi ülkede doğrudan halk oyuna dayalı “tek kişi tek oy” sistemine geçişi savunuyor.Hükümet, bu modeli Somali’de devletleşme sürecinin tamamlanması ve demokratikleşmenin güçlendirilmesi açısından önemli adımlardan biri olarak değerlendiriyor.1969'dan bu yana dolaylı seçim ve doğrudan dış müdahalelerSomali’de en son doğrudan seçimler 1969 yılında gerçekleştirildi ve aynı yıl yapılan askeri darbenin ardından ülkede uzun yıllar boyunca doğrudan seçim yapılamadı.Somali'de 1991 yılında Siad Barre rejiminin devrilmesinden sonra ülkenin girdiği kaosun ardından 1992-1995 döneminde ABD ordusunun gelmesi de sonuç vermedi.2001 yılında Somalili elitler Cibuti'de toplanarak, 4.5 kabile sistemli ile seçilen milletvekilleri Abdulkasim Salad Hasan'ı cumhurbaşkanı görevine getirdi.Ancak Cibuti'de kurulan yeni yönetim Mogadişu'da otorite icra edemezken, güç mücadeleleri sürdü.Bölgesel müdahale devam ederken 2004'te Kenya'da yapılan bir toplantıda Somali'nin Puntland bölgesinin lideri Abdullahi Yusuf, cumhurbaşkanı koltuğuna oturtuldu ve federal sistem kabul edildi.Yusuf, Etiyopya desteğine rağmen hükümetini istikrara kavuşturamadı. Kabile rekabetlerinin ve Eş-Şebab baskısının artmasıyla yönetim istifa etti.Cibuti'de yapılan toplantılarda Etiyopya’nın doğrudan kontrolünden görece uzaklaşılarak yerel gerçeklere daha uygun bir kararla Şeyh Şerif Ahmed, 2009’da yeni cumhurbaşkanı olarak belirlendi.2009’da Etiyopya ordusu da başkenti terk ederken yerine Etiyopya birliklerinin de yer aldığı Afrika Birliğinin AMISOM gücü geçti.Somali'de 4.5 kabile sistemiyle 2012'de yapılan seçimde Hasan Şeyh Mahmud cumhurbaşkanı seçildi.2017'de Somali asıllı Amerikan vatandaşı olan eski Başbakan Muhammed Abdullah Muhammed'in (Farmaajo) devraldığı görev 2022 yılında Hasan Şeyh Mahmud tarafından üstlenildi.İkinci kez cumhurbaşkanlığına getirilen Hasan Şeyh Mahmud, halen görevde.Doğrudan seçim süreciHasan Şeyh Mahmud cumhurbaşkanlığı sırasında gündeme gelen ve tartışılmaya devam eden doğrudan seçim sistemi, Mahmud'un ikinci kez seçilmesinin ardından önemli vaatlerinden biri oldu.Mahmud'un girişimleriyle ülkede ilk kez halkın doğrudan oy kullanarak milletvekili seçtiği bir süreç başladı.Aralık 2025'te başkent Mogadişu'nun da bulunduğu Benadir bölgesinde 57 yıl sonra doğrudan seçim modelini uyguladı.Ardından, Güneybatı eyaletinde 10 Mayıs'ta milletvekili seçimi yapıldı.Böylece "1 kişi 1 oy" seçim sistemi hayata geçirilmeye başladı.Milletvekili seçimlerinin tüm eyaletlerde yapılmasının ardından da Somali Federal Meclisinde cumhurbaşkanı seçiminin yapılacağı bir model uygulanması hedefleniyor.Bölgeselden federal düzeye uzanacak sistemde Güneybatı eyaletindeki milletvekilleri dün düzenlenen oturumda 5 yılllık bir görev için eyalet başkanını da belirledi.Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ve Somali Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Mohamed Nur, gelişmeyi "Somali'nin demokratikleşme süreci açısından tarihi bir adım" olarak niteledi.Güneybatı eyaleti aynı zamanda başkent dışında doğrudan seçimlerin uygulandığı ilk bölge olarak kayıtlara geçti.Sistem siyasi partiler üzerinden desteklenecekSomali’de siyasi partiler ilk olarak 1947'de, İngiliz yönetimi altındayken ortaya çıkmaya başladı ancak 1969'daki darbe ve 1991'de başlayan iç savaş gelişimi engelledi.2012'den sonra siyasi partilerin kaydı, kuruluş ve faaliyetleri yeniden hareketlenirken kayıtlı parti sayısı 100'ü aşmış durumda.Partilerin güçlenmesi, "kabile federasyonu" olan mevcut sistemin gerçek bir "ulusal devlet" mekanizmasına evrilmesi yönünde önemli bir araç olarak görülüyor.Kabile sadakatinden vatandaşlık esasına geçebilmek, kabile aidiyeti üzerinden yapılan siyaseti ülkenin ekonomi, güvenlik, eğitim ve sağlık alanı gibi ihtiyaçları açısından hizmet önceliğine dönüştüreceği için Somali için yaşamsal önemde.Ülke kaynakları ve eğitimden güvenliğe tüm kurumların, kabilelere paylaştırılmak yerine seçimler yoluyla denetlenebilen şekilde yönetilebilmesi, kabile temsili yerine hizmet odaklı bir sistem vadettiğinden Somali’nin en büyük ihtiyaçlarından biri olarak öne çıkıyor.Siyasi parti sisteminin güçlendirilmesinin bu anlamda, Somali'nin parçalı yapısını, ortak ulusal hedefleri olan yekpare bir siyasi organizmaya dönüştürmeye yardımcı olacağı öngörülüyor.Seçim sistemini olumsuz etkileyen durumlarFederal hükümet ülke genelinde halkın doğrudan oy kullanacağı seçim sistemini hedeflese de güvenlik sorunları, altyapı eksiklikleri ve federal eyaletlerle yaşanan siyasi anlaşmazlıklar sürecin önündeki temel engeller arasında gösteriliyor.Somali'nin bazı bölgelerinde etkinliğini sürdüren Eş-Şebab, Somali güvenlik güçleriyle çatışmaları sürdürürken kuzeydeki Puntland ile güneydeki Jubaland yönetimleri doğrudan seçimlere karşı çıkıyor.Söz konusu eyaletler merkezi devlete bağlı olsalar da merkezden aldıkları bütçe dışında kendi seçimlerini uygulayarak ülke bütünlüğüne aykırı hareket ediyor.Ülke genelinde ulaşım problemleri, elektrik altyapısı yetersizliği gibi etmenler de seçimleri olumsuz etkiliyor.Başkentte beraberlerinde gelen silahlı unsurların güvenlik güçleriyle çatıştığı eski Cumhurbaşkanı Şeyh Şerif Ahmed ve eski Başbakan Hasan Ali Hayri gibi bazı muhalif liderler, "tek kişi, tek oy" uygulamasının ülkenin mevcut siyasi ve güvenlik durumu nedeniyle yapılamayacağını savunuyor.Uzmanlara göre yeni sistem meşruiyet ve demokrasiye destek olacakAA muhabirine konuşan uzmanlar, Somali'de "tek kişi, tek oy" esasına dayalı seçim sisteminin halkın yönetime katılımı açısından önemli olduğuna dikkati çekti.Stratmacy Advisory Üst Yöneticisi (CEO) Ahmed Mohamed Moge, sistemin Somali'nin demokratik gelişimi açısından tarihi bir adım olduğunu söyledi.Moge, "Tek kişi tek oy sistemi, vatandaşların siyasi liderlerini doğrudan seçmesine imkan tanıyarak halkın temsili ve demokratik yönetim ilkelerini güçlendiriyor." dedi.Yeni seçim sisteminin devlet kurumlarının meşruiyetini artıracağına dikkati çeken Moge, halk tarafından doğrudan seçilen yöneticilerin daha fazla güven ve destek göreceğini, bunun da siyasi istikrar ve etkin yönetime katkı sağlayacağını dile getirdi.Moge ayrıca, "Söz konusu sistem ulusal birliğin güçlenmesine, hesap verebilirliğin artmasına ve siyasi partilerin kabile temelli yapılardan uzaklaşarak politika ve kalkınma programları temelinde şekillenmesine katkı sunabilecek." şeklinde konuştu.Danimarkalı Somali Uzmanı Prof. Stig Jarle Hansen ise tek kişi tek oy sisteminin zaman zaman uygulanması güç bir siyasi hedefe dönüştüğünü ve bunun da gerilimlere neden olabildiğini söyledi.Hansen, Somali demokrasisinin 2012'den beri varlığını koruduğuna dikkati çekerek, ülkede muhalefet adaylarının seçimleri kazanabilme imkanına sahip olmasının önemli bir demokratik kazanım olduğunu vurguladı ve bu durumun Somali'yi bölgedeki birçok ülkeden ayıran önemli özelliklerden biri olduğunu ifade etti.Toronto Üniversitesi Scarborough Secure Futures Lab Araştırmacısı Ebuzer Demirci de “Asıl dikkat edilmesi gereken husus, Somali halkının büyük bölümünün karar alma süreçlerinin dışında kalmasıdır. Nüfusunun yaklaşık yüzde 75'i 30 yaşın altında olan bir ülkede milyonlarca insanın siyasal süreçlere doğrudan katılım imkanından mahrum olması sürdürülebilir değil.” değerlendirmesinde bulundu.Bu durumun yalnızca siyasi temsil sorununa yol açmadığını belirten Demirci, aynı zamanda özellikle genç kuşakların devlete, siyasete ve geleceğe olan inancını da zayıflattığını kaydetti.Demirci, şöyle konuştu:"Somali'nin bugün ihtiyaç duyduğu şey yalnızca güvenlik veya ekonomik kalkınma değil, aynı zamanda vatandaşlarına siyasi aidiyet hissi verebilecek kapsayıcı bir siyasal düzen. İnsanlar kendi oylarının ülkenin geleceğini etkileyebileceğine inandıkları ölçüde devlete aidiyet duyar, siyasi sürece sahip çıkar ve ülkenin geleceğine yatırım yaparlar. Doğrudan seçimler bu nedenle yalnızca teknik bir seçim reformu değil, aynı zamanda Somali vatandaşlarının devletle olan bağını güçlendirecek ve özellikle genç nesillere umut verecek tarihi bir dönüşüm potansiyeli taşıyor.” Muhabir: Mohamud Ismail Kulane
Somali’de federal hükümetin uzun yıllardır uygulanan 4.5 kabile temelli dolaylı seçim sisteminden, istikrar ve güçlü devlet yapısı vadeden “tek kişi tek oy” modeline geçiş hedefi, ülke tarihinde yeni bir dönüm noktası oluşturuyor. ​​​​​​​

MOGADİŞU (AA) - Yaklaşık 20,3 milyon nüfusa sahip Doğu Afrika ülkesi Somali’de siyasi sistem federal parlamenter cumhuriyet modeliyle yönetiliyor.

İdari sistem Puntland, Jubaland, Güneybatı (South West), Galmudug, Hirshabelle, yeni oluşturulan Kuzeybatı eyaletleri ile tek taraflı bağımsızlık iddiasında bulunan Somaliland'den oluşuyor.

Ülkede uzun süredir uygulanan dolaylı ve kabile temelli "4,5 sistemi"nden "bir kişi, bir oy" esasına dayalı doğrudan seçim sistemine geçiş, tarihi bir adım olarak nitelendiriliyor.

Kabile sisteminde halk doğrudan oy kullanamıyor

Ülke, 1991'de başlayan iç savaşın ardından uzun yıllar "4,5 sistemi" olarak bilinen kabile temelli temsil modeliyle yönetildi.

Somali'nin dört büyük aşireti olarak bilinen Hawiye, Darod, Dir ve Digil-Mirifle siyasi yönetimde tam katsayı olan 1'er paya sahipken, geriye kalan tüm diğer azınlık aşiretleri ve gruplar ortaklaşa "yarım" pay ile temsil ediliyor.

Bu sistemde vatandaşlar doğrudan oy kullanamıyor; milletvekilleri kabile delegeleri tarafından seçiliyor, cumhurbaşkanı ise bu milletvekilleri tarafından belirleniyor.

Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud yönetimi ülkede doğrudan halk oyuna dayalı “tek kişi tek oy” sistemine geçişi savunuyor.

Hükümet, bu modeli Somali’de devletleşme sürecinin tamamlanması ve demokratikleşmenin güçlendirilmesi açısından önemli adımlardan biri olarak değerlendiriyor.

1969'dan bu yana dolaylı seçim ve doğrudan dış müdahaleler

Somali’de en son doğrudan seçimler 1969 yılında gerçekleştirildi ve aynı yıl yapılan askeri darbenin ardından ülkede uzun yıllar boyunca doğrudan seçim yapılamadı.

Somali'de 1991 yılında Siad Barre rejiminin devrilmesinden sonra ülkenin girdiği kaosun ardından 1992-1995 döneminde ABD ordusunun gelmesi de sonuç vermedi.

2001 yılında Somalili elitler Cibuti'de toplanarak, 4.5 kabile sistemli ile seçilen milletvekilleri Abdulkasim Salad Hasan'ı cumhurbaşkanı görevine getirdi.

Ancak Cibuti'de kurulan yeni yönetim Mogadişu'da otorite icra edemezken, güç mücadeleleri sürdü.

Bölgesel müdahale devam ederken 2004'te Kenya'da yapılan bir toplantıda Somali'nin Puntland bölgesinin lideri Abdullahi Yusuf, cumhurbaşkanı koltuğuna oturtuldu ve federal sistem kabul edildi.

Yusuf, Etiyopya desteğine rağmen hükümetini istikrara kavuşturamadı. Kabile rekabetlerinin ve Eş-Şebab baskısının artmasıyla yönetim istifa etti.

Cibuti'de yapılan toplantılarda Etiyopya’nın doğrudan kontrolünden görece uzaklaşılarak yerel gerçeklere daha uygun bir kararla Şeyh Şerif Ahmed, 2009’da yeni cumhurbaşkanı olarak belirlendi.

2009’da Etiyopya ordusu da başkenti terk ederken yerine Etiyopya birliklerinin de yer aldığı Afrika Birliğinin AMISOM gücü geçti.

Somali'de 4.5 kabile sistemiyle 2012'de yapılan seçimde Hasan Şeyh Mahmud cumhurbaşkanı seçildi.

2017'de Somali asıllı Amerikan vatandaşı olan eski Başbakan Muhammed Abdullah Muhammed'in (Farmaajo) devraldığı görev 2022 yılında Hasan Şeyh Mahmud tarafından üstlenildi.

İkinci kez cumhurbaşkanlığına getirilen Hasan Şeyh Mahmud, halen görevde.

Doğrudan seçim süreci

Hasan Şeyh Mahmud cumhurbaşkanlığı sırasında gündeme gelen ve tartışılmaya devam eden doğrudan seçim sistemi, Mahmud'un ikinci kez seçilmesinin ardından önemli vaatlerinden biri oldu.

Mahmud'un girişimleriyle ülkede ilk kez halkın doğrudan oy kullanarak milletvekili seçtiği bir süreç başladı.

Aralık 2025'te başkent Mogadişu'nun da bulunduğu Benadir bölgesinde 57 yıl sonra doğrudan seçim modelini uyguladı.

Ardından, Güneybatı eyaletinde 10 Mayıs'ta milletvekili seçimi yapıldı.

Böylece "1 kişi 1 oy" seçim sistemi hayata geçirilmeye başladı.

Milletvekili seçimlerinin tüm eyaletlerde yapılmasının ardından da Somali Federal Meclisinde cumhurbaşkanı seçiminin yapılacağı bir model uygulanması hedefleniyor.

Bölgeselden federal düzeye uzanacak sistemde Güneybatı eyaletindeki milletvekilleri dün düzenlenen oturumda 5 yılllık bir görev için eyalet başkanını da belirledi.

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ve Somali Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Mohamed Nur, gelişmeyi "Somali'nin demokratikleşme süreci açısından tarihi bir adım" olarak niteledi.

Güneybatı eyaleti aynı zamanda başkent dışında doğrudan seçimlerin uygulandığı ilk bölge olarak kayıtlara geçti.

Sistem siyasi partiler üzerinden desteklenecek

Somali’de siyasi partiler ilk olarak 1947'de, İngiliz yönetimi altındayken ortaya çıkmaya başladı ancak 1969'daki darbe ve 1991'de başlayan iç savaş gelişimi engelledi.

2012'den sonra siyasi partilerin kaydı, kuruluş ve faaliyetleri yeniden hareketlenirken kayıtlı parti sayısı 100'ü aşmış durumda.

Partilerin güçlenmesi, "kabile federasyonu" olan mevcut sistemin gerçek bir "ulusal devlet" mekanizmasına evrilmesi yönünde önemli bir araç olarak görülüyor.

Kabile sadakatinden vatandaşlık esasına geçebilmek, kabile aidiyeti üzerinden yapılan siyaseti ülkenin ekonomi, güvenlik, eğitim ve sağlık alanı gibi ihtiyaçları açısından hizmet önceliğine dönüştüreceği için Somali için yaşamsal önemde.

Ülke kaynakları ve eğitimden güvenliğe tüm kurumların, kabilelere paylaştırılmak yerine seçimler yoluyla denetlenebilen şekilde yönetilebilmesi, kabile temsili yerine hizmet odaklı bir sistem vadettiğinden Somali’nin en büyük ihtiyaçlarından biri olarak öne çıkıyor.

Siyasi parti sisteminin güçlendirilmesinin bu anlamda, Somali'nin parçalı yapısını, ortak ulusal hedefleri olan yekpare bir siyasi organizmaya dönüştürmeye yardımcı olacağı öngörülüyor.

Seçim sistemini olumsuz etkileyen durumlar

Federal hükümet ülke genelinde halkın doğrudan oy kullanacağı seçim sistemini hedeflese de güvenlik sorunları, altyapı eksiklikleri ve federal eyaletlerle yaşanan siyasi anlaşmazlıklar sürecin önündeki temel engeller arasında gösteriliyor.

Somali'nin bazı bölgelerinde etkinliğini sürdüren Eş-Şebab, Somali güvenlik güçleriyle çatışmaları sürdürürken kuzeydeki Puntland ile güneydeki Jubaland yönetimleri doğrudan seçimlere karşı çıkıyor.

Söz konusu eyaletler merkezi devlete bağlı olsalar da merkezden aldıkları bütçe dışında kendi seçimlerini uygulayarak ülke bütünlüğüne aykırı hareket ediyor.

Ülke genelinde ulaşım problemleri, elektrik altyapısı yetersizliği gibi etmenler de seçimleri olumsuz etkiliyor.

Başkentte beraberlerinde gelen silahlı unsurların güvenlik güçleriyle çatıştığı eski Cumhurbaşkanı Şeyh Şerif Ahmed ve eski Başbakan Hasan Ali Hayri gibi bazı muhalif liderler, "tek kişi, tek oy" uygulamasının ülkenin mevcut siyasi ve güvenlik durumu nedeniyle yapılamayacağını savunuyor.

Uzmanlara göre yeni sistem meşruiyet ve demokrasiye destek olacak

AA muhabirine konuşan uzmanlar, Somali'de "tek kişi, tek oy" esasına dayalı seçim sisteminin halkın yönetime katılımı açısından önemli olduğuna dikkati çekti.

Stratmacy Advisory Üst Yöneticisi (CEO) Ahmed Mohamed Moge, sistemin Somali'nin demokratik gelişimi açısından tarihi bir adım olduğunu söyledi.

Moge, "Tek kişi tek oy sistemi, vatandaşların siyasi liderlerini doğrudan seçmesine imkan tanıyarak halkın temsili ve demokratik yönetim ilkelerini güçlendiriyor." dedi.

Yeni seçim sisteminin devlet kurumlarının meşruiyetini artıracağına dikkati çeken Moge, halk tarafından doğrudan seçilen yöneticilerin daha fazla güven ve destek göreceğini, bunun da siyasi istikrar ve etkin yönetime katkı sağlayacağını dile getirdi.

Moge ayrıca, "Söz konusu sistem ulusal birliğin güçlenmesine, hesap verebilirliğin artmasına ve siyasi partilerin kabile temelli yapılardan uzaklaşarak politika ve kalkınma programları temelinde şekillenmesine katkı sunabilecek." şeklinde konuştu.

Danimarkalı Somali Uzmanı Prof. Stig Jarle Hansen ise tek kişi tek oy sisteminin zaman zaman uygulanması güç bir siyasi hedefe dönüştüğünü ve bunun da gerilimlere neden olabildiğini söyledi.

Hansen, Somali demokrasisinin 2012'den beri varlığını koruduğuna dikkati çekerek, ülkede muhalefet adaylarının seçimleri kazanabilme imkanına sahip olmasının önemli bir demokratik kazanım olduğunu vurguladı ve bu durumun Somali'yi bölgedeki birçok ülkeden ayıran önemli özelliklerden biri olduğunu ifade etti.

Toronto Üniversitesi Scarborough Secure Futures Lab Araştırmacısı Ebuzer Demirci de “Asıl dikkat edilmesi gereken husus, Somali halkının büyük bölümünün karar alma süreçlerinin dışında kalmasıdır. Nüfusunun yaklaşık yüzde 75'i 30 yaşın altında olan bir ülkede milyonlarca insanın siyasal süreçlere doğrudan katılım imkanından mahrum olması sürdürülebilir değil.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu durumun yalnızca siyasi temsil sorununa yol açmadığını belirten Demirci, aynı zamanda özellikle genç kuşakların devlete, siyasete ve geleceğe olan inancını da zayıflattığını kaydetti.

Demirci, şöyle konuştu:

"Somali'nin bugün ihtiyaç duyduğu şey yalnızca güvenlik veya ekonomik kalkınma değil, aynı zamanda vatandaşlarına siyasi aidiyet hissi verebilecek kapsayıcı bir siyasal düzen. İnsanlar kendi oylarının ülkenin geleceğini etkileyebileceğine inandıkları ölçüde devlete aidiyet duyar, siyasi sürece sahip çıkar ve ülkenin geleceğine yatırım yaparlar. Doğrudan seçimler bu nedenle yalnızca teknik bir seçim reformu değil, aynı zamanda Somali vatandaşlarının devletle olan bağını güçlendirecek ve özellikle genç nesillere umut verecek tarihi bir dönüşüm potansiyeli taşıyor.”


 

Muhabir: Mohamud Ismail Kulane

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.