Hiroşima'ya atom bombası saldırısının 81. yılında nükleer silahsızlanma çağrısı

Dünya (Web Sitesi) - Web Sitesi | 06.08.2026 - 11:00, Güncelleme: 06.08.2026 - 11:00 151 kez okundu.
 

Hiroşima'ya atom bombası saldırısının 81. yılında nükleer silahsızlanma çağrısı

Atom bombası saldırısından sağ kurtulanlar, Japonya'nın da aralarında bulunduğu uluslararası toplumda nükleer silahların caydırıcılık amacıyla elde tutulmasına yönelik desteğin artmasından duydukları endişe ve hayal kırıklığını dile getirdi.
Japonya'nın batısındaki Hiroşima kentinde, ABD'nin atom bombası saldırısının 81. yılı dolayısıyla perşembe günü düzenlenen anma töreninde konuşan Hiroşima Belediye Başkanı Kazumi Matsui, büyük güçleri savaş politikaları nedeniyle eleştirerek, nükleer silahların caydırıcılık gerekçesiyle meşrulaştırılmasına son verilmesi çağrısında bulundu. Matsui, "Nükleer silahların insanlık dışı niteliğini küçümsemek ve kendi refahını sağlamak amacıyla güç kullanımını kabul etmek, şiddet sarmalını yeniden üretebilir ve bunun nihai sonucu bir başka Hiroşima ya da Nagazaki olabilir," ifadelerini kullandı. Hiroşima Barış Anıtı Parkı'ndaki törende yayımladığı barış bildirgesinde konuşan Matsui, çok sayıda siyasi liderin hâlâ nükleer caydırıcılığı gerçekçi bir güvenlik yaklaşımı olarak gördüğünü ve şiddeti meşrulaştırdığını belirterek, bunun "nükleer silahlardan arındırılmış bir dünyayı daha da ulaşılmaz hâle getirdiğini" söyledi. Vatandaşlara da geçmişten ders çıkarma ve harekete geçme çağrısında bulunan Matsui'nin konuşmasını, ABD ve İran'ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 120 ülke ve bölgeden temsilcilerle birlikte yaklaşık 50 bin kişi takip etti. Törende, ABD'ye ait bir B-29 bombardıman uçağının atom bombasını Hiroşima'ya bıraktığı saat olan 08.15'te barış çanı eşliğinde bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Anma törenine başbakan sıfatıyla ilk kez katılan Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ise Birleşmiş Milletler'in nükleer silahların yayılmasını önlemeye yönelik çerçevesi kapsamında, nükleer silahların bir daha asla kullanılmadığı bir dünya hedefi doğrultusunda "gerçekçi bir yaklaşım" benimseyeceğini söyledi. Atom bombası saldırısından sağ kurtulanlar ise, Japonya da dahil olmak üzere uluslararası toplumda nükleer silahların caydırıcılık amacıyla elde tutulmasına yönelik desteğin artmasından duydukları endişeyi dile getiriyor. ABD'nin nükleer şemsiyesi altında bulunan Japonya, Washington'dan güvenlik taahhüdünün sürdürülmesi ve daha güçlü koruma sağlanması yönündeki beklentisini defalarca yineledi. Bu nedenle Japon hükümeti, saldırıdan sağ kurtulanların Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması'nı imzalama veya antlaşma toplantılarına gözlemci olarak katılma yönündeki taleplerini bugüne kadar reddetti. ABD'nin 6 Ağustos 1945'te Hiroşima'ya düzenlediği atom bombası saldırısında kent büyük ölçüde yıkıldı, yaklaşık 140 bin kişi hayatını kaybetti. Üç gün sonra Nagazaki'ye atılan ikinci atom bombası ise yaklaşık 70 bin kişinin ölümüne yol açtı. Japonya, 15 Ağustos 1945'te teslim olarak İkinci Dünya Savaşı'nı ve Asya'da yaklaşık yarım yüzyıl süren yayılmacı politikalarını sona erdirdi. Günümüzde hayatta olan atom bombası mağdurlarının sayısı 91 bin 105'e gerilerken, bu sayı ilk dönemdeki toplamın yaklaşık dörtte birine karşılık geliyor. Yaş ortalaması 86'nın üzerine çıkan mağdurlar, tanıklıkların zamanla unutulmasından endişe duyuyor. Hayatta kalan en genç kişiler, saldırı sırasında yaşlarının çok küçük olması nedeniyle yaşananları net biçimde hatırlayamıyor.
Atom bombası saldırısından sağ kurtulanlar, Japonya'nın da aralarında bulunduğu uluslararası toplumda nükleer silahların caydırıcılık amacıyla elde tutulmasına yönelik desteğin artmasından duydukları endişe ve hayal kırıklığını dile getirdi.

Japonya'nın batısındaki Hiroşima kentinde, ABD'nin atom bombası saldırısının 81. yılı dolayısıyla perşembe günü düzenlenen anma töreninde konuşan Hiroşima Belediye Başkanı Kazumi Matsui, büyük güçleri savaş politikaları nedeniyle eleştirerek, nükleer silahların caydırıcılık gerekçesiyle meşrulaştırılmasına son verilmesi çağrısında bulundu.

Matsui, "Nükleer silahların insanlık dışı niteliğini küçümsemek ve kendi refahını sağlamak amacıyla güç kullanımını kabul etmek, şiddet sarmalını yeniden üretebilir ve bunun nihai sonucu bir başka Hiroşima ya da Nagazaki olabilir," ifadelerini kullandı.

Hiroşima Barış Anıtı Parkı'ndaki törende yayımladığı barış bildirgesinde konuşan Matsui, çok sayıda siyasi liderin hâlâ nükleer caydırıcılığı gerçekçi bir güvenlik yaklaşımı olarak gördüğünü ve şiddeti meşrulaştırdığını belirterek, bunun "nükleer silahlardan arındırılmış bir dünyayı daha da ulaşılmaz hâle getirdiğini" söyledi.

Vatandaşlara da geçmişten ders çıkarma ve harekete geçme çağrısında bulunan Matsui'nin konuşmasını, ABD ve İran'ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 120 ülke ve bölgeden temsilcilerle birlikte yaklaşık 50 bin kişi takip etti.

Törende, ABD'ye ait bir B-29 bombardıman uçağının atom bombasını Hiroşima'ya bıraktığı saat olan 08.15'te barış çanı eşliğinde bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Anma törenine başbakan sıfatıyla ilk kez katılan Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ise Birleşmiş Milletler'in nükleer silahların yayılmasını önlemeye yönelik çerçevesi kapsamında, nükleer silahların bir daha asla kullanılmadığı bir dünya hedefi doğrultusunda "gerçekçi bir yaklaşım" benimseyeceğini söyledi.

Atom bombası saldırısından sağ kurtulanlar ise, Japonya da dahil olmak üzere uluslararası toplumda nükleer silahların caydırıcılık amacıyla elde tutulmasına yönelik desteğin artmasından duydukları endişeyi dile getiriyor.

ABD'nin nükleer şemsiyesi altında bulunan Japonya, Washington'dan güvenlik taahhüdünün sürdürülmesi ve daha güçlü koruma sağlanması yönündeki beklentisini defalarca yineledi.

Bu nedenle Japon hükümeti, saldırıdan sağ kurtulanların Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması'nı imzalama veya antlaşma toplantılarına gözlemci olarak katılma yönündeki taleplerini bugüne kadar reddetti.

ABD'nin 6 Ağustos 1945'te Hiroşima'ya düzenlediği atom bombası saldırısında kent büyük ölçüde yıkıldı, yaklaşık 140 bin kişi hayatını kaybetti. Üç gün sonra Nagazaki'ye atılan ikinci atom bombası ise yaklaşık 70 bin kişinin ölümüne yol açtı. Japonya, 15 Ağustos 1945'te teslim olarak İkinci Dünya Savaşı'nı ve Asya'da yaklaşık yarım yüzyıl süren yayılmacı politikalarını sona erdirdi.

Günümüzde hayatta olan atom bombası mağdurlarının sayısı 91 bin 105'e gerilerken, bu sayı ilk dönemdeki toplamın yaklaşık dörtte birine karşılık geliyor. Yaş ortalaması 86'nın üzerine çıkan mağdurlar, tanıklıkların zamanla unutulmasından endişe duyuyor. Hayatta kalan en genç kişiler, saldırı sırasında yaşlarının çok küçük olması nedeniyle yaşananları net biçimde hatırlayamıyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.