Bölgesel ve Küresel Aktörler Açısından ZENGEZUR
Azerbaycan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Ermenistan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri Vaşington Barış Bildirisi’nin birinci yıl dönümünde bir araya geldi. Zirvenin yıl dönümünde yayınlanan bildiride; onlarca yıl süren çatışmayı sona erdiren temelin güçlendirilmesi, Güney Kafkasya'nın daha müreffeh bir geleceğe taşınması, Zengezur koridorunun açılması konusundaki kararlılık vurgulandı. Ayrıca, ABD'nin Güney Kafkasya ve Orta Asya'dan geçecek Trans-Hazar Ticaret Güzergahı'na (Orta Koridor) özel sektör yatırımlarını cezbetmek için Trans-Hazar Girişim Fonu'na 201 milyon dolar tahsis ettiği belirtildi.
Öte yandan, Azerbaycan ve Ermenistan arasında imzalanması beklenen Barış Anlaşması henüz imzalanmış değildir. Halihazırda, üzerinde mutabakat sağlandığı belirtilen antlaşmanın imzalanması için Ermenistan’ın hukuki mevzuatında değişiklik yapması beklenmektedir. Barış Anlaşması Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barışı tesis ederken, Zengezur Koridoru’nun açılmasını da hızlandıracaktır. Koridorun açılması süreci uzadıkça küresel ve bölgesel aktörlerin müdahil olma olasılık ve oranları da artmakta, paydaş olarak fayda sağlamak istemektedirler.
Aktörlerin Muhtemel Yaklaşımları
- ABD Ermenistan’ın teklifi ile oluşturulacak koridor şirketi “TRIPP” ile bölgedeki ticaret yoluna el atmak istemektedir. Ocak 2026’da yapılan açıklamalara göre koridorun işletilmesi için kurulacak şirketin çoğunluk hisseleri ABD’ye (% 74), kalanı Ermenistan’a (% 26) ait olacaktır. Bahsedilen hat geçmişte Azerbaycan’ın toprağı olan ancak şu anda Ermenistan sınırları içinde kalan yaklaşık 43 km genişliğindeki bir bölüm için geçerlidir. ABD bölgeye yerleşmesi sayesinde, Uzak Asya’dan Avrupa’ya uzanan ticaret yoluna ortak olabilecek, ticareti takip ve kontrol edebilecektir. Zaman içerisinde koridordaki etkinliğini artırması durumunda; Rusya’nın güney, İran’ın kuzey, Çin’in batı komşusu durumuna yükselecektir. Bölgesel aktörleri (Türk Devletleri, İran, Pakistan, Hindistan) ve Çin-Rusya ekseninin oluşturduğu küresel merkezi çevrelemiş olacaktır. 201 milyon ABD dolarının Ermenistan’dan geçecek olan bölümüne tahsis edilmesi ABD’nin küçük miktarlarla gelecekte daha fazla kazanç elde etmesinin yolunu açacaktır. Ermenistan “TRIPP koridoru” adını verdiği imtiyaz karşılığında ülkesine ABD’nin yatırımlarını çekmektedir. Böylelikle, Rusya, Türkiye ve Azerbaycan’a karşı güvenlik kaygılarını hafifletmekte ve ekonomik işbirliklerinde elini güçlendirmektedir. ABD’nin bölgede bayrak göstermesi ise İran, Çin ve Rusya’ya karşı mevzi elde etmesine, bölgeden geçen ticaret yolları ve enerji koridorları üzerinde payını artırmasına imkan sağlamaktadır.
- Avrupa Birliği (AB) ise ABD’nin etkisi ve baskısıyla Rusların doğal kaynaklarından mahrum kalmıştır ve farklı kaynak arayışı içindedir. Bunlardan bir tanesi Türk Devletlerinin ve Türkistan’ın kaynaklarının Zengezur ve Türkiye üzerinden AB’ye ulaştırılmasını sağlamaktır. AB ve İngiltere faydacı bir yaklaşımla bölgedeki yeraltı ve yerüstü kaynakların işletilmesinde rol almak, kritik ham maddeleri ithal etmek, müteakiben işlenmiş ürünleri ihraç etmek amacı gütmektedir. Ayrıca, yazılım ve teknoloji konularında Türk Cumhuriyetlerini cezbedebilecek imtiyazlar ile Çin ve Hindistan’ın ağırlığını kırmak isteyeceklerdir. Benzer şekilde, talep ettikleri Hindistan ve Çin ürünlerinin koridor üzerinden taşınması ayrıca fayda sağlayacaktır. Kendilerine müzahir olan Ermenistan’ın kazanımlarını artırmak için Zengezur’un ABD kontrolünde açılmasına tam destek vereceklerdir.
- Çin’in “Kuşak-Yol Projesi” ve “Orta Koridor”, Hindistan’ın “Baharat Yolu” olarak bilinen “Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Koridoru (India-Middle East-Europe Corridor-IMEC)” ile çatışmaktadır. Ticaret yolunun nereden geçeceği iki ülke çıkarlarını ve güzergah üzerindeki ülkeleri doğrudan etkilemektedir. Buna bir de küresel güç merkezleri eklendiğinde işler karışmaktadır. Çin ve Hindistan rekabetinde Hindistan’a yakın duran ABD’nin, AB’yi de yanına alarak Çin’in projesinden ziyade Hindistan’ın koridoruna destek vermesi olasılığı daha yüksektir. Bu durumda, Zengezur’un Asya-Avrupa arasında işlevsiz kalması ihtimal dahilindedir. Çin’in projesi hayata geçmez ve ABD Hindistan’ın projesine Zengezur üzerinden geçecek şekilde destek verirse koridor canlı kalacaktır.
- Kuşak-Yol Projesi (Şekil-1) ile küresel ticarette etkinliğini artıracağı aşikar olan Çin, ABD’nin kontrol edeceği Zengezur Koridoru’na mesafeli yaklaşacaktır. Kuşak-Yol projesinin İran toprakları üzerinden geçmesini de tercih edecektir. İsrail ve ABD’nin İran’a açtığı savaşın sonucunda İran rejimi değiştiği takdirde, ABD’nin paydaş olduğu Zengezur Koridoru’na boyun eğecektir. Öte yandan, ABD’nin Çin’in Kuşak-Yol Projesi’ne karşı desteklediği Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomi Koridoru (India-Middle East-Europe Economic Coridor-IMEC) (Şekil-2) deniz yolundan değil de Zengezur üzerinden geçirildiği takdirde, Çin buna muhalefet edecektir.
- Hindistan yürüttüğü çok yönlü politika kapsamında kendi koridorunun (Arap Yarımadası haricinde kalan kısmı) deniz yolundan devam etmesinde ısrarcı olacaktır. IMEC’in karayolundan Avrupa’ya uzatılması halinde, İran-Irak-Türkiye üzerinden geçirilmesini tercih edecektir. Bu durumda, Azerbaycan ve Ermenistan’ın koridorun dışında veya bir kolu olarak kalması yüksek olasılıklıdır. Bu tercihin karara çevrilmesinde, Türkiye-Azerbaycan-Pakistan kardeşliğine karşı Hindistan-Ermenistan-İran üçlüsünün birlikteliği de önemli rol oynayacaktır.
- Rusya, kendi toprak bütünlüğünü korumanın yanı sıra eski Sovyet coğrafyası üzerinde başka aktörlerin varlığını ve etkinliğini kabul etmemektedir. Rusya Federasyonu bünyesindeki Türk kökenli halkların ve cumhuriyetlerin varlığı, Rusya’nın bölgede güçlü bir Türk Dünyası’nı tehdit olarak algılaması sonucunu doğurmaktadır. İlave olarak, Rusya Sovyet coğrafyasında çıkarılan hidrokarbon kaynaklarının kendi kontrolü dahilinde ihraç edilmesini istemektedir. Bu nedenle, Rusya’nın Zengezur Koridoru’ndan yeterli kazanım sağlaması durumunda destek olması beklenebilir. Doğrudan Zengezur Koridoru’nun işletilmesine müdahil olamasa da koridordan geçecek ticaret ve malların kendi kontrolünden geçmesinde ısrarcı olacaktır. Bu maksatla, Türk Cumhuriyetleri ile olan ekonomik, kültürel ve diğer ilişkilerini manivela olarak kullanacaktır. Dağıstan-Azerbaycan üzerinden Türkiye ile demiryolu ve karayolu bağlantısından en üst düzeyde faydalanmak isteyecektir. Öte yandan, ABD’nin bölgeye konuşlanmasından rahatsız olacağı kesindir ve koridorun ABD kontrolünde işletilmesine başlangıçta olumsuz yaklaşacaktır. Ancak, kendi kazanımlarının tatmin edici seviyeye çıkarılması halinde Rusya’nın koridora destek vereceği beklenebilir.
- İran, güçlü bir Türk Dünyası istemediği gibi kendi toprak bütünlüğü ve kaynaklarının ihracı hususlarında Rusya ile benzer endişelere sahiptir. (1) Türkiye ve Azerbaycan’ın nüfuzunun genişlemesi, (2) Güney Azerbaycan’ın Bakü’ye olan teveccühünün İran tarafından tehdit olarak algılanması, (3) Ermenistan-Gürcistan üzerinden Karadeniz’e erişimde kısıtlılık oluşacağı korkusu nedenlerinden dolayı İran koridora net bir şekilde karşıdır. Mevcut durumda, Ermenistan ile daha yakın ilişki içinde olan İran’ın bu koridora destek olmayacağı aşikardır. Ancak, (1) ABD-İsrail ikilisinin İran’a açtığı savaşın neticesinde rejim değişikliği, (2) Rusya-Çin ikilisinin İran’ın yanında paydaş olarak yer alması, (3) Hindistan’ın koridor konusunda elinin güçlenmesi durumunda Zengezur’dan veya Güney Azerbaycan’dan bir yol açılması işten bile değildir.
Sonuç
Ekonomisi zorda olan Ermenistan’ı kurtaracak olan bu projede asıl fedakarlığı Azerbaycan yapmaktadır. Dağıstan sınırından Bakü’ye kadar olan mesafe göz ardı edilse bile Bakü’den Ağbend’e 420 km, Nahçıvan bölümünde 180 km olmak üzere, Azerbaycan toplam 600 km toprağını bu ulaşım koridoru için açacaktır. Açtığı bu koridordan Ermenistan başta olmak üzere tüm bölge ülkeleri ve bölgesel/küresel aktörler faydalanacaktır. İlginç olan husus yaklaşık 43 km.lik bir koridor açacak olan Ermenistan’ın sanki büyük bir fedakarlık yapıyormuş gibi sunulmasıdır. Kaldı ki, bu toprak geçmişteki Sovyet Yönetimi tarafından zorla Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ne verilmiş Azerbaycan toprağıdır.
İsrail ve ABD’nin İran ile yürüttüğü savaşın sonucunda İran-Ermenistan sınırının nasıl bir durum alacağı şu anda öngörülememektedir. Ermenistan-İran hududu kapanırsa, Azerbaycan’ın İran ile mevcut sınır kapılarının varlığı ticaret yolunun işlerliğini mümkün kılacaktır. Bir diğer ihtimal ise koridorun Ermenistan üzerinden değil de İran üzerinden geçirilmesidir. Savaşın sonucuna ve Ermenistan’ın tutumuna göre koridorun Aras güneyinden geçirilmesi ihtimal dahilinde bile olabilir.
Sonuçta Ermenistan deniz sınırı olmayan, komşuları ile sorunlu, yalnızlaşmış ve kapalı bir kara ülkesi durumundadır. Milli güç unsurlarından nüfus, ekonomik, askerî, bilgi ve teknoloji gücü gün geçtikçe zayıflamaktadır. Üstüne üstlük Türkiye ve Azerbaycan ile tarihi, hukuki, ahlaki ve bilimsel temelleri olmayan gerekçelerle Ermeni dünyasında yaratılmış sorunları çözememektedir. Azerbaycan ve Türkiye’ye karşı toprak talebini içeren istekler ile sözde “soykırım”a yönelik asılsız iddialardan vazgeçilmesi durumunda Ermenistan’ın bu yalnızlığı sonlanacaktır. Türk ve Ermeni milletlerinin birbiri ile gönüldaşlığı ve koridorun sağlam temeller üzerinde tesis edilmesi ancak bu asılsız iddia ve mesnetsiz taleplerin son bulmasıyla mümkün olacaktır. Zengezur Koridoru bu anlamda sadece bir ticaret yolu değil, barış yolu olma adayıdır.
