TİHEK'ten vakıf üniversitesindeki din ve inanç temelli ayrımcılık iddialarına ilişkin açıklama

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 10.03.2026 - 16:00, Güncelleme: 10.03.2026 - 15:52 168 kez okundu.
 

TİHEK'ten vakıf üniversitesindeki din ve inanç temelli ayrımcılık iddialarına ilişkin açıklama

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, bir vakıf üniversitesinde din ve inanç temelinde ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine ilişkin bazı basın ve yayın organlarında yer alan iddialara ilişkin gerekli işlemlerin yerine getirileceğini bildirdi.
ANKARA (AA) - Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumundan (TİHEK) yapılan açıklamada, bazı basın ve yayın organlarında bir vakıf üniversitesinde din ve inanç temelinde ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine ilişkin çeşitli iddiaların yer aldığı belirtildi.Din ve vicdan özgürlüğünün, ulusal ve uluslararası hukuk kurallarıyla teminat altına alındığının anımsatıldığı açıklamada, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'nin 18'inci maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 9'uncu maddesinin, herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahip olduğunu ve bu hakkın aleni veya özel olarak bireysel ya da başkaları ile birlikte toplu olarak, kendi din ya da inancını ibadet, icra, bunun icaplarını yerine getirme ya da öğretme bakımından ortaya koyma özgürlüğünü içerdiğini kabul ettiği aktarıldı.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Kanun önünde eşitlik" başlıklı 10'uncu maddesinde, "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir." "Din ve vicdan hürriyeti" başlıklı 24'üncü maddesinde de "Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. 14'üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir. Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz, dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz." hükmünün yer aldığı hatırlatıldı."Demokratik bir hukuk devleti açısından kabul edilemez niteliktedir"Açıklamada, şunlar kaydedildi:"6701 sayılı TİHEK Kanunu'nun 'Eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı' başlıklı 3'üncü maddesi ile din ve inanç temelinde ayrımcılık yasaklanmıştır. Kanun'un 'Ayrımcılık yasağının kapsamı' başlıklı 5'inci maddesinin birinci fıkrası ile eğitim ve öğretim hizmetleri sunan kurum ve kuruluşların yürüttükleri faaliyetler bakımından bu hizmetlerden yararlanmakta olan kişiler aleyhine ayrımcılık yapamayacağı hüküm altına alınmıştır. Yazılı ve görsel medyada yer alan iddialara konu olan din ve inanç temelinde ayrımcılık ihlalleri, demokratik bir hukuk devleti açısından kabul edilemez niteliktedir. TİHEK, her türlü ayrımcılık yasağının ihlaline dair iddiaları büyük bir ciddiyetle ele almakta, herkes için onurlu, eşit ve güvenli bir ortamın sağlanması yönündeki çalışmaları kararlılıkla sürdürmektedir. Bu doğrultuda, temel misyonu insan haklarının korunması ve geliştirilmesi, insan onurunu esas alarak kişilerin eşit muamele görme hakkının güvence altına alınması ve hukuken tanınmış hak ve özgürlüklerden yararlanmada ayrımcılığın önlenmesinin sağlanması olan kurumumuz tarafından söz konusu iddialar yakından takip edilerek, gerekli işlemler hassasiyetle yerine getirilecektir."TİHEK'ten erkek müşterileri "damsız" almayan işletmeye idari para cezasıÖte yandan, iki erkek geçen yıl şubat ayında İstanbul'daki bir mekanda düzenlenecek müzik etkinliği için bilet aldı.Etkinlik için gittikleri mekan kapısından güvenlik personeli tarafından "damsız giriş" yapılamayacağı belirtilerek geri çevrilen kişiler, biletlerde ve etkinlik kurallarında böyle bir kısıtlama bulunmadığı, uygulamanın cinsiyet temelinde ayrımcılık teşkil ettiği gerekçesiyle kuruma başvurdu.Başvuruda, yaşanan duruma ilişkin işletmenin elektronik posta adresine şikayette bulunulduğu, erkeklerin alkol alarak diğer kişileri rahatsız edeceği varsayımıyla damsız girişe izin verilmediği yönünde dönüş alındığı ifade edildi.Muhatap işletme tarafından sunulan görüşte, işletmede kadın-erkek eşitliğine aykırı herhangi bir ayrımcı tutum sergilenmediği öne sürüldü.İşletme tarafından kadın misafirlerin daha güvende hissetmesi için hassas davranıldığı, ayrıca geçmişte etkinlik sırasında alkol tüketimi nedeniyle yaşanan bazı taşkınlıkların sulh yoluyla çözüldüğü ve bugüne kadar şikayete konu olmadığı aktarıldı.Görüşte, etkinlik kurallarında, "organizasyon şirketinin etkinlik için uygun görmediği kişileri bilet ücretini iade etmek kaydıyla içeri almama hakkına sahip olduğu" ile "organizasyon sahibinin kadın-erkek eşitliğini sağlamak amacıyla bilet ücretini iade etmek kaydıyla kişiyi içeri almama hakkını kullanabileceği" hükümlerinin yer aldığı ifade edildi.Başvuruyu inceleyen TİHEK, erkek müşterilere yönelik uygulamanın cinsiyet temelinde ayrımcılık yasağını ihlal ettiğine hükmederek işletmeye üst sınırdan 256 bin 357 lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi.Kararın gerekçesindenTİHEK'in kararında, Anayasa'nın 10. maddesinde herkesin kanun önünde eşit olduğunun hüküm altına alındığı, devlet organları ve idare makamları dahil bütün işlemlerde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmenin zorunlu olduğu bildirildi.6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu'nda da her türlü ayrımcılığın yasaklandığına işaret edilen kararda, "6701 sayılı Kanun'un 3'üncü maddesinde sayılan ayrımcılık temellerinden birini de cinsiyet oluşturmaktadır. Bir kişinin hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını cinsiyeti nedeniyle engelleyen veya zorlaştıran her türlü farklı muamele, cinsiyet temelinde doğrudan ayrımcılık oluşturmaktadır." ifadelerine yer verildi.Kararda, "Erkeklerin kadınları rahatsız edeceğine dair düşünce toplumsal ön yargılardan ileri gelmekte ve bunun gibi ön yargılar toplumdaki eşitsizliği derinleştirmektedir." tespiti yapıldı.Yalnızca ön yargılardan ve varsayımlardan hareketle tek ya da birden fazla erkek müşterinin yanında kadın olmadan işletmeye alınmamasının meşru olmadığı vurgulanan kararda, "Bu amaç meşru sayılsa dahi ihtimal dahilinde olduğu ileri sürülen tatsız olayların yaşanması halinde söz konusu olaylara müdahale edebilmek için güvenlik tedbirlerinin artırılması gibi alternatif ve ölçülü tedbirlerin değerlendirilmediği göz önüne alındığında, bu şekilde bir uygulamanın somut olay adaleti açısından ölçülü olmadığı açıktır." değerlendirmesinde bulunuldu.Gerekçede, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde muhatap işletme tarafından cinsiyet temelinde ayrımcılık yasağının ihlal edildiği kanaatine varıldığı kaydedildi.Muhabir: Fatma Sevinç Çetin
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, bir vakıf üniversitesinde din ve inanç temelinde ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine ilişkin bazı basın ve yayın organlarında yer alan iddialara ilişkin gerekli işlemlerin yerine getirileceğini bildirdi.

ANKARA (AA) - Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumundan (TİHEK) yapılan açıklamada, bazı basın ve yayın organlarında bir vakıf üniversitesinde din ve inanç temelinde ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine ilişkin çeşitli iddiaların yer aldığı belirtildi.

Din ve vicdan özgürlüğünün, ulusal ve uluslararası hukuk kurallarıyla teminat altına alındığının anımsatıldığı açıklamada, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'nin 18'inci maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 9'uncu maddesinin, herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahip olduğunu ve bu hakkın aleni veya özel olarak bireysel ya da başkaları ile birlikte toplu olarak, kendi din ya da inancını ibadet, icra, bunun icaplarını yerine getirme ya da öğretme bakımından ortaya koyma özgürlüğünü içerdiğini kabul ettiği aktarıldı.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Kanun önünde eşitlik" başlıklı 10'uncu maddesinde, "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir." "Din ve vicdan hürriyeti" başlıklı 24'üncü maddesinde de "Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. 14'üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir. Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz, dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz." hükmünün yer aldığı hatırlatıldı.

"Demokratik bir hukuk devleti açısından kabul edilemez niteliktedir"

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"6701 sayılı TİHEK Kanunu'nun 'Eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı' başlıklı 3'üncü maddesi ile din ve inanç temelinde ayrımcılık yasaklanmıştır. Kanun'un 'Ayrımcılık yasağının kapsamı' başlıklı 5'inci maddesinin birinci fıkrası ile eğitim ve öğretim hizmetleri sunan kurum ve kuruluşların yürüttükleri faaliyetler bakımından bu hizmetlerden yararlanmakta olan kişiler aleyhine ayrımcılık yapamayacağı hüküm altına alınmıştır. Yazılı ve görsel medyada yer alan iddialara konu olan din ve inanç temelinde ayrımcılık ihlalleri, demokratik bir hukuk devleti açısından kabul edilemez niteliktedir. TİHEK, her türlü ayrımcılık yasağının ihlaline dair iddiaları büyük bir ciddiyetle ele almakta, herkes için onurlu, eşit ve güvenli bir ortamın sağlanması yönündeki çalışmaları kararlılıkla sürdürmektedir. Bu doğrultuda, temel misyonu insan haklarının korunması ve geliştirilmesi, insan onurunu esas alarak kişilerin eşit muamele görme hakkının güvence altına alınması ve hukuken tanınmış hak ve özgürlüklerden yararlanmada ayrımcılığın önlenmesinin sağlanması olan kurumumuz tarafından söz konusu iddialar yakından takip edilerek, gerekli işlemler hassasiyetle yerine getirilecektir."

TİHEK'ten erkek müşterileri "damsız" almayan işletmeye idari para cezası

Öte yandan, iki erkek geçen yıl şubat ayında İstanbul'daki bir mekanda düzenlenecek müzik etkinliği için bilet aldı.

Etkinlik için gittikleri mekan kapısından güvenlik personeli tarafından "damsız giriş" yapılamayacağı belirtilerek geri çevrilen kişiler, biletlerde ve etkinlik kurallarında böyle bir kısıtlama bulunmadığı, uygulamanın cinsiyet temelinde ayrımcılık teşkil ettiği gerekçesiyle kuruma başvurdu.

Başvuruda, yaşanan duruma ilişkin işletmenin elektronik posta adresine şikayette bulunulduğu, erkeklerin alkol alarak diğer kişileri rahatsız edeceği varsayımıyla damsız girişe izin verilmediği yönünde dönüş alındığı ifade edildi.

Muhatap işletme tarafından sunulan görüşte, işletmede kadın-erkek eşitliğine aykırı herhangi bir ayrımcı tutum sergilenmediği öne sürüldü.

İşletme tarafından kadın misafirlerin daha güvende hissetmesi için hassas davranıldığı, ayrıca geçmişte etkinlik sırasında alkol tüketimi nedeniyle yaşanan bazı taşkınlıkların sulh yoluyla çözüldüğü ve bugüne kadar şikayete konu olmadığı aktarıldı.

Görüşte, etkinlik kurallarında, "organizasyon şirketinin etkinlik için uygun görmediği kişileri bilet ücretini iade etmek kaydıyla içeri almama hakkına sahip olduğu" ile "organizasyon sahibinin kadın-erkek eşitliğini sağlamak amacıyla bilet ücretini iade etmek kaydıyla kişiyi içeri almama hakkını kullanabileceği" hükümlerinin yer aldığı ifade edildi.

Başvuruyu inceleyen TİHEK, erkek müşterilere yönelik uygulamanın cinsiyet temelinde ayrımcılık yasağını ihlal ettiğine hükmederek işletmeye üst sınırdan 256 bin 357 lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi.

Kararın gerekçesinden

TİHEK'in kararında, Anayasa'nın 10. maddesinde herkesin kanun önünde eşit olduğunun hüküm altına alındığı, devlet organları ve idare makamları dahil bütün işlemlerde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmenin zorunlu olduğu bildirildi.

6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu'nda da her türlü ayrımcılığın yasaklandığına işaret edilen kararda, "6701 sayılı Kanun'un 3'üncü maddesinde sayılan ayrımcılık temellerinden birini de cinsiyet oluşturmaktadır. Bir kişinin hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını cinsiyeti nedeniyle engelleyen veya zorlaştıran her türlü farklı muamele, cinsiyet temelinde doğrudan ayrımcılık oluşturmaktadır." ifadelerine yer verildi.

Kararda, "Erkeklerin kadınları rahatsız edeceğine dair düşünce toplumsal ön yargılardan ileri gelmekte ve bunun gibi ön yargılar toplumdaki eşitsizliği derinleştirmektedir." tespiti yapıldı.

Yalnızca ön yargılardan ve varsayımlardan hareketle tek ya da birden fazla erkek müşterinin yanında kadın olmadan işletmeye alınmamasının meşru olmadığı vurgulanan kararda, "Bu amaç meşru sayılsa dahi ihtimal dahilinde olduğu ileri sürülen tatsız olayların yaşanması halinde söz konusu olaylara müdahale edebilmek için güvenlik tedbirlerinin artırılması gibi alternatif ve ölçülü tedbirlerin değerlendirilmediği göz önüne alındığında, bu şekilde bir uygulamanın somut olay adaleti açısından ölçülü olmadığı açıktır." değerlendirmesinde bulunuldu.

Gerekçede, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde muhatap işletme tarafından cinsiyet temelinde ayrımcılık yasağının ihlal edildiği kanaatine varıldığı kaydedildi.


Muhabir: Fatma Sevinç Çetin

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.