Göç Etmeyen Leylekler ve Kuruyan Göller!
Yaşam
(Web Sitesi) - Web Sitesi |
13.01.2026 - 10:56, Güncelleme:
13.01.2026 - 10:56 257 kez okundu.
Göç Etmeyen Leylekler ve Kuruyan Göller!
Leyleklerin göç etmemesi, yalnızca ilginç bir doğa olayı değil. Bu, iklim değişikliğinin yüzyıllardır süregelen en temel doğal döngüleri bile ne kadar derinden ve gözle görülür bir şekilde değiştirdiğinin somut bir kanıtı
2025'in en şaşırtıcı gözlemlerinden biri, binlerce yıldır baharın habercisi olarak bilinen leyleklerin göç davranışlarını terk etmesi oldu. Iğdır'da yapılan gözlemler, göçmen bir tür olan leyleklerin bir bölümünün artık kışı bölgede geçirdiğini ortaya koydu.
Bu davranış değişikliğinin arkasında yatan temel nedenler, iklim krizinin doğrudan sonuçları: Küresel ısınmaya bağlı olarak kışların daha ılıman geçmesi ve Ağrı Dağı eteklerindeki, Aras ve Karasu nehirleriyle beslenen sulak alanların donmaması. Bu durum, leyleklerin yıl boyunca besin kaynaklarına erişimini sağlayarak göç etme ihtiyacını ortadan kaldırıyor.
Iğdır Üniversitesi Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi (KUŞMER) Müdürü Dr. Emrah Çelik, durumu şu sözlerle özetliyor:
"Aynı zamanda iklimin yumuşak olması ve son yıllarda küresel iklim değişikliğiyle kışların daha ılıman geçmesi, leyleklerin burada kalmasına imkan tanıyor."
Leyleklerin göç etmemesi, yalnızca ilginç bir doğa olayı değil. Bu, iklim değişikliğinin yüzyıllardır süregelen en temel doğal döngüleri bile ne kadar derinden ve gözle görülür bir şekilde değiştirdiğinin somut bir kanıtı.
Geleceğin Değil, Bugünün Krizi: Su Kaynakları Alarm Veriyor
2025'te, dünyanın en büyük tuz göllerinden biri olan İran'daki Urumiye Gölü'nün tamamen kuruması, su krizinin artık bir gelecek tehdidi olmadığını kanıtladı. Tek başına bir ekosistemin çöküşünü simgeleyen bu olay, su kıtlığının ne kadar ani ve yıkıcı olabileceğinin en somut göstergesi oldu.
Bu yerel felaket, küresel bir sorunun yansıması. Birleşmiş Milletler Su Ajansı'nın (UN Water) verileri son derece net: Dünya genelinde 3,6 milyar insan, yılın en az bir ayı suya yetersiz erişimle karşı karşıya ve bu sayının 2050 yılına kadar 5 milyarı aşması öngörülüyor.
Türkiye de bu krizden payını aldı; ülke genelinde yağışların %26 azalmasıyla son 52 yılın en kurak dönemi yaşandı. Bu olaylar, su kıtlığının artık uzak bir geleceğin sorunu olmadığını, yıkıcı ekolojik sonuçlarıyla birlikte bugünün hızlanan bir krizi olduğunu kanıtlıyor.
Kaynak:ekolojikevim