Gazze’de 1000. güne girecek soykırımda İsrail tüm bölgeyi ateş çemberine çevirdi

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 02.07.2026 - 15:30, Güncelleme: 02.07.2026 - 15:18 241 kez okundu.
 

Gazze’de 1000. güne girecek soykırımda İsrail tüm bölgeyi ateş çemberine çevirdi

İsrail, Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik başlattığı şiddetli saldırılarla işlediği soykırım sürecinde, çevre ülkelere yönelik işgal ve yayılma faaliyetleriyle bölgede büyük bir yıkım ve istikrarsızlığa neden oldu.
KUDÜS (AA) - Kassam Tugaylarının 7 Ekim 2023'te başlattığı saldırının hemen ardından Gazze Şeridi'ne yoğun saldırılara başlayan İsrail ordusu, Gazze'de soykırımını derinleştirirken Lübnan, Yemen, Suriye, İran ve Katar topraklarını hedef aldı.Gazze'ye saldırıların başlamasının hemen ardından Tel Aviv yönetimi, hedefinin İran'a ulaşmak olduğu yönünde sinyaller verirken, "İran'ın vekillerini vurma" gerekçesiyle Hizbullah ve Husileri bahane ederek Lübnan ve Yemen'i şiddetli saldırılarla hedef aldı.Bu süreçte İsrail ile İran arasında karşılıklı küçük çaplı saldırılarla gerilim yükselirken 13 Haziran 2025'te İsrail'in gece baskınıyla başlayan 12 gün savaşında iki ülke doğrudan kozlarını paylaşma safhasına geçti.  Ayrıca, 9 Eylül 2025'te Katar'ın başkenti Doha'da Gazze'de ateşkesin yakın olduğu sinyallerinin geldiği günlerde Hamas müzakere heyetini başarısız bir suikastla hedef alan İsrail, 8 Aralık 2024'te 61 yıllık Baas rejiminin devrildiği Suriye'ye, gelecekte oluşabilecek tehdit bahanesiyle iki gün boyunca yoğun hava saldırıları düzenledi.İsrail ordusunun saldırıları, başta Gazze Şeridi'nde tarihin en büyük insan yapımı felaketlerinden birinin yaşanmasına yol açarken bölgede on binlerce kişinin hayatını kaybetmesine, ülkelerin altyapılarının ağır hasar almasına ve bölgede tedavisi zor yaraların açılmasına neden oldu.⁠Gazze'de tarihin gördüğü en büyük insan yapımı felaketlerden birisiGazze Şeridi'ne yönelik Ekim 2023'te başlattığı yoğun hava saldırılarının ardından karadan işgale girişen İsrail, bölgede tarihin gördüğü en büyük insan yapımı felaketlerden birinin müsebbibi oldu. Gazze'ye yönelik yoğun saldırılarını 2024 boyunca sürdüren İsrail ordusu, ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık koltuğuna oturmasından hemen önce 19 Ocak 2025'te varılan ateşkese rağmen 2 Mart'ta bölgeye insani yardım girişini tamamen durdurdu ve 18 Mart'ta ateşkesi bozarak Gazze'ye yoğun saldırıları yeniden başlattı.ABD Başkanı Trump'ın planı kapsamında 10 Ekim 2025'te devreye giren ateşkese rağmen İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ne yönelik aralıklı saldırılara ve işgali genişletmeye devam etti. Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi'nin verilerine göre, Ekim 2023'ten bu yana aradan geçen 1000 günde İsrail saldırıları nedeniyle defalarca zorla yerinden edilen yaklaşık 2 milyon 400 bin Filistinli etnik temizliğe maruz kaldı. 21 bin 500'den fazlası çocuk ve 12 bin 500'den fazlası kadın olmak üzere 73 bin 66 Filistinli hayatını kaybetti. Gazze Şeridi'ndeki yapıların en az yüzde 90'ı yıkıldı.Uluslararası Ceza Mahkemesi, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları suçlamasıyla Başbakan Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında yakalama kararı çıkardı. Güney Afrika'nın başvurusuyla Uluslararası Adalet Divanı'nda, İsrail soykırıma neden olmakla yargılandı.Kırılma anı Doha saldırısıİsrail, 2025'te en fazla ses getiren ve sınır aşımı sayılan saldırılarından birini Katar'ın başkenti Doha'da Hamas müzakere heyetine gerçekleştirdi.İsrail ordusu, 9 Eylül'de Gazze'de ateşkese yaklaşıldığı konuşulurken Doha'da ABD'nin sunduğu ateşkes teklifini görüşmek üzere toplanan Hamas müzakere heyetinin bulunduğu binaya saldırı düzenledi. Hamas'ın lider kadrosunun sağ kurtulduğu saldırıda, Hamas Siyasi Büro Üyesi Halil Hayye'nin oğlu ve 4 Hamas üyesinin yanı sıra Katarlı bir polis hayatını kaybetti.Suikast girişimi sonrasında İsrail, Katar'ın egemenliğini ihlal etmesi nedeniyle uluslararası alanda yoğun eleştirilerin hedefi olurken daha sonra ortaya atılan iddialar, söz konusu saldırının ABD dahil gelen dış baskı nedeniyle İsrail'i Gazze Şeridi'nde 10 Ekim 2025 ateşkesine razı olmaya ittiğini ortaya koydu. Batı Şeria da hedef olduÖte yandan İsrail, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını sürdürürken "vaadedilmiş toprakların merkezi" iddiasıyla asıl hedef olarak gördüğü Batı Şeria'da saldırılarını artırdı, işgali derinleştirdi ve Filistin Devleti'nin toprak bütünlüğünü fiilen ortadan kaldırmayı hedefleyen bir dizi karara imza attı.Dron saldırıları dahil, aradan geçen 1000 günde bölgeye 1000'den fazla saldırı düzenleyen İsrail ordusu, Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria'da yaklaşık 250'si çocuk olmak üzere 1100'den fazla Filistinlinin ölümüne neden oldu.Batı Şeria'nın kuzeyindeki mülteci kamplarına 2025'in hemen başında saldırı başlatan İsrail ordusu, ölümlerin yanı sıra bölgede onbinlerce Filistinliyi zorla yerinden etti.İsrail ordusunun saldırılarına ek olarak Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin hayatlarını yaşanılmaz kılmak ve göçe zorlamak amacıyla düzenlediği saldırılarda da büyük artış yaşandı. Tel Aviv yönetiminin yeni yasa dışı yerleşim kararlarıyla Filistin topraklarına yönelik gasp, Batı Şeria'nın 1967'deki işgalinden sonraki en yüksek seviyelere ulaştı. Lübnan'da İsrail'in geniş toprak işgaliLübnan'ın güneyine yönelik saldırılarına Ekim 2023'te hemen başlayan İsrail, Eylül 2024'te, bunu başkent Beyrut'u da hedef alacak şekilde genişletti. İsrail, 27 Kasım 2024'te varılan ateşkes anlaşmasını Lübnan'da binlerce kez saldırılarıyla ihlal ettikten sonra 2 Mart 2026'da yoğun saldırılar eşliğinde Lübnan'ın güneyindeki işgalini geniş bir bölgeye yaydı.Çoğunluğu Lübnan'ın güneyinde olmak üzere ülkeye binlerce bombardıman düzenleyen İsrail ordusu, bu saldırılarla ülkenin güneyini adeta yerle bir etti, başkent Beyrut ve doğudaki Bekaa Vadisi'nde alt ve üst yapıya yoğun hasar verdi.İsrail, 2 Mart'tan itibaren Lübnan'ın güneyinde sözde "tampon bölge" oluşturmak bahanesiyle yaklaşık 600 kilometre karelik toprağı işgal etti. Lübnan'ın güneyinde halkın geri dönmesini engelleyici planlı yıkımlarını sürdürdü.ABD arabuluculuğunda Washington'da İsrail ile Lübnan arasında imzalanan çerçeve anlaşmada "Hizbullah silahsızlandırılana kadar" bölgede işgali sürdüreceği anlaşılan İsrail, anlaşmadaki maddeye rağmen Lübnan ordusunun kontrol sağlaması için "pilot bölge" ilan edilen iki alandan ise hala çekilmedi.Yemen'e çok sayıda hava saldırısıGazze Şeridi'ne yönelik saldırılar sürerken Gazze'deki Filistinlilere destek olacağını açıklayarak İsrail'e zaman zaman balistik füze ve dron saldırıları düzenleyen Yemen'deki Husiler de birçok kez İsrail bombardımanının hedefi oldu.İsrail ordusu, Sana, Cevf ve Hudeyde yoğunluklu olmak üzere Yemen'in farklı kentlerinde Husilere ait olduğunu iddia ettiği noktalara saldırılar gerçekleştirdi.Yemen'de Husiler, İsrail'in 28 Ağustos 2025'te Sana'ya düzenlediği saldırıda, yönetimleri altındaki hükümetin Başbakanı Ahmet Galib er-Rehavi ile beraberindeki bazı bakanların hayatını kaybettiğini duyurdu."Gelecek tehdit" ve "Dürzileri koruma" bahanesiyle hedef olan Suriyeİsrail, 8 Aralık 2024'te 61 yıllık Baas rejiminin devrilmesinin ardından "gelecek tehdit" bahanesiyle devrim sevinci yaşayan ülkeye düzenlediği yüzlerce hava saldırısıyla Suriye'yi hedef aldı.Daha sonra 2025'te Suriye'nin güneyindeki Dürzileri Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetimine karşı kışkırtma girişimlerinde bulunan Tel Aviv yönetimi, Temmuz 2025'de Süveyda'da çıkan olaylar sırasında "Dürzileri koruma" bahanesiyle Suriye'nin başkenti Şam'da Cumhurbaşkanlığı yerleşkesini ve Genelkurmay Başkanlığı karargahını hava saldırılarıyla vurdu.Baas rejiminin devrilmesinin ardından Suriye'nin güneyindeki tampon bölgeyi işgal eden İsrail, bölgedeki köylere baskınlar düzenleyerek Suriyelileri alıkoymayı sürdürüyor. İsrail ve İran arasında sürtüşme kinetik hal aldıGazze'ye saldırılarının başlamasından itibaren söyleminde İran'ı hedef tahtasına koyan İsrail, 1 Nisan 2024'te İran'ın Şam Büyükelçiliği yerleşkesini hedef aldı. İsrail saldırıyı üstlenmemesine rağmen İran, 13 Nisan'da İHA ve balistik füzelerle İsrail'e misilleme yaptı. Bu saldırı İran'ın egemen topraklarından İsrail'e düzenlediği ilk saldırı olarak kayıtlara geçti. İsrail 19 Nisan'da İsfahan'daki İran hava üssünü hedef aldı ancak bu saldırıyı da üstlenmedi.İran'da yeni göreve gelen Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın yemin törenine katılan Hamas Lideri İsmail Heniye, Tahran'da 31 Temmuz'da suikastle öldürüldü. Gözler yeniden İsrail'e çevrilmesine rağmen Tel Aviv saldırıyı ne kabul ne de inkar etti. İsrail, Lübnan'da Hizbullah'a karşı Eylül 2024'te patlayıcı yerleştirilmiş çağrı cihazları ve telsizlerle düzenlediği saldırıların yanı sıra 27 Eylül 2024'te Hizbullah'ın sembolik lideri Hasan Nasrallah'ı Beyrut'a şiddetli bir hava saldırısıyla öldürdü.İran, 1 Ekim 2024'te İsrail'e karşı yoğun füze ve İHA saldırısıyla karşılık verdi. ABD yönetiminin Kasım 2024 seçimleri karşısında baskıyla karşılaşan İsrail, İran'a 26 Ekim 2024'te başta Tahran ve birçok kente hava saldırıları düzenledi.Doğrudan hesaplaşma: İsrail-İran çatışmasıTahran'ı sürekli olarak "vekillerini kullanarak kendisine saldırma ve ortadan kaldırmaya çalışmakla" suçlayan İsrail, Gazze'de neden olduğu insanlık felaketinden dolayı yoğun bir uluslararası baskıyla karşı karşıyayken 13 Haziran 2025'te İran'a yönelik geniş çaplı saldırılar başlattı.Tel Aviv'in yoğun hava saldırılarına Tahran'ın füzeli misillemelerle yanıt verdiği 12 günlük çatışmalarda İsrail, İran'ın üst düzey komuta kademesi, nükleer bilim insanları ve tesisleri, hava savunma sistemleri, balistik füze rampaları ve stoklarını hedef aldı. İsrail'e açıktan destek veren ABD, 22 Haziran 2025'te İran'ın Natanz, Fordo ve İsfahan'daki 3 nükleer tesisine saldırı düzenlerken ABD Başkanı Trump, 24 Haziran'da İran ve İsrail arasında ateşkes sağlandığını duyurdu.Sonraki süreçte Tel Aviv yönetimi, sık sık İran'ın nükleer ve balistik füze programını yeniden geliştirmeye başladığını ileri sürerek İran'a yeni saldırı düzenleyebileceği mesajı verirken beklenen ikinci round 28 Şubat 2026'da ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği ortak saldırılarla başladı.Saldırıların henüz ilk dakikalarında İran lideri Ali Hamaney başta olmak üzere Tahran yönetiminin siyasi ve askeri lider kadrolarının hedef alındığı çatışma, İran'ın İsrail'i füzelerle hedef almasının yanı sıra Hürmüz Boğazı'nı kapatması, Körfez ülkelerindeki ABD üslerini vurmasıyla devam etti. İsrail'in 7 Ekim'i bahane göstererek yaktığı ateş, ABD'yi de yanına alarak yaklaşık 93 milyon nüfus ve 1 milyon 650 bin kilometrekare toprağa sahip İran'a düzenlediği saldırılarla, tüm dünyayı derin siyasi ve ekonomik krize sürükleyen tarihi bir savaşa dönüştü.Savaş boyunca İsrail ordusu ABD ile birlikte İran'da askeri hedeflerin yanı sıra sivil altyapıyı, yönetim merkezlerini ve ekonomik tesisleri doğrudan hedef alarak ülke içerisinde siyasi ve ekonomik etkisi uzun süre hissedilecek bir hasara yol açtı.Saldırılar sırasında hayatını kaybedenlerin sayısına ilişkin kesin bir sayı paylaşılmadı. İran kaynakları 3 bin 500'ün üzerinde kişinin saldırılarda hayatını kaybettiğini açıklarken, ABD-İsrail kaynakları ölenlerin sayısının 6 binden fazla olduğunu ileri sürdü.ABD ile İran arasında 8 Nisan'da uzlaşılan iki haftalık geçici ateşkes 21 Nisan'da süresiz olarak uzatılırken İsrail'in karşı çıkmasına rağmen ABD ve İran tarafları 2 Haziran'da yeni bir ateşkes üzerinde anlaşmış ve nihayet 17 Haziran'da her iki ülkenin devlet başkanları, savaşı resmi olarak sona erdirmeyi amaçlayan ve nihai şartların müzakeresi için 60 günlük bir süre belirleyen Mutabakat Zaptı'nı imzaladı.ABD ile İran arasındaki teknik müzakereler devam ediyor.   Muhabir: Faruk Hanedar
İsrail, Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik başlattığı şiddetli saldırılarla işlediği soykırım sürecinde, çevre ülkelere yönelik işgal ve yayılma faaliyetleriyle bölgede büyük bir yıkım ve istikrarsızlığa neden oldu.

KUDÜS (AA) - Kassam Tugaylarının 7 Ekim 2023'te başlattığı saldırının hemen ardından Gazze Şeridi'ne yoğun saldırılara başlayan İsrail ordusu, Gazze'de soykırımını derinleştirirken Lübnan, Yemen, Suriye, İran ve Katar topraklarını hedef aldı.

Gazze'ye saldırıların başlamasının hemen ardından Tel Aviv yönetimi, hedefinin İran'a ulaşmak olduğu yönünde sinyaller verirken, "İran'ın vekillerini vurma" gerekçesiyle Hizbullah ve Husileri bahane ederek Lübnan ve Yemen'i şiddetli saldırılarla hedef aldı.

Bu süreçte İsrail ile İran arasında karşılıklı küçük çaplı saldırılarla gerilim yükselirken 13 Haziran 2025'te İsrail'in gece baskınıyla başlayan 12 gün savaşında iki ülke doğrudan kozlarını paylaşma safhasına geçti.

 

 

Ayrıca, 9 Eylül 2025'te Katar'ın başkenti Doha'da Gazze'de ateşkesin yakın olduğu sinyallerinin geldiği günlerde Hamas müzakere heyetini başarısız bir suikastla hedef alan İsrail, 8 Aralık 2024'te 61 yıllık Baas rejiminin devrildiği Suriye'ye, gelecekte oluşabilecek tehdit bahanesiyle iki gün boyunca yoğun hava saldırıları düzenledi.

İsrail ordusunun saldırıları, başta Gazze Şeridi'nde tarihin en büyük insan yapımı felaketlerinden birinin yaşanmasına yol açarken bölgede on binlerce kişinin hayatını kaybetmesine, ülkelerin altyapılarının ağır hasar almasına ve bölgede tedavisi zor yaraların açılmasına neden oldu.

⁠Gazze'de tarihin gördüğü en büyük insan yapımı felaketlerden birisi

Gazze Şeridi'ne yönelik Ekim 2023'te başlattığı yoğun hava saldırılarının ardından karadan işgale girişen İsrail, bölgede tarihin gördüğü en büyük insan yapımı felaketlerden birinin müsebbibi oldu.

 

Gazze'ye yönelik yoğun saldırılarını 2024 boyunca sürdüren İsrail ordusu, ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık koltuğuna oturmasından hemen önce 19 Ocak 2025'te varılan ateşkese rağmen 2 Mart'ta bölgeye insani yardım girişini tamamen durdurdu ve 18 Mart'ta ateşkesi bozarak Gazze'ye yoğun saldırıları yeniden başlattı.

ABD Başkanı Trump'ın planı kapsamında 10 Ekim 2025'te devreye giren ateşkese rağmen İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ne yönelik aralıklı saldırılara ve işgali genişletmeye devam etti.

 

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi'nin verilerine göre, Ekim 2023'ten bu yana aradan geçen 1000 günde İsrail saldırıları nedeniyle defalarca zorla yerinden edilen yaklaşık 2 milyon 400 bin Filistinli etnik temizliğe maruz kaldı. 21 bin 500'den fazlası çocuk ve 12 bin 500'den fazlası kadın olmak üzere 73 bin 66 Filistinli hayatını kaybetti. Gazze Şeridi'ndeki yapıların en az yüzde 90'ı yıkıldı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları suçlamasıyla Başbakan Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında yakalama kararı çıkardı. Güney Afrika'nın başvurusuyla Uluslararası Adalet Divanı'nda, İsrail soykırıma neden olmakla yargılandı.

Kırılma anı Doha saldırısı

İsrail, 2025'te en fazla ses getiren ve sınır aşımı sayılan saldırılarından birini Katar'ın başkenti Doha'da Hamas müzakere heyetine gerçekleştirdi.

İsrail ordusu, 9 Eylül'de Gazze'de ateşkese yaklaşıldığı konuşulurken Doha'da ABD'nin sunduğu ateşkes teklifini görüşmek üzere toplanan Hamas müzakere heyetinin bulunduğu binaya saldırı düzenledi. Hamas'ın lider kadrosunun sağ kurtulduğu saldırıda, Hamas Siyasi Büro Üyesi Halil Hayye'nin oğlu ve 4 Hamas üyesinin yanı sıra Katarlı bir polis hayatını kaybetti.

Suikast girişimi sonrasında İsrail, Katar'ın egemenliğini ihlal etmesi nedeniyle uluslararası alanda yoğun eleştirilerin hedefi olurken daha sonra ortaya atılan iddialar, söz konusu saldırının ABD dahil gelen dış baskı nedeniyle İsrail'i Gazze Şeridi'nde 10 Ekim 2025 ateşkesine razı olmaya ittiğini ortaya koydu.

 

Batı Şeria da hedef oldu

Öte yandan İsrail, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını sürdürürken "vaadedilmiş toprakların merkezi" iddiasıyla asıl hedef olarak gördüğü Batı Şeria'da saldırılarını artırdı, işgali derinleştirdi ve Filistin Devleti'nin toprak bütünlüğünü fiilen ortadan kaldırmayı hedefleyen bir dizi karara imza attı.

Dron saldırıları dahil, aradan geçen 1000 günde bölgeye 1000'den fazla saldırı düzenleyen İsrail ordusu, Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria'da yaklaşık 250'si çocuk olmak üzere 1100'den fazla Filistinlinin ölümüne neden oldu.

Batı Şeria'nın kuzeyindeki mülteci kamplarına 2025'in hemen başında saldırı başlatan İsrail ordusu, ölümlerin yanı sıra bölgede onbinlerce Filistinliyi zorla yerinden etti.

İsrail ordusunun saldırılarına ek olarak Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin hayatlarını yaşanılmaz kılmak ve göçe zorlamak amacıyla düzenlediği saldırılarda da büyük artış yaşandı. Tel Aviv yönetiminin yeni yasa dışı yerleşim kararlarıyla Filistin topraklarına yönelik gasp, Batı Şeria'nın 1967'deki işgalinden sonraki en yüksek seviyelere ulaştı.

 

Lübnan'da İsrail'in geniş toprak işgali

Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarına Ekim 2023'te hemen başlayan İsrail, Eylül 2024'te, bunu başkent Beyrut'u da hedef alacak şekilde genişletti. İsrail, 27 Kasım 2024'te varılan ateşkes anlaşmasını Lübnan'da binlerce kez saldırılarıyla ihlal ettikten sonra 2 Mart 2026'da yoğun saldırılar eşliğinde Lübnan'ın güneyindeki işgalini geniş bir bölgeye yaydı.

Çoğunluğu Lübnan'ın güneyinde olmak üzere ülkeye binlerce bombardıman düzenleyen İsrail ordusu, bu saldırılarla ülkenin güneyini adeta yerle bir etti, başkent Beyrut ve doğudaki Bekaa Vadisi'nde alt ve üst yapıya yoğun hasar verdi.

İsrail, 2 Mart'tan itibaren Lübnan'ın güneyinde sözde "tampon bölge" oluşturmak bahanesiyle yaklaşık 600 kilometre karelik toprağı işgal etti. Lübnan'ın güneyinde halkın geri dönmesini engelleyici planlı yıkımlarını sürdürdü.

ABD arabuluculuğunda Washington'da İsrail ile Lübnan arasında imzalanan çerçeve anlaşmada "Hizbullah silahsızlandırılana kadar" bölgede işgali sürdüreceği anlaşılan İsrail, anlaşmadaki maddeye rağmen Lübnan ordusunun kontrol sağlaması için "pilot bölge" ilan edilen iki alandan ise hala çekilmedi.

Yemen'e çok sayıda hava saldırısı

Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılar sürerken Gazze'deki Filistinlilere destek olacağını açıklayarak İsrail'e zaman zaman balistik füze ve dron saldırıları düzenleyen Yemen'deki Husiler de birçok kez İsrail bombardımanının hedefi oldu.

İsrail ordusu, Sana, Cevf ve Hudeyde yoğunluklu olmak üzere Yemen'in farklı kentlerinde Husilere ait olduğunu iddia ettiği noktalara saldırılar gerçekleştirdi.

Yemen'de Husiler, İsrail'in 28 Ağustos 2025'te Sana'ya düzenlediği saldırıda, yönetimleri altındaki hükümetin Başbakanı Ahmet Galib er-Rehavi ile beraberindeki bazı bakanların hayatını kaybettiğini duyurdu.

"Gelecek tehdit" ve "Dürzileri koruma" bahanesiyle hedef olan Suriye

İsrail, 8 Aralık 2024'te 61 yıllık Baas rejiminin devrilmesinin ardından "gelecek tehdit" bahanesiyle devrim sevinci yaşayan ülkeye düzenlediği yüzlerce hava saldırısıyla Suriye'yi hedef aldı.

Daha sonra 2025'te Suriye'nin güneyindeki Dürzileri Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetimine karşı kışkırtma girişimlerinde bulunan Tel Aviv yönetimi, Temmuz 2025'de Süveyda'da çıkan olaylar sırasında "Dürzileri koruma" bahanesiyle Suriye'nin başkenti Şam'da Cumhurbaşkanlığı yerleşkesini ve Genelkurmay Başkanlığı karargahını hava saldırılarıyla vurdu.

Baas rejiminin devrilmesinin ardından Suriye'nin güneyindeki tampon bölgeyi işgal eden İsrail, bölgedeki köylere baskınlar düzenleyerek Suriyelileri alıkoymayı sürdürüyor.

 

İsrail ve İran arasında sürtüşme kinetik hal aldı

Gazze'ye saldırılarının başlamasından itibaren söyleminde İran'ı hedef tahtasına koyan İsrail, 1 Nisan 2024'te İran'ın Şam Büyükelçiliği yerleşkesini hedef aldı. İsrail saldırıyı üstlenmemesine rağmen İran, 13 Nisan'da İHA ve balistik füzelerle İsrail'e misilleme yaptı. Bu saldırı İran'ın egemen topraklarından İsrail'e düzenlediği ilk saldırı olarak kayıtlara geçti. İsrail 19 Nisan'da İsfahan'daki İran hava üssünü hedef aldı ancak bu saldırıyı da üstlenmedi.

İran'da yeni göreve gelen Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın yemin törenine katılan Hamas Lideri İsmail Heniye, Tahran'da 31 Temmuz'da suikastle öldürüldü. Gözler yeniden İsrail'e çevrilmesine rağmen Tel Aviv saldırıyı ne kabul ne de inkar etti. İsrail, Lübnan'da Hizbullah'a karşı Eylül 2024'te patlayıcı yerleştirilmiş çağrı cihazları ve telsizlerle düzenlediği saldırıların yanı sıra 27 Eylül 2024'te Hizbullah'ın sembolik lideri Hasan Nasrallah'ı Beyrut'a şiddetli bir hava saldırısıyla öldürdü.

İran, 1 Ekim 2024'te İsrail'e karşı yoğun füze ve İHA saldırısıyla karşılık verdi. ABD yönetiminin Kasım 2024 seçimleri karşısında baskıyla karşılaşan İsrail, İran'a 26 Ekim 2024'te başta Tahran ve birçok kente hava saldırıları düzenledi.

Doğrudan hesaplaşma: İsrail-İran çatışması

Tahran'ı sürekli olarak "vekillerini kullanarak kendisine saldırma ve ortadan kaldırmaya çalışmakla" suçlayan İsrail, Gazze'de neden olduğu insanlık felaketinden dolayı yoğun bir uluslararası baskıyla karşı karşıyayken 13 Haziran 2025'te İran'a yönelik geniş çaplı saldırılar başlattı.

Tel Aviv'in yoğun hava saldırılarına Tahran'ın füzeli misillemelerle yanıt verdiği 12 günlük çatışmalarda İsrail, İran'ın üst düzey komuta kademesi, nükleer bilim insanları ve tesisleri, hava savunma sistemleri, balistik füze rampaları ve stoklarını hedef aldı.

 

İsrail'e açıktan destek veren ABD, 22 Haziran 2025'te İran'ın Natanz, Fordo ve İsfahan'daki 3 nükleer tesisine saldırı düzenlerken ABD Başkanı Trump, 24 Haziran'da İran ve İsrail arasında ateşkes sağlandığını duyurdu.

Sonraki süreçte Tel Aviv yönetimi, sık sık İran'ın nükleer ve balistik füze programını yeniden geliştirmeye başladığını ileri sürerek İran'a yeni saldırı düzenleyebileceği mesajı verirken beklenen ikinci round 28 Şubat 2026'da ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği ortak saldırılarla başladı.

Saldırıların henüz ilk dakikalarında İran lideri Ali Hamaney başta olmak üzere Tahran yönetiminin siyasi ve askeri lider kadrolarının hedef alındığı çatışma, İran'ın İsrail'i füzelerle hedef almasının yanı sıra Hürmüz Boğazı'nı kapatması, Körfez ülkelerindeki ABD üslerini vurmasıyla devam etti.

 

İsrail'in 7 Ekim'i bahane göstererek yaktığı ateş, ABD'yi de yanına alarak yaklaşık 93 milyon nüfus ve 1 milyon 650 bin kilometrekare toprağa sahip İran'a düzenlediği saldırılarla, tüm dünyayı derin siyasi ve ekonomik krize sürükleyen tarihi bir savaşa dönüştü.

Savaş boyunca İsrail ordusu ABD ile birlikte İran'da askeri hedeflerin yanı sıra sivil altyapıyı, yönetim merkezlerini ve ekonomik tesisleri doğrudan hedef alarak ülke içerisinde siyasi ve ekonomik etkisi uzun süre hissedilecek bir hasara yol açtı.

Saldırılar sırasında hayatını kaybedenlerin sayısına ilişkin kesin bir sayı paylaşılmadı. İran kaynakları 3 bin 500'ün üzerinde kişinin saldırılarda hayatını kaybettiğini açıklarken, ABD-İsrail kaynakları ölenlerin sayısının 6 binden fazla olduğunu ileri sürdü.

ABD ile İran arasında 8 Nisan'da uzlaşılan iki haftalık geçici ateşkes 21 Nisan'da süresiz olarak uzatılırken İsrail'in karşı çıkmasına rağmen ABD ve İran tarafları 2 Haziran'da yeni bir ateşkes üzerinde anlaşmış ve nihayet 17 Haziran'da her iki ülkenin devlet başkanları, savaşı resmi olarak sona erdirmeyi amaçlayan ve nihai şartların müzakeresi için 60 günlük bir süre belirleyen Mutabakat Zaptı'nı imzaladı.

ABD ile İran arasındaki teknik müzakereler devam ediyor.

 

 


 

Muhabir: Faruk Hanedar

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.