Bakan Göktaş: İlk defa bu program kapsamında 'Türk Devletleri Teşkilatı' adı altında ortak bir beyanı da sunmuş olduk

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 13.03.2026 - 13:00, Güncelleme: 13.03.2026 - 12:47 19 kez okundu.
 

Bakan Göktaş: İlk defa bu program kapsamında 'Türk Devletleri Teşkilatı' adı altında ortak bir beyanı da sunmuş olduk

Bakan Göktaş, New York'taki BM temaslarına ilişkin değerlendirmesinde, "Ulusal beyanımızı yaptık. Aynı zamanda ilk defa bu program kapsamında 'Türk Devletleri Teşkilatı' adı altında ortak bir beyanı da sunmuş olduk. Bu da bir ilk oldu." dedi.
NEW YORK (AA) - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, New York'taki resmi temaslarının 4. gününde KAGİDER'in "Kadın Girişimciler İçin Eşit Fırsatlar ve Eşit Erişim Yaratmak: 20 Yıllık Bir Yolculuk" etkinliği ile Birleşmiş Milletler (BM) Kadının Statüsü Komisyonunun (KSK) 70. Oturumu marjında "Kadın ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet" konulu üst düzeyli toplantıya, Bakanlık ile İslam İşbirliği Teşkilatı ve Gambiya ortaklığında düzenlenen yan etkinliğe katıldı.Göktaş, KAGİDER'in "Kadın Girişimciler İçin Eşit Fırsatlar ve Eşit Erişim Yaratmak: 20 Yıllık Bir Yolculuk" etkinliğindeki konuşmasında, kadın girişimciliğinin ekonomik büyümeye sağladığı katkının ötesinde toplumun gelişimini destekleyen önemli bir dinamik olduğunu söyledi.Kadın girişimcilerin hayata geçirdiği her işletmenin, ekonomik hareketliliği artırırken ailelerin güçlenmesine katkı sunduğunu anlatan Göktaş, şehirlerin sosyal ve ticari canlılığını beslediğini, yerel değerlerin yaşatılmasına imkan tanıdığını ve yeni fırsatların da önünü açtığını dile getirdi.Göktaş, Bakanlık olarak kadın girişimciliğini ülkenin sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin temel başlıklarından biri olarak değerlendirdiklerini aktararak, "Kadın girişimcilerimizin önünü açmak ve her adımlarında yanlarında olmak için çalışmalar yürütüyoruz. Eğitim, mentorluk, finansmana erişim, e-ticaret kapasitesinin geliştirilmesi ve finansal okuryazarlık alanlarında yürüttüğümüz çalışmalarla her geçen gün daha fazla kadına ulaşıyoruz." ifadelerini kullandı.Kadın kooperatiflerine yönelik çalışmalarında kadınlara üretimden pazarlamaya uzanan tüm süreçlerde destekler sunduklarını bildiren Göktaş, bugüne kadar 1300'ün üzerinde kadın kooperatifine sağladıkları desteklerle bu yapıların daha güçlü ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sunduklarını kaydetti.Göktaş, kadın girişimcilerin işlerini büyütmelerine, yeni pazarlara açılmalarına ve sürdürülebilir kalkınmanın güçlü aktörleri haline gelmelerine katkı sağlayacaklarına işaret ederek, şunları söyledi:"Kadın girişimciler, kurdukları işletmelerle ekonomik hayata değer katan, ürettikleri çözümlerle yeniliği besleyen, oluşturdukları istihdamla kalkınmayı destekleyen güçlü aktörlerdir. Her bir kadın girişimcinin kendi hayatında açtığı yeni yol, başka kadınlara da cesaret veren güçlü bir örneğe dönüşmektedir. Bir fikrin markaya ya da ürüne dönüşmesi daha adil, kapsayıcı ve güçlü bir geleceğin inşasına sunulan kıymetli katkıdır. Bakanlık olarak her alanda kadın girişimcilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Kadınların üretimde, istihdamda ve girişimcilikte daha güçlü şekilde yer aldığı bir Türkiye için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.""Şiddete karşı sıfır tolerans temel ilkemizdir"BM KSK 70. Oturumu marjında "Kadın ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet" konulu üst düzeyli toplantıdaki konuşmasında da Göktaş, kadına yönelik şiddetin eşitsizliğin ve ayrımcılığın en ağır, acımasız, en yıkıcı tezahürü olduğunu anlattı.Göktaş, şiddetin güçlü irade, etkin mekanizmalar ve kararlı mücadeleyle önlenebileceğine dikkati çekerek, bu mücadelenin önleyici, koruyucu ve güçlendirici boyutlarını birlikte ele alan güçlü ve bütüncül yaklaşım gerektirdiğini belirtti.Son 24 yılda uygulamaya konulan kapsayıcı ve çok paydaşlı politikaların, bu bütüncül yaklaşım üzerine inşa edildiğini vurgulayan Göktaş, "Şiddete karşı sıfır tolerans temel ilkemizdir. Bakanlık olarak şiddet, tehdit, istismar ve ısrarlı takip vakalarıyla ilgili tüm süreçleri büyük hassasiyetle takip ediyoruz. 81 ilde avukatlarımızla davalara müdahil olarak mağdurların yanında yer alıyoruz." dedi.Göktaş, 2007'den itibaren yürürlüğe konulan eylem planlarıyla mevzuat ve kurumsal çalışmaları her geçen gün daha da güçlendirdiklerini belirterek, "Sosyal risk haritalarımızla, koruyucu ve önleyici hizmetlerimizi doğru yerde, doğru zamanda devreye almayı hedefliyoruz. Şiddet mağdurlarının iyilik halini güçlendirmek için şiddetin kök nedenlerine inen yeni bir destek modeli geliştiriyoruz. Bu modelle, şiddet uygulayana yönelik psikososyal müdahalelerle şiddet döngüsünü kırmayı amaçlıyoruz." şeklinde konuştu.Kadının her alanda güçlenmesinin şiddetin önlenmesinde en etkili ve belirleyici unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Göktaş, şu ifadeleri kullandı:"Ekonomik, sosyal ve yerel destek mekanizmalarıyla birlikte koruyucu ve önleyici adımlarımız, kadınların imkanlarını ve hareket alanını genişletti. Kadına yönelik şiddetle mücadele, güçlü bir ulusal sahiplenme ile etkili uluslararası dayanışmanın birlikte hayata geçirilmesini gerekli kılmaktadır. Türkiye olarak bu konuda sahip olduğumuz tecrübeyi paylaşmaya, uluslararası işbirliğini güçlendirmeye ve ortak çözüm mekanizmalarına katkı sunmaya kararlıyız.""Teknolojiye yaklaşımımız insan odaklı, hak temelli ve güvenlik eksenli olmalıdır"Göktaş, KSK'nin 70'inci oturumu kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Gambiya ortaklığında düzenlenen yan etkinliğe de katıldı."İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üye Devletlerinde Eşitliğin, Kadın Liderliğinin, Mentorluk ve Kapsayıcılığın İlerletilmesi ile Yeni ve Teknoloji Destekli Zararlı Uygulamalar da Dahil Olmak Üzere Zararlı Uygulamalarla Mücadele" başlıklı etkinlikte konuşan Göktaş, sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal adalet hedeflerine ancak kadınların bilgiye, fırsata, temsil gücüne ve güvenli yaşam imkanlarına tam erişimiyle ulaşılabileceğini söyledi.Göktaş, kadınların liderliğinin, bir temsil meselesi olmanın ötesinde toplumların yönünü belirleyen temel kalkınma unsuru olduğunun altını çizdi.Teknolojinin hızla dönüştürdüğü çağda yeni risk alanlarının dikkate alınması gerektiğini belirten Göktaş, şu değerlendirmelerde bulundu:"Dijital araçlar, kadınların güçlenmesi için önemli imkanlar sunarken; çevrim içi taciz, mahremiyet ihlali, dijital takip ve teknoloji destekli şiddet biçimleri dikkatle ele alınması gereken hususlardır. Bu nedenle teknolojiye yaklaşımımız insan odaklı, hak temelli ve güvenlik eksenli olmalıdır. Türkiye olarak kadınlara ve kız çocuklarına yönelik her türlü şiddet ve zararlı uygulamayla mücadeleyi güçlü bir siyasi irade ve çok boyutlu bir politika anlayışıyla sürdürüyoruz. Türkiye’nin bu tehditler karşısındaki tavrı, sıfır toleranstır."Kalıcı sonuçlara ancak önleme, koruma ve güçlendirme politikaları birlikte ilerletildiğinde sonuç alınabileceğini vurgulayan Göktaş, şöyle devam etti:"İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında bir araya gelen bizler, ortak bir coğrafyadan daha fazlasını paylaşıyoruz. Ortak bir hafızayı, vicdanı ve ortak bir sorumluluğu taşıyoruz. Daha adil, daha güvenli ve daha kapsayıcı bir gelecek istiyorsak, kadınların potansiyelini sınırlayan engelleri birlikte kaldırmak zorundayız. Türkiye olarak bu alanda sorumluluk üstlenmeye, tecrübemizi paylaşmaya ve İİT üyesi ülkelerle somut işbirliklerini büyütmeye hazırız."Maarif Okuluna ziyaretBM'deki programlarının ardından New Jersey eyaletindeki ABD Maarif Okulunu ziyaret eden Göktaş, burada öğretmen ve öğrencilerle bir araya geldi, sınıfları gezerek eğitim faaliyetleri hakkında yetkililerden bilgi aldı.Göktaş, öğrencilerle sohbet ettiği ziyarette, Türkiye'nin yurt dışındaki eğitim kurumlarının kültürel bağların güçlendirilmesi ve eğitim alanındaki işbirliklerinin geliştirilmesi açısından önemli rol üstlendiğini kaydetti.Ziyaretin ardından New Jersey'de yaşayan Türk toplumuyla bir araya gelen Göktaş, vatandaşlarla yakından ilgilendi, hatıra fotoğrafı çektirdi.Bakan Göktaş, New York'taki BM temaslarına ilişkin değerlendirmelerde bulunduBakan Göktaş, New York'ta, Türkiye'yi temsilen katıldığı BM Kadının Statüsü Komisyonunun 70'inci Oturumu'nun (KSK70) ardından, gazetecilere toplantıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.Toplantının, BM Genel Kurulundan sonra en yüksek katılımlı BM etkinliği olduğunun altını çizen Göktaş, ülke beyanını sunduklarını, özellikle kriz anlarında kadınların ve kız çocuklarının çatışmalardan ve savaşlardan en çok etkilenenler olduğunu bir kez daha vurguladıklarını söyledi.Toplantının bu seneki temasının genel olarak adalete erişimle ilgili olduğunu aktaran Göktaş, bu kapsamda Türkiye'deki iyi uygulama örneklerini, 6284 sayılı kanunla ilgili uygulamaları ve adalete erişim alanında kadınlar ve kız çocuklarına yönelik sunulan bütün çalışmaları anlatma imkanı bulduklarını dile getirdi.Yoğun bir hafta geçirdiklerini ve çok sayıda yan etkinliğe katıldıklarını belirten Göktaş, Gambiya ile ortak mutabakat zaptı imzaladıklarını, 5 ülke ile ikili temaslar yürüttüklerini, düzenledikleri yan etkinlikte de Türkiye'deki kadın kooperatiflerinin el emeği ürünlerini 22 bakan ve üst düzey BM yetkililerine tanıtma imkanı bulduklarını ifade etti.Bakan Göktaş, "Ulusal beyanımızı yaptık. Aynı zamanda ilk defa bu program kapsamında 'Türk Devletleri Teşkilatı' adı altında ortak bir beyanı da sunmuş olduk. Bu da bir ilk oldu." dedi."Türkiye olarak mağdurun ve mazlumun sesi olmaya devam edeceğiz"Göktaş, çatışmaların kadın ve çocuk boyutuna her platformda dikkati çektiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti:"Her yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Sayın Cumhurbaşkanımız çatışmalara ve etkilenen bölgelere dikkat çeken nadir liderlerden. Bu konuda Türkiye'nin sesi oldukça kuvvetli, hem bölge bazlı hem uluslararası boyutta. Bizler de kadın ve kız çocukları boyutuna, aileleri etkileyen boyutuna burada dikkat çekmeye gayret ediyoruz. Biz, bir çatışmanın nerede olduğuna göre hareket etmiyoruz. Bazı ülkelerin kendi coğrafyalarında olmadığı takdirde bu konulara çok ses etmediklerini üzülerek görüyoruz. Ama biz Türkiye olarak, her fırsatta ülkemiz adına çatışma nerede olursa olsun mağdurun ve mazlumun sesi olmaya, gayret etmeye devam edeceğiz. Bunu her platformda yılmadan, usanmadan sürdürmeye devam edeceğiz.""Vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz"Temasları kapsamında sivil toplum kuruluşları ve Türk vatandaşlarıyla da bir araya geldiğini, Maarif Okulunu ziyaret ettiğini anlatan Göktaş, "Ramazanın manevi ikliminde vatandaşlarımızı ziyaret ediyoruz. Ortak sofralarımızı paylaşıyoruz. Onların Türkiye'ye olan gönül bağının bu kadar sürdürülebilir ve güzel tutunması bizleri çok mutlu ediyor. Türkiye'yi çok yakından takip ediyorlar. Bizler de dün olduğu gibi bugün de yarın da her daim yurt dışındaki bütün vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz." diye konuştu.Muhabir: Mücahit Oktay
Bakan Göktaş, New York'taki BM temaslarına ilişkin değerlendirmesinde, "Ulusal beyanımızı yaptık. Aynı zamanda ilk defa bu program kapsamında 'Türk Devletleri Teşkilatı' adı altında ortak bir beyanı da sunmuş olduk. Bu da bir ilk oldu." dedi.

NEW YORK (AA) - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, New York'taki resmi temaslarının 4. gününde KAGİDER'in "Kadın Girişimciler İçin Eşit Fırsatlar ve Eşit Erişim Yaratmak: 20 Yıllık Bir Yolculuk" etkinliği ile Birleşmiş Milletler (BM) Kadının Statüsü Komisyonunun (KSK) 70. Oturumu marjında "Kadın ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet" konulu üst düzeyli toplantıya, Bakanlık ile İslam İşbirliği Teşkilatı ve Gambiya ortaklığında düzenlenen yan etkinliğe katıldı.

Göktaş, KAGİDER'in "Kadın Girişimciler İçin Eşit Fırsatlar ve Eşit Erişim Yaratmak: 20 Yıllık Bir Yolculuk" etkinliğindeki konuşmasında, kadın girişimciliğinin ekonomik büyümeye sağladığı katkının ötesinde toplumun gelişimini destekleyen önemli bir dinamik olduğunu söyledi.

Kadın girişimcilerin hayata geçirdiği her işletmenin, ekonomik hareketliliği artırırken ailelerin güçlenmesine katkı sunduğunu anlatan Göktaş, şehirlerin sosyal ve ticari canlılığını beslediğini, yerel değerlerin yaşatılmasına imkan tanıdığını ve yeni fırsatların da önünü açtığını dile getirdi.

Göktaş, Bakanlık olarak kadın girişimciliğini ülkenin sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin temel başlıklarından biri olarak değerlendirdiklerini aktararak, "Kadın girişimcilerimizin önünü açmak ve her adımlarında yanlarında olmak için çalışmalar yürütüyoruz. Eğitim, mentorluk, finansmana erişim, e-ticaret kapasitesinin geliştirilmesi ve finansal okuryazarlık alanlarında yürüttüğümüz çalışmalarla her geçen gün daha fazla kadına ulaşıyoruz." ifadelerini kullandı.

Kadın kooperatiflerine yönelik çalışmalarında kadınlara üretimden pazarlamaya uzanan tüm süreçlerde destekler sunduklarını bildiren Göktaş, bugüne kadar 1300'ün üzerinde kadın kooperatifine sağladıkları desteklerle bu yapıların daha güçlü ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sunduklarını kaydetti.

Göktaş, kadın girişimcilerin işlerini büyütmelerine, yeni pazarlara açılmalarına ve sürdürülebilir kalkınmanın güçlü aktörleri haline gelmelerine katkı sağlayacaklarına işaret ederek, şunları söyledi:

"Kadın girişimciler, kurdukları işletmelerle ekonomik hayata değer katan, ürettikleri çözümlerle yeniliği besleyen, oluşturdukları istihdamla kalkınmayı destekleyen güçlü aktörlerdir. Her bir kadın girişimcinin kendi hayatında açtığı yeni yol, başka kadınlara da cesaret veren güçlü bir örneğe dönüşmektedir. Bir fikrin markaya ya da ürüne dönüşmesi daha adil, kapsayıcı ve güçlü bir geleceğin inşasına sunulan kıymetli katkıdır. Bakanlık olarak her alanda kadın girişimcilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Kadınların üretimde, istihdamda ve girişimcilikte daha güçlü şekilde yer aldığı bir Türkiye için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz."

"Şiddete karşı sıfır tolerans temel ilkemizdir"

BM KSK 70. Oturumu marjında "Kadın ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet" konulu üst düzeyli toplantıdaki konuşmasında da Göktaş, kadına yönelik şiddetin eşitsizliğin ve ayrımcılığın en ağır, acımasız, en yıkıcı tezahürü olduğunu anlattı.

Göktaş, şiddetin güçlü irade, etkin mekanizmalar ve kararlı mücadeleyle önlenebileceğine dikkati çekerek, bu mücadelenin önleyici, koruyucu ve güçlendirici boyutlarını birlikte ele alan güçlü ve bütüncül yaklaşım gerektirdiğini belirtti.

Son 24 yılda uygulamaya konulan kapsayıcı ve çok paydaşlı politikaların, bu bütüncül yaklaşım üzerine inşa edildiğini vurgulayan Göktaş, "Şiddete karşı sıfır tolerans temel ilkemizdir. Bakanlık olarak şiddet, tehdit, istismar ve ısrarlı takip vakalarıyla ilgili tüm süreçleri büyük hassasiyetle takip ediyoruz. 81 ilde avukatlarımızla davalara müdahil olarak mağdurların yanında yer alıyoruz." dedi.

Göktaş, 2007'den itibaren yürürlüğe konulan eylem planlarıyla mevzuat ve kurumsal çalışmaları her geçen gün daha da güçlendirdiklerini belirterek, "Sosyal risk haritalarımızla, koruyucu ve önleyici hizmetlerimizi doğru yerde, doğru zamanda devreye almayı hedefliyoruz. Şiddet mağdurlarının iyilik halini güçlendirmek için şiddetin kök nedenlerine inen yeni bir destek modeli geliştiriyoruz. Bu modelle, şiddet uygulayana yönelik psikososyal müdahalelerle şiddet döngüsünü kırmayı amaçlıyoruz." şeklinde konuştu.

Kadının her alanda güçlenmesinin şiddetin önlenmesinde en etkili ve belirleyici unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Göktaş, şu ifadeleri kullandı:

"Ekonomik, sosyal ve yerel destek mekanizmalarıyla birlikte koruyucu ve önleyici adımlarımız, kadınların imkanlarını ve hareket alanını genişletti. Kadına yönelik şiddetle mücadele, güçlü bir ulusal sahiplenme ile etkili uluslararası dayanışmanın birlikte hayata geçirilmesini gerekli kılmaktadır. Türkiye olarak bu konuda sahip olduğumuz tecrübeyi paylaşmaya, uluslararası işbirliğini güçlendirmeye ve ortak çözüm mekanizmalarına katkı sunmaya kararlıyız."

"Teknolojiye yaklaşımımız insan odaklı, hak temelli ve güvenlik eksenli olmalıdır"

Göktaş, KSK'nin 70'inci oturumu kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Gambiya ortaklığında düzenlenen yan etkinliğe de katıldı.

"İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üye Devletlerinde Eşitliğin, Kadın Liderliğinin, Mentorluk ve Kapsayıcılığın İlerletilmesi ile Yeni ve Teknoloji Destekli Zararlı Uygulamalar da Dahil Olmak Üzere Zararlı Uygulamalarla Mücadele" başlıklı etkinlikte konuşan Göktaş, sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal adalet hedeflerine ancak kadınların bilgiye, fırsata, temsil gücüne ve güvenli yaşam imkanlarına tam erişimiyle ulaşılabileceğini söyledi.

Göktaş, kadınların liderliğinin, bir temsil meselesi olmanın ötesinde toplumların yönünü belirleyen temel kalkınma unsuru olduğunun altını çizdi.

Teknolojinin hızla dönüştürdüğü çağda yeni risk alanlarının dikkate alınması gerektiğini belirten Göktaş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dijital araçlar, kadınların güçlenmesi için önemli imkanlar sunarken; çevrim içi taciz, mahremiyet ihlali, dijital takip ve teknoloji destekli şiddet biçimleri dikkatle ele alınması gereken hususlardır. Bu nedenle teknolojiye yaklaşımımız insan odaklı, hak temelli ve güvenlik eksenli olmalıdır. Türkiye olarak kadınlara ve kız çocuklarına yönelik her türlü şiddet ve zararlı uygulamayla mücadeleyi güçlü bir siyasi irade ve çok boyutlu bir politika anlayışıyla sürdürüyoruz. Türkiye’nin bu tehditler karşısındaki tavrı, sıfır toleranstır."

Kalıcı sonuçlara ancak önleme, koruma ve güçlendirme politikaları birlikte ilerletildiğinde sonuç alınabileceğini vurgulayan Göktaş, şöyle devam etti:

"İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında bir araya gelen bizler, ortak bir coğrafyadan daha fazlasını paylaşıyoruz. Ortak bir hafızayı, vicdanı ve ortak bir sorumluluğu taşıyoruz. Daha adil, daha güvenli ve daha kapsayıcı bir gelecek istiyorsak, kadınların potansiyelini sınırlayan engelleri birlikte kaldırmak zorundayız. Türkiye olarak bu alanda sorumluluk üstlenmeye, tecrübemizi paylaşmaya ve İİT üyesi ülkelerle somut işbirliklerini büyütmeye hazırız."

Maarif Okuluna ziyaret

BM'deki programlarının ardından New Jersey eyaletindeki ABD Maarif Okulunu ziyaret eden Göktaş, burada öğretmen ve öğrencilerle bir araya geldi, sınıfları gezerek eğitim faaliyetleri hakkında yetkililerden bilgi aldı.

Göktaş, öğrencilerle sohbet ettiği ziyarette, Türkiye'nin yurt dışındaki eğitim kurumlarının kültürel bağların güçlendirilmesi ve eğitim alanındaki işbirliklerinin geliştirilmesi açısından önemli rol üstlendiğini kaydetti.

Ziyaretin ardından New Jersey'de yaşayan Türk toplumuyla bir araya gelen Göktaş, vatandaşlarla yakından ilgilendi, hatıra fotoğrafı çektirdi.

Bakan Göktaş, New York'taki BM temaslarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu

Bakan Göktaş, New York'ta, Türkiye'yi temsilen katıldığı BM Kadının Statüsü Komisyonunun 70'inci Oturumu'nun (KSK70) ardından, gazetecilere toplantıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Toplantının, BM Genel Kurulundan sonra en yüksek katılımlı BM etkinliği olduğunun altını çizen Göktaş, ülke beyanını sunduklarını, özellikle kriz anlarında kadınların ve kız çocuklarının çatışmalardan ve savaşlardan en çok etkilenenler olduğunu bir kez daha vurguladıklarını söyledi.

Toplantının bu seneki temasının genel olarak adalete erişimle ilgili olduğunu aktaran Göktaş, bu kapsamda Türkiye'deki iyi uygulama örneklerini, 6284 sayılı kanunla ilgili uygulamaları ve adalete erişim alanında kadınlar ve kız çocuklarına yönelik sunulan bütün çalışmaları anlatma imkanı bulduklarını dile getirdi.

Yoğun bir hafta geçirdiklerini ve çok sayıda yan etkinliğe katıldıklarını belirten Göktaş, Gambiya ile ortak mutabakat zaptı imzaladıklarını, 5 ülke ile ikili temaslar yürüttüklerini, düzenledikleri yan etkinlikte de Türkiye'deki kadın kooperatiflerinin el emeği ürünlerini 22 bakan ve üst düzey BM yetkililerine tanıtma imkanı bulduklarını ifade etti.

Bakan Göktaş, "Ulusal beyanımızı yaptık. Aynı zamanda ilk defa bu program kapsamında 'Türk Devletleri Teşkilatı' adı altında ortak bir beyanı da sunmuş olduk. Bu da bir ilk oldu." dedi.

"Türkiye olarak mağdurun ve mazlumun sesi olmaya devam edeceğiz"

Göktaş, çatışmaların kadın ve çocuk boyutuna her platformda dikkati çektiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Her yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Sayın Cumhurbaşkanımız çatışmalara ve etkilenen bölgelere dikkat çeken nadir liderlerden. Bu konuda Türkiye'nin sesi oldukça kuvvetli, hem bölge bazlı hem uluslararası boyutta. Bizler de kadın ve kız çocukları boyutuna, aileleri etkileyen boyutuna burada dikkat çekmeye gayret ediyoruz. Biz, bir çatışmanın nerede olduğuna göre hareket etmiyoruz. Bazı ülkelerin kendi coğrafyalarında olmadığı takdirde bu konulara çok ses etmediklerini üzülerek görüyoruz. Ama biz Türkiye olarak, her fırsatta ülkemiz adına çatışma nerede olursa olsun mağdurun ve mazlumun sesi olmaya, gayret etmeye devam edeceğiz. Bunu her platformda yılmadan, usanmadan sürdürmeye devam edeceğiz."

"Vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz"

Temasları kapsamında sivil toplum kuruluşları ve Türk vatandaşlarıyla da bir araya geldiğini, Maarif Okulunu ziyaret ettiğini anlatan Göktaş, "Ramazanın manevi ikliminde vatandaşlarımızı ziyaret ediyoruz. Ortak sofralarımızı paylaşıyoruz. Onların Türkiye'ye olan gönül bağının bu kadar sürdürülebilir ve güzel tutunması bizleri çok mutlu ediyor. Türkiye'yi çok yakından takip ediyorlar. Bizler de dün olduğu gibi bugün de yarın da her daim yurt dışındaki bütün vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz." diye konuştu.


Muhabir: Mücahit Oktay

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.