MS hastalığına kimler neden yakalanıyor?
MS hastalığına kimler neden yakalanıyor?
Multipl skleroza, neredeyse herkesin vücudunda bulunan bir virüs neden oluyor. Yeni bir çalışma, neden yalnızca belirli kişilerin hastalandığını açıklıyor.
Epstein-Barr virüsünün, Multipl Skleroz (MS) hastalığının ortaya çıkmasında da rol oynadığı uzun zamandır biliniyor. Ancak sorun şu: Neredeyse herkes EBV ile enfekte oluyor ve virüsü ömür boyu vücudunda taşıyor; buna karşılık nüfusun yüzde birinden azı Multipl Skleroz hastalığına yakalanıyor.
Epstein-Barr(EBV), bir tür herpes virüsüdür (insanlarda uçuğa neden olan virüs) ve çeşitli kanserlerin yanı sıra otoimmün hastalıkların ortaya çıkmasına da katkıda bulunduğu kabul edilir. Damlacık yoluyla, örneğin tükürükle bulaşır. Yol açtığı hastalıklardan biri olan enfeksiyöz mononükleoz (ya da Pfeiffer bez ateşi) de bu nedenle "öpücük hastalığı" olarak da bilinir.
Multipl Skleroz hastalarında, bağışıklık sistemiyanlış yönlenmiş durumda. Dışarıdan gelen istilacılara karşı yönelmesi gerekirken kendi vücuduna saldırıyor. Bağışıklık sisteminin bazı bölümleri, sinirlerimizin etrafında bir tür yalıtım tabakası gibi bulunan ve normalde sinyallerin iletilmesine yardımcı olan miyelin kılıflarına saldırıyor.
MS'e yakalanan kişilerde sıklıkla görme ve duyusal bozukluklar görülüyor. Önce karın kaslarını, ardından mesane ve bağırsakların kapatıcı kaslarını kontrol edemez hale gelebiliyorlar. En sonunda ise nefes almak için ihtiyaç duyduğumuz kaslar etkileniyor.
MS tedavisinde amaç, bağışıklık sistemini baskılamak. Oysa hastalık ortaya çıkmadan önce önlenebilseydi bu çok daha iyi olurdu.
Epstein-Barr virüsü MS riskini nasıl artırıyor?
Çin, Almanya, İsviçre ve İngiltere'den bilim insanları, Epstein-Barr virüsünün belirli bir genetik yapı ile birlikte nasıl MS’e yol açtığını ortaya koydu.
Burada belirleyici olan HLA-DR15 adlı bir molekül olabilir. HLA molekülleri bağışıklık sistemimizin önemli bir parçasıdır. Belirli hücrelerin yüzeyinde küçük kollar gibi yer alırlar ve bağışıklık sistemine hücre içinde neler olup bittiğini sunarlar. Böylece bağışıklık savunmasının vücuda ait yapılarla yabancı yapılar arasında ayrım yapmasına yardımcı olurlar.
B hücreleri Epstein-Barr virüsü ile enfekte olduğunda, virüsün parçalarını diğer bağışıklık hücrelerine sunar. Böylece bağışıklık sistemini virüse karşı harekete geçirirler. Ancak burada bir sorun vardır: Sunulan virüs yapıları, sinirlerimizin etrafındaki yalıtım tabakasında da bulunan bir proteine neredeyse birebir benzer. Bu yanılsama sayesinde bağışıklık sistemi, bu miyelin proteinine saldıracak şekilde eğitilir.
Ölümcül benzerlik: Virüs proteinleri sinir dokusunu taklit ediyor
EBV ile MS arasındaki bağlantı uzun süredir biliniyordu. Ancak bilim insanları şimdi, enfekte B hücreleri HLA-DR15 molekülünü taşıdığında Epstein-Barr virüsünün daha da sinsi bir yol izlediğini ortaya koydu. Bu durumda virüs, enfekte ettiği hücreyi öyle bir biçimde değiştiriyor ki hücre, kendi başına miyelin proteinini sunuyor. Bu şaşırtıcı, çünkü "miyelinin bir B hücresinde aslında hiç yeri yok" diyor çalışmanın başındaki Robert Martin. Böylece MS hastalarının vücudu yalnızca kazara değil, bilinçli olarak kendine saldıracak şekilde yönlendiriliyor.
Buna rağmen HLA-DR15, MS’in ortaya çıkış mekanizmasını tamamen açıklayamıyor. Çünkü MS'e yakalananların yalnızca yaklaşık yarısında bu genetik yapı bulunuyor. Öte yandan Kuzey Avrupa'daki insanların yaklaşık dörtte biri HLA-DR15'e sahip; bunların ise yalnızca küçük bir kısmı MS geliştiriyor. Yani genetik paket ile virüsün bir araya gelmesi otomatik olarak MS'e yol açmıyor. Bu, hastalığın ortaya çıkma olasılığını artıran bir yapı taşı. Ancak Roland Martin, yine de "bunun açık ara en önemli genetik risk faktörü" olduğunu vurguluyor .
MS'in gelişimi açısından, EBV enfeksiyonunun ne zaman geçirildiği de belirleyici. En kırılgan dönemler, geç çocukluk ve erken yetişkinlik olarak kabul ediliyor.
Sağlıksız beslenme, D vitamini eksikliği, sigara kullanımı, çevre kirliliği, vardiyalı çalışma ya da obezite de olumsuz etki yapabilir.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
