Meluli Baba
Meluli Baba
Meluli Baba
“Ey hoca tanrıya bir şirkimiz yoktur,
Şeytan gizleyecek kürkümüz yoktur,
Cehennem narından korkumuz yoktur,
Biz ateş-i aşkına yananlardanız….
Mûrşit meydanına mahşer kurulur,,
Bacı kardeş bir araya derilir,,
Hayrımız şerrimiz burda sorulur,,
Her hesabı burda verenlerdeniz…
Parayı put edip tapan değiliz,,
Hakikat yolundan sapan degiliz,,
Havlayıp insanı kapan degiliz,,
İnsanız insanı sevenlerdeniz…
Meluliyim kıblem kamil insandır,,
Kamil insanın kalbi beyt-i rahmandır,,
Secde etmeyenler şeksiz şeytandır,,
Ona lanet eden erenlerdeniz…”
***
Melüli Baba Anadolu halk edebiyatının, Alevi-Bektaşi kültürünün ve tasavvufi geleneğin derinliklerinde varolmuş bir erendir. Asıl adı Hüseyin Karaca Erbil olan Melüli Baba, şiirleriyle, sözleriyle ve duruşuyla bir asra yaklaşan ömründe bu toprakların vicdanı olmuştur. Melüli Baba hayatı ve sözleri, yalnızca bir ozanın yaşamı değil, aynı zamanda bir dönemin kültürel ve inançsal izlerini de yansıtır.
1892 yılında Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesine bağlı Kötüre köyünde dünyaya gelen Melüli Baba, Alevi-Bektaşi geleneği içinde yetişmiştir. Ailesi zengin olsa da o, dünya malına değil, düşünceye ve inanca yönelmiştir. Küçük yaşta Arap Hoca’dan Arapça öğrenmiş, ardından Afşin’deki Ermeni okulunda Ermenice eğitimi almıştır. Ayrıca Farsça ve Osmanlıcayı da öğrenerek çok dilli bir kültürel birikim edinmiştir.
Bu çok dilli ve çok kültürlü yapı, onun tasavvufa, felsefeye ve edebiyata derin bir bakış açısıyla yaklaşmasını sağlamıştır. Genç yaşta köyünden ayrılarak Ortadoğu’nun birçok yerini gezmiş, Babagân Bektaşiliği’ne yönelmiş, dedelik sistemine ise eleştirel bir mesafede durmuştur.
Melüli Baba, Alevi-Bektaşi öğretisinin özünü şiirlerinde yaşatmış bir halk ozanıdır. İnanç sistemine körü körüne bağlanmaktan çok, akıl ve bilim temelli bir yaklaşımı benimsemiştir. “Çocuğunuzu doktora götürün” gibi zamanının ötesinde mesajlar vermiş, batıl inançlara karşı durarak halkı bilinçlendirmeye çalışmıştır.
Melüli Baba’nın yazdığı şiirler sadece inancı değil, aynı zamanda toplumsal meseleleri, adaletsizlikleri, aşkı ve insani değerleri de konu almıştır. Hece ölçüsüyle sade ama derinlikli eserler vermiştir.
Melüli Baba, şiirlerinde “Latife” mahlasını kullanmıştır. Bu nedenle kimi zaman kadın ozan sanılsa da, Latife mahlası onun tasavvufi kişiliğini yansıtan simgesel bir tercihtir. Şiirlerinde hem bireysel hem de toplumsal duygular ön plandadır. Aşk, inanç, hak, adalet ve muhabbet onun eserlerinin ana temalarıdır.
Şiirlerinden bazıları türkü haline getirilerek günümüze kadar ulaşmıştır. Bu eserlerden bazıları şunlardır:
- Yavaş Yavaş: Ayrılık ve aşk temasını işler, Mazlum Çimen’in yorumuyla tanınmıştır.
- Hakikat Şehrinin Yolu: Tasavvufi bir içsel yolculuğu anlatır, Erdem Baba tarafından bestelenmiştir.
- Ey Hoca: Alevi öğretisini savunan, Tanrı ve insan sevgisini öne çıkaran bir eserdir.
Bu eserler, halk müziği sanatçıları tarafından yorumlanarak geniş kitlelere ulaştırılmıştır.
Melüli Baba’nın sözleri, sadece ozanlık değil aynı zamanda bir halk filozofu kimliğini de yansıtır. Hayatının sonlarına doğru kaleme aldığı yedi sayfalık otobiyografisinde şu ifadeye yer verir:
“Gerçek muhabbetim arttı, aklım batıl güçler karşısında sarsılmadı.”
Bu söz, onun yaşam felsefesinin özetidir. Akıl ve inanç arasında bir denge kurmuş, halkı bilinçlendirmek için şiiri bir araç olarak kullanmıştır. Batıni öğretilerle harmanlanmış bir Alevi inancına sahip olan Melüli Baba, insanların körü körüne değil, bilinçle inanmalarını savunmuştur.
Melüli Baba, 14 Kasım 1989 yılında, 97 yaşında hayata gözlerini yummuştur. Vefatından sonra ardında bıraktığı şiirler, torunları Latife Özpolat ve Hamdullah Erbil tarafından derlenerek “Melûli Divanı ve Aleviliğin, Tasavvufun, Bektaşiliğin Tarihçesi” adlı eserde yayımlanmıştır.
Bu divan, sadece onun şiirlerini değil, aynı zamanda Alevilik, tasavvuf ve Bektaşiliğe dair önemli bilgileri de barındırır. Melüli Baba, bu eserlerle günümüzde hâlâ konuşulan, tartışılan ve saygı duyulan bir halk ozanı olmayı sürdürmektedir.
Arapça, Ermenice, Farsça ve Osmanlıca bilmektedir.
Tasavvufi, toplumsal ve felsefi halk şiirleri kaleme almıştır.
Akıl, bilim ve muhabbet üzerine kurulu bir felsefeyi benimsemiştir.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
