Kanser tedavisinde yeni umut!

Sağlık (Web Sitesi) - Web Sitesi | 06.03.2026 - 11:09, Güncelleme: 06.03.2026 - 11:09 117 kez okundu.
 

Kanser tedavisinde yeni umut!

Ünlü bilim dergisi Science’da yayımlanan yeni bir araştırma, kedilerdeki genetik mutasyonların, insanlardaki en saldırgan kanser türlerinin tedavisinde anahtar rol oynayabileceğini ortaya koydu.
Beş farklı ülkeden 13 farklı kanser türüne sahip yaklaşık 500 kediyi inceleyen bilim insanları, çarpıcı bir sonuca ulaştı. Meme kanseri teşhisi konulan kedilerin yarısından fazlasında FBXW7 adlı genin mutasyona uğradığı tespit edildi.   Bu mutasyonun önemi ise insanlarda gizli. FBXW7 mutasyonu kadınlarda nadir görülse de, ortaya çıktığında son derece saldırgan ve tedaviye dirençli bir kanser türüne yol açıyor. Araştırmacılar, kedilerdeki bu genetik bozulmanın yaygınlığının, insanlardaki nadir ama ölümcül vakaları anlamak için eşsiz bir fırsat sunduğunu belirtiyor.  İsviçreli araştırmacılar, mevcut iki farklı kemoterapi yönteminin FBXW7 mutasyonlu tümörler üzerinde şimdiden yüksek başarı gösterdiğini saptadı. Bilim dünyası, meme kanseriyle mücadelede ezber bozan bir keşfe imza attı. Ünlü bilim dergisi Science’da yayımlanan yeni bir araştırma, kedilerdeki genetik mutasyonların, insanlardaki en saldırgan kanser türlerinin tedavisinde anahtar rol oynayabileceğini ortaya koydu. Uluslararası bir araştırma ekibi tarafından yürütülen çalışma, kediler ile insanlar arasındaki şaşırtıcı benzerliklerin kanser tedavisinde yeni bir çığır açabileceğini kanıtladı. Bu durum, hem kanserli kedilerin daha etkili tedavi almasını sağlayacak hem de elde edilen verilerle insanlardaki "saldırgan meme kanseri" türleri için ilaç geliştirme süreci hızlanacak.   İngiltere’deki Wellcome Sanger Enstitüsü'nden araştırmacı Louise van der Weyden, kedilerin kanser araştırmaları için neden "mükemmel bir model" olduğunu şu sözlerle açıklıyor:    "Kediler bizimle aynı çevrede yaşıyor; bizim soluduğumuz kirli havayı soluyor, benzer çevresel toksinlere maruz kalıyorlar. Üstelik tıpkı insanlar gibi yaşlandıkça sadece kanserle değil, diyabet ve kalp hastalıklarıyla da mücadele ediyorlar. Bu, onları laboratuvar ortamından çok daha gerçekçi bir model haline getiriyor."    
Ünlü bilim dergisi Science’da yayımlanan yeni bir araştırma, kedilerdeki genetik mutasyonların, insanlardaki en saldırgan kanser türlerinin tedavisinde anahtar rol oynayabileceğini ortaya koydu.

Beş farklı ülkeden 13 farklı kanser türüne sahip yaklaşık 500 kediyi inceleyen bilim insanları, çarpıcı bir sonuca ulaştı. Meme kanseri teşhisi konulan kedilerin yarısından fazlasında FBXW7 adlı genin mutasyona uğradığı tespit edildi.  

Bu mutasyonun önemi ise insanlarda gizli. FBXW7 mutasyonu kadınlarda nadir görülse de, ortaya çıktığında son derece saldırgan ve tedaviye dirençli bir kanser türüne yol açıyor.

Araştırmacılar, kedilerdeki bu genetik bozulmanın yaygınlığının, insanlardaki nadir ama ölümcül vakaları anlamak için eşsiz bir fırsat sunduğunu belirtiyor. 

İsviçreli araştırmacılar, mevcut iki farklı kemoterapi yönteminin FBXW7 mutasyonlu tümörler üzerinde şimdiden yüksek başarı gösterdiğini saptadı.

Bilim dünyası, meme kanseriyle mücadelede ezber bozan bir keşfe imza attı. Ünlü bilim dergisi Science’da yayımlanan yeni bir araştırma, kedilerdeki genetik mutasyonların, insanlardaki en saldırgan kanser türlerinin tedavisinde anahtar rol oynayabileceğini ortaya koydu.

Uluslararası bir araştırma ekibi tarafından yürütülen çalışma, kediler ile insanlar arasındaki şaşırtıcı benzerliklerin kanser tedavisinde yeni bir çığır açabileceğini kanıtladı.

Bu durum, hem kanserli kedilerin daha etkili tedavi almasını sağlayacak hem de elde edilen verilerle insanlardaki "saldırgan meme kanseri" türleri için ilaç geliştirme süreci hızlanacak.  

İngiltere’deki Wellcome Sanger Enstitüsü'nden araştırmacı Louise van der Weyden, kedilerin kanser araştırmaları için neden "mükemmel bir model" olduğunu şu sözlerle açıklıyor:   

"Kediler bizimle aynı çevrede yaşıyor; bizim soluduğumuz kirli havayı soluyor, benzer çevresel toksinlere maruz kalıyorlar. Üstelik tıpkı insanlar gibi yaşlandıkça sadece kanserle değil, diyabet ve kalp hastalıklarıyla da mücadele ediyorlar. Bu, onları laboratuvar ortamından çok daha gerçekçi bir model haline getiriyor."  

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.