İşgalin silemediği görsel panorama "Kudüs'ün Hafızası" Anadolu Ajansı Arşivi'nde

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 14.10.2026 - 13:00, Güncelleme: 14.10.2026 - 12:36 200 kez okundu.
 

İşgalin silemediği görsel panorama "Kudüs'ün Hafızası" Anadolu Ajansı Arşivi'nde

Osmanlı İmparatorluğu'ndan bugüne Filistin'in mimari ve sosyal tarihini kesintisiz görsel panoramayla sunan "Kudüs'ün Hafızası" koleksiyonu, Anadolu Ajansı (AA) Arşivi üzerinden kamuoyunun erişimine açılıyor.
AMMAN (AA) - Kudüs'e ilişkin ortaya koyduğu zengin entelektüel çalışmaları nedeniyle "2020 Kral Faysal Ödülü"ne layık görülen Filistinli tarihçi Dr. Mohammed Hashim Ghosheh'nin yıllara dayanan titiz araştırmalarıyla oluşturduğu dev fotoğraf koleksiyonu, AA Arşivi'ne kazandırıldı.1800'lerin sonundan bugüne Osmanlı İmparatorluğu, İngiliz Mandası ve Ürdün yönetimi dönemi ile Filistin direnişini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren "Kudüs'ün Hafızası" isimli özel koleksiyonda yer alan ve tarihe ışık tutan karelere, artık AA Arşivi üzerinden erişilebilecek.Anadolu Ajansı tarafından yapılan özel çalışmayla 5 ciltten oluşan "Kudüs'ün Hafızası" koleksiyonundan seçilen özel fotoğrafların bilgileri, kitabın Arapça orijinalinden tercüme edildi.Osmanlı'dan bugüne Kudüs'ün asırlık tarihini görsel panoramayla sunan bu çalışma, Anadolu Ajansı güvencesiyle geleceğe aktarılacak.  "Mirasımız olmadan geleceğimizi bulamayız"Filistinli tarihçi Dr. Ghosheh, 1948'te Filistin halkının kendi topraklarından kitleler halinde zorla çıkarıldığı Nekbe'den yıllar sonra Kudüs'e dönüşünü ve orada yaptığı çalışmaları AA muhabirine anlattı.Nekbe Sürgünü nedeniyle ailesinin 1954'te Kudüs'ten ayrılmak zorunda kaldığını ve Kuveyt'te yeni bir hayat kurduklarını aktaran Ghosheh, Doğu Kudüs'ün 1967'de İsrail tarafından işgal edilmesi nedeniyle ailesinin Kudüs'e geri dönemediğini söyledi.Bu yıllarda vatanlarına dönemiyor olmanın acısını yaşadıklarını kaydeden Ghosheh, "Kudüs ve Filistin yalnızca vatanımız değildi geleceğimizdi, geçmişimizdi, kalbimizdi. 1994 yılına kadar Kudüs'e ve Filistin'e geri dönmemiz yasaktı." dedi.Mohammed Hashim Ghosheh, Kudüs'e geri dönebildikleri 1994 yılından itibaren bu kenti keşfetmeye başladığını belirterek "Kudüs'teki her bir tarihi eseri belgelemeye yönelik bir araştırma yürütmeye ve yaptığım saha araştırmaları ile üzerinde çalıştığım birincil kaynaklardan hareketle Kudüs ve Filistin tarihini yeniden yayımlamaya başlayarak yeni hayatımı kurdum." diye konuştu.Dr. Ghosheh, bir tarihçi olarak yaptığı çalışmaların önemini vurgulayarak "Şimdi bana bir tarihçi olarak İsrail'in soykırımı hakkında ne düşündüğümü soracaksınız. Bir tarihçi olarak mirasımız, tarihimiz ve medeniyetimiz hakkında yazmaya devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü mirasımız olmadan geleceğimizi bulamayız. Bir gün Filistinli genç bir erkeğin ya da genç bir kızın Filistin'e geri döneceğine inanıyorum. Geri döndüklerinde mirasımızın orada hala var olduğunu görmeyi bekleyecekler. Tarihçiler olarak bizim görevimiz de budur." değerlendirmesinde bulundu.Filistin tarihini konu alan araştırmaların daha objektif şekilde ele alınması için çalışmalarını farklı dillerde yayımlamanın önemine işaret eden Ghosheh, şunları kaydetti:"Kendi hikayemizi yazmalı, onu korumalı ve bu hikayeyi Amerika Birleşik Devletleri'ndeki, Avrupa'daki ve dünyanın her yerindeki araştırma merkezlerine yerleştirmeliyiz. Çünkü insanların Gazze'de neler yaşandığını, Kudüs'te neler yaşandığını ve bütün Filistin'de neler yaşandığını anlayabilmesi için hikayemizi korumak büyük bir mücadeledir. Tarihteki son işgal altında yaşıyoruz ve bu trajedinin sona ermesi gerekiyor." "Bu eserleri korumak, milletimiz ve halkımız için zafere ve geleceğe açılan bir anahtardır"İsrail'in saldırılarında zarar gören tarihi yapılar olduğunu belirten Mohammed Hashim Ghosheh, "Bir tarihçi ve mimar olarak 30 yıldır sürdürdüğüm araştırmalarla Gazze'deki ve hatta Kudüs'teki İslami ve Hristiyan tarihi eserlerin büyük bölümünü belgelemeyi başardım. Filistin'deki, özellikle de Gazze ve Kudüs'teki bütün İslami ve Hristiyan eserlerin, tarihi yapıların cephe çizimlerini, kesitlerini ve planlarını hazırladım. Gazze'de ise Büyük Ömeri Camii, bugün restorasyona ihtiyaç duyan Seyyid Haşim Camii, kiliseler, İbn Mervan Camii, diğer camiler, diğer türbeler, eski medreseler ve hanlar gibi pek çok tarihi eser savaş sırasında yıkıldı." ifadelerini kullandı.Bir tarihçi olarak görevinin, bu eserlerin mimari araştırmalarını sunarak tarihi yapıların varlığını sürdürebilmesi için gelecek nesillere aktarmak olduğunu söyleyen Ghosheh, "Bu eserleri korumak, milletimiz ve halkımız için zafere ve geleceğe açılan bir anahtardır. Çünkü tarihi olmayan bir halkın geleceğinde yapabileceği hiçbir şey yoktur." dedi. "Filistin'i hayal bile edemeyeceğimiz bir şekilde keşfettik"Tarihçiler, gazeteciler ve haber ajanslarının ortak değerleri olduğunu söyleyen Dr. Ghosheh, sözlerini şöyle sürdürdü:"19. yüzyıldan itibaren seyyahlar Filistin'i ziyaret etmeye geldiklerinde yanlarında fotoğraf makinelerini getiriyorlardı. Onların fotoğraf makineleriyle Filistin'de çektikleri fotoğraflar sayesinde Filistin'i hayal bile edemeyeceğimiz bir şekilde keşfettik. Filistin'deki mimari gelişimi gördük. İnsanların geleneklerini gördük. Dolayısıyla fotoğraflar, Filistin ve Kudüs tarihi ile mirası açısından çok önemli bir kaynaktır. Bir tarihçi olarak fotoğrafları belgelerle birlikte kullanmalıyız."Mohammed Hashim Ghosheh, "Arşivimi, Anadolu Ajansı ile paylaşmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. Anadolu Ajansının çalışmalarına saygı duyuyorum ve AA'nın, Filistin'de yaşananları, hakikati ve gerçekleri gösteren dünyanın en önemli ajanslarından biri olduğunu düşünüyorum." diye konuştu. AA'nın hazırladığı Kanıt, Tanık ve Sanık isimli Gazze Üçlemesi'ni inceleyen Ghosheh şöyle konuştu:"Bu kitaplar, Gazze'deki soykırımı ve bu suç niteliğindeki savaş boyunca Filistin halkına, Gazze halkına ve Filistin insanlarına karşı işlenen suçları gösteren çok önemli belgeler içeriyor. İsrail ordusu, Gazze'ye saldırdı ve Gazze'yi 4 yıl boyunca, durmaksızın bombaladı. Dolayısıyla bu çalışma çok önemli. Bir tarihçi olarak, tekrar söylüyorum, bu çalışmanın yalnızca bugün için değil, gelecek için de çok önemli olduğuna inanıyorum."Dünyada Filistin bilincinin arttığına dikkati çeken Ghosheh, "Dünyadaki acıyı 1'den 10'a kadar derecelendirmek isterseniz Filistin 10 üzerinden 9 alır. Dünyadaki mutluluğu 1'den 10'a kadar derecelendirmek isterseniz Filistin yine 10 üzerinden 9 alır." ifadesini kullandı. Filistinliler ve Kudüslülerin, yalnızca Filistin'de ve Kudüs'te doğmuş ya da yaşamış insanlar olmadığının altını çizen Dr. Mohammed Hashim Ghosheh, "Onlar, Filistin'i ve Kudüs'ü bilinçlerinde ve duygularında yaşatan insanlardır. Dolayısıyla bütün dünya Filistinlidir. Çünkü dünya, tarihteki son işgali reddediyor." değerlendirmesini yaptı.Muhabir: Esra Hacioğlu
Osmanlı İmparatorluğu'ndan bugüne Filistin'in mimari ve sosyal tarihini kesintisiz görsel panoramayla sunan "Kudüs'ün Hafızası" koleksiyonu, Anadolu Ajansı (AA) Arşivi üzerinden kamuoyunun erişimine açılıyor.

AMMAN (AA) - Kudüs'e ilişkin ortaya koyduğu zengin entelektüel çalışmaları nedeniyle "2020 Kral Faysal Ödülü"ne layık görülen Filistinli tarihçi Dr. Mohammed Hashim Ghosheh'nin yıllara dayanan titiz araştırmalarıyla oluşturduğu dev fotoğraf koleksiyonu, AA Arşivi'ne kazandırıldı.

1800'lerin sonundan bugüne Osmanlı İmparatorluğu, İngiliz Mandası ve Ürdün yönetimi dönemi ile Filistin direnişini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren "Kudüs'ün Hafızası" isimli özel koleksiyonda yer alan ve tarihe ışık tutan karelere, artık AA Arşivi üzerinden erişilebilecek.

Anadolu Ajansı tarafından yapılan özel çalışmayla 5 ciltten oluşan "Kudüs'ün Hafızası" koleksiyonundan seçilen özel fotoğrafların bilgileri, kitabın Arapça orijinalinden tercüme edildi.

Osmanlı'dan bugüne Kudüs'ün asırlık tarihini görsel panoramayla sunan bu çalışma, Anadolu Ajansı güvencesiyle geleceğe aktarılacak.

 

 

"Mirasımız olmadan geleceğimizi bulamayız"

Filistinli tarihçi Dr. Ghosheh, 1948'te Filistin halkının kendi topraklarından kitleler halinde zorla çıkarıldığı Nekbe'den yıllar sonra Kudüs'e dönüşünü ve orada yaptığı çalışmaları AA muhabirine anlattı.

Nekbe Sürgünü nedeniyle ailesinin 1954'te Kudüs'ten ayrılmak zorunda kaldığını ve Kuveyt'te yeni bir hayat kurduklarını aktaran Ghosheh, Doğu Kudüs'ün 1967'de İsrail tarafından işgal edilmesi nedeniyle ailesinin Kudüs'e geri dönemediğini söyledi.

Bu yıllarda vatanlarına dönemiyor olmanın acısını yaşadıklarını kaydeden Ghosheh, "Kudüs ve Filistin yalnızca vatanımız değildi geleceğimizdi, geçmişimizdi, kalbimizdi. 1994 yılına kadar Kudüs'e ve Filistin'e geri dönmemiz yasaktı." dedi.

Mohammed Hashim Ghosheh, Kudüs'e geri dönebildikleri 1994 yılından itibaren bu kenti keşfetmeye başladığını belirterek "Kudüs'teki her bir tarihi eseri belgelemeye yönelik bir araştırma yürütmeye ve yaptığım saha araştırmaları ile üzerinde çalıştığım birincil kaynaklardan hareketle Kudüs ve Filistin tarihini yeniden yayımlamaya başlayarak yeni hayatımı kurdum." diye konuştu.

Dr. Ghosheh, bir tarihçi olarak yaptığı çalışmaların önemini vurgulayarak "Şimdi bana bir tarihçi olarak İsrail'in soykırımı hakkında ne düşündüğümü soracaksınız. Bir tarihçi olarak mirasımız, tarihimiz ve medeniyetimiz hakkında yazmaya devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü mirasımız olmadan geleceğimizi bulamayız. Bir gün Filistinli genç bir erkeğin ya da genç bir kızın Filistin'e geri döneceğine inanıyorum. Geri döndüklerinde mirasımızın orada hala var olduğunu görmeyi bekleyecekler. Tarihçiler olarak bizim görevimiz de budur." değerlendirmesinde bulundu.

Filistin tarihini konu alan araştırmaların daha objektif şekilde ele alınması için çalışmalarını farklı dillerde yayımlamanın önemine işaret eden Ghosheh, şunları kaydetti:

"Kendi hikayemizi yazmalı, onu korumalı ve bu hikayeyi Amerika Birleşik Devletleri'ndeki, Avrupa'daki ve dünyanın her yerindeki araştırma merkezlerine yerleştirmeliyiz. Çünkü insanların Gazze'de neler yaşandığını, Kudüs'te neler yaşandığını ve bütün Filistin'de neler yaşandığını anlayabilmesi için hikayemizi korumak büyük bir mücadeledir. Tarihteki son işgal altında yaşıyoruz ve bu trajedinin sona ermesi gerekiyor."

 

"Bu eserleri korumak, milletimiz ve halkımız için zafere ve geleceğe açılan bir anahtardır"

İsrail'in saldırılarında zarar gören tarihi yapılar olduğunu belirten Mohammed Hashim Ghosheh, "Bir tarihçi ve mimar olarak 30 yıldır sürdürdüğüm araştırmalarla Gazze'deki ve hatta Kudüs'teki İslami ve Hristiyan tarihi eserlerin büyük bölümünü belgelemeyi başardım. Filistin'deki, özellikle de Gazze ve Kudüs'teki bütün İslami ve Hristiyan eserlerin, tarihi yapıların cephe çizimlerini, kesitlerini ve planlarını hazırladım. Gazze'de ise Büyük Ömeri Camii, bugün restorasyona ihtiyaç duyan Seyyid Haşim Camii, kiliseler, İbn Mervan Camii, diğer camiler, diğer türbeler, eski medreseler ve hanlar gibi pek çok tarihi eser savaş sırasında yıkıldı." ifadelerini kullandı.

Bir tarihçi olarak görevinin, bu eserlerin mimari araştırmalarını sunarak tarihi yapıların varlığını sürdürebilmesi için gelecek nesillere aktarmak olduğunu söyleyen Ghosheh, "Bu eserleri korumak, milletimiz ve halkımız için zafere ve geleceğe açılan bir anahtardır. Çünkü tarihi olmayan bir halkın geleceğinde yapabileceği hiçbir şey yoktur." dedi.

 

"Filistin'i hayal bile edemeyeceğimiz bir şekilde keşfettik"

Tarihçiler, gazeteciler ve haber ajanslarının ortak değerleri olduğunu söyleyen Dr. Ghosheh, sözlerini şöyle sürdürdü:

"19. yüzyıldan itibaren seyyahlar Filistin'i ziyaret etmeye geldiklerinde yanlarında fotoğraf makinelerini getiriyorlardı. Onların fotoğraf makineleriyle Filistin'de çektikleri fotoğraflar sayesinde Filistin'i hayal bile edemeyeceğimiz bir şekilde keşfettik. Filistin'deki mimari gelişimi gördük. İnsanların geleneklerini gördük. Dolayısıyla fotoğraflar, Filistin ve Kudüs tarihi ile mirası açısından çok önemli bir kaynaktır. Bir tarihçi olarak fotoğrafları belgelerle birlikte kullanmalıyız."

Mohammed Hashim Ghosheh, "Arşivimi, Anadolu Ajansı ile paylaşmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. Anadolu Ajansının çalışmalarına saygı duyuyorum ve AA'nın, Filistin'de yaşananları, hakikati ve gerçekleri gösteren dünyanın en önemli ajanslarından biri olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

 

AA'nın hazırladığı Kanıt, Tanık ve Sanık isimli Gazze Üçlemesi'ni inceleyen Ghosheh şöyle konuştu:

"Bu kitaplar, Gazze'deki soykırımı ve bu suç niteliğindeki savaş boyunca Filistin halkına, Gazze halkına ve Filistin insanlarına karşı işlenen suçları gösteren çok önemli belgeler içeriyor. İsrail ordusu, Gazze'ye saldırdı ve Gazze'yi 4 yıl boyunca, durmaksızın bombaladı. Dolayısıyla bu çalışma çok önemli. Bir tarihçi olarak, tekrar söylüyorum, bu çalışmanın yalnızca bugün için değil, gelecek için de çok önemli olduğuna inanıyorum."

Dünyada Filistin bilincinin arttığına dikkati çeken Ghosheh, "Dünyadaki acıyı 1'den 10'a kadar derecelendirmek isterseniz Filistin 10 üzerinden 9 alır. Dünyadaki mutluluğu 1'den 10'a kadar derecelendirmek isterseniz Filistin yine 10 üzerinden 9 alır." ifadesini kullandı.

 

Filistinliler ve Kudüslülerin, yalnızca Filistin'de ve Kudüs'te doğmuş ya da yaşamış insanlar olmadığının altını çizen Dr. Mohammed Hashim Ghosheh, "Onlar, Filistin'i ve Kudüs'ü bilinçlerinde ve duygularında yaşatan insanlardır. Dolayısıyla bütün dünya Filistinlidir. Çünkü dünya, tarihteki son işgali reddediyor." değerlendirmesini yaptı.


Muhabir: Esra Hacioğlu

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.