Her yıl 43 kilogram altın kanalizasyona karışıyor

Yaşam (Web Sitesi) - Web Sitesi | 27.07.2026 - 13:47, Güncelleme: 27.07.2026 - 13:47 246 kez okundu.
 

Her yıl 43 kilogram altın kanalizasyona karışıyor

İsviçre'de yürütülen bilimsel bir çalışma, ülkenin atık su sistemine yılda yaklaşık 43 kilogram altın ve 3 ton gümüş karıştığını ortaya koydu.
Sözcü'nün haberine göre araştırma İsviçre Federal Su Bilimi ve Teknolojisi Enstitüsü bünyesindeki bilim insanları tarafından ülkenin Çevre Dairesi adına yürütüldü. Çalışma kapsamında ülke genelindeki 64 atık su arıtma tesisinde ölçümler yapıldı. Uzmanlara göre bu değerli metaller; altın rafinerileri, saat üretimi, ilaç sanayisi ve günlük yaşamda oluşan mikroskobik parçacıklar yoluyla kanalizasyona karışıyor. Araştırmada yalnızca altın ve gümüşe değil, teknoloji ile tıp alanında sıkça kullanılan başka değerli elementlere de rastlandı. Elektronik cihazlarda, mıknatıslarda ve tıbbi görüntüleme sistemlerinde kullanılan gadolinyum, neodimyum ve iterbiyum gibi elementlerin de her yıl önemli miktarlarda atık suya karıştığı belirlendi. Bazı bölgelerde altın yoğunluğunun dikkat çekici seviyelere ulaştığı tespit edilse de, ülke genelinde bu metalleri geri kazanacak tesisler kurmanın ekonomik açıdan avantajlı olmadığı vurgulandı. Yalnızca altın rafinerilerinin yoğunlaştığı belirli bölgelerde geri kazanımın uygulanabilir olabileceği ifade edildi. Araştırmacılar, çalışmanın amacının kanalizasyonda "gizli bir hazine" keşfetmek olmadığının altını çiziyor. Asıl hedefin, değerli elementlerin çevrede nasıl yayıldığını anlamak ve gelecekte oluşabilecek çevresel etkileri izleyebilmek olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, atık su analizlerinin sanayi faaliyetlerini ve kritik element kullanımını takip etmede önemli bir araç olabileceğini söylüyor.    
İsviçre'de yürütülen bilimsel bir çalışma, ülkenin atık su sistemine yılda yaklaşık 43 kilogram altın ve 3 ton gümüş karıştığını ortaya koydu.

Sözcü'nün haberine göre araştırma İsviçre Federal Su Bilimi ve Teknolojisi Enstitüsü bünyesindeki bilim insanları tarafından ülkenin Çevre Dairesi adına yürütüldü. Çalışma kapsamında ülke genelindeki 64 atık su arıtma tesisinde ölçümler yapıldı.

Uzmanlara göre bu değerli metaller; altın rafinerileri, saat üretimi, ilaç sanayisi ve günlük yaşamda oluşan mikroskobik parçacıklar yoluyla kanalizasyona karışıyor.

Araştırmada yalnızca altın ve gümüşe değil, teknoloji ile tıp alanında sıkça kullanılan başka değerli elementlere de rastlandı. Elektronik cihazlarda, mıknatıslarda ve tıbbi görüntüleme sistemlerinde kullanılan gadolinyum, neodimyum ve iterbiyum gibi elementlerin de her yıl önemli miktarlarda atık suya karıştığı belirlendi.

Bazı bölgelerde altın yoğunluğunun dikkat çekici seviyelere ulaştığı tespit edilse de, ülke genelinde bu metalleri geri kazanacak tesisler kurmanın ekonomik açıdan avantajlı olmadığı vurgulandı. Yalnızca altın rafinerilerinin yoğunlaştığı belirli bölgelerde geri kazanımın uygulanabilir olabileceği ifade edildi.

Araştırmacılar, çalışmanın amacının kanalizasyonda "gizli bir hazine" keşfetmek olmadığının altını çiziyor. Asıl hedefin, değerli elementlerin çevrede nasıl yayıldığını anlamak ve gelecekte oluşabilecek çevresel etkileri izleyebilmek olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, atık su analizlerinin sanayi faaliyetlerini ve kritik element kullanımını takip etmede önemli bir araç olabileceğini söylüyor.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.