Göçmen kuşların rotası elektrik şebekesindeki önlemleri şekillendiriyor
Göçmen kuşların rotası elektrik şebekesindeki önlemleri şekillendiriyor
Göç dönemlerinde milyonlarca kuş Türkiye üzerinden geçerken, elektrik dağıtım şirketleri kuşların elektrik altyapısıyla etkileşiminden kaynaklanabilecek riskleri azaltmak için bölgedeki türlere ve göç hareketlerine göre farklı önlemler uyguluyor.
İSTANBUL (AA) - Avrupa, Asya ve Afrika arasındaki önemli kuş göç koridorları üzerinde bulunan Türkiye, ilkbaharda kuzeydeki üreme alanlarına, sonbaharda ise Afrika'daki kışlama bölgelerine göç eden kuşlar için önemli bir geçiş noktası oluşturuyor.
Leylek, pelikan, kartal, akbaba ve şahin gibi geniş kanatlı kuşlar, karada oluşan sıcak hava akımlarından yararlanarak süzülerek göç ediyor. Denizleri geçmekte zorlanan bu kuşlar, Hatay'daki Belen Geçidi, Erzurum, Bayburt ve Artvin sınırlarında yer alan Çoruh Vadisi ile İstanbul ve Çanakkale boğazları gibi noktalarda yoğunlaşıyor. Daha küçük türler ise kanat çırparak geceleri göç edebiliyor ve denizleri aşabiliyor.
Şirketlerden bölgelere göre farklı uygulamalarSon dönemde farklı bölgelerde yaşanan kuş ölümleri, göç yolları üzerindeki elektrik altyapısı ve kuşların korunmasına yönelik çalışmaların önemini yeniden gündeme taşıdı. Göç yolları üzerindeki elektrik altyapısında kuşların korunmasına yönelik önlemler uzun süredir kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve özel sektörün çalışma alanları arasında yer alıyor. Elektrik dağıtım şirketleri de farklı bölgelerdeki risklere ve kuş türlerine göre çeşitli saha uygulamaları yürütüyor.
AA muhabirinin Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneğinden (ELDER) edindiği bilgiye göre, Trakya Elektrik Dağıtım AŞ (TREDAŞ), 2021'den bu yana yaklaşık 32,7 kilometrelik iletkende izolasyon çalışması gerçekleştirirken, bölgede 1196 özel leylek yuva platformu bulunuyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürlüğü, Trakya Üniversitesi ve uzman akademisyenlerle yürütülen çalışmalar kapsamında, 69 leylek ve 31 şah kartal halkalandı, 4 şah kartal ve 2 küçük akbaba GPS vericileriyle takibe alındı. TREDAŞ'ın verdiği bilgiye göre, izlenen 46 aktif şah kartal yuvasında ise elektrik kaynaklı canlı kaybına rastlanmadı.
Uludağ Elektrik Dağıtım AŞ, 6,5 milyondan fazla kuşun kullandığını bildirdiği göç rotasındaki hizmet bölgesinde leyleklerin yoğun olarak bulunduğu bölgelerde 100'ün üzerinde yuva platformu oluşturdu. Doğa Derneği ile başlatılan "Güvenli Kuş Göç Yolları Projesi" kapsamında ise biyoçeşitlilik risk taraması ve müdahale alanlarının bilimsel verilere göre önceliklendirilmesi öngörülüyor.
Aras Elektrik Dağıtım AŞ de 2017'de başlattığı "Göçmen Kuşlar Ölmesin" projesi kapsamında hatlarda izolasyon ve koruma çalışmaları yürüttü. Yalnızca leyleklerin yuvalanmasına ayrılan özel direkler oluşturan şirket, KuzeyDoğa Derneği ve ilgili kurumlarla yürütülen Iğdır Leylek Halkalama Projesi kapsamında 150 yavrunun halkalanmasına, 5 leyleğin uydu vericileriyle izlenmesine katkı sağladı. 2019'da halkalanarak Afrika'ya göç eden bir leyleğin 2022'de yeniden bölgeye dönmesi, uzun süreli izleme çalışmalarında kaydedilen örneklerden biri oldu.
ADM Elektrik Dağıtım AŞ ile GDZ Elektrik Dağıtım AŞ'nin "Leyleklere Yeni Yuva" projesi kapsamında göç yolları üzerindeki elektrik direklerine yaklaşık 1200 yuva kuruldu. Her yıl yaklaşık 10 bin leyleğe ev sahipliği yapan yuvaların yanı sıra, Aydın, Denizli, Muğla, İzmir ve Manisa'yı akademik çalışmalarla bölgenin "Göçmen Kuş Haritası" da oluşturuluyor.
Yeşilırmak Elektrik Dağıtım AŞ, Karadeniz'deki hizmet bölgesinde yaklaşık 200 "Leylek Evi" yerleştirirken, son iki yılda kuş göç rotalarındaki elektrik hatlarında 23 kilometre civarında hatta izolasyon kaplaması gerçekleştirdi. Çalışmalar Sinop Üniversitesi ve alanında uzman akademisyenlerle birlikte yürütülüyor.
Kuş koruma çalışmalarında Şanlıurfa Birecik'teki kelaynaklara odaklanan Dicle Elektrik Dağıtım AŞ, riskli enerji hatlarının yaklaşık 2 kilometrelik bölümünü izole etti. Çalışmalarına leylek ve diğer göçmen kuşları da dahil eden şirketin 6 ilde toplam 36 leylek yuva platformu bulunuyor.
Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ pilot bölgelerde hat açmaları ve saha verilerinden yararlanarak riskli hatları belirlerken, eski direkleri üçgen tertibatlı direklerle değiştiriyor, izolasyon ve kuşkonmaz gibi uygulamalar gerçekleştiriyor.
Akdeniz Elektrik Dağıtım AŞ de benzer uygulamaların yanı sıra kuşların riskli bölgelere yaklaşmasını ses teknolojisi aracılığıyla azaltmayı amaçlayan sonik-ultrasonik kuş kovucu sistemler üzerinde pilot çalışma yürütüyor.
Çamlıbel Elektrik Dağıtım AŞ, Meram Elektrik Dağıtım AŞ ve Sakarya Elektrik Dağıtım AŞ de bölgelerindeki risklere göre farklı uygulamalar yürütüyor. ÇEDAŞ, izolasyonun yanı sıra direk geometrisinin değiştirilmesi, koruyucu ekipman kullanılması ve gerekli alanlarda havai hatların yer altına alınmasına yönelik çalışmalar yaparken, Meram EDAŞ yerli ve milli imkanlarla geliştirilen izolasyon malzemelerini kullanıyor. SEDAŞ ise enerji nakil hatlarında izolasyon çalışmaları gerçekleştiriyor ve direklere kuşkonmaz gibi koruyucu ekipmanlar monte ediyor.
Elektrik hatlarının izolasyonu kuş ölümlerini azaltıyorİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Ormancılık Bölümü Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Başkanı Dr. Ergün Bacak, Türkiye üzerinden her yıl 1 milyondan fazla leylek, 1 milyona yakın şahin, yüz binlerce arı şahini, 50-60 bin civarında küçük orman kartalı, on binlerce kara çaylak, delice, atmaca ve doğanın süzülerek göç ettiğini söyledi.
Bacak, aktif göç eden küçük kuşların sayısına ilişkin kesin bir rakam verilemediğini, bunların sayısının milyonlarla ifade edilebileceğini dile getirdi.
Göçmen kuşların karşılaştığı en önemli sorunlardan birinin yaşam alanlarının kaybı olduğuna dikkati çeken Bacak, sulak alanların ve ormanların azalmasıyla yapılaşmanın artmasının kuşların üreme, beslenme ve dinlenme alanlarını daralttığını ifade etti.
Bacak, özellikle leyleklerin güvenli bir yerde dinlenmek veya yuva kurmak için elektrik direklerine yöneldiğini, bunun da hatlara çarpma ve elektrik akımına kapılma riskini artırdığını kaydetti.
Direklerin çevresindeki 1-2 metrelik bölümün izolasyonunun bile yavru leyleklerin hayatta kalmasına katkı sağladığına işaret eden Bacak, "Geçtiğimiz yıllarda Trakya'da örnek çalışmalar yapıldı. Yaklaşık 100 yuvada izolasyon yapıldı. Elektrik hatları izole edildi. Bu da ölüm oranlarını düşürdü. Fakat bu sadece ilk adımdı, bir başlangıçtı. Yeterli değil." diye konuştu.
Bacak, kuşların direklere konmasını engelleyen kuşkonmazların tek başına yeterli olmadığını belirterek, "Yapılması gereken en önemli çalışma elektrik hatlarının izolasyonu. Direklerin etrafındaki tellerden ziyade, elektrik hatlarının tamamı risk barındırıyor. İzolasyonlar yapılmazsa kuşları koruyamıyoruz." diye konuştu.
Altyapı yatırımlarından önce hazırlanan çevresel etki değerlendirmesi ve kuş gözlem raporlarının uzun süreli arazi çalışmalarına dayanması gerektiğini vurgulayan Bacak, "Akademinin, sivil toplum kuruluşlarının, ilgili bakanlıkların, şirketlerin hep birlikte hareket etmesi, bilimsel bir konsorsiyum oluşturulması lazım." değerlendirmesinde bulundu.
Kuşları koruyan elektrik hattı önlemleri arızaları da azaltıyorAnkara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Gürsoy Ergen de Türkiye'nin dünyadaki sekiz büyük kuş göç rotasından Akdeniz-Karadeniz rotası üzerinde bulunduğunu söyledi.
Ergen, "Arazi gözlemlerimiz ve uzun yıllara dayanan literatür bilgisi, izole edilen direklerde ve reflektör takılan hatlarda kuş ölümlerinin büyük oranda azaldığını, buna paralel olarak hat kaynaklı elektrik arızalarının da düştüğünü gösteriyor. Alınan önlemler hem kuşları koruyor hem de elektrik hatlarındaki arızaları azaltıyor." bilgisini paylaştı.
Leylek, şah kartalı ve akbaba gibi geniş kanat açıklığına sahip türlerin risk grubunun başında geldiğine işaret eden Ergen, bu kuşların iniş veya kalkış sırasında kanatlarıyla aynı anda iki farklı kabloya ya da kablo ile direğin metal gövdesine temas edebildiğini anlattı.
Ergen, iletken kabloların izole edilmesi, faz telleri arasındaki mesafenin artırılması ve direklerin tepe noktalarına güvenli yuva platformları kurulmasının büyük kuş türlerini korumak için teknik bir tercihten öte ekolojik zorunluluk olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Bu uygulamaların sahada karşılık bulduğunu görüyoruz. Arazi çalışmalarındaki gözlemlerimiz, hat izolasyonlarının, görünürlüğü artıran reflektörlerin ve güvenli yuva platformlarının hayat kurtardığını gösteriyor."
Kuş halkalama çalışmalarından elde edilen uzun dönemli verilerin, göçmen türlerin bölgeye ne zaman geldiğini, ne zaman ayrıldığını ve alanı ne kadar süre kullandığını gösterdiğini aktaran Ergen, uydu vericileri ve GPS takibiyle de kuşların rotalarının ve uçuş yüksekliklerinin belirlenebildiğini kaydetti.
Ergen, bu bilgilerin coğrafi bilgi sistemlerinde işlenmesiyle risk haritaları hazırlanabileceğini, böylece bütçe ve teknik ekiplerin kuşların yoğunlaştığı bölge ve dönemlere yönlendirilebileceğini dile getirdi.
Dağıtım şirketlerinin saha ve bütçe olanakları, üniversitelerin akademik birikimi, kamu kurumlarının düzenleyici rolü ve sivil toplum kuruluşlarının saha deneyiminin bir araya getirilmesi gerektiğinin altını çizen Ergen, "Kuş çeşitliliğini koruma ya da kuş türlerini koruma mücadelesi tek bir kurumun tek başına üstlenebileceği bir süreç değil." dedi.
Muhabir: Firdevs Yüksel, Handan Kazancı
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
