Fas'ın Ankara Büyükelçisi Lazreq ve eşi, ülkelerine özel iftar sofrasıyla geleneklerini tanıttı
Fas'ın Ankara Büyükelçisi Lazreq ve eşi, ülkelerine özel iftar sofrasıyla geleneklerini tanıttı
Fas'ın Ankara Büyükelçisi Mohammed Ali Lazreq ve eşi Nawal Bouchekkif Lazreq, Fas'ın iftar sofrasını ve geleneklerini Ankara'ya taşıyor.
ANKARA (AA) - Fas'ın Ankara Büyükelçisi Lazreq ve eşi Bouchekkif Lazreq, ülkelerinin ramazan geleneklerini anlattı ve mutfağa girerek ramazan sofralarını süsleyen geleneksel iftar menüsünü AA için hazırladı.
Fas mutfağının ve ramazan kültürünün yansıtıldığı iftara Bangladeş'in Ankara Büyükelçisi M Amanul Haq ve Cibuti'nin Ankara Büyükelçisi ve Kordiplomatik Duayeni Aden Houssein Abdillahi ile eşleri de katıldı.
Büyükelçi Lazreq, ramazanın başlangıcının tespitinin Faslılar için son derece önemli olduğunu belirterek bunun, yüzyıllara dayanan bir gelenek ve atalardan kalma yöntemlerle belirlendiğini ifade etti.
Lazreq, yaklaşık 800 kişiden oluşan bir grubun ülkenin farklı yerlerinden Ay'ın hareketlerini izlemeye başladığını ve hilal göründüğünde top atışıyla ilan edildiğini aktardı.
Büyükelçi, ramazan ayının ülkesinde geleneklere son derece bağlı yaşandığını ve bunun resmi, toplumsal ve ailevi boyutları olduğunu aktardı.
Fas'ta çocukların ilk oruç tuttuğu gün kutlanıyor
Lazreq, çocukların ilk oruç tuttuğu gün için kutlama düzenlediklerini dile getirerek "Çocukların ilk tuttuğu oruç aile çapında büyük bir gündür ve kutlanır. Çocuklar bunun hatırasını hep saklarlar hafızalarında ki, bende de öyle. Bunun kutlandığı gün diğer iftarlara göre daha zengin bir sofra hazırlanır. Dostlar, aile mensupları davet edilir ve çocuk hafızasında bu günü unutulmaz bir hatıra olarak muhafaza eder." diye konuştu.
Ailelerin birbirini ziyaretlerinde ve davetlerde sıradan günlere göre iftar sofralarının daha zengin tutulduğuna işaret eden Mohammed Ali Lazreq, "Bütün bunlar aslında Faslıların da Türklerde olduğu gibi ramazanın gelişini nasıl güzelliklerle karşıladığını gösteren anlatımlar." dedi.
Büyükelçi Lazreq, ramazanda iftar sonrasında sokaklardaki atmosferin Türkiye'dekine göre daha farklı olduğunu belirterek sokakların renkli ve ışıklı olduğunu, dükkanların açık olduğunu ve ailelerin de birbirini ziyaret ettiğini anlattı.
İlk olarak 1963'te o dönemin Fas Kralı II. Hasan tarafından dini sohbetler başlatıldığını anımsatan Lazreq, ramazan boyunca merhum Kral II. Hasan'a atıfta bulunularak bu sohbetlerin onun ismiyle anıldığını, bu geleneğin hala devam ettiğini ve Türkiye dahil İslam ülkelerinden birçok alimin de davet edildiğini belirtti.
Mohammed Ali Lazreq, ramazanda Kadir Gecesi'nde birçok camide etkinlikler düzenlendiğini ve Fas Kralı 6. Muhammed'in de bu etkinliklere katıldığını aktararak, bu ayda güzel Kur'an-ı Kerim okuma yarışması yapıldığını ve ramazanın sonunda en güzel okuyanın da ödüllendirildiğini ifade etti.
Fas Kralı 6. Muhammed'in ihtiyaç sahiplerine yönelik dayanışmaya da öncülük ettiğini kaydeden Lazreq, ihtiyaç halinde ve sosyal kırılganlığı bulunan ailelere kraliyetin yüksek ihtimam gösterdiğini ve bunun yanı sıra ülkedeki dayanışma ve paylaşma ruhunu da teşvik ettiğini belirtti.
"Bugün Anadolu Ajansı için mutfağa girdim"
Büyükelçi Lazreq, mutfaktaki tecrübesine ilişkin, Fransa'da öğrenciyken mutfağa girmek zorunda olduğunu söyleyerek "O tarihleri geçip bu tarihlere gelirsek gerektiğinde giriyorum. Bugün de Anadolu Ajansı için mutfağa girdim. Fas'tayken ailem sık sık girmemi istiyor ama ben o eşiği atlatamadım, aşamadım." ifadelerini kullandı.
İftar için "bademli, kuru erikli ve kayısılı tavuklu tajin" hazırlayan Büyükelçi Lazreq, yemeğin adının yapımında kullanılan "tajin" adlı güveç benzeri kaptan geldiğini anlattı.
Lazreq, soğan, tavuk, baharatlar, maydanoz ve kabuk tarçın gibi malzemeleri olan yemeği hazırlarken Türkiye'de tavuğun farklı hazırlanış şekilleri olduğunu ancak bu tarife benzeyenine rastlamadığını belirtti.
Fas mutfağının en bilinen ve sevilen tariflerinden birinin tajin olduğuna dikkati çeken Lazreq, bu yemeğin bayramlarda, kutlamalarda ve evlilik törenlerinde pişirildiğini ifade etti.
Büyükelçi Lazreq'in en sevdiği Türkçe kelime "afiyet olsun"
Türkçede "afiyet olsun" lafını çok sevdiğini ve söyleniş olarak yakın bir kelimeyi onların da kullandığını anlatan Lazreq, "Afiyet kelimesini söyleyişte siz de biz de paylaşıyoruz. Kulağa hoş gelen bir yanı var bir de böyle ortak. Hoş geldiniz kelimesini de severim. Aslında misafirperverliği ifade eden her kelime kulağa hoş geliyor." dedi.
Öte yandan Büyükelçilik konutunun bahçesinde çok sayıda kedi besleyen Lazreq, kedilere olan sevgisinin çok küçük yaşlara dayandığını ve evlerinde hep kediler olduğunu belirtti.
Mohammed Ali Lazreq, "Hayatımızın farklı dönemlerinde de hep kedilerimiz oldu. Fakat hiç bu kadar kalabalık kedim olmamıştı ve hiç terk etmediler. Burada sevildiklerini biliyorlar, dönüp dolanıp hep buraya gelirler. Bizi terk etmezler, burada gayet mutlular, biz de onlarla mutluyuz." diye konuştu.
Anadolu Ajansını ağırlamaktan çok mutlu olduklarını dile getiren Lazreq, Türkiye ile Fas arasındaki ilişkilerin mükemmel ve köklü olduğu, yüzyıllar öncesine dayandığını ifade etti.
Türk halkına iyi ramazanlar dileğinde bulunan Lazreq, "Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a en iyi dileklerimi sunuyor, kardeş Türk halkına refah ve mutluluk diliyorum." ifadesini kullandı.
Fas'ta iftar sofrasının vazgeçilmezi Harira çorbası
Büyükelçi Lazreq'in eşi Bouchekkif Lazreq de Fas'ta ramazanda yemekler bölgeden bölgeye değişse de herkesin Harira çorbası pişirdiğini aktararak, bu dönemin en önemli çorbası olduğunu ve başka çorba pişirilse bile Harira'nın da masada yerini aldığını söyledi.
Fas mutfağında genelde çok uzun aşamalı yemekler bulunduğunu kaydeden Lazreq, "Harira"yı da iki aşamalı şekilde pişirdiklerini belirtti.
Lazreq, et, havuç, patates, pirinç, soğan, nohut gibi çeşitli malzemelerin bulunduğu bu çorbanın içeriği nedeniyle daha fazla enerji verdiğini ve bu nedenle ramazanda önemli olduğunu anlatarak, Endülüs zamanından bu yana uzun zamandır bu çorbayı pişirdiklerini ve farklı bir kültürleri olduğunu dile getirdi.
Yumurta ve tatlı-tuzlu atıştırmalıkların da iftar sofralarında gerekli olduğuna işaret eden Bouchekkif Lazreq, "briouat" adı verilen tatlının tüm Fas evlerinde piştiğini ve bunun için her gün taze hamurla ince yufkalar hazırlandığını anlattı.
Lazreq, sac tava benzeri bir ocağın üzerine elle ince şekilde yayılan ve pişirilen yufkaların içine istenilen dolgu koyularak muska, gül ve farklı şekiller verildiğini göstererek kızgın yağda kızartılan hamurların sıcakken ballı bir sosun içerisine batırıldığını kaydetti.
Fas'ta iftar ve akşam yemeği ayrılıyor
Büyükelçinin eşi Lazreq, bazı insanların iftarla akşam yemeğini aynı vakitte yaptığını ifade ederek "Ancak bizim için öyle değil, biz ayırıyoruz. Önce su, hurma, tatlı tuzlu şeylerle iftar yapıyoruz. Sonrasında namaz kılmaya gidip geri masaya dönüyoruz. Çorba ve diğer şeyleri yiyoruz. Sonrasında çay kahve ve ramazan için yapılan tatlılar için masadan ayrılıyoruz. Ondan sonra yatsıyı kılıp akşam yemeği kısmına geçiyoruz. Bazen camiye gidilirse teravihten sonra yemek yiyoruz." diye konuştu.
Bouchekkif Lazreq, sahurların önceden daha önemli olduğuna ancak okul ve iş durumlarından dolayı bu durumun biraz değiştiğini belirterek ramazanda Fas'ta farklı bir saat uygulaması yaptıklarını böylece insanların hem daha iyi koşullarda uyandıklarını hem de namaz kılıp sahur yapabildiklerini anlattı.
Fas kültüründe bir arada olmanın çok önemli olduğunu ve her gün insanların yakınlarını davet ettiklerini aktaran Lazreq, ramazan için özel kıyafetler hazırladıklarını, aile büyüklerini ziyaret ettiklerini ve yardıma muhtaç insanlarla da ilgilendiklerini söyledi.
"Yardım etmek ve ailelerle olmak çok önemli"
Bouchekkif Lazreq, Türkiye'de de yardıma ihtiyacı olanlara yönelik benzer bir kültürü gördüğünü ve bundan dolayı mutlu olduğunu vurgulayarak, "Yardım etmek ve ailelerle birlikte olmak çok önemli ve dua etmek, ibadet etmek, Allah'a yakın olmak da çok önemli." dedi.
Ramazanda ilk kez oruç tutacak çocukların bunu Kadir Gecesi'nde yaptığını anlatan Lazreq, düğün gibi hazırlandıklarını, tüm ailenin davet edildiğini ve büyüklerin çocuğa yemeğin ilk tabağını verdiklerini söyledi.
Lazreq, ramazanın en güzel yanlarından birinin diğer aylarda farklı zamanlarda yemek yiyen insanların aynı vakitte sofrada buluşması olduğunu belirtti.
İftar için deniz ürünlü "pastiya" pişiren Lazreq de çok ince ev yapımı pastiya yufkaları ile yuvarlak bir tepsiyi kaplayarak balık, deniz ürünleri, baharat, zeytinyağı gibi malzemelerin bulunduğu harcı yerleştirdi. Sonrasında tepsinin üzerini de yufkalar ile kaplayan Lazreq, pastiyanın yemek saatinden bir saat önce fırında pişirildiğini anlattı.
Bouchekkif Lazreq, pastiyanın da Fas'ta önemli bir yemek olduğunu; daha çok badem ve tavuk ile yapılmasının tercih edildiğini ifade etti.
Muhabir: Tuğba Altun
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
