Enerji dönüşümünde termik santraller denge unsuru olarak öne çıkıyor

Ekonomi (AA) - Anadolu Ajansı | 05.05.2026 - 12:30, Güncelleme: 05.05.2026 - 12:10 121 kez okundu.
 

Enerji dönüşümünde termik santraller denge unsuru olarak öne çıkıyor

Türkiye'nin enerji dönüşüm sürecinde yenilenebilir enerji yatırımları tarihi zirvelere ulaşırken, küresel enerji piyasalarındaki belirsizlikler ve arz güvenliği ihtiyacı, termik santrallerin stratejik önemini yeniden ön plana çıkarıyor.
ANKARA (AA) - Yenilenebilir enerjideki üretim dalgalanmalarına karşı sistemin dengelenmesi ve kesintisiz enerji arzının sürdürülmesi noktasında kritik bir eşikten geçilirken, enerji yönetiminin adımları sektör paydaşları tarafından yakından takip ediliyor.Termik Santral İle Elektrik Üreticisi Sanayici ve İş Adamları Derneği (TERSANED) Yönetim Kurulu Başkanı Samim Yazıcı, Antalya'da düzenlenen "Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi"'nde AA muhabirine, Türkiye'nin enerji dönüşümü sürecinde termik santrallerin üstlendiği rolü, arz güvenliği ve sektörün geleceğini değerlendirdi.Yazıcı, Türkiye'nin enerji arz güvenliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Özellikle kömür santralleri, kriz anlarında farklı coğrafyalardan yakıt temin edebilme imkanıyla enerji sisteminin sigortası niteliğindedir." dedi.Türkiye'nin yeşil enerji dönüşümünde güçlü ivme yakaladığını belirten Yazıcı, sistem güvenliği açısından baz yük sağlayan santrallerin rolünün bu süreçte daha da kritik hale geldiğini vurguladı.Yazıcı, termik santrallerin sistemin sürekliliğini sağlayan temel yapı taşlarından biri olmaya devam ettiğini ifade ederek, özellikle kömür santrallerinin sahip olduğu esnek yapıya dikkati çekti.Küresel enerji piyasalarında yaşanabilecek arz daralmaları veya ani talep artışları karşısında farklı coğrafyalardan kömür temin edebilme imkanının bu tesisleri stratejik bir güvence olarak öne çıkardığını aktaran Yazıcı, şunları kaydetti:"Arz güvenliği yalnızca kurulu güçle değil, aynı zamanda bu gücün sürekliliği ve yönetilebilirliğiyle sağlanabilir. Bu noktada termik santrallerin vazgeçilmez olduğu başlıca alanlar kesintisiz baz yük üretimi, sistem dengeleme kabiliyeti ve kriz anlarında alternatif yaratma esnekliğidir. Kömür santralleri özellikle farklı pazarlardan yakıt temin edebilme kabiliyeti sayesinde sistemin sigortası niteliğinde bir rol üstlenmektedir. Bu kapsamda, politika yapıcılarımızın enerji arz güvenliğini çok boyutlu ele alan yaklaşımı son derece kıymetlidir.""Kömür santralleri zararları göğüsleyerek üretime devam ediyor"Yazıcı, kapasite mekanizmasının arz güvenliği ve sektörün sürdürülebilirliği için kritik olduğunu dile getirerek, enerji yönetiminin bu mekanizmayı sürekli geliştirmeye yönelik yaklaşımının sektöre güven verdiğini söyledi.Kömür santrallerinin bu mekanizmanın dışında kalmasının sektörde temel bir değerlendirme konusu olduğuna işaret eden Yazıcı, bu tesislerin herhangi bir destek almaksızın sergilediği dirence dikkati çekti.Yazıcı, santrallerin en zorlu piyasa koşullarında dahi üretime devam ettiğini belirterek, "Güçlü finansal ve operasyonel yapılar sayesinde sürdürülen bu üretim, aslında arz güvenliğine sağlanan katkının ne kadar sağlam bir temele dayandığını açıkça göstermektedir. Özellikle kriz anlarında alternatif yaratma kabiliyetiyle bu santraller, sistemin en güvenilir destek unsurlarından biri olmaya devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.Küresel enerji piyasalarındaki maliyet artışları ve belirsizliklerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Yazıcı, kapasite mekanizmasının daha kapsayıcı perspektifle ele alınmasının arz güvenliği açısından ilave katkı sağlayacağını ifade etti.Türkiye elektrik sektörünün gelecek 5 yılda yenilenebilir enerji, depolama ve dijitalleşme ekseninde önemli dönüşüm yaşayacağını öngördüklerini belirten Yazıcı, bu süreçte en kritik unsurun sistemin her koşulda güvenli çalışması olacağını kaydetti.Yazıcı, kömür santrallerinin sadece baz yük üretimiyle değil, kriz anlarında devreye girerek alternatif yaratabilen esnek yapılarıyla enerji dönüşümünde denge unsuru olmayı sürdüreceğini vurgulayarak, "Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun bugüne kadar ortaya koyduğu dengeli ve öngörülebilir politika çerçevesi sayesinde, Türkiye'nin bu dönüşümü arz güvenliğini ön planda tutarak başarıyla yöneteceğine inanıyoruz." şeklinde konuştu. Muhabir: Gökçe Topbaş
Türkiye'nin enerji dönüşüm sürecinde yenilenebilir enerji yatırımları tarihi zirvelere ulaşırken, küresel enerji piyasalarındaki belirsizlikler ve arz güvenliği ihtiyacı, termik santrallerin stratejik önemini yeniden ön plana çıkarıyor.

ANKARA (AA) - Yenilenebilir enerjideki üretim dalgalanmalarına karşı sistemin dengelenmesi ve kesintisiz enerji arzının sürdürülmesi noktasında kritik bir eşikten geçilirken, enerji yönetiminin adımları sektör paydaşları tarafından yakından takip ediliyor.

Termik Santral İle Elektrik Üreticisi Sanayici ve İş Adamları Derneği (TERSANED) Yönetim Kurulu Başkanı Samim Yazıcı, Antalya'da düzenlenen "Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi"'nde AA muhabirine, Türkiye'nin enerji dönüşümü sürecinde termik santrallerin üstlendiği rolü, arz güvenliği ve sektörün geleceğini değerlendirdi.

Yazıcı, Türkiye'nin enerji arz güvenliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Özellikle kömür santralleri, kriz anlarında farklı coğrafyalardan yakıt temin edebilme imkanıyla enerji sisteminin sigortası niteliğindedir." dedi.

Türkiye'nin yeşil enerji dönüşümünde güçlü ivme yakaladığını belirten Yazıcı, sistem güvenliği açısından baz yük sağlayan santrallerin rolünün bu süreçte daha da kritik hale geldiğini vurguladı.

Yazıcı, termik santrallerin sistemin sürekliliğini sağlayan temel yapı taşlarından biri olmaya devam ettiğini ifade ederek, özellikle kömür santrallerinin sahip olduğu esnek yapıya dikkati çekti.

Küresel enerji piyasalarında yaşanabilecek arz daralmaları veya ani talep artışları karşısında farklı coğrafyalardan kömür temin edebilme imkanının bu tesisleri stratejik bir güvence olarak öne çıkardığını aktaran Yazıcı, şunları kaydetti:

"Arz güvenliği yalnızca kurulu güçle değil, aynı zamanda bu gücün sürekliliği ve yönetilebilirliğiyle sağlanabilir. Bu noktada termik santrallerin vazgeçilmez olduğu başlıca alanlar kesintisiz baz yük üretimi, sistem dengeleme kabiliyeti ve kriz anlarında alternatif yaratma esnekliğidir. Kömür santralleri özellikle farklı pazarlardan yakıt temin edebilme kabiliyeti sayesinde sistemin sigortası niteliğinde bir rol üstlenmektedir. Bu kapsamda, politika yapıcılarımızın enerji arz güvenliğini çok boyutlu ele alan yaklaşımı son derece kıymetlidir."

"Kömür santralleri zararları göğüsleyerek üretime devam ediyor"

Yazıcı, kapasite mekanizmasının arz güvenliği ve sektörün sürdürülebilirliği için kritik olduğunu dile getirerek, enerji yönetiminin bu mekanizmayı sürekli geliştirmeye yönelik yaklaşımının sektöre güven verdiğini söyledi.

Kömür santrallerinin bu mekanizmanın dışında kalmasının sektörde temel bir değerlendirme konusu olduğuna işaret eden Yazıcı, bu tesislerin herhangi bir destek almaksızın sergilediği dirence dikkati çekti.

Yazıcı, santrallerin en zorlu piyasa koşullarında dahi üretime devam ettiğini belirterek, "Güçlü finansal ve operasyonel yapılar sayesinde sürdürülen bu üretim, aslında arz güvenliğine sağlanan katkının ne kadar sağlam bir temele dayandığını açıkça göstermektedir. Özellikle kriz anlarında alternatif yaratma kabiliyetiyle bu santraller, sistemin en güvenilir destek unsurlarından biri olmaya devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Küresel enerji piyasalarındaki maliyet artışları ve belirsizliklerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Yazıcı, kapasite mekanizmasının daha kapsayıcı perspektifle ele alınmasının arz güvenliği açısından ilave katkı sağlayacağını ifade etti.

Türkiye elektrik sektörünün gelecek 5 yılda yenilenebilir enerji, depolama ve dijitalleşme ekseninde önemli dönüşüm yaşayacağını öngördüklerini belirten Yazıcı, bu süreçte en kritik unsurun sistemin her koşulda güvenli çalışması olacağını kaydetti.

Yazıcı, kömür santrallerinin sadece baz yük üretimiyle değil, kriz anlarında devreye girerek alternatif yaratabilen esnek yapılarıyla enerji dönüşümünde denge unsuru olmayı sürdüreceğini vurgulayarak, "Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun bugüne kadar ortaya koyduğu dengeli ve öngörülebilir politika çerçevesi sayesinde, Türkiye'nin bu dönüşümü arz güvenliğini ön planda tutarak başarıyla yöneteceğine inanıyoruz." şeklinde konuştu.


 

Muhabir: Gökçe Topbaş

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.