Altın vize alınabilen Avrupa ülkeleri
Altın vize alınabilen Avrupa ülkeleri
Altın vize alınabilen Avrupa ülkeleri
Son birkaç yıldır, özellikle varlıklı kişiler için altın vizeler AB’de oturum hakkına giden bir yol oldu. Bu programlar, çoğu zaman bir ülkenin gayrimenkulüne kayda değer yatırımlar yaparak, insanların fiilen oturum hakkını “satın almasına” imkân tanıyordu. Bazı durumlarda, oturum izni almak için o ülkede yaşamaya bile gerek yoktu.
Jeopolitik kaygılar, artan maliyetler ve dünya genelinde birçok ülkede değişen yasalar, özellikle Avrupa’dakiler olmak üzere pek çok kişinin başka destinasyonlara taşınmayı düşünmesine yol açtı.
İspanya gibi bazı ülkeler altın vize programlarını sıkılaştırırken, Macaristan ve Kıbrıs gibi diğerleri bunları hâlâ ortalama bir Birleşik Krallık konutunun fiyatından daha ucuza sunuyor. Birleşik Krallık’ta ortalama bir konutun bugün alıcılara yaklaşık 301.000 sterline (347.776 avro) mal olmasıyla, birçok sakin aynı fiyata daha fazla değer sunan alternatifler arıyor.
Bununla birlikte, AB ülkelerinin çoğunda uzun süreli vize ve oturma izni almak hâlâ pahalı, zaman alıcı ve karmaşık bir süreç olabiliyor.
Nispeten uygun fiyatlı bir Avrupa altın vizesi nereden alınabiliyor? Burada, Birleşik Krallık’ta ortalama bir konuttan daha düşük maliyetle altın vize sunan ülkelere bakıyoruz.
Macaristan, son yıllarda altın vizesi için artan bir ilgi görüyor. Konuk Yatırımcı Programı (kaynak İngilizce) (Guest Investor Program – GIP), AB/AEA üyesi olmayan vatandaşlar için en az 250.000 avroluk yatırım şartı koyuyor ve bu da 10 yıllık bir oturma izni sağlıyor; izin bir 10 yıl daha yenilenebiliyor.
Altın vize için öne çıkan bir diğer Avrupa durağı da, yaşam maliyetinin Birleşik Krallık’a kıyasla yaklaşık yüzde 30 daha düşük olduğu ve yılın büyük bölümünde güneşli hava sunan Yunanistan. Yunan altın vizelerinin büyük bölümü, özellikle Atina ve Santorini gibi popüler bölgelerde 400.000 ile 800.000 avro arasına çıkarak belirgin biçimde pahalılaşmış olsa da, birkaç güzergâhta minimum 250.000 avroluk yatırımla vize almak mümkün. Bu iki yolun her biri, yenileme öncesinde beş yıllık oturum hakkı tanıyor.
Kıbrıs, özellikle ortak hukuk sistemi ve şeffaf Tapu Sicil yapısı sayesinde son yıllarda Avrupa altın vizeleri için bir başka gözde adres konumunda. Ülkedeki yaşam maliyeti de Birleşik Krallık’a kıyasla yaklaşık yüzde 25 daha düşük.
İtalya, dört farklı güzergâh sunan altın vize programıyla bir başka popüler ülke haline geldi. Yaşam maliyetinin Birleşik Krallık’tan yaklaşık yüzde 15 daha düşük olmasının yanı sıra ülke eşsiz tarihi, kültürü, manzaraları ve gastronomisiyle de öne çıkıyor.
İtalyan altın vizesi ya da Yatırımcı Vizesi, AB üyesi olmayan vatandaşların İtalya merkezli yenilikçi bir start-up’a en az 250.000 avro yatırım yapmasını şart koşuyor.
Portekiz, emlak spekülasyonunu azaltmak için 2023’te gayrimenkule doğrudan yatırımı altın vize yolu olmaktan çıkarmış olsa da, hâlâ kullanılabilecek birkaç farklı güzergâh bulunuyor.
Yürünebilir şehirleri, etkileyici kıyıları ve yılda ortalama 300’ün üzerinde güneşli günüyle Portekiz, yıllardır altın vizeler için güçlü adaylardan biri.
Altın vizeler son derece cazip görünebilir ancak başvuru yapmadan önce akılda tutulması gereken bazı kritik noktalar var.
En önemli meselelerden biri, ülkenizdeki yeni altın vize başvuru sahipleri için giriş koşulları ileride değişse bile, kendi yatırımınızın “kazanılmış hak” kapsamında korunmasını ve oturum haklarınızın güvence altına alınmasını sağlamak.
Bu özellikle önemli; zira son birkaç yılda hem AB düzenlemeleri hem de dünya genelindeki altın vize programları ciddi değişimlerden geçiyor.
Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da minimum yatırım tutarının hiçbir zaman nihai maliyet olmadığı; tapu harçları, hukukî inceleme giderleri ve zorunlu özel sağlık sigortası gibi kalemlerin de hesaba katılması ve planlanması gerektiği.
Benzer biçimde, yasal ikamet sahibi olmak yani altın vize ya da oturma izni taşımak ile vergi mükellefi olmak arasındaki farkı bilmek de hayati. Bazı altın vizeleri korumak için ülkede yılda sadece birkaç gün bulunmak yeterliyken, daha uzun süreli kalışlar küresel vergi yükümlülükleri anlamına gelebiliyor.
Euronews’den derleme
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
