Altın Küre Yarışı Başladı

Dünya (Web Sitesi) - Web Sitesi | 11.01.2026 - 15:48, Güncelleme: 11.01.2026 - 15:48 841 kez okundu.
 

Altın Küre Yarışı Başladı

Altın Küre Yarışı Başladı
Altın Küre yarışında geçen yıl sinemadaki kıyasıya rekabetten sonra bu ödül sezonu çok daha öngörülebilir görünüyor. Paul Thomas Anderson’ın politik hicivle örülü yeni filmi “One Battle After Another,” şimdiden eleştirmen ödüllerine damga vurdu. Film, hem New York hem Los Angeles Eleştirmenler Birliği’nin yanı sıra National Board of Review ve National Society of Film Critics’ten “En İyi Film” ödülü alan dördüncü yapım oldu. Şimdi gözler, bu başarının Altın Küre’lerde nereye kadar gideceğinde. Dokuz dalda aday olan “One Battle After Another”, bu hafta sonu düzenlenecek Altın Küre töreninin favorisi. Ancak yarış, komedi kategorisinde gişe başarısıyla öne çıkan “Marty Supreme” ve başrolündeki Timothée Chalamet’nin etkisiyle; drama tarafında ise “Sinners” ve “Hamnet” gibi güçlü yapımların rekabetiyle daha da kızışıyor. The Guardian’a göre bu yıl Altın Küre kazanması en muhtemel filmler ve performanslar şöyle: En İyi Film (Drama) Bu yılın drama kategorisi, geçmiş yıllara göre dikkat çekici biçimde çeşitlilik gösteriyor: üç yabancı dilde film, iki Latin kökenli yönetmen, biri siyahi, biri Orta Doğulu, biri de Asyalı kadın yönetmen tarafından çekilmiş altı aday... Her biri Oscar’ın “En İyi Film” onlusu içinde yer alabilecek kadar güçlü. “Frankenstein” teknik başarısıyla takdir toplasa da duygusal bağ kurmakta zorlanıyor; “Sentimental Value” ise samimi ama fazla mütevazı. “It Was Just an Accident” ve “The Secret Agent” güncel temalarıyla öne çıksa da yarış, büyük olasılıkla “Hamnet” ve “Sinners” arasında geçecek. Eleştirmenlerce daha çok sevilen “Sinners”, bu hafta gelen sürpriz oyunculuk adaylıklarıyla ivme kazandı. Daha geleneksel bir Globes galibi olarak görülen “Hamnet” ise duygusal tonuyla öne çıkıyor. Yine de denge, biraz daha “Sinners”’tan yana. En İyi Kadın Oyuncu (Drama) Bir dönem durgun seyreden Jessie Buckley rüzgârı yeniden esiyor. “Hamnet”teki performansıyla geçtiğimiz hafta Eleştirmenlerin Seçimi Ödülü’nü kazanan oyuncu, güçlü rakipleri arasından sıyrılmaya hazır görünüyor. “Sorry, Baby”den Eva Victor ve “Hedda”dan Tessa Thompson sürpriz isimler olsa da yarış dışı. Julia Roberts, “After the Hunt”ta etkileyici olsa da filmi beklenen ilgiyi görmedi. “Die My Love”daki Jennifer Lawrence ise Globes’un favorilerinden biri olmasına rağmen aynı başarıyı yakalayamadı. “Sentimental Value”daki Renate Reinsve, Buckley’e en yakın isim olsa da fark açık. En İyi Erkek Oyuncu (Drama) Geçen yılki Adrien Brody zaferinin aksine bu kez tablo belirsiz. “Train Dreams”deki Joel Edgerton ve “Frankenstein”daki Oscar Isaac sessiz performanslarıyla dikkat çekse de ödül şansı zayıf. Biyografi türündeki “The Smashing Machine” (Dwayne Johnson) ve “Deliver Me From Nowhere” (Jeremy Allen White) için ise sezon havası sönmüş durumda. Geriye iki güçlü aday kalıyor: “Sinners”taki Michael B. Jordan ve “The Secret Agent”taki Wagner Moura. Jordan, film boyunca sahneyi domine eden etkileyici bir performans sergilerken; Moura, Cannes ve New York eleştirmenlerinden aldığı ödüllerle rüzgârı arkasına aldı. Yarış başa baş, ancak Moura’nın bağımsız film avantajı ağır basıyor. En İyi Film (Komedi veya Müzikal) Bir zamanlar “Burlesque” ve “The Tourist” gibi yapımları “Altın Küre adayı” haline getiren kategori, son yıllarda ciddi bir prestij kazandı. Bu kez tablo net: “One Battle After Another”, açık ara önde. Gişede başarılı olan “Marty Supreme” ve Timothée Chalamet etkisi güçlü olsa da film bütünlük açısından daha zayıf. “Blue Moon” ve “Bugonia” oyunculuklarıyla öne çıkarken; “Nouvelle Vague” ve “No Other Choice” yabancı dilde komedi kategorisinde ilerleme kaydeden örnekler olsa da ödüle yakın değiller. En İyi Kadın Oyuncu (Komedi veya Müzikal) Bu kategori için yine güçlü bir yıl. (2025’te Demi Moore, sonunda Oscar kazanan Mikey Madison’ı ve diğer adaylar Cynthia Erivo ile Karla Sofía Gascón’u geride bırakmıştı.) Bu yılki adaylar arasında daha önce Altın Küre’ye hiç aday gösterilmemiş yalnızca bir oyuncu var: “One Battle After Another” filmindeki performansıyla Chase Infiniti. Etkileyici bir performans sergilese de, birçok güçlü oyunculuğun yer aldığı filmde en unutulmaz olanı sayılmayabilir. Filmin en güçlü ödül şansının yardımcı oyuncu kategorilerinde olduğu düşünülüyor. Infiniti’nin, “Bugonia”dan Emma Stone, “Song Sung Blue”dan Kate Hudson, “The Testament of Ann Lee”den Amanda Seyfried ve “Wicked: For Good”dan Cynthia Erivo gibi isimlerle birlikte yarışta geride kalması bekleniyor. Buna karşın, “If I Had Legs I’d Kick You” gibi bir film, on yıl önce ödül sezonu için fazla “tuhaf” olarak görülürdü. Ancak sinema ortamı o zamandan bu yana çok değişti. Rose Byrne’ün kariyerinin zirvesi sayılan performansı, şimdiden sezonun neredeyse tüm büyük ödüllerini topladı. Üstelik, tıpkı geçen yılki Moore gibi, Byrne hâlâ Altın Küre dostu, ışıltılı bir yıldız. Burada kazanırsa, Oscar yarışında Jessie Buckley’nin en büyük rakibi olacak. En İyi Erkek Oyuncu (Komedi veya Müzikal) Komedi/müzikal film kategorisinde olduğu gibi, burada da yarış iki güçlü aday arasında geçecek gibi görünüyor. “Blue Moon”daki performansıyla Ethan Hawke’ın adaylığı sonuna kadar hak edilmiş (yazarın kişisel favorisi de o). “Bugonia”dan Jesse Plemons ve “No Other Choice”tan Lee Byung-hun da kesinlikle “kategori doldurucu” değil. (Geçen yıl “Saturday Night”tan Gabriel LaBelle bu kategoride aday olmuştu.) “Jay Kelly”deki George Clooney performansına ve filmin genel olarak hiçbir etki yaratmamasına ise fazla değinmeye gerek yok. Yarış, deneyimli oyuncu Leonardo DiCaprio ile genç yıldız Timothée Chalamet arasında geçecek. DiCaprio, “One Battle After Another”da olağanüstü komik bir performans sergilese de (yazara göre iki oyuncudan daha başarılı olan o), büyük olasılıkla bu, Chalamet’nin ilk Altın Küre zaferi olacak. 2018’den bu yana beş kez aday gösterilen Chalamet, sonunda ödülü kucaklamaya yakın. Altın Küre’nin, genç erkek oyunculara Oscar’dan daha sıcak davrandığı biliniyor (yakın geçmişte Austin Butler, Chadwick Boseman, Sebastian Stan, Andrew Garfield ve Taron Egerton gibi isimler kazandı). Dylan rolü saygıyla karşılansa da, “Marty Supreme”deki Marty Mauser performansı çok daha fazla övgü aldı. Ayrıca, törenin magazin ilgisini canlı tutmak için Kylie Jenner’ı ekrana getirme fırsatını da kim kaçırmak ister ki? En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Bu yıl oldukça ilginç bir kategori. Daha önce aynı rol için aday gösterilmiş bir oyuncu var (Ariana Grande – “Wicked: For Good”), aynı filmden iki farklı dilde performans sergileyen oyuncular var (Elle Fanning ve Inga Ibsdotter Lilleaas – “Sentimental Value”), bir korku filminde cadıyı canlandıran bir karakter oyuncusu (Amy Madigan – “Weapons”), bir şarkıcı ve eski reality yıldızı politik bir devrimci olarak (Teyana Taylor – “One Battle After Another”) ve “The Smashing Machine”de Emily Blunt — belki de yalnızca bu kadar zayıf bir performansla öne çıktığı için “alışılmadık”. Yarış, büyük stüdyo filmlerinde çarpıcı performanslar sergileyen Madigan ve Taylor arasında geçecek. Madigan, hem New York Film Eleştirmenleri Birliği’nden hem de Critics Choice Ödülleri’nden zaferle döndü, yani güçlü bir destek ağına sahip. Ancak gecenin en çok adaylık alan filminde en unutulmaz performansı sergileyen Taylor da sürpriz yapabilir. Yine de, Madigan’ın tüyler ürpertici dönüşümüyle canlandırdığı Aunt Gladys karakterinin ipi göğüslemesi bekleniyor. En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu İlk bakışta bu kategori, “One Battle After Another”daki iki Oscar ödüllü oyuncunun karşı karşıya geldiği bir mücadele gibi görünebilir: Benicio del Toro (iyi) ve Sean Penn (kötü). Del Toro şu ana kadar daha fazla eleştirmen ödülü kazandı (yazarın kişisel tercihi ise Penn). Ancak aynı filmden iki oyuncunun aday olması, birbirlerinin oylarını bölme riski taşıyor. “Hamnet”ten Paul Mescal, filmde Jessie Buckley’nin gölgesinde kalıyor; “Jay Kelly”deki Adam Sandler ise Venedik’te karışık eleştiriler alan filmiyle yeterli desteğe sahip değil. Buna karşın, birçok eleştirmenin kariyerinin en iyi işi olarak gördüğü “Sentimental Value”daki Stellan Skarsgård’ın şansı yüksek. Ancak büyük olasılıkla bu kategoriyi “Frankenstein”daki performansıyla Jacob Elordi kazanacak. Elordi, geçtiğimiz hafta Critics Choice Ödülü’nü aldı ve oyunculuk açısından filmin en güçlü ismi olarak öne çıkıyor. Genç, karizmatik ve dönüşüm geçiren bir performans — tam da Altın Küre seçicilerinin sevdiği türden bir başarı. En İyi Yönetmen Bu yılki adaylar arasında beş drama ve bir komedi filmi yönetmeni bulunuyor. İlginçtir ki, bu yıl komedi tarafının kazanma ihtimali oldukça yüksek. (Son olarak 2017’de “La La Land” ile Damien Chazelle bu kategoride dramatik olmayan bir filmle kazanmıştı.) Chloé Zhao 2021’de “Nomadland” ile bu ödülü almıştı, ancak “Hamnet” ve “Sentimental Value” gibi filmler oyunculuk ağırlıklı yapımlar olarak görülüyor. Guillermo del Toro’nun “Frankenstein”ı ise çoğu eleştirmene göre yönetmenin en zayıf filmlerinden biri. Cesur bir tercih olarak “It Was Just an Accident” filmiyle Jafar Panahi’nin kazanması mümkün olsa da, yarış büyük olasılıkla “Sinners”ın Ryan Coogler’ı ile “One Battle After Another”ın Paul Thomas Anderson’ı arasında geçecek. Gecenin en çok adaylık alan filmiyle Anderson’ın kazanması bekleniyor — bu, onun kariyerindeki ilk Altın Küre’si olacak.
Altın Küre Yarışı Başladı

Altın Küre yarışında geçen yıl sinemadaki kıyasıya rekabetten sonra bu ödül sezonu çok daha öngörülebilir görünüyor. Paul Thomas Anderson’ın politik hicivle örülü yeni filmi “One Battle After Another,” şimdiden eleştirmen ödüllerine damga vurdu.
Film, hem New York hem Los Angeles Eleştirmenler Birliği’nin yanı sıra National Board of Review ve National Society of Film Critics’ten “En İyi Film” ödülü alan dördüncü yapım oldu. Şimdi gözler, bu başarının Altın Küre’lerde nereye kadar gideceğinde.
Dokuz dalda aday olan “One Battle After Another”, bu hafta sonu düzenlenecek Altın Küre töreninin favorisi. Ancak yarış, komedi kategorisinde gişe başarısıyla öne çıkan “Marty Supreme” ve başrolündeki Timothée Chalamet’nin etkisiyle; drama tarafında ise “Sinners” ve “Hamnet” gibi güçlü yapımların rekabetiyle daha da kızışıyor.
The Guardian’a göre bu yıl Altın Küre kazanması en muhtemel filmler ve performanslar şöyle:
En İyi Film (Drama)
Bu yılın drama kategorisi, geçmiş yıllara göre dikkat çekici biçimde çeşitlilik gösteriyor: üç yabancı dilde film, iki Latin kökenli yönetmen, biri siyahi, biri Orta Doğulu, biri de Asyalı kadın yönetmen tarafından çekilmiş altı aday... Her biri Oscar’ın “En İyi Film” onlusu içinde yer alabilecek kadar güçlü.
“Frankenstein” teknik başarısıyla takdir toplasa da duygusal bağ kurmakta zorlanıyor; “Sentimental Value” ise samimi ama fazla mütevazı. “It Was Just an Accident” ve “The Secret Agent” güncel temalarıyla öne çıksa da yarış, büyük olasılıkla “Hamnet” ve “Sinners” arasında geçecek.
Eleştirmenlerce daha çok sevilen “Sinners”, bu hafta gelen sürpriz oyunculuk adaylıklarıyla ivme kazandı. Daha geleneksel bir Globes galibi olarak görülen “Hamnet” ise duygusal tonuyla öne çıkıyor. Yine de denge, biraz daha “Sinners”’tan yana.
En İyi Kadın Oyuncu (Drama)
Bir dönem durgun seyreden Jessie Buckley rüzgârı yeniden esiyor. “Hamnet”teki performansıyla geçtiğimiz hafta Eleştirmenlerin Seçimi Ödülü’nü kazanan oyuncu, güçlü rakipleri arasından sıyrılmaya hazır görünüyor.
“Sorry, Baby”den Eva Victor ve “Hedda”dan Tessa Thompson sürpriz isimler olsa da yarış dışı. Julia Roberts, “After the Hunt”ta etkileyici olsa da filmi beklenen ilgiyi görmedi. “Die My Love”daki Jennifer Lawrence ise Globes’un favorilerinden biri olmasına rağmen aynı başarıyı yakalayamadı. “Sentimental Value”daki Renate Reinsve, Buckley’e en yakın isim olsa da fark açık.
En İyi Erkek Oyuncu (Drama)
Geçen yılki Adrien Brody zaferinin aksine bu kez tablo belirsiz. “Train Dreams”deki Joel Edgerton ve “Frankenstein”daki Oscar Isaac sessiz performanslarıyla dikkat çekse de ödül şansı zayıf. Biyografi türündeki “The Smashing Machine” (Dwayne Johnson) ve “Deliver Me From Nowhere” (Jeremy Allen White) için ise sezon havası sönmüş durumda.
Geriye iki güçlü aday kalıyor: “Sinners”taki Michael B. Jordan ve “The Secret Agent”taki Wagner Moura. Jordan, film boyunca sahneyi domine eden etkileyici bir performans sergilerken; Moura, Cannes ve New York eleştirmenlerinden aldığı ödüllerle rüzgârı arkasına aldı. Yarış başa baş, ancak Moura’nın bağımsız film avantajı ağır basıyor.
En İyi Film (Komedi veya Müzikal)
Bir zamanlar “Burlesque” ve “The Tourist” gibi yapımları “Altın Küre adayı” haline getiren kategori, son yıllarda ciddi bir prestij kazandı. Bu kez tablo net: “One Battle After Another”, açık ara önde.
Gişede başarılı olan “Marty Supreme” ve Timothée Chalamet etkisi güçlü olsa da film bütünlük açısından daha zayıf. “Blue Moon” ve “Bugonia” oyunculuklarıyla öne çıkarken; “Nouvelle Vague” ve “No Other Choice” yabancı dilde komedi kategorisinde ilerleme kaydeden örnekler olsa da ödüle yakın değiller.
En İyi Kadın Oyuncu (Komedi veya Müzikal)
Bu kategori için yine güçlü bir yıl. (2025’te Demi Moore, sonunda Oscar kazanan Mikey Madison’ı ve diğer adaylar Cynthia Erivo ile Karla Sofía Gascón’u geride bırakmıştı.) Bu yılki adaylar arasında daha önce Altın Küre’ye hiç aday gösterilmemiş yalnızca bir oyuncu var: “One Battle After Another” filmindeki performansıyla Chase Infiniti.

Etkileyici bir performans sergilese de, birçok güçlü oyunculuğun yer aldığı filmde en unutulmaz olanı sayılmayabilir. Filmin en güçlü ödül şansının yardımcı oyuncu kategorilerinde olduğu düşünülüyor.

Infiniti’nin, “Bugonia”dan Emma Stone, “Song Sung Blue”dan Kate Hudson, “The Testament of Ann Lee”den Amanda Seyfried ve “Wicked: For Good”dan Cynthia Erivo gibi isimlerle birlikte yarışta geride kalması bekleniyor.

Buna karşın, “If I Had Legs I’d Kick You” gibi bir film, on yıl önce ödül sezonu için fazla “tuhaf” olarak görülürdü. Ancak sinema ortamı o zamandan bu yana çok değişti. Rose Byrne’ün kariyerinin zirvesi sayılan performansı, şimdiden sezonun neredeyse tüm büyük ödüllerini topladı. Üstelik, tıpkı geçen yılki Moore gibi, Byrne hâlâ Altın Küre dostu, ışıltılı bir yıldız. Burada kazanırsa, Oscar yarışında Jessie Buckley’nin en büyük rakibi olacak.

En İyi Erkek Oyuncu (Komedi veya Müzikal)
Komedi/müzikal film kategorisinde olduğu gibi, burada da yarış iki güçlü aday arasında geçecek gibi görünüyor. “Blue Moon”daki performansıyla Ethan Hawke’ın adaylığı sonuna kadar hak edilmiş (yazarın kişisel favorisi de o). “Bugonia”dan Jesse Plemons ve “No Other Choice”tan Lee Byung-hun da kesinlikle “kategori doldurucu” değil. (Geçen yıl “Saturday Night”tan Gabriel LaBelle bu kategoride aday olmuştu.) “Jay Kelly”deki George Clooney performansına ve filmin genel olarak hiçbir etki yaratmamasına ise fazla değinmeye gerek yok.
Yarış, deneyimli oyuncu Leonardo DiCaprio ile genç yıldız Timothée Chalamet arasında geçecek. DiCaprio, “One Battle After Another”da olağanüstü komik bir performans sergilese de (yazara göre iki oyuncudan daha başarılı olan o), büyük olasılıkla bu, Chalamet’nin ilk Altın Küre zaferi olacak. 2018’den bu yana beş kez aday gösterilen Chalamet, sonunda ödülü kucaklamaya yakın. Altın Küre’nin, genç erkek oyunculara Oscar’dan daha sıcak davrandığı biliniyor (yakın geçmişte Austin Butler, Chadwick Boseman, Sebastian Stan, Andrew Garfield ve Taron Egerton gibi isimler kazandı).
Dylan rolü saygıyla karşılansa da, “Marty Supreme”deki Marty Mauser performansı çok daha fazla övgü aldı. Ayrıca, törenin magazin ilgisini canlı tutmak için Kylie Jenner’ı ekrana getirme fırsatını da kim kaçırmak ister ki?
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Bu yıl oldukça ilginç bir kategori. Daha önce aynı rol için aday gösterilmiş bir oyuncu var (Ariana Grande – “Wicked: For Good”), aynı filmden iki farklı dilde performans sergileyen oyuncular var (Elle Fanning ve Inga Ibsdotter Lilleaas – “Sentimental Value”), bir korku filminde cadıyı canlandıran bir karakter oyuncusu (Amy Madigan – “Weapons”), bir şarkıcı ve eski reality yıldızı politik bir devrimci olarak (Teyana Taylor – “One Battle After Another”) ve “The Smashing Machine”de Emily Blunt — belki de yalnızca bu kadar zayıf bir performansla öne çıktığı için “alışılmadık”.
Yarış, büyük stüdyo filmlerinde çarpıcı performanslar sergileyen Madigan ve Taylor arasında geçecek. Madigan, hem New York Film Eleştirmenleri Birliği’nden hem de Critics Choice Ödülleri’nden zaferle döndü, yani güçlü bir destek ağına sahip. Ancak gecenin en çok adaylık alan filminde en unutulmaz performansı sergileyen Taylor da sürpriz yapabilir. Yine de, Madigan’ın tüyler ürpertici dönüşümüyle canlandırdığı Aunt Gladys karakterinin ipi göğüslemesi bekleniyor.
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
İlk bakışta bu kategori, “One Battle After Another”daki iki Oscar ödüllü oyuncunun karşı karşıya geldiği bir mücadele gibi görünebilir: Benicio del Toro (iyi) ve Sean Penn (kötü). Del Toro şu ana kadar daha fazla eleştirmen ödülü kazandı (yazarın kişisel tercihi ise Penn). Ancak aynı filmden iki oyuncunun aday olması, birbirlerinin oylarını bölme riski taşıyor.
“Hamnet”ten Paul Mescal, filmde Jessie Buckley’nin gölgesinde kalıyor; “Jay Kelly”deki Adam Sandler ise Venedik’te karışık eleştiriler alan filmiyle yeterli desteğe sahip değil. Buna karşın, birçok eleştirmenin kariyerinin en iyi işi olarak gördüğü “Sentimental Value”daki Stellan Skarsgård’ın şansı yüksek. Ancak büyük olasılıkla bu kategoriyi “Frankenstein”daki performansıyla Jacob Elordi kazanacak. Elordi, geçtiğimiz hafta Critics Choice Ödülü’nü aldı ve oyunculuk açısından filmin en güçlü ismi olarak öne çıkıyor. Genç, karizmatik ve dönüşüm geçiren bir performans — tam da Altın Küre seçicilerinin sevdiği türden bir başarı.
En İyi Yönetmen
Bu yılki adaylar arasında beş drama ve bir komedi filmi yönetmeni bulunuyor. İlginçtir ki, bu yıl komedi tarafının kazanma ihtimali oldukça yüksek. (Son olarak 2017’de “La La Land” ile Damien Chazelle bu kategoride dramatik olmayan bir filmle kazanmıştı.)
Chloé Zhao 2021’de “Nomadland” ile bu ödülü almıştı, ancak “Hamnet” ve “Sentimental Value” gibi filmler oyunculuk ağırlıklı yapımlar olarak görülüyor. Guillermo del Toro’nun “Frankenstein”ı ise çoğu eleştirmene göre yönetmenin en zayıf filmlerinden biri.
Cesur bir tercih olarak “It Was Just an Accident” filmiyle Jafar Panahi’nin kazanması mümkün olsa da, yarış büyük olasılıkla “Sinners”ın Ryan Coogler’ı ile “One Battle After Another”ın Paul Thomas Anderson’ı arasında geçecek. Gecenin en çok adaylık alan filmiyle Anderson’ın kazanması bekleniyor — bu, onun kariyerindeki ilk Altın Küre’si olacak.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.