Adalet ve Demokrasi Haftası: Ocak Ayında Yitirdiğimiz Aydınların Işığında
Adalet ve Demokrasi Haftası: Ocak Ayında Yitirdiğimiz Aydınların Işığında
Adalet ve Demokrasi Haftası
Türkiye’de her yıl 24–31 Ocak tarihleri arasında anılan Adalet ve Demokrasi Haftası, 2024 yılında da yalnızca bir takvim hatırlatması değil; aynı zamanda adalet, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitiren aydınların ortak mirasına sahip çıkma çağrısı olarak değerlendiriliyor. Bu hafta, özellikle Ocak ayında hedef alınarak öldürülen gazeteci, yazar ve düşünce insanlarının anıları etrafında şekilleniyor.
Haftanın başlangıcı olan 24 Ocak, 1993 yılında Ankara’da bombalı saldırı sonucu yaşamını yitiren araştırmacı gazeteci Uğur Mumcunun ölüm yıldönümü. Mumcu’nun kalemiyle ortaya koyduğu gerçekler, karanlık ilişkileri ifşa eden cesur gazetecilik anlayışı ve “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” sözü, Adalet ve Demokrasi Haftası’nın temel ruhunu oluşturuyor.
Ocak ayı, Türkiye’nin demokrasi tarihinde yalnızca Uğur Mumcu’nun değil; gerçeğin peşinden giden birçok ustanın yitirildiği bir dönem olarak hafızalara kazınmış durumda.
-8 Ocak 1996’da gözaltında uğradığı işkence sonucu yaşamını yitiren gazeteci Metin Göktepe, basın özgürlüğünün bedelini hayatıyla ödeyen simgelerden biri oldu.
-11 Ocak 1995’te uğradığı saldırı sonrası hayatını kaybeden şair ve yazar Onat Kutlar, sanatın ve düşüncenin karanlığa karşı direncini temsil etti.
-19 Ocak 2007’de İstanbul’un ortasında katledilen gazeteci Hrant Dink, halklar arasında barışın, birlikte yaşamın ve vicdanın sesi olarak anılmaya devam ediyor.
-31 Ocak 1990’da evinin önünde uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden anayasa hukukçusu Prof. Dr. Muammer Aksoy ise laiklik, hukuk devleti ve aydın sorumluluğunun simge isimlerinden biri olarak hafızalarda yer alıyor.
Adalet ve Demokrasi Haftası’na duyulan ihtiyaç, bu cinayetlerin yalnızca bireylere değil; toplumun ortak değerlerine, ifade özgürlüğüne ve hukukun üstünlüğüne yönelik saldırılar olmasından kaynaklanıyor. Hafta boyunca yapılan anmalar, paneller ve etkinlikler; cezasızlık kültürüne karşı toplumsal belleği diri tutmayı, adalet talebini sürdürmeyi ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için ortak sorumluluğu hatırlatmayı amaçlıyor.
İnsan hakları savunucuları ve hukukçular, demokrasinin ancak bağımsız yargı, özgür basın ve eleştirel düşüncenin güvence altına alınmasıyla mümkün olabileceğini vurguluyor. Bu nedenle Adalet ve Demokrasi Haftası, geçmişte yaşanan kayıpları anmanın ötesinde, geleceğe dair bir yüzleşme ve söz verme haftası olarak görülüyor.
Ocak ayında yitirdiğimiz tüm bu değerli ustalar, geride bıraktıkları eserler, düşünceler ve mücadeleleriyle yaşamaya devam ediyor. Onların anısı, adalet ve demokrasi mücadelesinin susturulamayacağını bir kez daha hatırlatıyor.
Bu hafta çeşitli etkinlikler ve anma programları ile bu yıl da dopdolu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
