Yazarımız Dr. Halit SUİÇMEZ’in Ekonomi-Politik programı Cuma günü saat 9.30 da Kanal B’de
Yazarımız Dr. Halit SUİÇMEZ’in Ekonomi-Politik programı Cuma günü saat 9.30 da Kanal B’de
Yazarımız Dr. Halit SUİÇMEZ’in Ekonomi-Politik programı Cuma günü saat 9.30 da Kanal B’de
Yazarımız Dr. Halit SUİÇMEZ Cuma günü saat 9.30’da Kanal B’de Dünyanın ve Türkiye'nin Ekonomi Politiğini, bu kez; ABD, Çin, Türkiye, Almanya, gibi ülkelerin teknoloji, verimlilik ve rekabet gücü gibi kavramlarla elektronik, giyim ve ihracat sektörleri üzerinden değerlendirecek.
Dr. SUİÇMEZ ayrıca bu değerlendirmelerinde ülkelerin bu günkü enflasyon- bölüşüm-refah ve kalkınma üzerine etkilerine de değinecek.
Yazarımız Sayın SUİÇMEZ bu oturumda moderatörün yönlendirmesi ile aşağıdaki bilgileri de dinleyicilerinin sunacak
“Son çeyrek asırda Çin Amerika'yı bazı alanlarda epeyce geçti.
Teknolojide, rekabette, üretkenlikte...
Örneğin elektronik sektöründe.
Nitelikli işgücü için eğitim programlarını değiştiriyorlar.
Kodlama, robotik üretim ve yapay zeka alanlarında büyük sıçramalar söz konusu.
Türkiye'de Fen Liselerimiz ne durumda?
İncelenmesi gereken bir konudur.
Elektronik sektöründe, giyim sektöründe dünya ile rekabet edebiliyor muyuz, dünya ihracatı içindeki payımız artıyor mu, göreli olarak ne durumdayız?
ABD'de Trump'un gümrük politikası, Türkiye'de döviz kuru politikası yoğun eleştiriler almaktadır.
Türkiye’deki iktidarlar verimliliğe, teknolojiye, rekabete hiç yoğunlaşmadılar.
Bunları araştıran kurumları( DPT, MPM) dönüştürüp zayıflattılar.
Oysa toplumsal ilerleme ve adil bölüşüm için, toplumsal kalkınma için yollar aranmalıydı.
Ve sonuç; bugünkü küresel gerilemeler ve yapışkan yüksek enflasyon ile yoksulluk ve aşırı bozulmuş bir gelir dağılımı tablosudur.
Peki, ülkelerin teknolojide atılımlar yaptığını, verimliliği yükselttiğini ve daha iyi rekabet edebildiğini nasıl anlarız?
Ülkelerin ve sektörlerin uluslararası piyasalardan aldığı ihracat paylarına bakarak...
Bir ülkenin teknoloji ve üretkenlik gücü yüksekse rekabette de öndedir.
Sektör için de öyle.
Son çeyrek asırda Çin dünya ihracat payını en çok yükselten ülke olmuştur.
Payını üç kattan fazla arttırmıştır.
Vietnam, çok düşük düzeyde olan payını yedi kat yükseltmiştir.
Kore payını ilerletmeye devam etmektedir.
Tayvan, Hong Kong, Malezya paylarını korumaktadırlar.
ABD, AB, Japonya ve Almanya’nın payları ise giderek aşağılara çekilmiştir.
Türkiye'de durum nedir?
Türkiye dünya ülkeleri içindeki ihracat payını yüzde 0,5’ten yüzde 1’e çıkarmıştır.
Ama bu pay diğer ülkelere göre çok düşüktür.
Elektronik sektöründe ihracat payını hızla yükselten Çin, Tayvan, Vietnam, Kore ve Hong Kong’dur.
Başta Japonya olmak üzere ABD, AB ve Almanya’nın bu sektördeki ihracat payları düşüyor.
Bu ülkeler elektronik sektörüne destek veriyorlar.
Bu tabloda en acıklısı Türkiye’nin durumu.
Türkiye’nin toplam dünya elektronik ihracatı içindeki payı sıfıra yakın ve giderek gerçekten sıfıra iniyor.
2001'de yüzde 0,12 olan payı 2024'te 0,09'a kadar düşmüştür.(Kaynak; Dünya Ticaret Örgüt, WTO, 2025)
"Teknofest" gibi görselliklerle vakit harcamak boşunadır.
Giyim sektöründe de Türkiye'nin ihracat payı gerilemiş, yüzde 3,45'ten 3,26'ya düşmüştür.
Çin'in payı 18,88'den 30,04'e kadar çıkmıştır.
Giyim sektörü Türkiye açısından istihdam, döviz, gelir sağlıyor ama; teknolojik yatırımlar ve verimlilik artışı yoktur.
Yüksek ihracat şampiyonu ülkeler, yapay zekâ, kodlama, robotik üretim gibi yeni teknolojileri öğretiyorlar.
Ülkemizdeki yüksek enflasyondan işsizliğe, gelir eşitsizliğinden yoksulluğa dek birçok temel sorunun altında üretici güçlerle üretim ilişkileri arasındaki temel çelişki yatmaktadır.
Bu çarpık kapitalizm dışa bağımlılığı ve ülke kaynaklarının sömürülmesini gündeme getirir.
Ülke kaynaklarının halk tarafından kullanılması ve bunun ekonomi politiği gündemimizdeki temel konulardan biridir.”
Kaçırılmaması gereken bir oturum olduğu düşüncesiyle okurlarımıza duyurulur
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
