Papa'nın Türkiye ziyareti tarihi bir kırılma mı?

Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | 29.11.2025 - 11:58, Güncelleme: 29.11.2025 - 11:58 1887+ kez okundu.
 

Papa'nın Türkiye ziyareti tarihi bir kırılma mı?

Papa'nın Türkiye ziyareti tarihi bir kırılma mı?
14. Leo ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye'ye, Hristiyanlığın şekillendiği 1. İznik Konsili’nin 1700. yılında yapıyor. Tarihte hiçbir papanın Osmanlı’ya girmemesi, rekabeti, egemenlik kaygıları ve Atatürk’ün 1925’te İznik’te yapılmak istenen büyük Ortodoks ayinine izin vermediği iddiası tartışmayı büyütüyor. Papa 14. Leo, 27-30 Kasım 2025 tarihleri arasında Türkiye'ye gerçekleştireceği ilk yurtdışı ziyaretle tarihe geçmeye hazırlanıyor. İznik Konsili'nin bin 700. yıldönümü için düzenlenen bu ziyaret, hem dini hem de siyasi açıdan büyük önem taşıyor. İsa'nın ölümünden 325 yıl sonra düzenlenen Birinci İznik Konsili, Hristiyanlık tarihinin en önemli kilise konsili. Bu konsilde İznik İnanç Bildirgesi (Nicaea İnancı) kabul edilmiş ve İsa'nın tabiatı konusunda temel doktrinler belirlendi. Yani bu konsilde Hz. İsa'nın 'Tanrı' olduğuna dair inanç benimsendi. İsa'nın ilahi doğası, kilise birliği ve ekümenik otorite bu metin üzerinden şekillenmişti. Bu nedenle ziyaret, Hristiyanlığın ideolojik doğuş noktasına geri dönüş olarak yorumlanıyor. Burası hem Katolik hem de Ortodoks Kiliseleri için kutsal bir mekan olsa da, Vatikan için oldukça sembolik. Üstelik bu ziyaret kapsamında 1700 yıldır yapılmayan ayin, tarihi bölgedeki kalıntılarda özel olarak yapılacak. Papa'nın bu ayine başkanlık etmesi bile başlı başına bir önem arz ediyor. Papa 14. Leo, Fener Patriği Bartholomeos ile 325 yılında Hz İsa'nın 'İlahi' ilan edildiği İznik Konsili'nin yapıldığı yerde dua edecek. Bu buluşma, sadece dini bir tören değil, aynı zamanda Hristiyanlık tarihinin en derin yarasına 'merhem olma çabası' olarak değerlendiriliyor. Papa Leo, Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos ile birlikte İznik'te ayin düzenleyecek. Büyük Ayrılma (Doğu-Batı Ayrılığı) 1054 yılında gerçekleşmiş, Hristiyan dünyasının Batı (Katolik) ve Doğu (Ortodoks) kiliseleri olarak iki ana mezhebe ayrılmasıyla sonuçlanmıştı. 16 Temmuz 1054'te Kardinal Humbert, Ayasofya'nın mihrabına Papa IX. Leo adına bir aforoz fermanı bıraktı. Patrik Keroularios da aynı gün papa ve elçilerini aforoz etti. Bu karşılıklı aforozlar, Doğu ve Batı kiliseleri arasındaki resmi ayrılığın simgesi haline geldi. Karşılıklı aforozlar ancak 1965 yılında Papa VI. Paul ve Patrik Athenagoras I tarafından resmen kaldırıldı, ancak kiliseler arasındaki birlik bugüne kadar yeniden kurulmadı. Kutsal Ruh'un Baba'dan mı yoksa Baba ve Oğul'dan mı çıktığı konusundaki Filioque tartışması en büyük anlaşmazlıklardan biriydi. Diğer anlaşmazlık konuları olarak da, Batı Kilisesi, Papa'nın evrensel otoritesini savunurken, Doğu Kilisesi bu otoriteyi reddederek piskoposların eşitliğini vurguladı. Batı Kilisesi ayinlerde mayasız ekmek kullanırken, Doğu Kilisesi mayalı ekmek kullandı. Batı'da Latince, Doğu'da ise Yunanca ana dil olarak kullanılıyordu. Türk Ortodoks Topluluğu, Papa'nın ziyaretine tepki göstererek "Papa'nın ziyareti, dini değil siyasi bir ziyarettir" açıklamasını yaptı. Topluluk, "Bu ziyaretlere Osmanlı Padişahları da Atatürk de izin vermedi. Bugün de izin verilemez. Amaçları belli. Türk milleti uyanık olmalıdır" ifadelerini kullandı.
Papa'nın Türkiye ziyareti tarihi bir kırılma mı?

14. Leo ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye'ye, Hristiyanlığın şekillendiği 1. İznik Konsili’nin 1700. yılında yapıyor. Tarihte hiçbir papanın Osmanlı’ya girmemesi, rekabeti, egemenlik kaygıları ve Atatürk’ün 1925’te İznik’te yapılmak istenen büyük Ortodoks ayinine izin vermediği iddiası tartışmayı büyütüyor.

Papa 14. Leo, 27-30 Kasım 2025 tarihleri arasında Türkiye'ye gerçekleştireceği ilk yurtdışı ziyaretle tarihe geçmeye hazırlanıyor. İznik Konsili'nin bin 700. yıldönümü için düzenlenen bu ziyaret, hem dini hem de siyasi açıdan büyük önem taşıyor.

İsa'nın ölümünden 325 yıl sonra düzenlenen Birinci İznik Konsili, Hristiyanlık tarihinin en önemli kilise konsili. Bu konsilde İznik İnanç Bildirgesi (Nicaea İnancı) kabul edilmiş ve İsa'nın tabiatı konusunda temel doktrinler belirlendi. Yani bu konsilde Hz. İsa'nın 'Tanrı' olduğuna dair inanç benimsendi. İsa'nın ilahi doğası, kilise birliği ve ekümenik otorite bu metin üzerinden şekillenmişti. Bu nedenle ziyaret, Hristiyanlığın ideolojik doğuş noktasına geri dönüş olarak yorumlanıyor.

Burası hem Katolik hem de Ortodoks Kiliseleri için kutsal bir mekan olsa da, Vatikan için oldukça sembolik. Üstelik bu ziyaret kapsamında 1700 yıldır yapılmayan ayin, tarihi bölgedeki kalıntılarda özel olarak yapılacak. Papa'nın bu ayine başkanlık etmesi bile başlı başına bir önem arz ediyor.

Papa 14. Leo, Fener Patriği Bartholomeos ile 325 yılında Hz İsa'nın 'İlahi' ilan edildiği İznik Konsili'nin yapıldığı yerde dua edecek. Bu buluşma, sadece dini bir tören değil, aynı zamanda Hristiyanlık tarihinin en derin yarasına 'merhem olma çabası' olarak değerlendiriliyor. Papa Leo, Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos ile birlikte İznik'te ayin düzenleyecek.

Büyük Ayrılma (Doğu-Batı Ayrılığı) 1054 yılında gerçekleşmiş, Hristiyan dünyasının Batı (Katolik) ve Doğu (Ortodoks) kiliseleri olarak iki ana mezhebe ayrılmasıyla sonuçlanmıştı. 16 Temmuz 1054'te Kardinal Humbert, Ayasofya'nın mihrabına Papa IX. Leo adına bir aforoz fermanı bıraktı. Patrik Keroularios da aynı gün papa ve elçilerini aforoz etti. Bu karşılıklı aforozlar, Doğu ve Batı kiliseleri arasındaki resmi ayrılığın simgesi haline geldi.

Karşılıklı aforozlar ancak 1965 yılında Papa VI. Paul ve Patrik Athenagoras I tarafından resmen kaldırıldı, ancak kiliseler arasındaki birlik bugüne kadar yeniden kurulmadı.

Kutsal Ruh'un Baba'dan mı yoksa Baba ve Oğul'dan mı çıktığı konusundaki Filioque tartışması en büyük anlaşmazlıklardan biriydi.

Diğer anlaşmazlık konuları olarak da, Batı Kilisesi, Papa'nın evrensel otoritesini savunurken, Doğu Kilisesi bu otoriteyi reddederek piskoposların eşitliğini vurguladı. Batı Kilisesi ayinlerde mayasız ekmek kullanırken, Doğu Kilisesi mayalı ekmek kullandı. Batı'da Latince, Doğu'da ise Yunanca ana dil olarak kullanılıyordu.

Türk Ortodoks Topluluğu, Papa'nın ziyaretine tepki göstererek "Papa'nın ziyareti, dini değil siyasi bir ziyarettir" açıklamasını yaptı. Topluluk, "Bu ziyaretlere Osmanlı Padişahları da Atatürk de izin vermedi. Bugün de izin verilemez. Amaçları belli. Türk milleti uyanık olmalıdır" ifadelerini kullandı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.