Mavi Vatan Yasası Geliyor..

Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | 13.05.2026 - 09:51, Güncelleme: 13.05.2026 - 10:29 141 kez okundu.
 

Mavi Vatan Yasası Geliyor..

Meclis’e sunulma aşamasına gelen Mavi Vatan yasa taslağına göre, Ege’de 6 mil şartı sürecek, MEB dışında özel statülü alanlar ilan edilebilecek
Mavi Vatan Yasası’nın çıkarılması yönünde Türk deniz yetki alanlarını kapsamlı düzenlenmeye yönelik yasa taslağı çalışması, yasa teklifine dönüştürülüp Meclis’e sunulma aşamasına geldi. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) Müdürü Dr. Mustafa Başkara’nın düzenlediği basın toplantısına; Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Çağrı Erhan, DEHUKAM Başkanı Süleyman Önel ile Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu üyesi Prof. Yücel Acer de katıldı. Avrupa Birliği’nin (AB) deniz mekansal planlamasında, Yunanistan’ın tezlerinin savunulduğunu, Türkiye’nin buna karşı çıktığını aktaran Başkara, Karadeniz’de deniz yetki alanlarının belirlenmiş olduğunu, yakın geçmişte de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Libya ile deniz yetki alanlarının belirlendiğini ifade etti. “Mavi vatan”da Türkiye’nin çıkarlarının korunmasının önemine dikkati çeken Başkara, “Bizim anlayışımıza göre mavi vatanımız, sadece Türkiye’yi çevreleyen denizler değil, Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği denizlerdir.” diye konuştu. Kanun taslağına ilişkin bilgi veren Başkara, “Türkiye’nin deniz yetki alanlarının belirlenmesinde, bu alanların sınırının tespitinde ve buralarda icra edilecek her türlü faaliyetin kapsamının belirlenmesinde uluslararası hukukun temelinde bulunan birçok uluslararası mahkeme kararıyla da tanımlanan ilgili ve özel oluşumların dikkate alınacağı kanunda yer almaktadır.” ifadelerini kullandı. Mustafa Başkara, çalışmanın henüz taslak aşamasında olduğunu, metnin teklif haline getirilmesinin ardından TBMM gündemine taşınmasının beklendiğini söyledi. Toplantıda konuşan DEHUKAM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yücel Acer, Türkiye’nin denizlerle iç içe olduğunu ancak deniz yetki alanlarına ilişkin kapsamlı bir yasal düzenlemenin bulunmadığını ifade etti. Türkiye’nin bazı deniz komşularıyla deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmalarının bulunduğunu anımsatan Acer, konuyla ilgili ise bir kanun ihtiyacı bulunduğunu bildirdi. “Mavi vatan” kavramıyla, denizlerdeki yetki alanlarının daha da ön plana çıktığını ifade eden Acer, bazı devletlerin yavaş davranmasının deniz yetki alanlarındaki sorunların uzamasına yol açtığını vurguladı. Acer, konuyla ilgili uluslararası hukuka da uygun bir yasal düzenleme ile Türkiye’nin denizlerdeki hakları ve menfaatlerinin teminat altına alınacağını belirterek, “Bu kanun taslağı bir çerçeve kanun olarak düşünülüyor. Devletimize bir hareket alanı bırakan bir kanun olacak.” görüşünü paylaştı. Prof. Dr. Yücel Acer, “söz konusu teklifin yasalaşması halinde Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile çelişki olup olmayacağı” yönündeki soru üzerine, “Kesinlikle böyle bir husus olmayacak. Bu kanun Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı’ndaki suların Türkiye’nin iç suları olduğu tezimizi hukuken bir kez daha güçlendirmiş olacak.” cevabını verdi. Prof. Dr. Acer, söz konusu taslağın yasalaşması halinde Yunanistan ile bir sorun olup olmayacağına yönelik soru üzerine, “Bu taslağın esas gayesi sorun ortaya çıkarmak değil, özellikle Ege Denizi’ndeki sorunların çözüme kavuşturulması.” ifadelerini kullandı. “Taslağın bir teklife, akabinde de bir kanuna dönüşeceğine inanıyorum” Türkiye Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan, deniz hukukunun dinamik olduğunu, bundan 20 yıl öncesi ile kıyaslanamayacağını ve sürekli genişlemeye devam eden bir hukuk alanı olduğunu söyledi. Türkiye’nin, üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle deniz hukukuna ilişkin çalışmaları yakinen takip etmesi gerektiğine işaret eden Erhan, “Deniz hukuku terminolojisinin artık Türkiye sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet.” değerlendirmesinde bulundu. DEHUKAM’ın deniz hukuku alanında önemli çalışmalar yaptığını belirten Erhan, Türkiye’deki deniz hukuku çalışmalarının ise uzun bir süre önce başladığını aktardı.  
Meclis’e sunulma aşamasına gelen Mavi Vatan yasa taslağına göre, Ege’de 6 mil şartı sürecek, MEB dışında özel statülü alanlar ilan edilebilecek

Mavi Vatan Yasası’nın çıkarılması yönünde Türk deniz yetki alanlarını kapsamlı düzenlenmeye yönelik yasa taslağı çalışması, yasa teklifine dönüştürülüp Meclis’e sunulma aşamasına geldi.

Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) Müdürü Dr. Mustafa Başkara’nın düzenlediği basın toplantısına; Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Çağrı Erhan, DEHUKAM Başkanı Süleyman Önel ile Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu üyesi Prof. Yücel Acer de katıldı.

Avrupa Birliği’nin (AB) deniz mekansal planlamasında, Yunanistan’ın tezlerinin savunulduğunu, Türkiye’nin buna karşı çıktığını aktaran Başkara, Karadeniz’de deniz yetki alanlarının belirlenmiş olduğunu, yakın geçmişte de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Libya ile deniz yetki alanlarının belirlendiğini ifade etti.

“Mavi vatan”da Türkiye’nin çıkarlarının korunmasının önemine dikkati çeken Başkara, “Bizim anlayışımıza göre mavi vatanımız, sadece Türkiye’yi çevreleyen denizler değil, Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği denizlerdir.” diye konuştu.

Kanun taslağına ilişkin bilgi veren Başkara, “Türkiye’nin deniz yetki alanlarının belirlenmesinde, bu alanların sınırının tespitinde ve buralarda icra edilecek her türlü faaliyetin kapsamının belirlenmesinde uluslararası hukukun temelinde bulunan birçok uluslararası mahkeme kararıyla da tanımlanan ilgili ve özel oluşumların dikkate alınacağı kanunda yer almaktadır.” ifadelerini kullandı.

Mustafa Başkara, çalışmanın henüz taslak aşamasında olduğunu, metnin teklif haline getirilmesinin ardından TBMM gündemine taşınmasının beklendiğini söyledi.

Toplantıda konuşan DEHUKAM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yücel Acer, Türkiye’nin denizlerle iç içe olduğunu ancak deniz yetki alanlarına ilişkin kapsamlı bir yasal düzenlemenin bulunmadığını ifade etti.

Türkiye’nin bazı deniz komşularıyla deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmalarının bulunduğunu anımsatan Acer, konuyla ilgili ise bir kanun ihtiyacı bulunduğunu bildirdi.

“Mavi vatan” kavramıyla, denizlerdeki yetki alanlarının daha da ön plana çıktığını ifade eden Acer, bazı devletlerin yavaş davranmasının deniz yetki alanlarındaki sorunların uzamasına yol açtığını vurguladı.

Acer, konuyla ilgili uluslararası hukuka da uygun bir yasal düzenleme ile Türkiye’nin denizlerdeki hakları ve menfaatlerinin teminat altına alınacağını belirterek, “Bu kanun taslağı bir çerçeve kanun olarak düşünülüyor. Devletimize bir hareket alanı bırakan bir kanun olacak.” görüşünü paylaştı.

Prof. Dr. Yücel Acer, “söz konusu teklifin yasalaşması halinde Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile çelişki olup olmayacağı” yönündeki soru üzerine, “Kesinlikle böyle bir husus olmayacak. Bu kanun Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı’ndaki suların Türkiye’nin iç suları olduğu tezimizi hukuken bir kez daha güçlendirmiş olacak.” cevabını verdi.

Prof. Dr. Acer, söz konusu taslağın yasalaşması halinde Yunanistan ile bir sorun olup olmayacağına yönelik soru üzerine, “Bu taslağın esas gayesi sorun ortaya çıkarmak değil, özellikle Ege Denizi’ndeki sorunların çözüme kavuşturulması.” ifadelerini kullandı.

“Taslağın bir teklife, akabinde de bir kanuna dönüşeceğine inanıyorum”

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan, deniz hukukunun dinamik olduğunu, bundan 20 yıl öncesi ile kıyaslanamayacağını ve sürekli genişlemeye devam eden bir hukuk alanı olduğunu söyledi.

Türkiye’nin, üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle deniz hukukuna ilişkin çalışmaları yakinen takip etmesi gerektiğine işaret eden Erhan, “Deniz hukuku terminolojisinin artık Türkiye sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet.” değerlendirmesinde bulundu.

DEHUKAM’ın deniz hukuku alanında önemli çalışmalar yaptığını belirten Erhan, Türkiye’deki deniz hukuku çalışmalarının ise uzun bir süre önce başladığını aktardı.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.