Körfez'den ABD askerleri kovuluyor mu?

Dünya (Web Sitesi) - Web Sitesi | 16.08.2026 - 12:37, Güncelleme: 16.08.2026 - 12:37 81 kez okundu.
 

Körfez'den ABD askerleri kovuluyor mu?

Körfez'den ABD askerleri kovuluyor mu?
Trump yönetiminin Orta Doğu stratejisi ve İran ile yürütülen krizdeki diplomatik yetersizliği, Körfez'deki geleneksel müttefikleriyle ilişkileri kopma noktasına getirdi. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Kuveyt ve Bahreyn, Washington ile güvenlik ortaklıklarını yeniden değerlendirmeye alırken, bölgedeki ABD askeri varlığı ve üslerinin kapatılması seçeneğini tartışmaya başladı. ABD'nin sağladığı güvenlik şemsiyesine olan inancın sarsılması, bölge ülkelerini yeni savunma paktlarına yöneltti. Avrupalı diplomatik kaynaklar, bu kırılmanın en somut göstergesi olarak Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında hayata geçirilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı işaret ediyor. Üç ülkenin attığı bu adım, Körfez başkentlerinin güvenlik ortaklıklarını çeşitlendirme ve Washington'a bağımlılığı azaltma kararlılığını yansıtıyor. Washington Post’un aktardığı bilgilere göre, Körfez ülkeleri silah tedarikinde halen ABD'ye bağımlı olsa da bölgeyi kontrolsüz bir savaşa sürükleyen Beyaz Saray politikaları nedeniyle topraklarındaki Amerikan askeri tesislerini tahliye etmeyi değerlendiriyor. Eurasia Group Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü Firas Maksad, Körfez'de hâkim olan rahatsızlığı "müttefiklerin Trump yüzünden çözülmesi zor ve gereksiz bir savaşa sürüklendiği" tespitiyle özetledi. Maksad, Beyaz Saray'ın İran politikasının bölge liderlerince "istikrarsız ve öngörülemez" olarak görüldüğünü kaydetti. Şubat ayında başlayan çatışmaların ardından petrol ihracatının ana damarı olan Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması, Körfez ekonomilerine ağır darbe vurdu. Bölgedeki diplomatik kaynaklar, bölgede sayısı 50 bine ulaşan Amerikan askerinin artık bir koruma değil, doğrudan tehdit üreten bir unsur olarak algılandığını vurguluyor. Eski ABD Büyükelçisi ve AGSI Başkanı Douglass Silliman, Riyad yönetiminin ekim ayı sonunda düzenleyeceği 10. Gelecek Yatırım Girişimi (FII) forumunun küresel sermaye ve bölgesel güvenilirlik açısından kritik bir eşik olacağını bildirdi. "Çöldeki Davos" olarak adlandırılan zirvenin, Washington-Körfez hattındaki gerilim ve enerji altyapısına yönelik tehditler gölgesinde bir güç testine dönüşmesi bekleniyor.  
Körfez'den ABD askerleri kovuluyor mu?

Trump yönetiminin Orta Doğu stratejisi ve İran ile yürütülen krizdeki diplomatik yetersizliği, Körfez'deki geleneksel müttefikleriyle ilişkileri kopma noktasına getirdi. Suudi ArabistanBirleşik Arap Emirlikleri (BAE)KatarKuveyt ve Bahreyn, Washington ile güvenlik ortaklıklarını yeniden değerlendirmeye alırken, bölgedeki ABD askeri varlığı ve üslerinin kapatılması seçeneğini tartışmaya başladı.

ABD'nin sağladığı güvenlik şemsiyesine olan inancın sarsılması, bölge ülkelerini yeni savunma paktlarına yöneltti. Avrupalı diplomatik kaynaklar, bu kırılmanın en somut göstergesi olarak Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında hayata geçirilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı işaret ediyor. Üç ülkenin attığı bu adım, Körfez başkentlerinin güvenlik ortaklıklarını çeşitlendirme ve Washington'a bağımlılığı azaltma kararlılığını yansıtıyor.

Washington Post’un aktardığı bilgilere göre, Körfez ülkeleri silah tedarikinde halen ABD'ye bağımlı olsa da bölgeyi kontrolsüz bir savaşa sürükleyen Beyaz Saray politikaları nedeniyle topraklarındaki Amerikan askeri tesislerini tahliye etmeyi değerlendiriyor.

Eurasia Group Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü Firas Maksad, Körfez'de hâkim olan rahatsızlığı "müttefiklerin Trump yüzünden çözülmesi zor ve gereksiz bir savaşa sürüklendiği" tespitiyle özetledi. Maksad, Beyaz Saray'ın İran politikasının bölge liderlerince "istikrarsız ve öngörülemez" olarak görüldüğünü kaydetti.

Şubat ayında başlayan çatışmaların ardından petrol ihracatının ana damarı olan Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması, Körfez ekonomilerine ağır darbe vurdu. Bölgedeki diplomatik kaynaklar, bölgede sayısı 50 bine ulaşan Amerikan askerinin artık bir koruma değil, doğrudan tehdit üreten bir unsur olarak algılandığını vurguluyor.

Eski ABD Büyükelçisi ve AGSI Başkanı Douglass Silliman, Riyad yönetiminin ekim ayı sonunda düzenleyeceği 10. Gelecek Yatırım Girişimi (FII) forumunun küresel sermaye ve bölgesel güvenilirlik açısından kritik bir eşik olacağını bildirdi. "Çöldeki Davos" olarak adlandırılan zirvenin, Washington-Körfez hattındaki gerilim ve enerji altyapısına yönelik tehditler gölgesinde bir güç testine dönüşmesi bekleniyor.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.