Körfez ülkeleri Hürmüz'de yeni bir normali kabul ediyor: İran kontrolü ele geçirdi

Dünya (Web Sitesi) - Web Sitesi | 12.08.2026 - 10:56, Güncelleme: 12.08.2026 - 10:56 139 kez okundu.
 

Körfez ülkeleri Hürmüz'de yeni bir normali kabul ediyor: İran kontrolü ele geçirdi

Petrol zengini Arap ülkeleri, kritik boğazın kontrolünün Tahran’a bırakılmasına razı. Zira Körfez’de savaşı sürdürmenin çok daha kötü sonuçlar doğuracağı görüşü hakim.
Körfez ülkeleri İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimini kabulleniyor. Ancak Wall Street Journal (WSJ)’a göre Arap devletleri bunun sonucunda petrol ve doğal gaz ihracatının belirsiz süreyle sekteye uğrayacağını düşünüyor. İran karşıtı ülkeler bu nedenle Tahran’ın Hürmüz’den geçecek gemileri kontrol altında tutmasından hoşnut değil. Bu kabullenmenin ardındaki gerçek ise İran’ın savaş stratejisinin başarısını ortaya koyuyor: “Körfez, alternatifin, yani yeniden çatışmaya dönmenin, daha kötü olacağından endişe ediyor.” Petrol zengini ülkelerin açmazı, Amerikan güvenlik şemsiyesinin geçerliliğini yitirdiğini ve bölgeyi İran ve Direniş Ekseni’nin misillemelerine karşı korumak için daha iyi bir seçenek kalmadığını gösteriyor. WSJ’ye konuşan Arap yetkililer ayrıca İran’la yapılacak herhangi bir anlaşmanın Tahran’ın füze programını ve bölgedeki müttefik güçlere desteğini koruyacağı gerçeğine de şimdiden razı olduklarını söyledi. Savaşın uzamasının yabancı yatırımcıları ve turistleri de bölgeden uzaklaştırabileceği değerlendiriliyor. WSJ’ye göre Körfez yetkilileri, ABD’nin net bir strateji ortaya koyamamasından duydukları rahatsızlığı daha fazla dile getiriyor ve ekliyor: “Bu durum, ulusal güvenliklerini ve ekonomilerini tehlikeye atıyor.” İran ise Hürmüz’ü ABD Tahran’ın şartlarını kabul etmeden açmayacağını açıkça ilan ediyor. Tahran, herhangi bir anlaşmadan önce Washington’un İran’ın Hürmüz’deki denetimini kabul etmesinin yanı sıra İslamabad Mutabakatı’nda uzlaşılan birçok maddenin hayata geçirilmesini de talep ediyor. Bunlar arasında savaşın tüm cephelerde durdurulması, yaptırımların ve ablukanın kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması gibi maddeler yer alıyor. İran ile Umman da Hürmüz konusunda birçok maddede anlaşmış görünüyor. Pazar günü İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi anlaşmanın imza aşamasına geldiğini bildirirken Maskat görüşmelerin çok olumlu geçtiğini doğruladı. Tahran, Umman ile varılacak anlaşmanın Hürmüz’ü otomatik olarak açmayacağını, Washington’un da mutabakatı kabul etmesi gerektiğini vurguluyor. Anlaşma esas olarak ilk 60 günlük süreçte gemilere serbest geçiş hakkı tanıyor ve boğaza İran tarafından girilip Umman kıyılarından çıkılmasını öngörüyor. 60 günün sonunda mayınların temizlenmesinin ardından tek bir rota geçerli olacak ve bu güzergâh İran’ın denetiminde bulunacak.
Petrol zengini Arap ülkeleri, kritik boğazın kontrolünün Tahran’a bırakılmasına razı. Zira Körfez’de savaşı sürdürmenin çok daha kötü sonuçlar doğuracağı görüşü hakim.

Körfez ülkeleri İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimini kabulleniyor. Ancak Wall Street Journal (WSJ)’a göre Arap devletleri bunun sonucunda petrol ve doğal gaz ihracatının belirsiz süreyle sekteye uğrayacağını düşünüyor.

İran karşıtı ülkeler bu nedenle Tahran’ın Hürmüz’den geçecek gemileri kontrol altında tutmasından hoşnut değil. Bu kabullenmenin ardındaki gerçek ise İran’ın savaş stratejisinin başarısını ortaya koyuyor:

“Körfez, alternatifin, yani yeniden çatışmaya dönmenin, daha kötü olacağından endişe ediyor.”

Petrol zengini ülkelerin açmazı, Amerikan güvenlik şemsiyesinin geçerliliğini yitirdiğini ve bölgeyi İran ve Direniş Ekseni’nin misillemelerine karşı korumak için daha iyi bir seçenek kalmadığını gösteriyor.

WSJ’ye konuşan Arap yetkililer ayrıca İran’la yapılacak herhangi bir anlaşmanın Tahran’ın füze programını ve bölgedeki müttefik güçlere desteğini koruyacağı gerçeğine de şimdiden razı olduklarını söyledi.

Savaşın uzamasının yabancı yatırımcıları ve turistleri de bölgeden uzaklaştırabileceği değerlendiriliyor. WSJ’ye göre Körfez yetkilileri, ABD’nin net bir strateji ortaya koyamamasından duydukları rahatsızlığı daha fazla dile getiriyor ve ekliyor:

“Bu durum, ulusal güvenliklerini ve ekonomilerini tehlikeye atıyor.”

İran ise Hürmüz’ü ABD Tahran’ın şartlarını kabul etmeden açmayacağını açıkça ilan ediyor. Tahran, herhangi bir anlaşmadan önce Washington’un İran’ın Hürmüz’deki denetimini kabul etmesinin yanı sıra İslamabad Mutabakatı’nda uzlaşılan birçok maddenin hayata geçirilmesini de talep ediyor. Bunlar arasında savaşın tüm cephelerde durdurulması, yaptırımların ve ablukanın kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması gibi maddeler yer alıyor.

İran ile Umman da Hürmüz konusunda birçok maddede anlaşmış görünüyor. Pazar günü İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi anlaşmanın imza aşamasına geldiğini bildirirken Maskat görüşmelerin çok olumlu geçtiğini doğruladı.

Tahran, Umman ile varılacak anlaşmanın Hürmüz’ü otomatik olarak açmayacağını, Washington’un da mutabakatı kabul etmesi gerektiğini vurguluyor. Anlaşma esas olarak ilk 60 günlük süreçte gemilere serbest geçiş hakkı tanıyor ve boğaza İran tarafından girilip Umman kıyılarından çıkılmasını öngörüyor. 60 günün sonunda mayınların temizlenmesinin ardından tek bir rota geçerli olacak ve bu güzergâh İran’ın denetiminde bulunacak.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.