İstanbul'un perili köşklerinin hikayeleri derlendi

Kültür-Sanat (Web Sitesi) - Web Sitesi | 08.02.2026 - 12:34, Güncelleme: 08.02.2026 - 12:34 109 kez okundu.
 

İstanbul'un perili köşklerinin hikayeleri derlendi

İstanbul'un perili köşklerinin hikayeleri derlendi
Hollandalı yazar Ilse Naves-Scheidel’in, İstanbul’un efsanelerini ve hayalet hikâyelerini bir araya getirdiği “İstanbul Perili Köşkler Kent Rehberi” adlı kitabı, 13 Şubat Cuma günü Hollanda Sarayı’nda (Palais de Hollande) düzenlenecek özel bir etkinlikle tanıtılacak. Hollandaca aslından Nevin Soysal tarafından çevrilen “İstanbul Perili Köşkler Kent Rehberi”, İstanbul’un farklı kuşaklar arasında fısıltıyla aktarılan ama dış dünyada çok az bilinen efsanelerini gün yüzüne çıkarıyor. Eserde, Hollanda Sarayı’nın huzursuz hayaleti “Beyaz Gül”, Yerebatan Sarnıcı’ndaki yılan kadının lahdi, Bankalar Caddesi’ndeki Dracula’nın kayıp başı ve Agatha Christie’nin Pera Palas’taki gizemli kayboluşu gibi hikâyeler yer alıyor. Naves-Scheidel, titiz bir araştırma ve güçlü bir anlatımı harmanlayarak bu efsaneleri bir şehir rehberi formatında ilk kez bir araya getiriyor. Kitap, İstanbul’un tarihi binalarına yaşam katarken, okuru hem bir hayaletin dokunuşunun ürpertisini hem de zamana yenilmiş bir aşkın hüznünü hissetmeye davet ediyor. Efsanelere göre Hollanda Sarayı’nın duvarları arasında hâlâ bir hayalet dolaşıyor: “Beyaz Gül” (Flemenkçesiyle “Witte Roos”). Rivayete göre Beyaz Gül, 1727–1744 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu’nda Hollanda Büyükelçisi olarak görev yapan Cornelis Calkoen’in sevgilisiydi. Calkoen’in aşık olduğu bu kadın, o dönemde Osmanlı topraklarının bir parçası olan Karadağ kökenliydi. Yıllarca birlikte yaşadılar, ancak Calkoen İstanbul’dan ayrılıp Dresden’deki yeni görevine atanınca Beyaz Gül geride kaldı. Büyükelçinin bir gün geri döneceğini umarak Hollanda Sarayı’nın kapılarına defalarca geldi, fakat Calkoen asla dönmedi. Efsaneye göre Beyaz Gül, büyük bir kederle öldü ve ruhu hâlâ Hollanda Sarayı’nın duvarları arasında eski sevgilisinin dönüşünü bekliyor. İlginç bir şekilde, yıllar boyunca Hollanda Sarayı’nda görev yapan bazı başkonsoloslar ve çalışanlar Beyaz Gül’ün hayaletini gördüklerini iddia etti. Bu hikâye, hem Saray’ın hem de kitabın en dikkat çekici efsanelerinden biri olarak öne çıkıyor. Sarayda "Beyaz Gül"e adanmış bir taş heykel yer alıyor. Önünde ise bir beyaz gül bulunuyor. Ayrıca bu taş heykele yakın "Beyaz Gül"ü bir hayalet silüeti şeklinde gösteren neon bir yerleştirme bulunuyor. Ekonomi ve dilbilim eğitimi alan Ilse Naves-Scheidel, Hollanda Edebiyatı yüksek lisans derecesine sahip bir gazeteci ve metin yazarı. Fransa, Çin, Avustralya, Portekiz, İrlanda, Birleşik Krallık ve sekiz yıl boyunca Türkiye’de yaşayan yazar, “Ankara City Guide” (2014) ve “Expat Sofra: Culinary Tales of Foreign Women in Turkey” (2019) adlı kitapların ortak yazarı. Euronews’den derleme
İstanbul'un perili köşklerinin hikayeleri derlendi

Hollandalı yazar Ilse Naves-Scheidel’in, İstanbul’un efsanelerini ve hayalet hikâyelerini bir araya getirdiği “İstanbul Perili Köşkler Kent Rehberi” adlı kitabı, 13 Şubat Cuma günü Hollanda Sarayı’nda (Palais de Hollande) düzenlenecek özel bir etkinlikle tanıtılacak.

Hollandaca aslından Nevin Soysal tarafından çevrilen “İstanbul Perili Köşkler Kent Rehberi”, İstanbul’un farklı kuşaklar arasında fısıltıyla aktarılan ama dış dünyada çok az bilinen efsanelerini gün yüzüne çıkarıyor.

Eserde, Hollanda Sarayı’nın huzursuz hayaleti “Beyaz Gül”, Yerebatan Sarnıcı’ndaki yılan kadının lahdi, Bankalar Caddesi’ndeki Dracula’nın kayıp başı ve Agatha Christie’nin Pera Palas’taki gizemli kayboluşu gibi hikâyeler yer alıyor.

Naves-Scheidel, titiz bir araştırma ve güçlü bir anlatımı harmanlayarak bu efsaneleri bir şehir rehberi formatında ilk kez bir araya getiriyor. Kitap, İstanbul’un tarihi binalarına yaşam katarken, okuru hem bir hayaletin dokunuşunun ürpertisini hem de zamana yenilmiş bir aşkın hüznünü hissetmeye davet ediyor.

Efsanelere göre Hollanda Sarayı’nın duvarları arasında hâlâ bir hayalet dolaşıyor: “Beyaz Gül” (Flemenkçesiyle “Witte Roos”). Rivayete göre Beyaz Gül, 1727–1744 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu’nda Hollanda Büyükelçisi olarak görev yapan Cornelis Calkoen’in sevgilisiydi. Calkoen’in aşık olduğu bu kadın, o dönemde Osmanlı topraklarının bir parçası olan Karadağ kökenliydi.

Yıllarca birlikte yaşadılar, ancak Calkoen İstanbul’dan ayrılıp Dresden’deki yeni görevine atanınca Beyaz Gül geride kaldı. Büyükelçinin bir gün geri döneceğini umarak Hollanda Sarayı’nın kapılarına defalarca geldi, fakat Calkoen asla dönmedi. Efsaneye göre Beyaz Gül, büyük bir kederle öldü ve ruhu hâlâ Hollanda Sarayı’nın duvarları arasında eski sevgilisinin dönüşünü bekliyor.

İlginç bir şekilde, yıllar boyunca Hollanda Sarayı’nda görev yapan bazı başkonsoloslar ve çalışanlar Beyaz Gül’ün hayaletini gördüklerini iddia etti. Bu hikâye, hem Saray’ın hem de kitabın en dikkat çekici efsanelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Sarayda "Beyaz Gül"e adanmış bir taş heykel yer alıyor. Önünde ise bir beyaz gül bulunuyor. Ayrıca bu taş heykele yakın "Beyaz Gül"ü bir hayalet silüeti şeklinde gösteren neon bir yerleştirme bulunuyor.

Ekonomi ve dilbilim eğitimi alan Ilse Naves-Scheidel, Hollanda Edebiyatı yüksek lisans derecesine sahip bir gazeteci ve metin yazarı. Fransa, Çin, Avustralya, Portekiz, İrlanda, Birleşik Krallık ve sekiz yıl boyunca Türkiye’de yaşayan yazar, “Ankara City Guide” (2014) ve “Expat Sofra: Culinary Tales of Foreign Women in Turkey” (2019) adlı kitapların ortak yazarı.

Euronews’den derleme

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.