Gana'dan transatlantik köle ticareti için "tarihsel adalet" hamlesi
Gana'dan transatlantik köle ticareti için "tarihsel adalet" hamlesi
Gana'nın transatlantik köle ticaretinin "insanlığa karşı işlenmiş en ağır suçlardan biri" olarak tanınmasına yönelik karar tasarısını BM'ye sunmaya hazırlanması, Afrika'nın kölelik mirasını ve Batı'nın kıtada bıraktığı izleri yeniden gündeme taşıdı.
İSTANBUL (AA) - Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama'nın, transatlantik köle ticaretinin "insanlığa karşı işlenmiş en ağır suçlardan biri" olarak tanınmasına yönelik Birleşmiş Milletlere (BM) sunmaya hazırlandığı karar tasarısı, Afrika'nın yüzyıllardır süren kölelik mirasıyla yüzleşmesi ve tazminat taleplerinin uluslararası gündeme taşınması açısından kritik bir adım olarak öne çıkıyor.
AA muhabiri, Batılı güçlerin Afrika kıtasında yüzyıllar boyunca sürdürdüğü köle ticaretine ilişkin tarihsel süreci ve bugüne uzanan etkilerini derledi.
Milyonlarca Afrikalı transatlantik gemilerle Amerika kıtasına taşındı15. yüzyılın sonlarında başlayan ve 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar devam eden süreçte Batılı sömürgeci devletler, milyonlarca Afrikalıyı transatlantik köle gemileriyle zorla Amerika kıtasına taşıdı.
Batılı güçlerin, bu süreçte yaklaşık 25-30 milyon kişiyi Atlas Okyanusu'nun diğer kıyısına götürdüğü tahmin edilirken 1501-1867 dönemine ait kayıtlar, gemilere bindirilen Afrikalı sayısının yaklaşık 12,5 milyon olduğunu gösteriyor.
İnsanlık tarihinde farklı coğrafyalarda uzun mesafeler üzerinden yapılan köle ticaretleri bulunsa da hiçbirinin transatlantik köle ticaretinin ulaştığı ölçekte olmadığı belirtiliyor.
Tarihçilere göre, kayıtların büyük bölümünün kaybolması nedeniyle açıklanan sayılar, buzdağının yalnızca görünen kısmını oluşturuyor.
Köle ticaretinin ana merkezi uzun yıllar boyunca Batı Afrika olurken Batılı güçlerin Afrika'yı sömürgeleştirme yarışına girmesiyle Doğu ve Güney Afrika'daki limanlar da önemli duraklar haline geldi.
Bu hesaba kıyıya ulaşamadan ölenler, yolculuk öncesi kamplarda hastalık ve kötü koşullar nedeniyle yaşamını yitirenler, limanlara getirilirken öldürülenler veya kayıt dışı satılan sayısız insan dahil değil.
Avrupa’dan kalkan gemiler, kıtanın iç kesimlerinden zorla esir edilen veya yerel çatışmalarda tutsak alınan Afrikalıları liman şehirlerine getirerek buradan Atlantik'i geçmeye zorladı.
Transatlantik köle ticaretinin mimarı PortekizKuzey Afrika'daki köleliğin tarihi Antik Mısır'a kadar uzanıyor. Milattan Önce (MÖ) 1558-1080 yıllarında çok sayıda Afrikalı, savaş esiri olarak Nil Vadisi'ne getirildi ve varlıklı ailelerin evlerinde hizmet görmek üzere satıldı. Kölelik sistemi Roma İmparatorluğu döneminde de sürdü.
Afrika'da kitlesel köle ticareti ise 15. yüzyılın sonlarında Portekiz tarafından başlatıldı. Avrupa'nın Amerika kıtasına yayılmasıyla İngiltere, Hollanda ve Fransa da kısa süre içinde bu ticarete dahil oldu.
Avrupa ve Amerika'dan kalkan gemiler Benin, Gana, Senegal, Gambiya, Kongo, Nijerya ve Angola limanlarını köle ticareti merkezleri olarak kullanarak Amerika kıtasına köle taşıdı.
Gemilerle 12,5 milyon kişi sömürge ülkelere taşındı1501-1867 dönemine ait kayıtlar, transatlantik güzergahlarda gemilere bindirilen Afrikalı sayısının yaklaşık 12,5 milyon olduğunu ortaya koyuyor.
Afrika'dan 1580-1760 yıllarında Amerika kıtasına götürülen kölelerin yüzde 38'inin Brezilya'da çalıştırıldığı tahmin ediliyor. Brezilya ve Küba gibi Latin Amerika ülkelerine götürülen yaklaşık 9 milyon Afrikalı, ağır koşullarda çalıştırıldı.
Tarihte "Orta Geçiş" olarak bilinen Afrika-Amerika rotası, aşırı kalabalık, hastalık ve kötü muamele nedeniyle en yüksek ölüm oranlarının yaşandığı güzergahlardan biri oldu. Bu yolculuk sırasında en az 1,8 milyon kişi hayatını kaybetti.
Güney Amerika, köle ticaretinin ana varış noktası olduKöle ticaretinde en büyük varış noktası Güney Amerika, özellikle de Portekiz sömürgesi Brezilya oldu. Rio de Janeiro-Luanda hattı, köle ticaretinin en yoğun kullanılan rotalarından biri olarak öne çıktı.
1501-1867 yıllarında Amerika kıtasına ulaştırılan Afrikalıların yaklaşık 4,7 milyonunun Brezilya’ya götürüldüğü tahmin ediliyor. Köle gemilerinin büyük bölümü Avrupa-Afrika-Amerika üçgen rotasında hareket etti.
Avrupa’da Nantes, Bordeaux, Liverpool, Bristol, Amsterdam ve Lizbon gibi limanlardan kalkan gemiler, Afrika'nın farklı bölgelerinden topladıkları köleleri Atlantik üzerinden Amerika'ya taşıdı.
Milyonlarca Afrikalı, Goree Adası üzerinden satıldıSenegal açıklarındaki Goree Adası, Batı Afrika'daki köle ticaretinin en önemli merkezlerinden biri haline geldi. Burada tutsak edilen Afrikalılar, Atlantik yolculuğu öncesinde köle evlerinde tutuldu. Bazı kölelerin son derece düşük bedeller karşılığında satıldığına dair kayıtlar bulunuyor.
Güney Afrika ve Doğu Afrika'daki köleleştirme modelleriHollanda'nın 1652'de Güney Afrika'da kurduğu ilk kolonide 90 kişi bulunurken 1795'e gelindiğinde köleleştirilen Afrikalı sayısı 16 bin 839'a ulaştı. Tarihçilere göre, aynı dönemde Cape Town nüfusunun büyük bölümünü köleler oluşturuyordu.
Doğu Afrika'da Tanzanya'nın Bagamoyo bölgesi önemli bir merkez haline gelirken buradan Hindistan, İran ve Arap Yarımadası'na köle sevkiyatı yapıldı.
Doğu Afrika’dan 19. yüzyılda götürülen Afrikalıların önemli bir bölümü Arabistan, İran ve Hindistan'a ulaştırıldı. Kamerun'daki Bimbia köle limanı da kıtalar arası ticaretin önemli merkezlerinden biri olarak öne çıktı.
Afrika'dan milyonlarca insanın zorla taşındığı transatlantik köle ticareti, 19. yüzyıla kadar sürdü ve Amerika kıtasındaki tarımsal üretim ekonomilerinin temelini oluşturdu.
19. yüzyılda kölelik karşıtı hareketlerin güçlenmesiyle İngiltere, Fransa ve ABD başta olmak üzere birçok ülke köleliği yasakladı. Buna rağmen kölelik sisteminin Afrika kıtası üzerindeki demografik, toplumsal ve ekonomik etkileri bugüne kadar devam etti.
Gana'nın BM girişimi ve tazminat çağrısıDramani Mahama, 26 Eylül 2025'te BM 80. Genel Kurulunda, transatlantik köle ticaretini "insanlığa karşı işlenmiş en büyük suç" olarak resmen tanınması ve Afrika'ya tazminat ödenmesi gerektiğini vurguladı.
Addis Ababa’da düzenlenen 39. Afrika Birliği (AfB) Zirvesi'nde ise Mahama, karar tasarısı hazırlayacaklarını belirtti ve tüm üye ülkelerin bu tasarıya destek vermesi çağrısında bulundu.
Mahama, söz konusu adımın geçmişi değiştirmeyeceğini ancak Afrikalıların köleleştirilip satılmasının resmen suç sayıldığını söyledi.
Tarihi gerçeklerle yüzleşmenin bölünme değil "ahlaki cesaret" meselesi olduğunun altını çizen Mahama, köleliğin etkilerinin bugün yapısal eşitsizlik, ırk ayrımcılığı ve ekonomik dengesizlikler şeklinde sürdüğüne dikkati çekti.
Mahama, Gana'nın kararın kabulünün ardından sürece öncülük etmeyi sürdüreceğini, girişimin tek seferlik bir adım değil uzun vadeli bir diyalog sürecinin başlangıcı olacağını dile getirdi.
Gana Dışişleri Bakanı Samuel Okudzeto Ablakwa ise söz konusu tasarının yalnızca tarihsel bir tespit olmadığını, aynı zamanda sorumluların özür dilemesi ve tazminat süreçlerinin başlatılması için çağrı niteliği taşıdığını belirtti.
Ablakwa, yaklaşık 300 yıl boyunca Afrikalıların zorla yerlerinden edildiğini vurgulayarak köle ticaretinin kıta üzerinde derin ve kalıcı yaralar bıraktığını ifade etti.
Gana tarafından bugün BM'ye sunulacak tasarı, üye ülkeler tarafından tartışıldıktan sonra oylanacak. Kabul edilmesi halinde transatlantik köle ticareti "insanlığa karşı suç" olarak tanımlanacak ve tarihsel adalet mekanizmaları süreci resmen başlayacak.
Muhabir: Gülsüm İncekaya
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
