Deniz parkı hamlesi Atina'yı endişelendirdi: Türkiye’nin deniz milli parklarına Atina’dan enerji hamlesi
Deniz parkı hamlesi Atina'yı endişelendirdi: Türkiye’nin deniz milli parklarına Atina’dan enerji hamlesi
Türkiye’nin Ege’de iki deniz milli parkı ilan etmesinin ardından Yunanistan’ın yenilenebilir enerji planı, Ankara-Atina hattında yeni tartışma başlattı.
Ege Denizi’nde bir süredir askeri konuşlanma ve silahlanma başlıkları üzerinden seyreden Türkiye-Yunanistan gerilimi, bu kez çevre ve enerji alanındaki mekânsal ilanlarla yeniden yükseldi. Ankara’nın Ege’de iki deniz milli parkı ilan etmesinin ardından Atina, yenilenebilir enerji yatırımlarına ilişkin özel mekânsal çerçevesini yürürlüğe koydu.
Türkiye’de 16 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Kuzey Ege Deniz Milli Parkı ile Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı ilan edildi. Karara göre Kuzey Ege’de Çanakkale ve Gökçeada açıklarında yaklaşık 1.740 kilometrekarelik, Ege’nin Akdeniz’le kesiştiği güney hatta ise yaklaşık 21.700 kilometrekarelik alan düzenleme kapsamına alındı.
Resmi Gazete'de yayımlanan açıklamada, Muğla Fethiye ile Antalya Kaş açıklarında yer alan deniz alanı ile Kuzey Ege'de sınırları belirlenen sahanın "Deniz Milli Parkı" olacağı bildirilmişti.
Bu karar Atina'da endişelere yol açtı. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, söz konusu parkların açık deniz alanlarını kapsadığını ve Deniz Hukuku’na aykırı olduğunu savundu.
Yunanistan ayrıca Türkiye tarafından ilan edilen deniz parklarının Yunanistan’ın kıta sahanlığı içinde kalan alanlara da uzandığını iddia etti.
Atina yönetimi, daha önce kendi ilan ettiği İyon Denizi ve Ege Denizi’ndeki milli deniz parklarının ise yalnızca Yunanistan’ın karasuları içinde bulunduğu için Deniz Hukuku’na tamamen uygun olduğunu öne sürdü.
Ankara’nın adımı, Yunanistan’ın 2025’te Ege ve İyon Denizi’nde deniz parkları ilan etmesine verilen karşılık olarak değerlendiriliyor. Türkiye, Atina’nın çevre veya sivil amaçlı düzenlemelerle Ege’de stratejik kazanım elde etmeye çalıştığı görüşünü dile getiriyor.
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin ilan ettiği alanların uluslararası karasularını ve Yunanistan kıta sahanlığını ihlal ettiğini savundu. Atina ayrıca bu adımın hukuki karşılığı bulunmadığını ileri sürdü. Yunan basınında, hükümetin konuyu Avrupa Birliği gündemine taşıyabileceğine yönelik haberler de yer aldı.
Yunanistan’ın 19 Ağustos’ta duyurduğu Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekânsal Çerçevesi ise tartışmanın ikinci başlığı oldu. Plan, 2050’ye kadar rüzgar, güneş, enerji depolama ve jeotermal gibi temiz enerji projelerinin hangi bölgelerde ve hangi sınırlamalarla uygulanabileceğini belirleyen bir harita ve düzenleme seti içeriyor.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan’ın bu girişiminin Türkiye açısından hukuki sonuç doğurmayacağını belirtti. Keçeli, “Yunanistan’ın diğer benzer girişimlerinde olduğu üzere, aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş coğrafi formasyonlar dahil, iki ülke arasındaki birbiriyle bağlantılı Ege sorunları bağlamında ülkemiz açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacaktır” dedi.
Keçeli ayrıca Ege ve Akdeniz gibi kapalı ya da yarı kapalı denizlerde tek taraflı tasarruflardan kaçınılması gerektiğini vurgulayarak Türkiye’nin Yunanistan’la iş birliğine hazır olduğunu ifade etti. Milli Savunma Bakanlığı kaynakları da benzer biçimde, düzenlemenin Türkiye’nin tutumunu etkilemeyeceğini bildirdi.
Ankara’nın açıklamalarında öne çıkan “aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş coğrafi formasyonlar” vurgusu, Ege’deki uzun süredir devam eden egemenlik ve deniz yetki alanı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Türkiye, bu başlığı kapsamlı çözüm kapsamında ele alınması gereken “gri bölgeler” arasında değerlendirirken, Yunanistan böyle bir sorun bulunmadığını savunuyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
