04.17

Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | 05.02.2026 - 19:38, Güncelleme: 05.02.2026 - 19:38 821 kez okundu.
 

04.17

04.17
Saat dördü on yedi geçe Uyuyordu bir ülke Yalnızca insanlar değil Vicdanlar da uykudaydı.   Çocuklar rüyalarında büyüyordu Gelecek sanıyorduk onları Anneler yarına ekmek koyuyordu Babalar sabaha yetişecek hayatlar kuruyordu Ve kimse sormuyordu Bu evler Bu duvarlar Bu şehir Gerçekten ayakta mı diye.   Sonra yer Ansızın Hatırladı öfkesini.   Bir çığlık kalktı yerin göğsünden Ama asıl çığlık Betona gömülmüştü çoktan. Taş yarıldı Duvarlar adımızı unuttu Merdivenler aşağıya değil Hesapsızlığa İhmale Yokluğa indi.   Bir ev yıkıldı önce “kader” dediler. Sonra bir mahalle “imtihan” dediler. Sonra bir şehir “takdir” dediler. Sonra bir ülkenin kalbi Ve sustular.   Kahramanmaraş’tan Hatay’a Adıyaman’dan Malatya’ya toprak ana değil beton baba çöktü üstümüze. Çocuklarını üstüne aldı toprak üstüne aldı üstüne aldı çünkü biz üstlerinden çekilmiştik sorumluluğu.   Enkazda saatler durdu Çalışmadı zaman Ama yalanlar çalıştı Kameralar çalıştı Unutma hızımız çalıştı. Takvimler utanarak kapandı Çünkü her gün Aynı gündü artık.   Bir el çıktı taşların arasından Bir el Bu ülkenin hâlâ attığını söyleyen. “buradayım” dedi “üşüyorum” dedi “annem nerede?” dedi Ve kimse “buradayım” demedi ona.   Vinçlerin gölgesinde dolaştı umut Gecikmiş Yorgun Borçlu. Baretli sabahlar Tozlu dualar Ve sorusu eksik ağıtlar vardı: Niye?   Biz öğrendik o gün Ölümün ne kadar sessiz Hayatın ne kadar hoyrat İnsanın ne kadar yalnız bırakılabildiğini.   Bir çocuğun adını Bir annenin saçını Bir babanın cebindeki anahtarı Nasıl yuttuğunu betonun Ve betonun Kimler tarafından Nasıl beslendiğini.   Şimdi mezar taşlarında Aynı tarih yazıyor Aynı gün Aynı sabah Aynı kırık saat Ama suçsuz değil bu saat Suçsuz değil bu toprak Suçlu olan Unutmayı seçenler.   Dinle: Toprak konuşur Ama asıl bağıran Altında kalanlardır. Bir karanfil büyür çatlaklardan Çünkü inatçıdır hayat Bir çocuk gülüşü kalır hafızada Çünkü umut Bizden daha dirençlidir.   Ey 6 Şubat Sen yalnız bir felaket değilsin Sen Adını koyamadığımız bir yüzleşmesin. Bize dedin ki: Unutursanız, Affederseniz, Hesap sormazsanız, Yeniden yıkılacaksınız.   Bizler Yası omuz omuza tutanlar Acıdan kardeş olanlar Enkazdan değil Unutmaktan korkanlar   Diliyorum ki; Bu ülke Bir daha Yalnız uykuda değil Uyandırılmadan da Yıkılmaz…   Arzu Kök
04.17

Saat dördü on yedi geçe

Uyuyordu bir ülke

Yalnızca insanlar değil

Vicdanlar da uykudaydı.

 

Çocuklar rüyalarında büyüyordu

Gelecek sanıyorduk onları

Anneler yarına ekmek koyuyordu

Babalar sabaha yetişecek hayatlar kuruyordu

Ve kimse sormuyordu

Bu evler

Bu duvarlar

Bu şehir

Gerçekten ayakta mı diye.

 

Sonra yer

Ansızın

Hatırladı öfkesini.

 

Bir çığlık kalktı yerin göğsünden

Ama asıl çığlık

Betona gömülmüştü çoktan.

Taş yarıldı

Duvarlar adımızı unuttu

Merdivenler aşağıya değil

Hesapsızlığa

İhmale

Yokluğa indi.

 

Bir ev yıkıldı önce

“kader” dediler.

Sonra bir mahalle

“imtihan” dediler.

Sonra bir şehir

“takdir” dediler.

Sonra bir ülkenin kalbi

Ve sustular.

 

Kahramanmaraş’tan Hatay’a

Adıyaman’dan Malatya’ya

toprak ana değil

beton baba çöktü üstümüze.

Çocuklarını üstüne aldı toprak

üstüne aldı

üstüne aldı

çünkü biz

üstlerinden çekilmiştik sorumluluğu.

 

Enkazda saatler durdu

Çalışmadı zaman

Ama yalanlar çalıştı

Kameralar çalıştı

Unutma hızımız çalıştı.

Takvimler utanarak kapandı

Çünkü her gün

Aynı gündü artık.

 

Bir el çıktı taşların arasından

Bir el

Bu ülkenin hâlâ attığını söyleyen.

“buradayım” dedi

“üşüyorum” dedi

“annem nerede?” dedi

Ve kimse

“buradayım” demedi ona.

 

Vinçlerin gölgesinde dolaştı umut

Gecikmiş

Yorgun

Borçlu.

Baretli sabahlar

Tozlu dualar

Ve sorusu eksik ağıtlar vardı:

Niye?

 

Biz öğrendik o gün

Ölümün ne kadar sessiz

Hayatın ne kadar hoyrat

İnsanın ne kadar yalnız bırakılabildiğini.

 

Bir çocuğun adını

Bir annenin saçını

Bir babanın cebindeki anahtarı

Nasıl yuttuğunu betonun

Ve betonun

Kimler tarafından

Nasıl beslendiğini.

 

Şimdi mezar taşlarında

Aynı tarih yazıyor

Aynı gün

Aynı sabah

Aynı kırık saat

Ama suçsuz değil bu saat

Suçsuz değil bu toprak

Suçlu olan

Unutmayı seçenler.

 

Dinle:

Toprak konuşur

Ama asıl bağıran

Altında kalanlardır.

Bir karanfil büyür çatlaklardan

Çünkü inatçıdır hayat

Bir çocuk gülüşü kalır hafızada

Çünkü umut

Bizden daha dirençlidir.

 

Ey 6 Şubat

Sen yalnız bir felaket değilsin

Sen

Adını koyamadığımız bir yüzleşmesin.

Bize dedin ki:

Unutursanız,

Affederseniz,

Hesap sormazsanız,

Yeniden yıkılacaksınız.

 

Bizler

Yası omuz omuza tutanlar

Acıdan kardeş olanlar

Enkazdan değil

Unutmaktan korkanlar

 

Diliyorum ki;

Bu ülke

Bir daha

Yalnız uykuda değil

Uyandırılmadan da

Yıkılmaz…

 

Arzu Kök

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.